lorekeeper-kimdir-nedir-voljin-01

Kimdir, Nedir: Vol’jin

“Sana hiç güvenmedim. Ama en karanlık anımızda bizi kurtaracak olanın sen olacağını da hiç hayal bile edemezdim.  Ruhlar düşüncelerime berraklık verdiler… ve bir görü. Bir isim fısıldıyorlar. Birçoğu bunu anlamayacak. Ancak gölgelerden çıkmalı ve liderlik etmelisin. Sen Savaşşefi olmalısın.”

Savaşşefi Vol’jin’in son sözleri

Boğmadiken Vadisi‘nden sürüldükten sonra Karamızrak Adaları‘nda yaşayan Karamızrak kabilesinin lideri trol cadı hekim Sen’jin, bir gün ateşlerin içine baktı ve bir görüye tanık oldu. Karamızrak kabilesi için değişim yaklaşmaktaydı ve oğlu Vol’jin hazır olmalıydı. Böylece Sen’jin, oğlunu adaların bir parçası olan İlk Yuva‘ya gönderdi. Vol’jin burada Yaban Tanrılar olarak da bilinen ve trol ırkının taptığı loalar tarafından test edilecek ve başarılı olursa bir gölge avcısı olacaktı. Ancak bu kadar genç bir trol daha önce bu teste hiç gönderilmemişti. Bu yüzden Vol’jin, en yakın dostu Zalazane’den yardım istedi ve İlk Yuva’ya birlikte gittiler. Test sırasında Vol’jin’e olası geleceklere dair birtakım görüler bahşedildi. Orklar ve taurenlerle birlik olup Güruh‘a katılmaları, Zalazane ile düşman olup ölümüne savaşmaları bu görülerden sadece bazılarıydı.

Testin ilk aşamasında Vol’jin muazzam bir acıya maruz bırakıldı ve loa ona yakındaki uçurumdan atlarsa acılarının son bulacağını fısıldadı. Vol’jin acıya dayandı ve birinci aşamayı geçerek loayı görebilme yetisine kavuştu. İkinci aşamada Vol’jin’in karşısına iki yol çıktı. Birinde huzurlu ancak zincire bağlı bir yaşam, diğerinde savaşlarla dolu ama özgür bir hayat onu bekliyordu. Vol’jin gülerek savaşlarla dolu yolu seçti; onun için basit bir seçimdi. Oysa testin bu aşaması Vol’jin’in yapacağı seçimi değil, tereddüt edip etmeyeceğini sınıyordu. Vol’jin özgürlüğün aksini bir an bile düşünmemiş, böylece loayı duyabilme yetisine kavuşmuştu. Son aşamada ise babası gibi görünen bir varlıkla savaşması gerekiyordu. Savaş sırasında eli parçalanmış, başparmağı kullanılamaz duruma gelmişti. Vol’jin eski trollerin uzuvları yenileyebilen rejenerasyon özelliğine sahip olduğunu biliyordu ve artık silah kullanması mümkün olmayan başparmağını kesti. Bunun üstüne başka bir loa ortaya çıktı ve Vol’jin’e Zalazane ile savaşını gösterip neden kendi ırkından biriyle savaştığını sordu. Vol’jin de kesik başparmağına baktı ve Karamızrak kabilesinin geleceği için her şeyi yapıp herkesle savaşabileceğini söyledi. Aynı kabilesi için savaşabilmek adına başparmağını kesmesi gibi… Böylece Vol’jin son aşamayı da geçti ve loa ile iletişim kurabilme gücüne kavuştu. Artık bir gölge avcısıydı. Bu arada Zalazane de testi geçmeyi başarmıştı ve o da çeşitli görülere tanık olmuştu. Ancak İlk Yuva’dan ayrıldıktan sonra gördükleri olaylar hafızalarından silinmeye başladı ve anılarında yalnızca onları uyaran üç kelime kaldı: Dayanmak, hakikat, vahşet.

lorekeeper-kimdir-nedir-voljin-02

Sen’jin ile Thrall

İlk Yuva’da bir hafta geçirdiklerini zanneden Vol’jin ve Zalazane, geri döndüklerinde aslında üç ay geçtiğini öğrendiler. Geçen zaman içinde Sen’jin’in görüleri gerçek olmuş, orklar Thrall’ın önderliğinde Karamızrak Adaları’na gelmişlerdi. Sen’jin adaya saldıran insanlara karşı Thrall’dan yardım istemiş ve orklarla troller birlik olup insanların yarattığı tehdidi ortadan kaldırmışlardı. Ancak bu arada farklı bir tehlike ortaya çıkmıştı. Deniz Cadısı olarak bilinen bir nagaya tapan murloclar, trolleri yakalayıp cadıya kurban etmektelerdi. Thrall ve orklar kendilerini de yakalayan murloclardan kurtulmayı başarmışlardı ancak Sen’jin, onların trollerle birlikte adadan güvenle uzaklaşabilmeleri için kendini feda etmiş ve Deniz Cadısı’na kurban edilmişti. Olan biteni öğrendikten sonra kabilenin başına geçen Vol’jin önderliğindeki troller, aynı görüsündeki gibi Güruh’a katıldılar. Trollerin bir kısmı orkların ardından Kalimdor’a giderken, Vol’jin bir yıl daha Karamızrak Adaları’nda kalarak Deniz Cadısı’na kafa tuttu. Ardından o da kalan trollerle birlikte Durotar’a gitti.

Yakan Lejyon‘a karşı verilen ve lejyonun başkumandanlarından Archimonde’un düşüşüyle son bulan Üçüncü Savaş‘ın ardından orklar, Durotar’da Orgrimmar’ı kurdular. Troller de yakınlardaki Yankı Adaları‘na yerleştiler.