WARCRAFT TARİHÇELERİ – BÖLÜM 7: MOGU & TROL İTTİFAKI, ULDUM, PANDAREN İHTİLALİ VE ZANDALARI İSTİLASI

Mogu imparatorluğu gittikçe güçlendiği sırada Uldum’da yaşayan tol’virler, kendilerine de bulaşmış olan Tenin Laneti ile baş etmeye çalışıyorlardı. Aynı mogular gibi tol’virler de Bekçi Ra’nın neden ortadan kaybolduğunu bilmiyorlar ve bir gün geri dönmesini umarak bekliyorlardı. Oldukça uzun bir süre boyunca kendi hallerinde yaşamak zorunda kalan tol’virler ile iletişim kuran ise Ra’nın güçlerini edinmiş olan Lei Shen oldu.

Moguların ne derece ilerlediklerini gördüklerinde şaşkınlıklarını gizleyemeyen tol’virler, aynı zamanda Tenin Laneti’ni de bir noktaya kadar durdurabildiklerini öğrenince iyice meraklandılar. Mogu topraklarını gezerken titan-yapımı olmayan ırklara uygulanan zulmü görünce dehşete düşmüş olsalar da herhangi bir karşı harekette bulunmaya niyetleri yoktu; zira tol’virler için Bekçiler’in Uldum’da inşa ettikleri yapıları korumak birincil görevdi. Lei Shen ise bu yapıları kendi imparatorluğuna katmak istiyordu ve bu yüzden “kuzenleri” sayılan tol’virlere Bekçi Ra’yı nasıl alt ettiğini ve onun güçlerini nasıl edindiğini anlattı. Ona göre Bekçi’nin güçlerini almış olmak, aynı zamanda Bekçiler’in yapılarına da sahip olma hakkı sağlıyordu. Lei Shen’in asıl amacı Nalak’sha’nın Makinesi’ni ve Köken Ocağı’nı kullanarak Azeroth’u istediği şekilde biçimlendirmekti ve bunu yaparken tol’virlere de kendi imparatorluğu içerisinde saygın bir konum sunabilirdi.

Tol’virler ise Bekçi Ra’nın başına gelenleri ve Lei Shen’in küstahlığını öğrenince mogu kralına katılma konusunda herhangi bir düşünceleri olduysa bile bunları bir kenara attılar. Bir Bekçi’ye ihanet edecek kadar korkunç bir varlığın yanında yer almak istemediklerini belirterek mogu topraklarını terk ettiler. Lei Shen ise reddedilmeyi bir kayıp olarak görmüyordu zira kendi istekleri ile gelmezlerse tol’virleri kendi ordusuyla kolayca alt edip korudukları yapıları zorla ele geçirebileceğine inanıyordu. Öyle ki ordusu Uldum topraklarına doğru ilerlerken rahip Zulathra’yı da kendisine katılması için yanına çağırdı. Lei Shen tarafından büyüyle ömrü uzatılmış olan Zulathra ikinci defa düşünmeden bu teklifi kabul etti ve birçok yüksek rütbeli Zandalari liderini de yanına alarak mogu ordusuna eşlik etmek için yola çıktı.

lorekeeper-warcraft-tarihceleri-7-04

Mogu ordusu ve trol birliği Uldum’a ulaştıklarında gözlerine inanamadılar: Bereketli yemyeşil topraklar, uçsuz bucaksız sulak ormanlar, göller ve şelaleler bölgenin her yerindeydi. Lei Shen ve ordusu ise böylesine olağanüstü güzellikteki toprakları yalnızca ezip geçmekle yetindiler; onlar için önemli olan tek şey piramit şeklindeki Bekçi yapılarıydı. Hedeflerine ulaştıklarında Lei Shen, tol’virlerin ne kadar acınası halde olduğunu düşünüp onları ne kadar kolay alt edebileceğinin planlarını yapmaya başlamıştı bile; zira piramitlere vardıklarında kendilerine karşı koyan sadece bir avuç tol’virdi ve mogu kralına göre oldukça güçsüzlerdi.

Tol’virler ise ne Lei Shen’i, ne beraberindeki mogu ordusunu ne de trolleri yenemeyeceklerini biliyorlardı. Herhangi bir şekilde karşı koymaya çalışsalar bile ya öldürülecekler ya da köleleştirileceklerdi; ayrıca Bekçi yapıları bu dehşetengiz kralın eline geçerse Azeroth’un geleceğinin ne kadar korkunç olabileceğini kestiremiyorlardı ancak çok da parlak olmayacağı kesindi. Bu yüzden tol’virler, kendi aralarında bir plan yaptılar: Piramit yapıların altında bulunan Köken Ocağı’nı sadece Uldum’u etkileyecek şekilde ayarlayacaklar ve böylece kendilerini yok etmeye gelen ordudan sonsuza dek kurtulacaklardı.

Lei Shen’in ordusu saldırıya geçmişti ki tol’virler, Köken Ocağı’nı çalıştırdılar. Kalimdor kıtasının her yerinden görülebilen ani bir parlamayla Uldum üzerindeki hayat o anda can verdi. Tüm bitkiler, canlılar, o sırada dışarıda çarpışan tol’virler ve savaştıkları mogu ordusu… Hepsi ölmüştü. Bölgeyi “temizleme” işlemi sona erdiğinde Lei Shen, Zulathra ve beraberindeki trollerden eser yoktu. Tol’virlerin bu büyük fedakârlığı sonucunda birçok başka ırka büyük zulümler etmiş olan bir tiran yok olmuştu.

Lei Shen'in Fatihler Kabri'ndeki mezarı

Lei Shen’in Fatihler Kabri’ndeki mezarı

Lei Shen’in sadık takipçilerinden bir kısım Uldum’a giderek krallarının cansız bedenini alıp Kun-Lai Zirvesi’ndeki İmparatorlar Vadisi’nde bulunan Fatihler Kabri’ne gömdüler. Troller için de yaşanılan kayıp büyük olmuştu zira Zandalari trolleri bir daha gerçek anlamda asla toparlanamayacaklardı. Hayatta kalan ve işlerini sağlama almak isteyen az sayıdaki tol’vir ise Uldum’a varan tüm geçitleri kapatıp bölgeyi büyüyle koruma altına aldı; öyle ki binlerce yıl boyunca böyle bir yerin varlığından hiç kimse haberdar olmayacaktı.

Kategoriler
Yazarlardan İnciler
“Çünkü klasiklerin klasik olmasının bir sebebi vardır. Özellikle de üzerine tüm hasar modifikasyonlarını bastığınızda.”
-Burcu (Amansızca Horizon: Zero Dawn överken)