KİMDİR, NEDİR: ILLIDAN STORMRAGE

Parçalanmış Adalar’dan ayrılan Illidan, Dalaran’a gitti ve burada Sargeras’ın Gözü’nü kullanarak Donmuş Taht’ın gücünü zayıflatmaya başladı. Ancak araya giren Malfurion ve Maiev tarafından büyüsünü tam gerçekleştiremeden durduruldu. Tyrande ise Dalaran’a varamadan önceki çatışmalardan birinde bir nehre düşmüştü ancak Illidan’ı yakalamaktan başka bir amacı olmayan Maiev, Malfurion’a onun diriölüler tarafından öldürüldüğünü söylemişti. O sırada orada bulunan asil elf prensi Kael’thas Sunstrider’a göre ise Tyrande sadece nehrin akıntısıyla sürüklenip gitmişti ve ölmüş olamazdı. Maiev’in yalan söylediğini anlayan Malfurion onu tutuklarken Illidan kendi müttefikleriyle birlikte Tyrande’yı aramaya koyuldu. Sevdiği kadını bulan ve diriölülerin elinden kurtaran Illidan, daha sonra onu Malfurion’a teslim etti. İkiziyle aralarındaki soğukluğun ve nefretin son bulmasını istediğini dile getiren Illidan, kırgınlıklarını bir kenara bırakmalarını istedi. Malfurion ise gece elfi halkına çektirdiği acılardan ötürü affedilmesinin mümkün olmadığını söylese de sevdiği kadını sağ salim kendisine getirdiği için Illidan’ın gitmesine izin verdi. Illidan vakit kaybetmeden bir geçit açarak Outland’e kaçtı. Kısa esaretinden kurtulan Maiev ise “avının” ardından Outland’e geçmekte gecikmedi.

Arthas’ı durduramadığı için Kil’jaeden tarafından aranacağından emin olan Illidan, Outland’de kendine bir yer edindi. Kısa bir süreliğine Maiev tarafından yakalansa da Leydi Vashj ve Kael’thas Sunstrider tarafından kurtarılan Illidan, Outland’deki iblis güçlerini yok etmek için yola koyuldu. Öncelikle Akama ve halkı ile bir anlaşma yapan Illidan, daha sonra Kara Tapınak’ta hüküm süren pitlord Magtheridon’u alt edip esir aldı. Kil’jaeden kendini gösterse de onu ikna etmeyi başaran Illidan, yeni müttefikler edinip Ner’zhul’u yok etmeyi planladığını söyledi. Nitekim kısa süre sonra beraberindekilerle Kuzeyyarı’na giden Illidan, burada Arthas ile yüzleşti. Ancak birebir dövüşte Arthas’a karşı büyük bir yenilgiye uğrayan ve karlar içinde ölüme terk edilen Illidan, onu kurtarmaya gelen Leydi Vashj ve Kael’thas tarafından Outland’e geri götürüldü.

lorekeeper-kimdir-nedir-illidan-04

Yenilgisinden sonra Kil’jaeden’ın kendisini cezalandıracağından emin olan Illidan, Kara Tapınak’ta yeni planı üzerinde çalışmaya başladı. Öncelikle esir aldığı Magtheridon’un kanını kullanarak bir fel ork ordusu yaratmaya başlayan Illidan, aynı zamanda bir şekilde kendisine ulaşmayı başaran ve yardım isteyen gece elflerini de birer iblis avcısı olarak yetiştirmeye başladı -ki bir süre sonra Kael’thas’ın gönderdiği bir grup kan elfi de aralarına katılacaktı. Ancak Illidan, kendisini bir iblis avcısına dönüştüren Sargeras’ın gücüne sahip değildi ve farklı bir yöntem bulması gerekiyordu. Oldukça zor ve acı çektiren bu yöntemde iblis avcısı adayları önce bir iblisi sadece bir hançer kullanarak öldürmek, sonra da onun kalbini yiyip kanını içmek zorundalardı. Ardından tıpkı bir zamanlar Illidan’ın gördüğü gibi Lejyon’un asıl gücünü ve evrende saçtıkları dehşeti gören bu elfler, kendi elleriyle gözlerini oyuyorlardı. İyileştiklerinde içlerindeki iblisi kontrol altında tutabilecek dövmeler ediniyor ve dövüş eğitimi alıyorlardı. Bu öylesine acımasız bir yöntemdi ki her beş iblis avcısı adayından yalnızca bir tanesi hayatta kalabiliyordu. Başarılı olan iblis avcıları ise “Illidari” olarak adlandırılıyorlardı.

Leydi Vashj, Illidan’ın emriyle Zangarmarsh’a giderek buradaki su rezervlerini kontrol altına aldı; Kael’thas ise Netherstorm bölgesine gitti ve burada draenei halkından geriye kalan uzay filosu Bora Kalesi’ne yerleşerek doğrudan Çarpık Düzlem’den büyü enerjisi çekmeye başladı. Kael’thas’ın bu hareketi draeneilerin Exodar isimli gemi ile kaçarak Azeroth’a düşmelerine sebep olacaktı. Artık kan elfleri olarak anılan Quel’Thalas halkının da Illidan’ın öğrettiği şekilde büyü gücünü özümseyip kullanmalarını sağlayan Kael’thas, daha sonra farklı bir efendiye hizmet etme planları yaparak Illidan’ın saflarından ayrılacaktı.

Kategoriler
Yazarlardan İnciler
“Çünkü klasiklerin klasik olmasının bir sebebi vardır. Özellikle de üzerine tüm hasar modifikasyonlarını bastığınızda.”
-Burcu (Amansızca Horizon: Zero Dawn överken)