lorekeeper-kimdir-nedir-illidan

Kimdir, Nedir: Illidan Stormrage

Illidan’a hizmet eden Akama, yeni efendisinin hareketlerinden rahatsızdı. Yaptıklarının bir zamanlar değerli bir tapınak olan Karabor’un, yani yeni adıyla Kara Tapınak’ın daha da yozlaşmasına sebep olduğunu düşünüyordu. Tapınakta fel orklar, Illidan gibi iblisimsi görüntüye sahip karanlık avcılar ve Lejyon’a sırt dönmüş iblisler dolaşıyordu. Bu durumdan hoşnut olmayan Akama, gizlice yaptığı planlar ışığında hâlâ Outland’de olan Maiev ile görüşmeye başladı. İhanete uğradığını anlayan Illidan, Akama’yı öldürmek yerine onun ruhunun karanlık kısmını bedeninden ayırarak hapsetti ve Akama’yı dilediği gibi kullanmaya başladı.

Illidan daha sonra emrindeki Illidari ile ilk olarak Azgoth adındaki iblis lordunun kontrolü altında olan bir Lejyon dünyasına saldırdı. Bunu yapmaktaki asıl amacı iblis avcılarının savaşmaya ne kadar hazırlıklı olduklarını test etmekti. Edindiği sonuçtan hoşnut kalan Illidan, asıl planını devreye sokmakta gecikmedi: Bir iblis ırkı olan nathrezimlerin ana yurdu olan ve Lejyon’un çeşitli kayıtları tutmak amacıyla arşiv olarak kullandığı Nathreza gezegenine saldırmak.

lorekeeper-kimdir-nedir-illidan-05

Bu planı gerçekleştirmek hiç de kolay değildi ve Nathreza’ya ulaşabilmek için açılacak büyülü geçidi hazırlamak için çok fazla ruh edinmeleri gerekiyordu. Akama’nın Maiev ile olan bağlantısını kendi lehine kullanan Illidan, onları Gölgeay Vadisi’nde pusuya düşürdü. Akama’nın halkından birçok kişi ile Maiev’in müttefiklerinin katledilmesini sağlayan Illidan, onların ruhlarını kullanarak geçidi açtı ve Illidari ile birlikte Nathreza’ya adım attı. Buradaki arşivlere ulaşan Illidan, Lejyon’un üs olarak kullandığı Argus gezegeninin yerini barındıran kaydı ele geçirdikten sonra kendilerini yakalamaya çalışan ilblisleri öldürerek Outland’e geri döndü. Açmış olduğu geçidin Nathreza’ya doğru çökerek patlamasına sebep olan Illidan, böylece birçok iblisin nihai bir şekilde ölmesine sebep oldu. Dahası binlerce yıl onu hapis altında tutan gardiyanı Maiev’i de ele geçirmişti.

Lejyon artık Illidan’ın ve planlarının oldukça farkındaydı ve onu durdurmak için harekete geçti. Azeroth’a saldıran Lejyon kuvvetleri, uyguladıkları taktiklerle Azeroth halkını kandırmayı ve saldırının Illidan’dan geldiğini sanmalarını sağlayarak dikkatleri Outland üzerine çekmeyi başardılar. Ancak Illidan’ın tek bir odak noktası vardı; o da Argus’a gitmek ve Lejyon’a en büyük darbeyi indirmekti. Argus’a fiziksel olarak gidebilecekleri geçidi açmak için ise çok daha fazla ruhun gücüne ihtiyacı vardı. Bu yüzden bir zamanlar draeneilerin ölülerini gömdükleri Auchindoun’a giden Illidan, buradaki draenei ruhlarını ele geçirdikten sonra Kara Tapınak’a geri döndü. Tüm bu adımları gerçekleştirirken bir yandan da kendi ruhunu büyüyle astral bir yolculuğa çıkaran Illidan, birçok defa Argus’u ziyaret etti. Bu ziyaretler sırasında bir naaru tarafından gözlemlenen Illidan’a bir görü bahşedildi: Işık’ın Ordusu’nun ön saflarında bir şampiyon olarak savaştığını, saf ışıktan oluşan kanatlara sahip kutsanmış bir savaşçı olduğunu gördü. Gördüklerine şüpheyle yaklaşsa da ziyaretlerinden birinde Argus ile Outland arasındaki geçidin bağlarını oluştururken bizzat Kil’jaeden tarafından fark edildiğinde kendisini kurtaran yine bu naaru olunca gördüklerini sorgulamaya başladı.

lorekeeper-kimdir-nedir-illidan-06

“Avcı, avı olmadan bir hiçtir. Sen, ben olmadığım sürece bir hiçsin.”

Çok zaman geçmemişti ki Azeroth kahramanları, yanlarında Shattrath şehrinden müttefikler ile birlikte Kara Tapınak’ı bastılar. Illidan’ın güçleri bir bir can verirken Outland’in Efendisi kendi planlarının peşinde koşmaya devam etti. Emrindeki Illidari birliklerini bir zamanlar iblislerin hapsedildiği Mardum gezegenine yollayan Illidan, onlardan Argus’a geçit açmasını sağlayacak Sargerit Kilittaşı adındaki nesneyi ele geçirmelerini istedi.

Tüm bu yaptıkları Illidan’ı yormuştu. Azeroth kahramanları kendisini alt etmeye geldiklerinde var olan tüm gücünü kullanarak savaşsa da yenilgiye uğradı ve cesedi, Akama’nın serbest bıraktığı Maiev tarafından ruhuyla birlikte bir kristale hapsedildi. Böylece yaptıklarının cezası olarak sonsuza kadar kilit altında tutulacaktı. Tam bu sırada Sargerit Kilittaşı’nı ele geçirip Kara Tapınak’a geri dönen Illidari de Maiev ve müttefikleri tarafından aynı şekilde hapsedilerek Hain’in cesedi ile birlikte Gardiyanların Mahzeni’ne taşındı.