Kimdir, Nedir: Xul

Necromancerlar ya da kısıtlı bir kesim tarafından bilinen diğer adıyla Rathma Rahipleri, sıkça yanlış anlaşılan ve ölülerle olan iletişimleri nedeniyle sıradan halk tarafından korkuyla anılan bir gruptur. Kalan Kitapları‘nda yazana göre efsanevi nephalem Rathma tarafından ölümlülere hayat ile ölüm arasındaki ince çizgiyi bükme yetisi bahşedilmiş ve bu değerli yeteneği spesifik bir amaç için kullanmaları tembihlenmiştir: Işık ve Karanlık arasındaki hassas dengeyi korumak ve hem Cennet’in hem de Cehennem’in insanların dünyası üzerinde bir diğerinden fazla etkiye sahip olmasını engellemek. Rathma’nın öğretilerini bu uğurda ilk takip eden ölümlü de Günah Savaşı döneminde yaşamış olan ve daha sonraları “Kalan” adıyla bilinecek olan Mendeln Ul-Diomed’dir.

Günümüzde tahmini sayıları 150 civarında olan Necromancerlara genellikle daha çok Kehjistan’ın doğusunda rastlanır. Şu anki bilinen liderleri Ölümsözcüsü Jurdann‘dır ve rahiplerin bir ilaha ya da tanrıya en yakın gördüğü şey, dengenin koruyucusu olan gizemli ve kadim ejderha Trag’Oul’dur. Ölülerle iletişim kurabilmenin yanında henüz ölmüş bir bedeni diriltme ve kontrol etme güçlerine de sahiplerdir. Genel olarak bu becerileri “karanlık” bir sanat olarak anılsa da Büyücü Klanları’nın iblislerle antlaşma yaptıklarında maruz kaldıkları yozlaşma ve güce açlık gibi faktörlerden etkilenmeyecek kadar da pragmatistlerdir.

lorekeeper-heroes-of-the-storm-xul-2

Çağlar boyunca Sanctuary tarihine adını yazdırmış olan Rathma Rahipleri’nin içerisinde Xul’un yeri ayrıdır. Diablo’nun Prens Aidan suretinde uyanışı ve Tristram’dan doğuya doğru yolculuğunun ardından dengeyi korumak adına güneydeki bataklıklardan çıkıp gelen Xul, bir grup başka kahramanla birlikte Kara Gezgin‘in peşine düştü. Diğer kahramanlarla birlikte Diablo’nun asıl formuna bürünmesine ve kardeşleri Baal ile Mephisto’yla birleşmesine engel olamamış olsalar da Başmelek Tyrael‘ın Tal’Rasha’nın Kabri‘ndeki esaretine son vermiş ve Kurast’taki geçitten geçerek cehennemin kalbine adım atarak Baş İblisleri yenilgiye uğratmışlardı. Ancak bu sırada Yıkımın Efendisi Baal, Barbar toprakları olan Arreat’a ulaşmış ve Sescheron’u yıkıp geçerek Dünyataşı Çemberi‘ne ulaşarak Dünyataşı‘nı yok etmeyi başarmıştı. Horadric âlimi Deckard Cain’in uyarılarına rağmen dağılan kahramanlar ise evlerine veya önceki hayatlarına geri dönmüşlerdi. Bu noktadan sonra Xul’a dair kayıtlar bir hayli ketum. Uzun yıllar boyunca hakkında bulabildiğimiz tek şey, Cain’in de uyardığı cehennem istilasının başlayışına kadar geçen 20 yıllık sürede kendine Mehtan adında bir çırak aldığı ve dengeyi korumak için savaşmaya devam ettiği…

Ancak eğer söylentilerin işaret ettiği gibi Xul’un yokluğu başka diyarlara da dengeyi taşıma amaçlıysa Nexus’takilere tek bir nasihatim olacak: Karşısına çıkacak olanlar, sakının!