lorekeeper-back-to-draenor

“Gideceğimiz yerde uçan bineklere ihtiyacımız yok!”

10 yıldır düzenli br şekilde her ek pakette yaşadığımız “[bir önceki expansion] en iyisiydi, [şu anki ve yeni çıkacak olan expansion] çok kötü, WoW’ü öldürdü resmen” tartışmalarına hoşgeldiniz. Gerçekten hiç sekmiyor, her ek paket öncesi bu tartışmayı yaşıyoruz, farkında mısınız?

Vanilla zamanında Warcraft III çok iyiydi, MMO’ya ne gerek vardı ki zaten? TBC’de vanillayı özledik, Outland’den şikayet ettik. Wrath of the Lich King geldiğinde TBC kraldı, oyun çok kolaylaşmıştı, eski tadını kaybetmişti artık. Cataclysm çıkığında Wrath of the Lich King’e hasret kaldık. TBC de hiç fena değildi ama hani. Ve sonra Mists of Pandaria geldi…

Okumaya devam…

lorekeeper-celebrimbor-3

Kimdir, Nedir: Celebrimbor

Eğer Orta Dünya tarihiyle çok sıkı fıkı değilseniz Celebrimbor adını Shadow of Mordor’dan önce hiç duymamış olma ihtimaliniz bile mevcut. Ancak aslında Orta Dünya külliyatının arka planını ve geçmişini anlatan bir hayli önemli eserler olan “Silmarillion” ve “Güç Yüzüklerine Dair” kitaplarını okuduysanız Celebrimbor’un kim olduğunu gayet iyi biliyorsunuzdur. Yine de izin verin, öyle olsa bile bir hafızanızı tazeleyeyim.

Okumaya devam…

lorekeeper-shadow-of-mordor-kisisel-bir-hikaye-1

Shadow of Mordor: Kişisel bir hikâye…

Gökyüzü delinmiş gibi yağmur yağıyor. İliklerime kadar sızan yağmurun, çürümeye yüz tutmuş toprağa karıştığı çamurdan birikintiye doğru atlıyorum. Kara Kulelerin eteğinde ilerlerken bir hayalet gibi solgun ve sessizim. Kimse farkıma bile varmıyor. Az ileride çadırlarla çevrili bir kamp ateşinin etrafına toplanmış orklar, gök gürültüsünün sesini bastırmaya çalışarak birbirlerine bir şeyler bağırıyorlar. Ölen oğlumun kırık kılıcı Acharn’ı kınından çekiyorum. Kabzaya sürtünen metalin hafif çınlaması yağmurun sesi altında boğuluyor. Mordor’un uzun gölgeleri arasında saklanırken zihnimin içinde yankılanıyor Elf Lordunun sesi… Bana ilk Karanlık Efendi’nin yöntemlerini kucaklamamı, orkların korkularını sömürmemi fısıldıyor. Düşmanı kendi silahıyla vurmamı…

Acharn’ın kabzasını daha sıkı kavrıyorum. Hayır, bu sefer değil. Mordor’un kudretine karşı durmak için bir orduya ihtiyacımız olduğunun farkındayım. Fakat bu seferki orkların karşılaşacağı tek şey intikamımın alevi olacak. Ve böylece gölgeler arasından sıyrılıp bana en yakın olan orkun boynunu kavrarken Acharn’ı da aynı hizaya doğru kaldırıyorum…

Okumaya devam…

lorekeeper-starcraft-tarihceleri-terran-konfederasyonunun-kurulusu-1

StarCraft Tarihçeleri – Bölüm 3: Terran Konfederasyonu’nun Kuruluşu

Kendi dünyalarında, Xel’naga’nın herhangi bir müdahalesine maruz kalmadan evrimleşen insan ırkı, özellikle de 20. yüzyılda teknoloji ve kültürel açıdan inanılmaz bir gelişim gösterdiler. Ancak 21. yüzyıl, bu gelişimi daha da öteye taşıdı. Herkesin bilgiye kolay ve özgürce ulaşımını, batı ülkelerinde komünizmin çöküşü ve nükleer silahların ayağa düşüşü izledi. Daha önceden maddi ve askeri üstünlükle belirlenen uluslararası güç dengeleri de, üçüncü dünya ülkelerinin dünyanın süper güçlerine kafa tutmaya başlamasıyla alt üst olmuş oldu.

Okumaya devam…

lorekeeper-starcraft-tarihceleri-kusursuz-irk-2

StarCraft Tarihçeleri – Bölüm 2: Kusursuz Irk

Xel’Naga’nın müdahalesiyle saf formun özelliklerini kazanan Protoss, ne yazık ki hala özde saflığı yakalamaktan çok uzaktı. Protoss üzerindeki deneyleri başarısızlıkla sonuçlanan Xel’Naga da böylece Aiur’dan ayrılarak saf özün arayışıyla galaksiyi dolaşmaya devam etti. Nihayetinde Samanyolu’nun merkez sistemlerinden birinde yer alan Zerus gezegeninde orijinal Zerg ırkını da böyle buldular. Zerg’ün saf formu sağlamak için elverişli bir aday olduğuna karar verdikten sonra, aynen Protoss’ta olduğu gibi Zerg ırkının da genetik özelliklerine müdahalede bulunmaya başladılar. Önceden parazit bir yaşam formu olan Zerg, bu deneyler sonucunda hızla evrimleşerek gezegen üzerindeki dominant ırk haline geldi. Sadece birkaç jenerasyon içerisinde tanınamayacak kadar değişen, gelişim gösteren ve çevresine adapte olan bu parazitik ırk, bu özelliğiyle Xel’Naga’yı bile şaşırtmayı başardı.

Okumaya devam…

lorekeeper-starcraft-tarihceleri-ihtilaf-cagi-1

StarCraft Tarihçeleri – Bölüm 1: İhtilaf Çağı

Milyonlarca, hatta on milyonlarca yıl önce Xel’Naga adında gizemli, genetik bilimi konusunda inanılmaz gelişmiş bir ırk Samanyolu galaksisine ayak bastı. Yeni yaşam formlarının tohumlarını atma ve “kusursuz” ırkı oluşturma konusundaki takıntılarıyla elverişli buldukları dünyalara hayat getirmeye çalıştılar. Ancak bu çabaları uzun süre bir sonuç vermedi. Hayal kırıklığı içerisinde araştırmalarını galaksinin daha ücra köşelerine taşıyan Xel’Naga, aradığı cevabı Aiur adlı gezegende buldu: Telepatik açıdan gelişmiş, ancak oldukça primitif bir avcı kabilesi. Kendi hayat sürelerini uzatmak amacıyla özde ve formda saflığın arayışında olan Xel’Naga, keşfettikleri ırkın evrim sürecini yavaş bularak işleri hızlandırmak adına kabilenin gelişimine doğrudan müdahale etti. “İlk Doğanlar” yani Protoss adını verdikleri bu kabile de, yaratıcılarının müdahalesiyle hızla gelişim gösterdi ve onlara “Tanrı” gözüyle bakmaya başladı.

Okumaya devam…