WARCRAFT TARİHÇELERİ – BÖLÜM 1: EVRENİN OLUŞUMU, TİTANLAR, İBLİSLER VE HİÇLİK EFENDİLERİ

Her nasıl ki Işık’ın evrene yayılmasıyla naarular, titanlar ve diğer canlılar hayat bulduysa Hiçlik’in içerisinde de benzer şekilde karanlık varlıklar doğmuştu. En güçlülerinin Hiçlik Efendileri olarak adlandırıldığı bu varlıklar, tüm yaşamı sonlandırmak ve evrendeki tüm enerjiyi emerek yok etmek istiyorlardı. Düzen, onlar için var olmaması gereken bir kavramdı. Uzun bir süre boyunca Panteon’u ve evrendeki çalışmalarını gözlemleyen Hiçlik Efendileri, yaratılışları gereği fiziksel düzleme geçiş yapamıyorlardı; ancak bunu farklı yollarla başarmalarını sağlayabilecek arayışlar içine girmekten de geri kalmadılar. İlk başta Panteon üyeleri arasından yozlaştırabilecekleri bireyler olup olmadığını öğrenmek isteyen Hiçlik Efendileri, karanlık güçlerini bu titanlara yönlendirdiler fakat başarılı olamadıklarını fark ettiler. Üzerlerinde oynanan oyunların farkında olmayan titanlar öylesine güçlü ve dirençliydiler ki herhangi bir şekilde ele geçirilmeleri imkansızdı.

Panteon üzerinde kontrol sağlama çabaları sonuçsuz kalan Hiçlik Efendileri, farklı bir plan uygulamaya koyuldular: Henüz yeterince olgunlaşmamış dünya-özü barındıran gezegenleri yozlaştıracak, böylece yeni bir titan doğduğunda diledikleri gibi kontrol edebileceklerdi. Bu amaçla harekete geçen Hiçlik Efendileri, karanlık güçlerini kullanarak korkunç varlıklar yarattılar ve bu yaratıkları uzayın derinliklerine gönderdiler. Eski Tanrılar olarak bilinecek bu dehşetengiz varlıklar, zaman içerisinde kâinata yayıldılar ve bulabildikleri dünyalara inerek yozlaştırmaya başladılar.

Twisting Nether

Çarpık Düzlem

Bu sırada evrene düzen getirmeye devam eden titanlar ise Hiçlik’in karanlık ve gölgemsi gücünü hissetmiş olsalar da ne Hiçlik Efendileri’nden ne de dünyaları tehdit eden yaratımları Eski Tanrılar’dan haberdarlardı. Onlar için dikkatlerini çeken başka canlılar baş göstermeye başlamıştı: İblisler. Çarpık Düzlem’deki kaotik enerjilerden doğan bu meşum yaratıklar, fel büyüsü kullanan ve doğaları gereği karşılarına çıkan her şeyi yakıp yıkan varlıklardı. Çok geçmeden fiziksel düzleme geçmenin yolunu bulan iblisler, bulabildikleri dünyalarda terör estirmeye başladılar. Medeniyetleri yıkan, yaşamları kaosa sürükleyen ve yok eden iblisler arasında bir ırk vardı ki hepsinden daha kurnaz ve zeki olmasıyla ön plana çıkıyordu: Nathrezim. “Dehşet efendileri” olarak da adlandırılan bu ırkın üyeleri, açıkça saldırmak yerine arkadan iş çevirmeyi tercih ediyor, yaptıkları karanlık planlarla halkları birbirlerine düşürüyor ve hatta bir kısmını yozlaştırarak yeni iblis ırkları yaratıyorlardı.

İblislerin varlığı karşısında dehşete düşen titanlar, sayısız yıllar boyunca getirmeye çalıştıkları düzenin tehdit edilmesine sessiz kalamayarak aralarındaki en cesur ve en güçlü savaşçı olan Sargeras’ı görevlendirmeye karar verdiler. Evrendeki tüm iblisleri yok edeceğine dair yemin eden Sargeras, hiç tereddüt etmeden yola çıktı. Çağlar boyunca bir gezegenden diğerine giden Sargeras, bu dünyalarda yaşayan canlıları iblislerin zulmünden korumak için elinden geleni yaptı. Onun için düzen getirilen dünyalardaki canlıların yaşadığını ve iblislerin karanlık etkisi olmadan geliştiklerini görmek yeterince tatmin ve mutlu edici bir olaydı. Ancak zaman içerisinde Sargeras, evrendeki tek karanlık gücün iblisler olmadığını fark etti.

Evrendeki en güçlü silah olarak adlandırılan Gorshalach‘ın kudretini de kullanarak iblislerle olan çatışmaları devam eden Sargeras, bir süre sonra aralarından bazılarının Hiçlik enerjilerini kontrol edip kullanabildiklerini gördü. Dehşete kapılan titan, bu enerjinin ardında yatan kaynağı aramaya koyuldu ve yaptığı araştırmalar sonucunda Hiçlik Efendileri olarak adlandırılan ve iblislerden çok daha güçlü olduklarını anladığı habis varlıkların, evreni yozlaştırmak için bitmek tükenmek bilmeyen bir uğraş verdiğini fark etti. Bu varlıkların amacının ne olduğu ve evren için ne ifade edebileceğini düşünen Sargeras, bir yandan iblislerle olan mücadelesine de devam etti.

Zaman geçer ve Sargeras’ın savaşı devam ederken ulu titan, oldukça rahatsızlık verici bir durumu fark etti. İblisler güçlerini arttırıp birçok farklı dünyayı kontrolleri altına alırken birçoğunun daha önce savaş verip yendiği iblisler olduğunu gören Sargeras, Panteon’a bu durumu haber verdi. Diğer titanlar ise şampiyonlarına yardım edebilmesi amacıyla başka bir titanı, Aggramar’ı gönderdiler. Aggramar iş savaşmaya geldiğinde oldukça deneyimsizdi ama çok çabuk öğreniyordu ve değerli bir müttefik olduğunu kanıtlaması uzun sürmedi.

Kategoriler
Yazarlardan İnciler
“Çünkü klasiklerin klasik olmasının bir sebebi vardır. Özellikle de üzerine tüm hasar modifikasyonlarını bastığınızda.”
-Burcu (Amansızca Horizon: Zero Dawn överken)