KİMDİR, NEDİR: KHADGAR

Tirisfal Konseyi’nin Muhafız Medivh’den korkmak için yeterince sebebi vardı. Medivh’in annesi Magna Aegwynn, konseyden aldığı gücü geri vermesi istendiğinde bu talebi reddetmiş, onun yerine gücünü oğluna aktarmayı seçmişti. Geçmişte Kara Titan Sargeras’ın avatarı ile yüzleşmiş olan Aegwynn’in bilmediği şey ise aktardığı güçlerle birlikte Yakan Lejyon’un liderinin ruhunun bir parçasını da oğluna geçirdiğiydi. İçinde muazzam bir büyü gücünü barındıran Medivh de konseyin korktuğu gibi onlara düşman olmasa da Ölüyel Geçidi’ndeki gözden uzak büyücü kulesi Karazhan’a yerleşmiş ve dış dünyayla olan ilişkisini mümkün olduğunca sınırlı tutmuştu.

Medivh zaman içerisinde Stormwind asillerini davet ettiği bazı galalar düzenlese de Konsey için niyetini açık etmeyen gizemli bir unsur olmaya devam etti. Ancak Ölüyel Geçidi’nin güneyindeki Kara Sazlık’ta vahşi ve tehlikeli, yeşil derili bazı yaratıklar ortaya çıkarak Stormwind asillerinin bir kısmını gizemli bir şekilde ortadan kaldırmaya başladılar. Durum bu olunca Medivh’e karşı daha fazla kayıtsız kalamayacaklarına karar veren Tirisfal Konseyi, Muhafız’la iş birliğine girmek için Kirin Tor’u devreye soktu. Kirin Tor, Karazhan’a ardı ardına büyücü çırakları göndererek Medivh ile iletişime geçmeye çalıştıysa da büyücü, kapısına kadar gelen çırakları en ufak hatalarında kuleden kovuyordu; gelenlerin çoğu bir hafta bile dayanamıyordu. En nihayetinde bu sayısız çıraktan bir tanesi diğerlerinin başaramadığı bir şeyi kazandı: Medivh’in ilgisini ve takdirini. 17 yaşındaki bu genç çırağın ismi Khadgar’dı. Ve Karazhan’daki çıraklığı bir haftadan çok daha uzun sürdü.

Karazhan

Khadgar yaşına göre bilge, hevesli ve mükemmeliyetçiydi; ancak belki de hepsinden de öte güvenilirdi. Nitekim ismi kadim cüce dilinde “genç güven” anlamına geliyordu –ki bunu kendisine açıklayan da ustası Medivh’in ta kendisi olmuştu. Başta Kirin Tor’un emriyle casusluk yapmak için sinirli, yalnız bir büyücünün çırağı olmak kendisine cazip gelmese de emirlere uymak durumunda kalmıştı. Çıraklığına kendinden öncekiler gibi Karazhan’ın muazzam kütüphanelerini düzenleyerek adım attı ve çok geçmeden kulenin sıra dışı yanlarını keşfetmeye başladı. Kule, Azeroth’un büyüce zengin ley yataklarının üzerine kurulmuştu; bu yüzden de normal insanların garipseyebileceği büyülü anomaliler Karazhan’ın sakinleri için gayet sıradandı. Khadgar kuleyi keşfe çıktığı zamanlarda sıklıkla geçmiş, şimdi ve geleceğin birbirine girdiği görülere ve hayaletlere rastladı. Bütün garipliklerine rağmen ürkmüş gözükmeyen Khadgar, bu kararlılığıyla Medivh’in ilgisini ve saygısını kazanmaya başladı. Büyücü çok geçmeden çırağına Kirin Tor’daki ustalarının ona aktarma zahmetine girmediği sırrı açıkladı: Medivh, Azeroth üzerindeki en kudretli büyücü olan Muhafız’dı. Bu önemli bilgi karşısında bile sinmeyen Khadgar, bizzat Muhafız tarafından eğitilecek olmanın heyecanıyla çalışmalarına daha da sıkı sarıldı.

Khadgar kuleye gelişinden kısa bir süre sonra yine keşfe çıktığı bir sırada garip ve endişe verici bir görüyle karşılaştı. Bu görüde kendisini saçları ağarmış, yaşlı bir adam olarak yeşil derili düşmanlara karşı ordulara önderlik ederken görmüştü. Görüdeki gökyüzü kıpkızıl ve yabancıydı. Bu gördükleri aklına Karazhan’ın çok yakınında yer alan Kara Sazlık bölgesindeki “ork” adı verilen yaratıklarla ilgili söylentileri getirdi. Bunun gelecekte gerçekleşebilecek kötü olaylarla alakası olmasından korkarak gördüklerini Medivh’e anlattı. Medivh o bölgedeki durumdan haberi olmadığını söyledi ve Khadgar’ın endişelerini yatıştırmak adına bölgeyi kolaçan etmek amacıyla grifonlarla Kara Sazlık’ı araştırmayı önerdi. İki büyücü grifonların sırtında uçarken Kara Sazlık’a yayılmış muazzam bir ork ordusunun görüntüsüyle karşılaştılar. Nothgrin adında bir ork fel büyücüsü üzerlerinden geçmekte olan insanları fark etti ve büyüsüyle onlara saldırarak yere çakılmalarına sebep oldu. Medivh çırağını orku yok etmesi konusunda teşvik ettiyse de fel büyücü Khadgar’dan daha tecrübeliydi. Khadgar’ın zorlandığını gören Medivh, araya girerek Nothgrin’i öldürdü.

Karazhan’ın kütüphanelerini arşınlayan genç Khadgar…

İkili Kara Sazlık’a kamp kurmuş olan diğer orklara görünmeden kaçmaya çalışırlarken yolları Stormwind’in aslanı Anduin Lothar ile kesişti. Medivh’in yıllar önce Gurubashi trollerine karşı yapılan savaşta sergilediği gücü bilen Lothar, eski dostunu orklara karşı Stormwind savunmasına katılmaya ikna etmeye çalıştı. Medivh ise güçlerinin gerektiğinden fazla yıkıcı olabildiğini, bu yüzden de onları kullanmakta tereddüt ettiğini söyledi. Daha fazla ısrarda bulunmak istemeyen Lothar, Khadgar’dan eski dostuna göz kulak olmasını rica ederek bölgedeki orkları avlamaya devam etti; Khadgar ve Medivh ise Karazhan’a geri döndüler.

Khadgar’ın endişeleri Kara Sazlık’taki orduyu bizzat gördükten sonra daha da derinleşmişti. Medivh’in gün geçtikçe daha garip davranması, hatta bazen günlerce tek bir kelime bile etmeden ortadan kaybolması bu durumu daha da kötü kılıyordu. Derken bütün bu tansiyonu iyice tırmandıran bir konuk kulenin kapısında belirdi: Garona.

Görünüş olarak bir orku andıran genç kadının Karazhan’a gelişi Khadgar’ın iç güdüsel olarak saldırmasına sebep olmuştu. Medivh ise Garona’nın gelişine hiç şaşırmamış, tam aksine onu büyük bir misafirperverlikle karşılamış ve Khadgar’a ona iyi ve saygılı davranmasını tembih etmişti; Muhafız’ın söylediğine göre Garona bir yarı-orktu ve sırtını Orda’ya dönmüş olduğu için onların bir müttefiğiydi.

Garona ve Medivh

Garona’nın gelişini takip eden günlerde ikili sıkça sohbet etmeye, birbirini tanımaya başladı; hatta çok geçmeden arkadaş oldular. Lakin Khadgar’ın içini huzursuz eden bir şey vardı: Medivh bölgedeki orklardan haberi olmadığını iddia etmiş olsa da belli ki Garona’yı daha önceden tanıyordu ve hâliyle orklardan da haberdardı. Yani Khadgar’a yalan söylemişti…

Khadgar’ın Medivh’e karşı şüpheleri devamındaki aylarda daha da arttı ancak Khadgar’ın düşünmesi gereken başka sorunlar da vardı zira Orda önüne çıkan her yeri fethederek ilerleyişine devam ediyordu. Berrak Orman, Batıyamaç ile Kızılbayır Dağları ork sürüsünün önünde düşmüştü ve ordu Elwynn Ormanı’na doğru ilerliyordu. Garona ile arkadaşlığını sağlamlaştırmış olan Khadgar, yarı-orktan Orda’nın savaş planlarını ve alışkanlıklarını öğrenerek bu bilgileri Anduin Lothar ile Kral Llane Wrynn’e aktarıyordu. Bu sayede Lothar, orkları Elwynn Ormanı civarında hazırlıksız yakalayıp geri püskürtmeyi başarmıştı.

Orda’nın ilerleyişi geçici olarak sekteye uğradığında ikili genellikle ortak dostları Medivh hakkında konuşuyordu. Medivh önceye kıyasla çok daha karanlık bir ruh hâline bürünmüştü; öfke nöbetleri ve dengesiz davranışları azalmıştı fakat başbüyücü artık herhangi bir şey hissetmekten çok uzakmış gibi davranıyordu. Medivh’in insani yanının tükenişi kuleyi de etkilemişti; gerçekliğin dokusu iyice incelmiş, Garona ve Khadgar’ı sıkça korkutucu görülerle baş başa bırakır olmuştu. Khadgar ustasını bu durumdan kurtarabilecek bir yol arayışıyla kulenin kütüphanesini alt üst ettiyse de aradığı cevabı bulamadı fakat tam olarak aradığı şey olmasa da bazı cevaplara ulaşabilmesini sağlayabilecek kadim bir büyüye rastladı. Belli başlı bazı anıları canlandırmaya yarayacak büyüyü çalışıp öğrenen Khadgar, ne yazık ki bu büyüden de umduğu sonucu alamadı. Anılar ya çok dengesiz şekilde canlanıyordu ya da Medivh’le ilgili soruları hepten cevapsız kalıyordu. Deneme ve yanılmaların sonucunda büyüye farklı bir şekilde yaklaşmaya karar verdi ve Azeroth’u orkların ana gezegenine bağlayan geçidin kökenini görmeye çalıştı. Garona’yla birlikte Gölge Konseyi’ni Azeroth’u işgal etmek için ikna eden cübbeli bir figürün görüsünü izleyen Khadgar, orkları Azeroth’a getirenin ustası Medivh’in ta kendisi olduğunu görünce büyük bir şok yaşadı. Lakin bu şok çok da uzun sürmedi zira Muhafız foyasının ortaya çıktığını fark etti ve kuleye dönerek Garona ile Khadgar’a saldırdı. Medivh’in saldırısından kılpayı kurtulan ikili grifonlarla kuleden kaçmayı başararak Stormwind’e doğru yöneldiler.

Khadgar, Stormwind’e vardıklarında Garona için kefil olup şehre giriş yapabilmesini sağladı ve birlikte kralın huzuruna çıktılar. Kral Llane, eski dostu Medivh’in orkları neden Azeroth’a getirmiş olabileceğine bir anlam veremezken Anduin Lothar ise Medivh’le ilgili şüphelerinde haklı olduğunu öğrendi. İkisi de bu sindirmesi güç bilginin ağırlığıyla bu konuda bir şeyler yapılması gerektiğinde hemfikir oldular. Böylece Lothar, Garona ile Khadgar’ı da içeren ufak bir grubu yanına alarak eski dostuyla yüzleşmek ve onun planlarına engel olmak için Karazhan’a gitti.

Medivh’in ise planlarına kimsenin karışmasına izin vermeye niyeti yoktu. Stormwind’den gelen grupla doğrudan amansız bir mücadeleye girişti. Büyünün, alevlerin ve çeliğin birbirine girdiği ortamda Kara Titan Sargeras sonunda kendini açık etti ve Medivh’in vücudu ile benliğini tamamen ele alarak bu savaşın tek bir sonucunun olabileceğini gösterdi. Bu sırada Sargeras’ın zihinsel saldırısından etkilenen Garona dost ve düşmanı ayırt edemeyerek saf dışı kaldı ve ortadan kayboldu. Khadgar ise yaptığı saldırılarla Sargeras’ın öfkesini üzerine çekti; Karanlık Titan, büyüyle genç büyücünün ruhunu bedeninden sökmeye çalıştı ve yaşam gücünün bir kısmını emdi. Daha 17 yaşındaki Khadgar, Lothar’ın gözleri önünde yaşlanarak çökmeye başlarken saçları ağardı ve bedeni buruşmaya başladı. Buna rağmen pes etmeyen çırak, son bir hamleyle elindeki kılıcı ustası Medivh’in göğsüne sapladı. Ölümcül darbe Sargeras’ın etkisini sonlandırdı ve titanın ruhunu Çarpık Düzlem’e gönderirken Medivh’i de hayatı boyunca ilk defa tamamen Sargeras’ın etkisinden kurtarmış oldu. Son nefesiyle çırağına onu özgür bıraktığı için teşekkür eden Muhafız, böylece hayata gözlerini yumdu.

Muhafız’ın cesedini Karazhan’ın arka bahçesindeki mezarlığa gömen Khadgar ve Lothar, Stormwind’e döndüklerinde çok daha büyük bir karmaşayla karşılaştılar. Söylentilere göre Kral Llane bir yarı-ork tarafından öldürülmüştü. Garona’nın ihanetinin şoku ikisinin de üzerine çökerken bir yandan da Orda bunu fırsat bilerek Stormwind’e bir kez daha saldırmıştı. Halk panik ve çaresizlik içerisinde kaçışmaktaydı. Umudu yitmiş halkı bir araya getiren Lothar, Khadgar ve şehir muhafızlarının da yardımıyla Stormwind’e saldırmakta olan orklarla sokak sokak savaşarak sivillere kaçmak için gereken zamanı kazandırdı. Stormwind Limanı’na geri çekilen ekip, yolda Kraliçe Taria da dâhil olmak üzere birçok kayıp verdi. Hayatta kalmak için tek çareleri şehri terk edip olan grup, böylece limandaki diğer gemileri ateşe vererek sürgüne doğru yelken açtı.

Anduin Lothar ve evlerini kaybetmiş Stormwind halkı yanmakta olan şehirden kaçarken…

İlk Savaş böylece sona ererken Orda kazanmış, Stormwind düşmüştü.

Kategoriler
Yazarlardan İnciler
“Çünkü klasiklerin klasik olmasının bir sebebi vardır. Özellikle de üzerine tüm hasar modifikasyonlarını bastığınızda.”
-Burcu (Amansızca Horizon: Zero Dawn överken)