lorekeeper-zindan-gunceleri-tomb-of-sargeras

Zindan Günceleri #9 – Tomb of Sargeras

15.000 yıldan uzun bir süre önce kendi ırklarının genelinin aksine toprak ve güç kavgası peşinde koşmayan, yer altındaki mağaralarda yaşayan ve güneş ışığından hiç hazzetmeyen bir grup kara trol, Ebediyet Pınarı’nı keşfettiklerinde geleceğin onlar için neler barındırdığından habersizlerdi. Pınar’ın sahip olduğu yoğun büyü gücüyle evrim geçiren bu troller, nesiller sonra oldukça güzel, zeki ve ölümsüz gece elflerine dönüştüklerinde Azeroth’un sahip olup olabileceği en büyük ve en güçlü medeniyetlerinden birini kuracaklardı.

Okumaya devam…

zindan-günceleri-thecullingofstratholme-1

Zindan Günceleri #8 – The Culling of Stratholme

Yakan Lejyon’un kumandanlarından Kil’jaeden’ın pençesine düşen orkların Azeroth’u işgal etme girişimleri İlk Savaş’la sonuçlanmış, Azeroth halkı büyük kayıplar vermiş ancak orkları Kara Geçit’e geri sürmeyi başarmışlardı. Birkaç yıl sonra ork şaman Ner’zhul, farklı dünyaları işgal etmek amacıyla aynı anda birçok geçit açmaya çalışarak Draenor’da bir felaket yaşanmasına sebep olmuştu; üstüne üstlük kendisi de Kil’jaeden tarafından ele geçirilmiş ve yaptığı hataların cezasını ödemesi için ruhu türlü işkencelere maruz bırakılmıştı.

Okumaya devam…

lorekeeper-kimdir-nedir-garrosh-hellscream-1

Kimdir, Nedir – Garrosh Hellscream

Garrosh Hellscream, Nagrand bölgesinde yaşayan Savaşnarası klanının lideri Grommash Hellscream’in oğlu olarak Draenor’da dünyaya geldi. Genç yaşta yakalandığı hastalık sebebiyle uzunca bir süre daha Nagrand’da yaşamaya devam eden Garrosh’un hayatı, Güruh’un Savaşşefi olan Thrall’ın onu bulması ve Azeroth’a getirmesiyle değişecek, orkların en şanlı ırk olduğu inancıyla şekillenecekti.

Okumaya devam…

lorekeeper-zindangunceleri-escapefromdurnholde-01

Zindan Günceleri #5 – Escape from Durnholde

Azeroth’u istila etmek isteyen orklarla İttifak kuvvetlerinin çarpıştıkları İkinci Savaş sonunda Kara Geçit’in kapatılmasıyla birlikte hayatta kalan orklar, gidecek bir yer bulamadıkları için Doğu Krallıkları topraklarına yayılmışlardı. Güçlerini ve morallerini kaybedip dağılan bu orkları avlamak yerine hayatları boyunca kontrol altında tutmaya karar veren İttifak birlikleri, çeşitli toplama kampları inşa etmişlerdi. Paladinler ve kıdemli askerler tarafından korunan bu kamplardan biri de Alterac Dağları’nın güneydoğu yamacında yer alan ve Aedelas Blackmoore tarafından yönetilen Durnholde idi.

Okumaya devam…

lorekeeper-warcraft-tarihceleri-17-1

Warcraft Tarihçeleri – Bölüm 17: Kezan, Stormwind ve Son Muhafız

Büyük Bölünme sonrasında sıkıntıları bitmek bilmeyen Azeroth halkları, birbirleriyle çarpışmayı bırakmadıkları gibi yaşanan anlaşmazlıklar sonucunda kendi içlerinde de savaşıyorlardı. Pandarenler dünyayı yeni yeni keşfederlerken gelmiş geçmiş en büyük Muhafız olan Aegwynn, Dalaran ve onun sözde kurallarına uymayı reddediyor, cüceler ise kendi klanları arasında büyük bir savaş veriyorlardı. Tüm bunlar yaşanırken dünyanın başka bir köşesindeki goblinler ise özgürlüklerini geri kazanmaya çalışıyorlardı.

Okumaya devam…

lorekeeper-zindanguncesi-deadmines-01

Zindan Günceleri #1 – Deadmines

Batıyamaç’ın altından başlayıp Boğandiken Vadisi’nin kuzeybatısına kadar uzanan labirentimsi tünellerde bir hazine yatıyordu. İnsan topraklarındaki en muazzam altın rezervine sahip olan madenler, zaman içerisinde Deadmines adıyla bilinir olmuştu. İlk Savaş’ın öncesinde Stormwind krallığının en büyük geçim kaynaklarından birini sağlayan bu madenlerde toplam hazinenin üçte birine eş değer bir altın rezervi yattığı söylenirdi. Ancak krallık için fazlasıyla kıymetli olan bu maden ve civarındaki bölge, Güruh’un Azeroth’u istilası sırasında terk edilmek zorunda kalınmıştı.

Okumaya devam…

lorekeeper-isimsiz-hikayeler-03

İsimsiz Hikâyeler: Yeniden Doğuş

“Anne, Argus nasıl bir yerdi?”

Yemek masasında yemeğin hazırlanmasını bekleyen kızına arkası dönük bir şekilde tezgâhta salata hazırlamakta olan annesinin yüzünde bir gülümseme oluştu.

“Benim minik kızım ne kadar da meraklı olmuş böyle.”

“Minik değilim ben tam beş yaşındayım artık! Ama evet anne, çok merak ediyorum. Anlatsana lütfen. Hep babamla konuştuğunuzu duyuyorum. Biz oradan gelmişiz değil mi? Nasıl bir yerdi? Buradaki gibi ormanlar var mıydı ya da büyük dev gibi yaratıklar?” Heyecandan sandalyede yere değmeyen ayaklarını hızlıca sallamaya başladı. “Lütfen, lütfen…”

“Tamam, tamam anlatırım.” Arkasını dönüp hazırladığı salatayı masaya koydu. “Ama önce yemeğini yiyeceksin. Bu gece seni uyuturken masal yerine Argus’u anlatacağım tamam mı?”

Okumaya devam…