lorekeeper-malthael-01

Kimdir, Nedir: Malthael

“Başmelek Malthael’i büyük bir kararsızlık çevreliyor. Bir zamanlar bilgeliğin o sakin ve yönlendiren eli olan melek, Dünyataşı yok olduğu anda ortadan kayboldu. Gerçekleşen bu felaketin boyutunu anlamak için Cennet’i terk etti. Gidişi Konsey’de devasa bir çatlak yarattı ve bu çatlak bugün bile onarılabilmiş değildir.” –Selathiel, Angiris Kâtibi

Angiris Konseyi içerisindeki melekler arasında bile Malthael diğerlerine kıyasla ketumdu, gizemliydi. Kristal Kemer’’in şarkısının hâlâ Cennet’in salonlarında yankılandığı günlerde her türlü yaşama büyük kıymet verirdi. Çeşitli duyguları tecrübe etmeyi, evreni birbirine bağlayan sayısız noktayı gözlemleyip onları zihninde bir araya getirmeyi severdi. Zekiydi ve meraklıydı.

Okumaya devam…

lorekeeper-firtinanin-kahramanlari-cassia-01

Kimdir, Nedir: Cassia

Batı Krallıkları’nın güneyinde bulunan İkiz Denizleri süsleyen Skovos Adaları dört parçadan oluşur: Philios, Skovos, Lycander ve Skartara. Bu adaların bütünü, Askari adında bir uygarlığa ev sahipliği yapmaktadır. Anaerkil yönetime sahip olmasıyla nam salmış olan bu uygarlık kadim zamanlardan beri iki ayrı kast tarafından yönetilmektedir: Savaşçı amazonlar ve mistik kahinler. İki kast da birer kraliçe tarafından yönetilir ve bu iki kraliçe Skovos Adaları’nın kaderini belirleyecek seçimleri birlikte yapardı.

Okumaya devam…

Lorekeeper-DiabloAnniversary-01

Diablo’nun 20 Yıllık Tarihi

Diablo’nun bende çok özel bir yeri var. Hatta o kadar ki bugün çeşitli oyunlar hakkında yazılar yazıyor olmamı ve kariyerimi dolaylı da olsa Diablo’ya borçluyum diyebilirim. Zira Diablo’yla hiç tanışmamış olsam belki de ne Blizzard oyunlarına bu kadar meraklı olacaktım ne de tutup da Diablo için rehber yazma bahanesiyle yazarlık kariyerine atılacaktım. İşte o söz konusu Diablo’nun üzerinden tamı tamına 20 yıl geçmiş durumda an itibariyle. İnanabiliyor musunuz? 20 yıl. Ben yüksek sesle söyledikçe inanmakta biraz zorlanıyorum zira Diablo 1 daha dün oynamışım gibi zihnime kazınmış durumda başından sonuna kadar.

 

Şu gitar tınısını duyduğunuzda eğer içinizde bir şeyler ürperiyorsa muhtemelen siz de benimle benzer bir yoldan geçmişsinizdir. Diablo serisi benim hayatıma bu kadar dokunmuşken serinin 20. yılını kutluyor oluşunu boş geçmek istemedim doğrusu. O yüzden de Diablo serisinin tarihini anlatacak bu yazıyı hazırlamaya koyuldum.

Okumaya devam…

lorekeeper-izual

Kimdir, Nedir: Izual

Izual, Yüce Cennet‘in hizmetinde, Tyrael’in en güvendiği meleklerden biriydi. Ebedi Çatışma boyunca Tyrael’in sağ kolu olarak ona hizmet ederken en yakın dostlarından da biri haline gelmişti. Rünkılıcı Azurewrath’la katıldığı savaşlarda düşmanlarında açtığı yaralar ve yaptığı kahramanlıklarla kendine büyük bir ün edinmişti. Özellikle de Baş İblislerin Elmas Kapılar’a dayandığı ve daha sonra “Elmas Kapılar’ın Beşinci Savaşı” olarak anılacak savaşta iblisleri neredeyse tek başına püskürtüşüyle adını efsaneler arasına çoktan yazdırmıştı.  Okumaya devam…

lorekeeper-heroes-of-the-storm-xul-1

Kimdir, Nedir: Xul

Necromancerlar ya da kısıtlı bir kesim tarafından bilinen diğer adıyla Rathma Rahipleri, sıkça yanlış anlaşılan ve ölülerle olan iletişimleri nedeniyle sıradan halk tarafından korkuyla anılan bir gruptur. Kalan Kitapları‘nda yazana göre efsanevi nephalem Rathma tarafından ölümlülere hayat ile ölüm arasındaki ince çizgiyi bükme yetisi bahşedilmiş ve bu değerli yeteneği spesifik bir amaç için kullanmaları tembihlenmiştir: Işık ve Karanlık arasındaki hassas dengeyi korumak ve hem Cennet’in hem de Cehennem’in insanların dünyası üzerinde bir diğerinden fazla etkiye sahip olmasını engellemek. Rathma’nın öğretilerini bu uğurda ilk takip eden ölümlü de Günah Savaşı döneminde yaşamış olan ve daha sonraları “Kalan” adıyla bilinecek olan Mendeln Ul-Diomed’dir.

Okumaya devam…

lorekeeper-kisahikaye-firefly

Diablo – Kısa Hikâye: Ateş Böceği

Affını diliyorum, büyücü hakkında konuşacak çok şey var, ve sana onun hikâyesini hakkıyla aktarabilecek tek kişi de benim. Bu ve sonrasında bizi bekleyenler benim yüküm. Sonunda büyük bir gizem yok. Etrafımızı saran kırık duvarlar ve parçalanmış taşlara kazılı bu hikaye ve her ağızdan çıkan dedikodulu fısıltılarda tabii…

Fakat söz konusu büyü olunca hiçbir şey o kadar da basit değil; ve emin ol ki gördüklerin ve duydukların hikâyenin tamamını oluşturmuyor.

Burada, yatağımda toparlanmaya çalışırken ve hekimler yaşayacağım konusunda beni ikna etmeye çalışırlarken artık yitmekte olan geçmiş günlerin hatıralarına dalıp gitmekten ve bu büyük felakete işaret eden alametleri aramaktan başka yapacak pek işim yoktu. Onu herkesten iyi tanırım, hatta onun kendini tanıdığından bile; tabii o asla bunun doğruluğunu kabul etmeyecektir. Çağımızın en güçlü büyücüsü olabilir. Kalbi temiz, niyeti de iyidir hep ancak gençliğin ve dehalığın getirdiği aptallık ve yenilmezlik hissi tarafından ele geçirilmiş gibidir. Çiğnemeyeceği kural yoktur ve yapmaması gerektiği ile yapamayacağı şeylerin söylenmesinden zerre haz etmez. Onu yıllar önce ilk tanıdığımdan beri böyledir bu.

Aynen bunun gibi bir günde…

Okumaya devam…

lorekeeper-firtinanin-kahramanlari-liming

Kimdir, Nedir: Li-Ming

“Donmuş denizin batısında, Scosglen’in kuzey batısına denk gelen ufak bir ada vardı: Xiansai. Büyük aileler tarafından yönetilen, kendi içine kapalı Xiansai, farklı ve özgün kültürüyle özellikle sanatçılar, zanaatkârlar, âlimler ve tabii ki de gizemli sihirbazların gözdesi olmuştu. Hatta bazen Büyücü Klanları’nın Xianlı çocukları alıp eğittiği bile söylenir. Ancak Xian halkından biri vardı ki hiçbir büyücü ya da sihirbaz onu seçmemişti. Hatta tam aksine, kendi gücünün farkında olan 7 yaşındaki bu çocuk, Yshari Sanctum’a gidip güç gösterisinde bulunarak kendini oradaki büyü kullanıcılarına kabul ettirmişti. Daha sonraları da diyarların tarihçesine adını yazdıran bu büyücünün adı Li-Ming idi…”

Xiansai’da doğan Li-Ming, Yshari Mabedi’ne gelip Vizjerei Yüce Konseyi lideri Valthek’in çıraklarını bir bir yenerek kendini büyücülerin arasına kabul ettirdiğinde sadece 7 yaşındaydı. Onu kendisi gibi inatçı, başına buyruk ve asi bir sihirbaz olan Isendra’nın çıraklığına getiren Valthek, zamanında cehennemin iblis lordlarına karşı bizzat savaşmış olan sihirbazın bu hevesli genç kızın açlığını bastıracağını ummuştu. Ancak kendisine öğretilen her şeyi emip özümseyen ve sıra dışı bir yeteneğe sahip olan Li-Ming’i Yasak Arşivler’de tabu haline gelmiş büyüleri araştırırken bulduğunda, onu dizginlemek adına eğitiminin kalanını kendi üstlendi. Bu sırada Isendra ise arşivlerde bulunan kehanetlerde bahsedilen büyücünün Li-Ming olduğuna inanmaya başlamıştı. Lakin Li-Ming ve Isendra dışında herkes bunu saçma buluyordu.

Okumaya devam…

heroes of the storm future heroes

Yolunu Gözlediğimiz Heroes of the Storm Karakterleri

Greymane’in de geçtiğimiz hafta listeye eklenişiyle birlikte Heroes of the Storm’un kahraman sayısı an itibariyle 47’ye ulaşmış durumda. Ve sanırım uzun bir süredir ilk defa mevcut kahraman listesine bundan sonra kimlerin ekleneceği konusunda karanlıktayız. BlizzCon’da bahsedilmiş bazı isimler, daha öncesinde oyunun dosyaları arasında referanslar yakaladığımız bazı karakterler biliyoruz tabii: Mesela Gul’dan’ın konsept aşamasında olduğunu biliyoruz, Tracer’ın Overwatch çıktığında oyunu satın alan herkese bedava hediye edilecek olduğunu da… Ancak muhtemelen ikisi de çok yakın gelecekte Nexus’u şenlendirecek kahramanlar arasında değiller.

Eh, bu noktada hem merak duygusu hem de “keşke şu gelseydi” temalı arzular kabarınca ben de oturdum, “Lorekeeper’ın Yolunu Gözlediği Heroes of the Storm Karakterleri” listesi hazırladım. Aşağıdaki listede tek tek tüm özellikleriyle detaylandırılmış karakterler değil, karakterin kim olduğuna dair kısa bir özet ve o karaktere uyacak bir genel konsept bulacaksınız. Onu da baştan söyleyelim ki yanlış bir beklenti oluşmasın.

Eğer sizin de “bu karakter şöyle bir konseptle süper olurdu” şeklinde tavsiyeleriniz varsa yorumlar bölümünde sizin fikirlerinizi de görmeyi çok isteriz doğrusu. Hatta kim bilir, belki de sizin fikrinizi çok beğenir, forumlar aracılığıyla Blizzard’a iletilmesinde yardımcı bile olabiliriz!

Okumaya devam…

Lorekeeper-FirtinaninKahramanlari-Kharazim

Kimdir, Nedir: Kharazim

Rüzgar doğal olmayan bir ürperti taşıyor ve yoldaşlarım huzursuzlanıyor. Gökte yanan ateş, semayı aleve boğuyor. Bense sakince bekliyorum. Rüzgârda kulağıma fısıldayan, ateşte gürleyen 1000 ve 1 Tanrı’yı dinliyorum. Yumruklarımı onlar yönlendiriyor. Hakikatin ışığını yakmak istediklerinde, ben onların meşalesiyim. Zihnim berrak, kaslarım her an harekete geçmeye hazır. Ivgorod keşişleri olarak bizler ne yapıldığına değil, ne yapılması gerektiğine odaklanırız. Ve ben Nexus’u düşmanlarımdan arındırmaya hazırım. Tıpkı Tristram’ı ayaklarını sürüyen ölüler ordusundan arındırdığım gibi!

Sanctuary’nin en ölümcül güçlerinden biri olan Ivgorod keşişleri, hem bedenlerini hem de zihinlerini mükemmelliyete erişecek şekilde eğitmiş kutsal savaşçılardır. Aynı zamanda 1001 tanrı ve tanrıçayı sahiplenen Sahptev inancının da takipçileridir. Tanrı ve tanrıçaların akla gelebilecek her türlü şeyin içinde olduğunu savunan bu inanç, keşişlerin eğitimlerinin ve yaşam felsefelerinin de temelini oluşturur.

Okumaya devam…

lorekeeper-fırtınanın-kahramanları-leoric-3

Kimdir, Nedir: Leoric

“Doğudan bir hükümdar yükselecek; hükmü kanla başlayıp kemikle bitecek. Kayan bir yıldızın ışığında seçilmiş bir kadının ya da adamın ellerinde üçüncü ve nihai ölümüyle tanışacak…”

Böyle söylüyordu efsaneler… Lakin yanıldıkları bir nokta vardı: Yaşayanlara karşı olan nefreti ölümden bile güçlü olan bir varlığı nasıl öldürebilirdiniz ki? İskelet Kral Leoric, Tristram halkının kabuslarını çok uzun bir süre süsledi. Yeni Tristram şu günlerde biraz daha sakin ve Leoric’in kininden uzak kalsa da Nexus için kabus henüz yeni başlıyor. Kara Kral, Deli Kral, İskelet Kral geçitten adımını attı bir kere… Üstelik de bu sefer kendisine ihanet etmeyeceğinden emin olduğu, yeni askerleriyle birlikte!

Khanduras’ın kralı Leoric, bir zamanlar adil ve asil bir hükümdardı. Ailesine değer verir, karısı ve oğullarını yanından ayırmazdı. Zakarum dinine karşı da sarsılmaz bir inancı vardı. Bu yüzden Başpiskopos Lazarus kendisine Zakarum inancını yaymak için Tristram adındaki köhne ve kadim bir kasabaya yerleşmeyi teklif ettiğinde çok istekli olmadan bu teklifi kabul etmişti. Ancak bilmediği şey, bu hareketiyle kendini ve soyunu büyük bir lanetin içerisine sokmuş olduğuydu. Üç Baş İblis’in planı tıkır tıkır işlemeye devam ediyordu…

Okumaya devam…