lorekeeper-warcraft-tarihceleri-9-01

Warcraft Tarihçeleri – Bölüm 9: Kadimler Savaşı ve Azeroth’un Bölünüşü

Asil doğanların Ebediyet Pınarı üzerinde çalışarak elde ettikleri olağanüstü büyü güçlerini yoğun bir şekilde kullanmaları, Çarpık Düzlem’de yaşayan kadim düşmanların dikkatlerini üzerlerine çekecek dalgalanmalara sebep olmuştu. Karanlık Titan Sargeras, Panteon’dan varlığını öğrendiği Azeroth’u nihayet bu şekilde bulmuş ve onu yok edebilmek için kendilerini tüm gece elfi ırkından üstün sayıp uzak tutan bu büyücü topluluğunu ve onların kraliçelerini kullanacak bir planı hayata geçirmişti. Kibirli Azshara ile temas kuran Sargeras, ona hayal bile edemeyeceği güçler vadetmiş ve bu sözünü yerine getirebilmesi için kendisinin Azeroth’a gelmesi gerektiği konusunda hem baş danışman Xavius’u hem de Kraliçe’yi kandırmıştı. Tüm Yaşamın Düşmanı‘nın dehşet verici planlarının farkında olmayıp ağına düşen asil doğanlar ise nasıl bir felakete sebep olacaklarını bilmeden Sargeras’ı ve ordusunu Kalimdor topraklarına sokacak geçidin açılması için ritüellerine başlamışlardı.

Yakan Lejyon iblisleri, Azeroth’u işgal etmek için hazırda beklerken asil doğanların Azshara’nın Sarayı’nda açtığı ilk geçit ile birlikte akın akın dünyaya girmeye başladılar. Sayıları bitmek bilmeyen iblis ordusu Kalimdor’da dehşet saçmaya başlamış olduğu halde Sargeras’ın gelişini sağlayacak geçit bir türlü yeterince güce sahip olamıyordu. Xavius ise daha büyük bir planı gerçekleştirebilmek için ilk adımı attı ve kendilerine destek verebilmesi için Tazı Efendisi Hakkar’ın Azeroth’a girmesini sağladı. (Trollerin en güçlü loası Ruhyüzücü Hakkar ile karıştırılmamalıdır.) Ancak Hakkar’ın güçlü büyüleri bile başarılı olmalarını sağlayamadı. Kraliçe Azshara ise farklı bir plan sundu: Ebediyet Pınarı’nın kullanımı, sadece sadık asil doğanlar ile sınırlandırılacak ve böylece Sargeras’ın geçidi için gereken enerji sağlanacaktı. Planı destekleyen Karanlık Titan, ordusunun en üst rütbeli askerlerinden biri olan Mannoroth’u Azeroth’a gönderdi. Azshara’nın planı doğrultusunda ilerleyen Mannoroth, önce Pınar’ın gücünü yalnızca asil doğanların kullanabileceği şekilde bir büyü kalkanı oluşturdu, sonrasında ise geçidi koruması için Xavius’u görevlendirerek yaklaşmakta olan direnişe karşı koymak için sarayı terk etti.
Mannoroth ve Azshara

Mannoroth ve Azshara

Asil doğanların nasıl bir felakete sebep olmaya başladıklarını fark eden diğer gece elfleri ise harekete geçmekte gecikmediler. Kraliçe’nin ve asil doğanların zihinlerinin ne kadar bozulmuş ve kararmış olduğunu fark eden Malfurion, Azshara’nın birliklerinden ayrılması için ikiz kardeşi Illidan’ı ikna etti. Yakan Lejyon, kendilerine karşı koyan gece elflerini kolaylıkla alt edip Zin-Azshari’yi yerle bir ederken bu savaşı tek başlarına kazanamayacaklarını anlayan Malfurion, Tyrande ve Illidan’ı da yanına alarak Kadim Muhafız Cenarius’tan yardım istedi. Durumun ne kadar vahim olduğunu fark eden Cenarius, kısa süre içerisinde Malfurion’a öğretebileceği ne varsa aktardıktan sonra diğer yarı-tanrıları ve yardımcı olabilecek yüce varlıkları aramaya başladı. Diğer Kadim Muhafızlar, kendilerine gelen bu yardım çağrısına cevap verdiler: Beyaz Geyik Malorne (Apa’ro); yabaniliğin ve yılmaz iradenin simgesi Beyaz Kurt Goldrinn (Lo’Gosh); muazzam bedeni ve gücüyle Kaplumbağa Tortolla; korkusuz Yaban Domuzu Agamaggan, gece elflerinin eski dostlarından kardeş Ayılar Ursol ve Ursoc ile Azeroth göklerini dolduran tüm canlıların ölümden sonra gittikleri boyuttaki ulu ağaç G’Hanir’in koruyucusu, sadece bir kuzgun iken Elune tarafından seçilip kutsanan Ana Ağaç’ın Hanımı Aviana.

Yakan Lejyon ile yapılan savaşın beklenmedik üç ziyaretçisi ise bu sıralarda ortaya çıktı: Krasus, Rhonin ve Broxigar. Krasus aslında bu ismi kullanarak gizlenen, gerçek adı Korialstrasz olan bir kırmızı ejderhaydı ve gelecekteki Nozdormu tarafından bir anomaliyi incelemesi için gönderilmişti. Öğrencisi Rhonin’i yardıma çağıran Krasus, beklenmedik bir şekilde bu zaman gediğinden geçerek kendisini -öğrencisi Rhonin ve bir ork olan Broxigar’la birlikte- Kadimler Savaşı döneminde bulmuştu. Önce Jarod Shadowsong tarafından bulunan ve esir tutulan Krasus, daha sonra Nozdormu tarafından bahşedilen bir görüyle Malfurion’un ve direnişin saflarına katılacaktı. Rhonin de ustasının yolundan ilerleyip direnişe katılırken Broxigar, Ay Muhafızları tarafından yakalanıp himaye altında tutulması için Suramar’a gönderildi. Diğer gece elfleri Broxigar’ı görmezden gelirken Tyrande onun yaralarını iyileştirip yiyecek sağlayarak yardım etti, daha sonrasında ise saflarına katılabilmesi için serbest bırakılmasını sağladı.

Broxigar'ın yaralarını iyileştiren Tyrande

Broxigar’ın yaralarını iyileştiren Tyrande

Kadim Muhafızlar’ın gücünü arkasına alan gece elflerinin oluşturduğu ve liderliği -ironik bir biçimde- Azshara’ya gönülden bağlı Kur’talos Ravencrest tarafından yapılan Kaldorei Direnişi, iblislerle amansız bir savaşa girdi; ancak Ebediyet Pınarı’nın gücünden mahrum olan gece elfleri ne kadar uğraşsalar da herhangi bir başarı sağlayamadılar. Bu sırada serbest bırakılmış olan Broxigar’ı tekrar yakalamak isteyen Kur’talos, orkun ardından bir arama ekibi gönderdi ve yanlarında, söz konusu büyü olunca ne kadar usta olduğunu fark ettiği Illidan’ı gönderdi. Aramalarına devam eden grup, saldırıya uğramış bir Ay Muhafızlığı ekibinden geriye kalanları bulup iblislerin saldırısına uğradıklarında Illidan, düşmanlarının büyüye karşı olan bağışıklıklarını nasıl alt edebileceğini bularak Ravencrest’e saldırmaya hazırlanan bir iblisi öldürmeyi başardı. Ravencrest ise hayatını kurtaran ve ne kadar güçlü bir büyü gücüne sahip olduğunu kanıtlayan bu gece elfine kendi kişisel büyücüsü olmasını teklif etti. Bu saygın konumu elde etmek isteyen ve hırsla dolan Illidan, teklifi düşünmeden kabul ederek kumandanın yanındaki yerini aldı.