EgzolinasMiraç Kocatürk

7 yaşında edindiği Commodore 64 ile başladığı oyun oynama hevesini 30 yıla yakın korumayı başarabilen, 2008 yılında World of Warcraft ile tanışıp Blizzard dünyasına adım attıktan sonra Hearthstone ile betadan beri gönülden bağ kuran ve içindeki amatör ruhu kaybetmeyen oyuncu / yazar.

Bu yazarın tüm yazıları : Egzolinas

 

Zindan Günceleri #8 – The Culling of Stratholme

Yakan Lejyon’un kumandanlarından Kil’jaeden’ın pençesine düşen orkların Azeroth’u işgal etme girişimleri İlk Savaş’la sonuçlanmış, Azeroth halkı büyük kayıplar vermiş ancak orkları Kara Geçit’e geri sürmeyi başarmışlardı. Birkaç yıl sonra ork şaman Ner’zhul, farklı dünyaları işgal etmek amacıyla aynı anda birçok geçit açmaya çalışarak Draenor’da bir felaket yaşanmasına sebep olmuştu; üstüne üstlük kendisi de Kil’jaeden tarafından ele geçirilmiş ve yaptığı hataların cezasını ödemesi için ruhu türlü işkencelere maruz bırakılmıştı.
Okumaya devam...  

Zindan Günceleri #2 – Shadowfang Keep

’nın güneybatısında yer alan , Definağacı Köyü’nün hemen dışında bulunmaktaydı. ’ne düşen gölgesi ile birlikte uzun bir geçmişi olan kalenin bilinen ilk sahibi Baron Silverlaine isimli bir Lordaeron zenginiydi. İkinci Savaş sonrasında ’in etkisi kuzey topraklarında gün geçtikçe kendini hissettirmeye başladığında yapılan katliamlardan etkilenen şehirlerden biri de Dalaran olmuştu. Dalaran’da Kirin Tor büyücüler meclisine mensup çok sayıda büyücü, Musibet ile yapılan savaşta yenik düşmüş ve sayıları giderek azalmıştı. Bu gidişata bir dur demek ve Musibet’e karşı olan savaşta yanına yeni müttefikler katmak isteyen Başbüyücü Arugal, beklenmedik bir yol izlemeye karar verdi.
Okumaya devam...  

İsimsiz Hikâyeler: Yeniden Doğuş

“Anne, Argus nasıl bir yerdi?” Yemek masasında yemeğin hazırlanmasını bekleyen kızına arkası dönük bir şekilde tezgâhta salata hazırlamakta olan annesinin yüzünde bir gülümseme oluştu. “Benim minik kızım ne kadar da meraklı olmuş böyle.” “Minik değilim ben tam beş yaşındayım artık! Ama evet anne, çok merak ediyorum. Anlatsana lütfen. Hep babamla konuştuğunuzu duyuyorum. Biz oradan gelmişiz değil mi? Nasıl bir yerdi? Buradaki gibi ormanlar var mıydı ya da büyük dev gibi yaratıklar?” Heyecandan sandalyede yere değmeyen ayaklarını hızlıca sallamaya başladı. “Lütfen, lütfen…” “Tamam, tamam anlatırım.” Arkasını dönüp hazırladığı salatayı masaya koydu. “Ama önce yemeğini yiyeceksin. Bu gece seni uyuturken masal yerine Argus’u anlatacağım tamam mı?”
Okumaya devam...  

Artefakt Öyküleri: Paladin


Okumaya devam...  

İsimsiz Hikâyeler: Bir Şamanın Doğuşu

“Egzothar… Adı Egzothar olsun.” Doğumunun hemen ardından bitkin düşmüş annesinin ölmeden önce dudaklarından dökülen son cümleydi bu. Hamileliği boyunca maruz kaldığı hastalığından bir türlü iyileşememiş, klanının önde gelen büyüklerinin tavsiyelerine rağmen çocuğunu doğurmaya karar vermiş güçlü bir anneydi. “Damarlarımızda  kanı var. O bana güç ve cesaret verecek,” diyordu hep. Fakat olmadı. Torunu ellerine doğan büyükanne, gelininin yaşadığı bu acıyı o masum yüze bakarak yüreğine gömecekti.
Okumaya devam...  

İsimsiz Hikâyeler: Zor Nöbet

“Aynı martı, aynı yerden üçüncü kez havalandı” diye içinden geçirdi. “Kulenin üzerinde bir yuvası olmalı.” Öğle vakti güneş tam tepedeyken nöbet tuttuğu nokta çok sıcak oluyordu. Üzerindeki demir zırh, kavurucu güneşin altında daha bir ağır geliyor, daha bir çekilmez oluyordu. Stormwind Katedrali’nin gölgesi yarım saat sonra durduğu noktaya vuracak, rahat bir nefes alabilecekti. Şu an kapının diğer köşesinde duran arkadaşı faydalanıyordu gölgesinden. Stormwind Kalesi muhafızlığı görevine kabul edildiğinden beri İttifak’a ve krala olan bağlılığını her ne olursa olsun hiç aksatmadan gösterdiğini düşünüyordu.
Okumaya devam...