lorekeeper-warcraft-tarihceleri-13

Warcraft Tarihçeleri – Bölüm 13: Tirisfal Konseyi, İlk Muhafız ve Cücelerin Uyanışı

İnsanlar gelişip güçlenirken bir diğer ırk da varlığını göstermek üzereydi. Bekçi Loken’ın yaratımlarının Ulduar ve çevresinde yaşattıkları yıkımdan kaçarak kendilerini Uldaman adındaki yer altı şehrine kapatan ve Tenin Laneti’nin etkilerini azaltmak adına burada derin bir uykuya dalan earthenlar, Ebediyet Pınarı’nın yok oluşu ile kıtanın parçalanışını uykularında bile acı içerisinde hissetmişlerdi. Ancak geçen yaklaşık sekiz bin yılın ardından artık uyanma vakitleri gelmişti.

Earthen ırkı ile birlikte Uldaman’a sığınan mekagnomlar, yapının güvenliğini sağlamakla görevli olsalar da Tenin Laneti’nden kaçamamış ve birer ölümlüye dönüşmeye başlamışlardı. Büyük bir kısmı bu yer altı şehrinden göç ederek yaşayabilecekleri yeni topraklar bulmak üzere yola çıkarken küçük bir kısmı Uldaman’da kalmaya devam etti. Ancak zaman içerisinde birer ölümlü hâline gelen bu gnomlar bir bir ölmeye başladılar; ta ki aralarından yalnızca biri hayatta kalana dek.

Yalnız başına Uldaman’ı ayakta tutmaya çalışan bu dişi mekagnom, diğer ırkdaşları gibi bir ölümlü hâline gelip yaşlanmaya başladığında paniğe kapıldı. Kendisi yer altı şehrinde uyumayan tek canlıydı ve öldüğünde uykudaki tüm earthenların sonsuza dek Uldaman’da kilitli kalıp unutulacaklarından korkuyordu. Bu endişeyle harekete geçen yalnız gnom, son nefesini verirken uyku odalarını aktif hâle getirerek earthenları uyandırdı.

Uyanan earthenlar bedenlerinin beklemedikleri şekilde değiştiğini gördüler. Binlerce yıllık uykuları hiçbir işe yaramamış ve onlar da Tenin Laneti ile etten-kemikten birer ölümlü hâline gelmişlerdi. Yaşadıkları şaşkınlık ve şokun ardından dünyaya adım atmaya karar veren ve kendilerine “cüce” demeye başlayan bu ırk, toprak altında güvenle yaşayacakları bir yer aramaya başladı.

Dun Morogh

Dun Morogh

Gnomlar gibi cüceler de kuzeybatıya doğru yol aldılar. Uzakta gördükleri karlı dağlar onlara sesleniyor gibiydi. Yolda karşılaştıkları yaratıklar ve engellerle baş etmeye çalışan cüceler, zekâlarını kullanan gnomların aksine fiziksel güçlerine ve dayanıklıklarına güvenerek ilerlediler. En sonunda varmak istedikleri topraklara ulaşan cüceler, karlarla kaplı Dun Morogh bölgesine yerleştiler.

Tenin Laneti sebebiyle geçmişleriyle ilgili hatıraları zihinlerinden tamamen silinmiş olsa da cüceler hâlâ toprağa ve metallere karşı büyük bir ilgi besliyorlardı. Aynı zamanda titan-yapımı zamanlarından kalma yerin altında yaşama hisleri de oldukça baskındı ve bu yüzden bulundukları toprakların en yüksek dağının içerisine yerleşmeye karar verdiler. Titanlardan Khaz’goroth’a duydukları saygıyı göstermek amacıyla evleri gördükleri diyara Khaz Modan, yani kendi dillerinde “Khaz’ın Dağı” adını verdikten sonra buradaki en yüksek dağın kalbine muazzam bir demirci ocağı inşa ettiler. Çevredeki madenleri ve değerli taşları ortaya çıkarmak için azimle çalışan cüceler, önceleri yer yüzünde yaşayan diğer ırklardan uzak bir şekilde kendilerini geliştirdiler. Dağın içerisinde bulunan ocağın çevresine yerleşen cücelerin kurdukları şehir ise Ironforge’dan başkası değildi.

lorekeeper-warcraft-tarihceleri-13-06

Khaz Modan dağlarında değerli taş ve madenlerin arayışına çıkan cüceler, bir süre sonra neden olduğunu anlamadıkları bir yakınlık hissettikleri bir ırkla, yani gnomlarla karşılaştılar. İki ırk da titan-yapımı oldukları döneme ait neredeyse hiçbir şeyi hatırlamadığından birbirlerini tanımamışlardı; ancak bu durum, kısa süre içerisinde dostane ilişkiler içerisine girmelerini engellemediği gibi bilakis destekledi. Gnomların zekâsına ve teknolojisine hayran kalan cüceler, bu ırkın yaşayacak bir şehri olmadığını da üzüntüyle fark ettiler. Onları eksik kaldıkları konularda bilgilendirmek isteyen cüceler, taş ve mücevher işleme sanatı konusunda gnomları eğittiler. Gnomlar ise karşılık olarak cücelere mühendislik ve bilim dallarında bildiklerini aktardılar.

Edindikleri yeni bilgiler ışığında kendi köşelerine çekilen iki ırktan gnomlar, bir süre sonra Gnomeregan ismini verdikleri bir yer altı şehri inşa edecekler, cüceler ise Ironforge’u geliştireceklerdi. İki ırk uzun bir süre boyunca nadiren iletişime geçecek olsalar da karşılıklı bilgi alışverişi ve sahip oldukları ortak miras sebebiyle ihtiyaç anında düşünmeden birbirlerine yardıma koşacaklardı.