lorekeeper-artefakt-oykuleri-shaman

Artefakt Öyküleri: Shaman

Enhancement – Doomhammer

Shaman - Enhancement


Hükümçekici

Elementlerin öfkesiyle dövülmüş, nesilden nesile aktarılmış ve karşısında duran her şey için yıkımın habercisi olmuş olan Hükümçekici’nin, hem kurtuluş hem de kıyamet getireceği ön görülmüştü.

Tarihteki en tanınmış orkların bir kısmı Hükümçekici’ne sahip olmuşlardı: Blackhand, Orgrim, Thrall. Ve şimdi de sana teslim edildi. Hükümçekici senin ellerinde zaferin gücünü taşıyor…ya da yıkımın.


Hükümçekici, Bölüm Bir

Hükümçekici’nin kökeni Draenor’da bulunan ogre imparaotluğunun yükselişine ve Gelnar adındaki bir orka kadar dayanıyor.

Söylentilere göre orkların ogreler tarafından köleleştirilmeleri tehdidiyle karşı kaşıya kalan ve bir çözüm arayan Gelnar, sayısız gün boyunca derin düşüncelere dalmış bir şekilde tek başına dolaştı. Korkunç bir fırtına onu Gorgrond’daki bir istim mağarasına sığınmak zorunda bıraktığında Gelnar, yükselmiş olan ateşinin de etkisiyle çeşitli görüler gördü. Bedenini ve ruhunu elementlere adadığını söyleyen Gelnar, bir lav havuzuna atladıysa da mucizevi bir şekilde hiç yara almadı.

Efsaneye göre Hükümçekici’nin baş kısmı Draenor’un kalbinden bizzat rica edilerek edinilmişti.Gelnar daha sonra meşeden bir kabza yaptığında ise silahın yapımı tamamlanmış oldu. O günden sonra hem silah hem de ‘Doomhammer’ ismi babadan oğla geçti.


Hükümçekici, Bölüm İki

Ork şaman Tolla Kol’gar’ın yazılarından bir kesit:

“Klanımız bir ordu dolusu ogre istilacısı ile karşı karşıyaydı.

“Gelnar Hükümçekici’ni havaya kaldırdı ve silah konuştu –ateş ve şimşeğin dilinde. Göğü kaplayan kararmış bulutlar, ayaklarımızın altındaki toprağı sarsacak şekilde gümbürdedi.

“Yağmur üzerimize elementlerin kutsamasını yağdırdı. Ve Gelnar saldırmak için düşmana doğru hamle yaptığında her nasılsa klanımızın bir şekilde hayatta kalacağını biliyordum.

“Yüreklenmiş bir şekilde, dudaklarımızdan dökülen savaş naraları eşliğinde kaderimizle buluşmak için ileriye atıldık.”


Hükümçekici, Bölüm Üç

Hükümçekici ile ilgili uzun süredir var olan bir kehanet bulunmaktadır:

“Doomhammer soyunun son üyesi bu silahı kullanarak ork halkını önce şana taşıyacak, daha sonra ise felakete sürükleyecek. Ardından ise Karakaya Klanı’ndan olmayan birinin eline geçecek ve böylece tekrar adaleti sağlamak adına kullanılacak.”


Hükümçekici, Bölüm Dört

Hükümçekici bir baba öldüğünde en büyük oğluna geçecek şekilde nesilden nesile aktarıldı. Bu âdet yalnızca Hükümçekici’ni alıp yapıldığı lav havuzuna götüren genç Orgrim Doomhammer tarafından kısa süreliğine kırılacaktı. Burada silahın üzerindeki kehaneti hükümsüz kılmaya çalıştı ancak bir yandan da güçlerini elinde tutmak istiyordu.

Lav havuzu silahı Orgrim’in ellerinden aldı. Öyle ki bir ork klanı şefi zihnini boşaltıp gurur ve görkemli rüyalardan arındıktan sonra lav havuzuna uzanıp Hükümçekici’ni alana kadar da orada kaldı. Lavlar her ne kadar onu sonsuza dek yaralamış olsa da şef ölmedi.

O günden sonra bu şef, Blackhand olarak anılacaktı.

Blackhand, Hükümçekici’ni silahlar dövmek ve topraklarını istila etmeye gelen ogre ordusuna karşı savaşmak için kullandı. Savaş sona erdiğinde ise silahı, onu ölümüne kadar yanında taşıyacak olan Orgrim’e geri verdi.


Hükümçekici, Bölüm Beş

İnsanlar ve orklar arasında gerçekleşen İlk Savaş boyunca Orgrim Doomhammer, kendisinin bu isimle anılmasını sağlayan silahı kullanarak düşmanlarını ezerken bir yerleşim yerinden diğerine doğru yol alıp alev alev yanan yıkımı beraberinde taşıdı.

Savaş bitmek üzereyken Orgrim, Hükümçekici’ni kumandanı olan Blackhand’i öldürmek için kullandı ve böylece Güruh’un savaşşefi unvanını da elde etmiş oldu.

Elinde Hükümçekici ile ilerleyen Orgrim, insanların başkenti olan Stormwind’e doğru hücuma geçti, şehri talan etti ve orklar adına nihai zafer kazandı.


Hükümçekici, Bölüm Altı

General Turalyon’un Orgrim Doomhammer ve Lord Anduin Lothar arasında gerçekleşen çarpışmayı anlatan yazılarından bir kesit:

“Çarpışan ikiliye yetişebilmek için dost-düşman demeden önüme çıkan herkesi bir kenara iterek yolumu bulmaya çalıştım. Orgrim’in savurduğu ağır darbe Lothar’ın kalkanını içe doğru çökertti; ancak önderimiz de ork kumandanın göğüs zırhını neredeyse yaracak kadar hiddetli saldırısıyla cevap verdi. Lothar kalkanını bir kenara bırakırken Orgrim de zırhını çıkarıp attı.

“İkili, savurdukları şiddetli darbelerle tekrar çarpışmaya başladı. Birbirlerini hırpalıyorlar ve çektikleri acıya karşı ayakta durmaya çalışıyorlardı. Orgrim, Lord Lothar’ı geri çekilmeye zorlayacak bir yumruk attı. Önderimiz, orkun başının üstünden savurduğu saldırıyı durdurmaya çalıştı; ancak ben olanları dehşete düşmüş şekilde izlerken orkun çekici, Stormwind’in kudretli kılıcını kırarak çok sevgili kumandanımızın miğferini paramparça etti.

“Lord Lothar son nefesini verirken kırılmış olan kılıcıyla Orgrim’in göğsünü yardı. Ve sonra yere yığıldı Azeroth’un Aslanı; hayat özü yavaşça savaş meydanına akmaya başladı.”


Hükümçekici, Bölüm Yedi

İkinci Savaş’ın ardından Orgrim Doomhammer saklanmaya başladı. Arzusu soydaşlarını bulundukları toplama kamplarından kurtarmaktı; ancak bunu yapabilmesi için güçlü bir müttefiğe ihtiyacı vardı. Aradığı yol arkadaşlığını ise insanlar tarafından yetiştirilen bir orkta bulacaktı –Thrall.

Orgrim kukuletasıyla karşısında dikildiğinde Thrall gerçekte kiminle yüzleştiğini bilmiyordu. Ayazkurdu kampında Thrall kendisine meydan okuduğunda eski şef, bunu memnuniyetle kabul etti.

Thrall ne kadar iyi bir savaşçı olduğunu hemen belli etmişti; zırhlı rakibinin savurduğu darbelere karşılık vermiş, onunla çarpışmış ve hatta bir noktada Hükümçekici’ni orkun elinden çekip almıştı.

Bu karşılaşmanın sonunda Orgrim, rakibinin azminden öylesine etkilenmişti ki Thrall’ı yardımcı kumandanı ilan etti.


Hükümçekici, Bölüm Sekiz

Savaşşefi Thrall tarafından iletilen, Orgrim Doomhammer’ın ölümüyle ilgili rapordan bir kesit:

“Öfkeyle dolmuştum! Orgrim orada öylece yatıyordu; arkasından saldırmışlardı ve ölmek üzereydi. Mızrağın sapı hâlâ sırtından fırlamış şekilde duruyordu. Bu alçakça bir hamleydi!

“Onun yanında diz çöktüm. ‘Lordum,’ diyebildim sadece.

“Akıl hocam bana ilerlemem gerektiğini, Güruh’u bir kez yönettiğini ancak bunu tekrar yapmasının kaderinde yazmadığını anlattı. Ve en sonunda şunları söyledi: ‘Thrall, D-Durotan’ın oğlu, savaşşefi unvanı senindir. Benim zırhımı giyecek ve benim çekicimi taşıyacaksın.’”


Hükümçekici, Bölüm Dokuz

Ölmekte olan Orgrim Doomhammer zırhını ve çekicini Thrall’a miras bıraktığında genç ork, böyle bir onura layık olmadığını hissediyordu.

Orgrim, Thrall’a yaşayan başka hiç kimsenin bunu yapmaya layık olmadığını söyledi.

Orgrim Doomhammer’ın Thrall’a söylediği son sözler şunlardı: “Onlara liderlik edip… zafere taşıyacaksın…ve de… barışa.”

Orgrim, Thrall’ın kollarında son nefesini verdi. Orklara lidersiz olmadıklarını göstermek için bu eski savaşçının zırhını aldı. Onu kuşandıktan sonra eğilip bu sefer babadan oğla değil, üstattan öğrencisine geçmiş olan Hükümçekici’ni kaldırdı.


Hükümçekici, Bölüm On

Hükümçekici’nin görüntüsü, yıllar boyunca onu sahiplenenlerin yaptıkları değişikliklerle evrimleşmişti.

Thrall’ın hakimiyetindeyken savaşşefinin ecdadına ait olan yuvayı onurlandırmak için başlığına bir Ayazkurdu sembolü eklendi.

Yeniden değişim geçirmiş olan Hükümçekici, kısa süre içerisinde gücün ve adaletin simgesi hâline geldi. Ancak daha da önemlisi tüm orklar için umudun sembolüydü.


Hükümçekici, Bölüm On Bir

Hükümçekici’ni Thrall’a vermeden çok önceleri Orgrim, bir sırrını açıklamıştı. Bu silah, bir zamanlar kendisini elementlere daha yakın hissetmesine sebep olmuş olsa da zaman geçtikçe adeta ağır bir yüke dönüşmüştü.

Thrall, Hükümçekici’ni yıllar boyunca onurlu ve dürüst bir biçimde taşıdı. Ancak habis savaşşefi Garrosh Hellscream’i öldürdükten sonra kendisiyle ters düştüğünü hissetti. Bu iç mücadelesi Hükümçekici’ni de etkiledi. Thrall’a göre adalet ve erdem ülkülerinin vücut bulmuş hâli olan bu silah sanki tekrar intikamı simgeler olmuştu.

Hükümçekici’nin tekrar ‘ağır bir yük’ hâline gelmesiyle birlikte tarih tekerrür etti. Bu yaşananla birlikte birçok kişi Hükümçekici’nin tekrar erdemin gazabının bir sembolü hâline gelip gelmeyeceğini merak eder oldu.