lorekeeper-artefakt-oykuleri-druid

Artefakt Öyküleri: Druid

Restoration – G’Hanir, The Mother Tree

Druid Artefakt - Restoration


G’Hanir, Ana Ağaç

Zümrüt Rüya tehlikede. Kâbus, gücünün yettiği her şeyi yozlaştırmaya çalışıyor.

Bu dal, Rüya’yı sabit ve huzurlu tutmada çok büyük bir öneme sahipti ancak orada daha fazla bırakmak da güvenli değil. Tarihteki en başarılı druidlerden birisin. Bu asayı yanında taşı, onu koru ve Lejyon’u dünyamızdan atmakta kullan.


G’Hanir, Ana Ağaç, Bölüm Bir

Azeroth’un kadim günlerinde doğal yaşam Eski Tanrılar’ın korkunç hükmü yüzünden doğru düzgün gelişme şansı yakalayamamıştı. Eğer yardım görmeselerdi hiç gelişmeyebilirdi de. Titanlar bunun farkındaydı. Bize yardım etmek için yaptıkları son şeylerden biri de bekçilere gereken bilgi ve gücü aktararak Eski Tanrılar’ın ağza alınmayacak hasarlarını geriye çevirmek olmuştu.

Doğa zamanla yayılacaktı. Yaşam gelişecekti. Nesiller boyunca bitkiler ve hayvanlar büyüyüp gelişecekti.

Bu mucizevi gelişme tek bir yerden gelmemişti. Ancak başlangıçta bu iyileşmenin ve dengenin bir kaynağı vardı; bütün yaşamın dinlenip kendine gelebileceği bir yer.

Adı G’Hanir’di. Ana Ağaç olarak anılıyordu.


G’Hanir, Ana Ağaç, Bölüm İki

Bekçi Freya, titanlar tarafından Azeroth’un doğal yaşamını yönlendirmekle görevlendirilmişti. Bu görevi gerçekleştirmek için Zümrüt Rüya adında mistik bir düzlem yarattı. Bu düzlemin doğanın bozulmamış, kötülüğün ya da medeniyetlerin etkisiyle rahatsız edilmemiş bir biçimi olmasını istemişti.

Rüya’nın içindeki yüksek zirvelerden birinde tek bir devasa ağaç yaratmaya başladı. Bu ağaçtan pek çok meyve ve çiçek filizlendi; yeni yaşamlar dalga dalga yayıldı ve diyarın dört bir yanına serpildi.

Freya benzer yaşam havuzlarını Zümrüt Rüya’nın başka bölgelerinde de oluşturdu ancak bu ağaç ilkti, en büyük ve en göz alıcı olandı. Binlerce yıl boyunca iyileşmenin ve dengenin kaynağı olarak etkisi Rüya’nın ötesindeki fiziksel dünyaya bile taştı.


G’Hanir, Ana Ağaç, Bölüm Üç

Azeroth’ta hayat baş gösterirken nesillerce hayvanlar doğup büyüdü. Zümrüt Rüya da çok geçmeden sayısız hayvanın ruhuyla doldu.

Freya’nın yarattığı ilk ağaç olan G’Hanir, kanatlı yaratıklar için bir sığınak oldu. Sayısız dallarında hepsi için yer vardı ve iyileştiren, huzur dolu enerjileri en dertli zihinleri bile yatıştırmaya yetiyordu.

Birçok güçlü ruh G’Hanir’e çekilmişti. Bazısı sadece şöyle bir bakmak istiyordu, diğerleriyse gövdesinde oturmak ve gölgesinde biraz dinlenmek…

Ancak bir tanesi ağacı hiç terketmedi. Aviana adındaki bir Yaban Tanrı ağacı evi belledi ve yaşadığı sürece orada kaldı.


G’Hanir, Ana Ağaç, Bölüm Dört

Aviana aynı zamanda Kuşların Hanımı olarak da biliniyordu. Diğer bazı Yaban Tanrılar’ın aksine kendini daha düşük, ölümlü yaratıklardan uzak tutmamıştı. Bir yırtıcı olarak gökyüzünden avının üzerine kapanmak hoşuna gidiyordu.

En nihayetinde başka bir isimle anılmaya başlandı: Ana Ağaç’ın Hanımı. G’Hanir’in gücüyle büyülenmişti. Ne de olsa G’Hanir bir ağaçtan fazlasıydı; yaşamın, iyileşmenin ve huzurun kaynağıydı. Aviana yıllar boyu kendi gücünü ağacınkiyle birleştirdi ve böylece Azeroth’un bütün yaşayan kanatlı varlıkları ölümden sonraki yaşamlarını Ana Ağaç’ın dalları arasında uçarak geçirmenin hayalini kurar oldular.

Aviana’nın ruhu Ana Ağaç’ınkiyle iç içe geçmişti. Zaman içerisinde bunun büyük sonuçları olacaktı.


G’Hanir, Ana Ağaç, Bölüm Beş

On bin yıl önce Azeroth istila edilmişti. Yakan Lejyon topraklarımızı işgal etmiş ve onlara karşı koyan herkese savaş ilan etmişti. Karşı koyabilecek çok az kişi vardı ve Lejyon sayıca onlardan çok üstündü.

İlk druid olan Malfurion Stormrage, Yaban Tanrılar’ı dövüşe katılmaya çağırdı. Lejyon’un zafer kazanması sadece elflerin yok olmasına sebep olmayacak, aynı zamanda Azeroth üzerindeki tüm canlılar için de bir felaketle sonuçlanacaktı.

Çoğu Yaban Tanrı, Malfurion’un bu çağrısına cevap verdi. Aviana da onlardan biriydi.


G’Hanir, Ana Ağaç, Bölüm Altı

Yaban Tanrılar, Yakan Lejyon’a karşı savaşa katıldığında iblisler bunu beklemiyordu. Doğanın bu kadar güçlü düşmanlar üretebileceği ihtimalini düşünmemişlerdi. O savaşın yaşandığı gün, Azeroth hür ve Lejyon hükmünden bağımsız kaldığı sürece asla unutulmayacak.

Aviana bütün diyarlara yayılmış olan kuş sürülerini Lejyon’un askerlerini avlamak için yönlendirdi. Sayısız iblis hem Aviana’nın hem de onun çocuklarının önünde düştü.

Ancak Yakan Lejyon’un ordusu muazzamdı. Aviana gökten düştü ve iblis mızrakları Ana Ağaç’ın Hanımı’nın canını aldı.


G’Hanir, Ana Ağaç, Bölüm Yedi

Aviana’nın ölümü Zümrüt Rüya’da bile yankılandı ve G’Hanir’in yaprakları dallarından kopup düştü. Yüce Ana Ağaç, sayısız yaratığın ruhunun evi ölmüştü. Birçok yaratık arkasından ağıt yaktı; kimisi de Aviana’nın yokluğunda karanlık güçlerin tarafına geçmeye cezbedildi.

Ancak ölmüş olmasına rağmen Aviana’nın ruhu hâlâ oradaydı.

Büyük Bölünme’nin ardından gece elfleri medeniyetlerini tekrar inşa etmeye çalışırken yeşil ejdersürüsünün üyeleri bir keşifte bulundular: G’Hanir’in tek bir dalı. Yapraklarından tek bir palamut sarkan bu dal, Zümrüt Rüya’da ejderhaların korumasına bırakılmıştı.

Kızıl ejdersürüsünün lideri Alexstrasza, palamutu kullanarak Nordrassil’i yarattı: İkinci Ebediyet Pınarı’nı koruyacak olan muazzam Dünya Ağacı’nı.


G’Hanir, Ana Ağaç, Bölüm Sekiz

Malfurion Stormrage, G’Hanir’in dalını sunanın Aviana’nın ruhu olduğunu hissetmişti ve dalı gizlemenin en doğrusu olacağına karar verdi. Aviana’nın çocuklarından çoğu kendilerini kaosa kaptırmışlardı ve hanımlarının mirasını yeni efendileri adına ele geçirmek isteyebilirlerdi.

Malfurion, G’Hanir dalını gizlice Zümrüt Rüya’nın derinliklerindeki güvenli bir noktaya taşıdı. Sadece birkaç kişi varlığını bilse de dalın etkisi bütün Rüya’da kendini hissettiriyordu.

G’Hanir’in dalı, birkaç bin yıl boyunca Zümrüt Rüya için bir dengeleyici görevi gördü; yakınındaki bölgeler eskiden olduğu gibi büyük bir iyileştirme ve huzur yaydı.


G’Hanir, Ana Ağaç, Bölüm Dokuz

Afet’in etkileri Azeroth’u ve Zümrüt Rüya’yı köklerinden sarsmıştı. Gece elfleri, Ragnaros’un güçlerini Hyjal Dağı’ndan atmaya çalışırken Azeroth’un kahramanlarına yeni müttefikler çağırmalarını söylemişlerdi –ya da daha açıklayıcı olmak gerekirse eski bazı müttefikleri geri çağırmalarını…

Kadimler Savaşı sırasında öldürülmüş olan Yaban Tanrılar’ın çoğu diriltilmişti. Aviana da Azeroth’a ayak basmış ve Güruh ile İttifak kuvvetlerine katılarak element güçlerini Ateş Diyarları’na geri sürmüştü. Sonundaysa Ragnaros öldürülmüş, Hyjal Dağı kurtarılmıştı.

Aviana böylece ilgisini tekrar G’Hanir’e çevirdi. Zaman değişmişti ancak Aviana’nın kendi türüne ruhsal bir sığınak sağlama rüyası değişmemişti. Bu yüzden de Ana Ağaç’ı eski görkemine kavuşturmaya karar verdi.


G’Hanir, Ana Ağaç, Bölüm On

Ana Ağaç’ın dalı Zümrüt Rüya’daydı. Druidlerin bilmediği şey ise Zümrüt Kâbus’un hizmetkârlarının saldırmak için yavaş yavaş güçlerini toplamaya başlamış olduğuydu. Rüya içerisindeki güç kaynaklarını inceleten karanlık kuvvetler, G’Hanir’in gerçek doğasını keşfettiler.

Satir lordu Xavius, Yakan Lejyon adına çalışarak Rüya’yı içeriden zehirliyordu. Hizmetkârlarına çok dikkatli olmalarını tembihleyen Xavius, G’Hanir’in dalını çok yavaş bir şekilde, muhafızlarının tespit edemeyeceği bir hızda yozlaştırdı.

Kâbus kendini gösterdiğinde G’Hanir’in dalı da içindeki kötülükle titreşmişti. Eğer yozlaşmış hâlde bırakılsaydı, bütün Zümrüt Rüya’yı kaosun pençesine düşürecekti.

Ancak dal arındırıldığında Xavius’un bu planı da suya düşmüş oldu.


G’Hanir, Ana Ağaç, Bölüm On Bir

Şu andan sonra G’Hanir’i gizlemek çok tehlikeli. Kâbus dalın gücüne göz koymuş olduğundan gizlilik de işe yaramaz durumda. Ana Ağaç’ın kudretini kötü güçleri Azeroth’tan kovmak için kullanmamız gerek. Aviana da hemfikir ve dalı kutsamasıyla birlikte yolladı.

Belki bir gün dalı Rüya’ya geri götürüp yine bütün düzleme denge ve huzur yaymasını sağlayabiliriz.

Ancak şu an için bir kahramanın ellerinde çok daha değerli. G’Hanir’in kaderi, sayısız hayatı kurtarmak ve yozlaşmayı bu dünyadan temizlemek ne de olsa.