heroes of the storm future heroes

Yolunu Gözlediğimiz Heroes of the Storm Karakterleri

BROLL BEARMANTLE – DRUID OF THE CLAW
(Warcraft – Warrior)

lorekeeper-hots-broll

Warcraft evrenindeki en güçlü Druid Malfurion olabilir, ancak bize Druidlerin asıl marifeti olan şekil değiştirmeyi gösterebilecek bir karaktere Nexus’ta hâlâ ihtiyacımız var doğrusu. Zamanında Orgrimmar’daki arenada gladyatör olarak dövüşmüş, Stormwind Kralı Varian ile maceradan maceraya atılmış Broll Bearmantle da bu eksiği en güzel şekilde kapayabilecek karakter kesinlikle!

Eh, “Bear”mantle diyoruz, Broll’un ana özelliği tabii ki ayıya dönüşmek olacaktır. Night Elf halindeyken daha çok takım arkadaşlarına hız verecek (Stampeding Roar), destek sağlayacak (belki kısa süreli bir buff olarak Mark of the Wild?) yeteneklere sahip olan Broll’un asıl gücüne ayı formuna geçtiğinde ulaştığını rahatlıkla söyleyebiliriz. Çok fazla bir saldırı gücü olmayan Broll, ayı formuna geçtiğinde seçtiği bir takım arkadaşını korumaya alan ve o karaktere gelecek tüm hasarın bir kısmını kendine yansıtan bazı özelliklere sahip olabilir. Daha da iyisi, normalde çok düşük hasar verdiği halde canı azaldıkça verdiği hasarın arttığı bir “öfke” mekanizmasına sahip olsa, böylece kimse ona odaklanmasa bile koruduğu kişiye gelen hasarı kendine yansıtmasıyla aynı zamanda verdiği hasarı da arttırsa tam da çizgi romanlardan ve oyundan tanıdığımız Broll’e dönüşür doğrusu! Etten duvar gibi rakibinin karşısına dikilen ve takım arkadaşlarını savunmada oldukça etkili olan bu karakterin zayıflığı da muhtemelen kalabalık kontrolüne yoğunlaşmış bir rakip takım olur tabii.

 

FENIX – STEWARD OF THE TEMPLAR
(Starcraft – Warrior)

lorekeeper-hots-fenix
GamesCom’da Dustin Browder’ın ağzından Fenix’in sözünü bizzat aldıktan sonra Fenix’i listeye eklememek düşünülemezdi tabii ki.

Orijinal StarCraft’ı oynadıysanız Fenix’i bilmemenize imkan yok zaten. Protoss ırkının en efsanevi savaşçılarından birisi olan Fenix, Kerrigan’ın ihaneti sonrası savaşta düşmüş olmasına rağmen daha sonra bedeni Dragoon zırhının içerisine konularak geri dönmüştü. Dustin Browder’ın bize Gamescom’da çıtlattığı üzere Fenix oyuna geldiği zaman hem normal hem de Dragoon formunu içeren bir “yeniden doğuş” mekaniğine sahip olması çok yüksek ihtimal o yüzden.

Blizzard’ın tam planlarını bilmesek de benim Fenix konusundaki fikirlerim karakterin iki formu olması yönünde: İlk baştaki daha saldırgan ve yüksek hasar kapasitesine sahip olan formu müthiş derecede kırılgan aynı zamanda. O yüzden savaşın ortasına atlamak Fenix’in bu formu için oldukça riskli ama getirisi de büyük bir hareket. Olur da bu formdayken sağlığı 0’a düşerse birkaç saniye içinde ikincil form olan Dragoon zırhı devreye girebilir: Bir anda çok daha dayanıklı bir karaktere dönüşen ancak saldırı gücünün ciddi bir kısmını kaybeden Fenix böylece yeri geldiğinde kendini takımı için feda edip düşmanı geride tutacak bir karakter oynanışı sunacaktır. Aynı şekilde rakip takım da bu durumda Fenix’i ne zaman indirmek isteyeceğine karar vermek durumunda kalacak; zira hemen indirilmezse yüksek hasarla rakibin başını ağrıtabileceği gibi ilk hedeflenen olursa da çok fazla hasar veremese bile kalabalık kontrolüne yönelik yetenekleriyle yine çok canlar yakabilecek bir karakter olacaktır.

 

NECROMANCER – PRIEST OF RATHMA
(Diablo – Specialist)

lorekeeper-hots-necromancer
Eğer son 16 yıl içerisindeki bir dönemde Diablo 2 oynadıysanız Necromancer’a çok yüksek ihtimalle aşinasınızdır. Diablo evreninde de oldukça mühim bir yere sahip olan Necromancerlar karanlık ve aydınlık, kötü ve iyi gibi bir çok zıtlığın arasındaki dengenin korunmasından sorumludur aslında. Yöntemleri biraz da karanlıktır; gerektiğinde almaları gereken bilgiyi karşısındaki ölü bedenden söküp alırlar, zaman zaman da o ölü bedeni düşmanlarına karşı bir silah olarak kullanmaktan sakınmazlar…

Açıkçası özündeki o “ölü diriltme” konseptiyle Necromancer’ın Heroes of the Storm’a getirebileceği potansiyelin muazzam olduğunu düşünüyorum. Hele ki Blizzard’ın Sylvanas’ta bir türlü popüler edemediği Possession mekaniğinin temelini alıp Necromancer’ın ana özelliğini bunun çevresine kurma fikri oldukça heyecan verici bence. Ana özelliği ittirdiği koridorda öldürdüğü tüm minionları kısıtlı bir süre için dirilterek kendine katmak olsa, aynen Diablo 2’de olduğu gibi yanında ufak bir orduyla gezip düşmanını lanetleyerek savaşan bir Necromancer muhteşem bir ek olurdu oyuna. Talentlarına da aynen Diablo 2’de olduğu gibi farklı türde iskeletler üzerine uzmanlaşmayı eklediniz mi, kimisi yanında büyücü iskeletlerle gezer kimisi de yakın dövüşte daha etkili olan iskeletlerle… Ve sırf bu kadar da değil, Blizzard’ın Necromancer’ı eklerken temel alabileceği o kadar çok farklı yetenek var ki! Düşmanları Bone Prison’a hapsedip kilitleyen bir karakter de yapabilirler, gerektiğinde hem kendini hem de takım arkadaşlarını kemikten zırhla koruyan bir karakter de… Ya da mesela zehir patlamaları yapan, düşmanın vurduğu hasarın bir kısmını kendine geri ileten Iron Maiden gibi büyülerle takım savaşlarının kaderini değiştirebilen ya da Golem’iyle “ufak bir ordu”yu tam teşeküllü bir orduya çeviren bir karakter de. Hatta oyunun kurallarını iyiden iyiye yıkmak isterse heroic yeteneklerinden birisi ölen takım arkadaşlarını kısıtlı bir güç ve zaman için yeniden diriltmek bile olabilir.

Sizi bilmiyorum ama, listedeki herkes bir yana, oyunda görmeyi en çok istediğim karakter kesinlikle Necromancer. Artık Mendeln mi olur, Zayl mı yoksa Rathma’nın ta kendisi mi, orasına da Blizzard karar versin. Yeter ki Necromancer’ı oyunda görelim artık!

[TUTTURDUK!]