EORA TARİHÇELERİ - BÖLÜM 1: EORA'NIN GEÇMİŞİ VE IRKLARI
EORA TARİHÇELERİ – BÖLÜM 1: EORA’NIN GEÇMİŞİ VE IRKLARI

EORA PANTEONU

2823 A.I. itibariyle bilinen Eora panteonu şu şekildedir:

BERATH

Aedyr dilinde Berath, Vailia taraflarındaysa Cirono olarak bilinen bu tanrı döngünün, kapıların ve yaşam ile ölümün tanrısıdır. Kendisinden genellikle cinsiyetsiz bahsedilse de Clîaban Rilag adındaki Engwith yıkıntılarında yaşamı temsil eden formu erkek (Bewnen i Ankew), ölümü temsil eden formunun da kadın (Ankew i Bewnen) olarak tasvir edildiği görülür. Çeşitli efsanelerde “Solgun Şövalye” olarak anılan formu da kadındır. Solgun Şövalye, efsanelerde genellikle ölümü alt etmeye çalışan ya da yaşamını doğal olmayan yollardan uzatan kişilerin karşısına dikilip onlara vakitlerinin dolduğunu söyleyen bir figürdür. Berath’ın diğer yarısı olan “Mübaşir” ise genellikle insan, bazen de cüce olarak tarif edilir. Şövalyenin aksine asla konuşmaz ve ölümünden kaçmaya çalışanları gizlice yönlendirerek ederek kendi mezarlarına götürdüğü söylenir. Aynı zamanda yeniden doğacak ruhlara yol gösterdiklerine ve onları Berath’ın Çarkı‘ndan geçirdiklerine, bazen de Eora’nın kaderine etki edebilecek kadar güçlü ruha sahip kişilere ikinci bir şans tanıdıklarına dair efsaneler de bulunmaktadır.

Çok yaygın olarak bilinmese de ada aumauaları da Berath’a “Rikuhu” adı altında inanırlar. İkiz yılanbalığı şeklinde görülen Rikuhu’nun Kohopa kısmı yaşamı ve yer üstünü, Tangaloa kısmı ise yer altı ve ölümü temsil eder; genellikle birbirlerinin kuyruğunu yerken resmedilirler.

ONDRA

Ayın ve suyun, dalgaların, unutulmuş mekanlar ve şeylerin tanrıçasıdır. Birçok kültürde aya aşık olduğuna ve onu sürekli takip ettiğine dair efsaneler vardır. Bu yüzden gelgit, tsunami ve açık denizlerdeki şiddetli fırtınaların aya ulaşmaya çalışan Ondra’nın çabalarından kaynaklandığına inanılır.

Çoğu efsanede Ondra fiziksel forma bürünmeyen nadir tanrılardan biri olarak anılır. Ancak ada aumaualarının oluşturduğu Huana topluluğunda onun aynı zamanda düzenbaz tanrıça Ngati olduğu ve denizcileri bazen belaya çeken, bazen de onları kurtaran insansı bir bedene sahip olduğu söylenir. Huanalar dışındaki halklar ise Ondra’nın büründüğü en fiziksel formun “Ondra’nın Saçı” da denilen su sütunları olduğuna inanmaktadır.

Bunun dışında Ondra’nın Bağıştaşıyanları adındaki bir grup inanan, unutmak istedikleri anılarla bağdaştırdıkları nesneleri sıradan halktan toplayarak onları bu kötü anılarından kurtarmaktadır. Zamanında Bağıştaşıyan kılığına giren ya da gücünü istismar eden üyeler yüzünden bazı bölgelerde pek de hoş karşılanmazlar.

Abydon’la ilgili bazı karanlık sırları olduğuna dair bazı söylentiler olsa da bunu kanıtlayacak bir bulgu olmamıştır. Olduğunu iddia edenlerin gizemli bir şekilde ortadan kaybolması garip olsa da…

RYMRGAND

Ölümün, vebanın, kıtlığın, entropinin ve kötü şansın tanrısı. “Kış Hayvanı” olarak da anılır ve fiziksel formunun devasa, dağınık albino tüylü bir bizon olduğu bilinmektedir. En kadim Glanfath harabelerinde bile Rymrgand’a (ya da ona çok benzeyen bir tanrıya) ait anlatılara rastlamak mümkündür.

Bizonun görülmesi genellikle peşinden büyük bir felaketin geleceğine işaret eder ve Rymrgand’ın alametleri karşısında tanrıların bile kaçıştığı söylenir. Bizona onu inceleyebilecek kadar yaklaşıp da hayatta kalabilen tek tük kith’in anlattıklarına göre tüylerinin altında vücutları bizonun etrafındaki soğuk tarafından öldürülmüş kurbanların ruhları bulunurmuş.

Berath ve Rymrgand ölüm üzerine hükmü paylaşmalarına rağmen aslında alanları birbirinden farklıdır. Berath’ın uzmanlığı döngüye dahil olan ölümken Rymrgand’ınki döngüye girmeyen ve entropi sonucunda yok olan ruhları içeren ölümdür. Bazı teorisyenler entropi tanrısının döngüye tamamen karşı olduğunu ve inananları için yeniden doğuşun ceza olarak kullanıldığını öne sürmektedir.

WOEDICA

Yasanın, anıların ve haklı hakimiyet ile intikamın tanrıçasıdır; Sürgün Kraliçe ya da Yanmış Kraliçe olarak da anılır. Bazı halk hikâyeleri onun bir zamanlar tanrıların lideri olduğunu ve savaş ile Magran’ın alevleri sebebiyle hakkı olan tahtı kaybettiğini anlatır. Bu hikâyeler doğru mudur bilinmez ancak gerçekten de çoğu tasvirde yanmış, kurumuş bir derisi olduğu görülmektedir. Woedica inananları bu hikâyeye sıklıkla atıf yaparak “kraliçeleri tahtını geri aldığında” yapacaklarından bahsederler.

Woedica’nın rahibeleri, tanrıçalarının mevkisine yakın olmak için sıklıkla çeşitli kasaba ve şehirlerde avukatlık ya da yargıçlık yaparken daha elit bir kısmınaysa doğrudan hükümdarların, düklerin danışmanlığı pozisyonunda rastlanabilir.

Yine ruhban sınıfının anlattıklarına göre Woedica kendisine yapılan yanlışları asla unutmaz, asla affetmez. Tarih boyunca Dyrwood’da meşru olmayan şekillerde güç elde eden meşhur bazı figürleri Woedica’nın fiziksel formu olan “Gırtlaklayan”ın öldürdüğüne dair görgü tanığı kayıtları vardır. Aynı zamanda Dyrwood’u kasıp kavuran Waidwen’in Mirası’nın da Woedica’nın gücünü geri kazanmak için kurduğu bir intikam planı olduğuna dair söylentiler bulunmaktadır.

EOTHAS

Yeniden doğuşun, kefaretin, şafağın, baharın ve ışığın tanrısı Eothas, sıklıkla elinde bir mum tutan ve gümüşten bir taç giyen genç bir adam olarak tasvir edilir. Ölüm ve hasatla bağlantılı yanına Gaun adı altında ayrıca tapan inananları da vardır. Genellikle Deadfire Takımadaları’nda görülen ve Eothas’ın bu ikincil yanını kucaklayan grup kendilerine Şafakyıldızı’nın Çocukları demektedir.

Readceran ve Aedyra İmparatorluğu’nda hâlâ popüler bir tanrı olsa da Dyrwood’da dini yasaklanmıştır. Hatta inananları açıktan açığa avlanıp öldürülmektedir. Bunun sebebi de Readceranlı çiftçi Waidven’in bedenini ele geçirerek Dyrwood’u büyük bir iç savaşa sürüklemesidir. (Detaylar için bkz. Azizin Savaşı ve Waidven’in Mirası) Halgot Hisarı’ndaki savaşta Tanrıçekici adındaki silahla öldürülmüştür. Ancak yıllar sonra özü Maros Nua’nın adradan heykelinin içinde ortaya çıkmış ve Sonsuz Yollar’dan kendini çekip çıkartırken Caed Nua’yı yıkıp kalenin lordu olan Gözcü’yü de ölümün kıyısında bırakmıştır.

GALAWAIN

Av ve arayışın, sebat etmenin, vahşi hayvanların ve suikastçıların tanrısıdır. Her türlü maceracı, hazine avcısı, kâşif ve hatta kâtipler bile Galawain’in egemenlik alanına dahildir, yeter ki bir arayışın peşinde olsunlar. Yabani bölgelerin bulunduğu ve avlanmanın en saf hâlde yapıldığı vahşi ormanların koruyucusudur. Avını zekâsıyla alt etmeyi başaranları, kaba kuvvet kullanarak galip gelenlere üstün görür. Deadfire Takımadaları’nda Toamowhai adıyla tanınır.

Eski bazı efsaneler Galawain’in bir zamanlar tanrıların infazcısı olarak görev yaptığını, onların kutsallarına karşı gelenleri cezalandırdığını söylese de bu efsaneler Woedica’nın hüküm sürdüğünü iddia eden hikâyelerle aynı döneme aittir. Yine de bazı inananları gerektiği takdirde Galawain’in tekrar bu görevi üstleneceğine yürekten inanmaktadır.

MAGRAN

Savaşın, arınmanın, sınavların ve dönüşümün tanrıçasıdır. Azizin Savaşı sırasında Eothas’ın avatarı olan Waidven’i öldüren Tanrıçekici bombasının yapımına yardımcı olmuştur. Savaşın ardından Eothas inancının yasaklanmasıyla birlikte Dyrwood’daki en popüler inanç hâline gelmiştir.

İnananları arasında sıklıkla askerler, subaylar, stratejistler ve taktikçiler görülür. Bu kadar askerî ağırlıklı olmalarına rağmen mantıksızca savaşı teşvik etmezler; onun yerine askerî mükemmellik ve kati disiplini öne çıkartırlar. Daha filozofik yaklaşan inananlarıysa savaşı fâni bir mücadele ve sınav olarak görmektedir.

Ateşte dövülen silahları ve zırhları çok sevdiği için sıklıkla Abydon’un müttefiği olarak gösterilir.

HYLEA

Kuşların, gökyüzünün, şarkıların, sanatın ve lisanların tanrıçasıdır. Göklerdeki Kuşlar Sarayı’nda ikamet etmekte olan Hylea’nın yaşamış olan her kuştan bir tane aldığı tüylerle kendini kuşattığı rengarenk bir pelerini vardır. Uçabilen tüm canlıların patroniçesi sayılan tanrıçanın fiziksel formunun hiçbir zaman kith ırklarından olmadığı ve genellikle kuşları tercih ettiği bilinmektedir. Buna rağmen enteresan bir şekilde çocuk doğumunda ölen kadınların ruhunu alıp kanatlı varlıklara dönüştürdüğüne dair hikâyeler anlatılır; bu yüzden Hylea taraftarları için annesi doğumda ölen çocuklar kutsal sayılır. Huana inançlarında Amira ismini almıştır.

Diğer tanrılarla bilinen bir düşmanlığı olmasa da Azizin Savaşı sonrasında kendini yakın gördüğü Eothas inananlarını kanatları altına almasıyla birlikte Magran’la aralarında bir husumet doğmuştur.

ABYDON

Zanaat ve demircilik, madencilik ile arzunun tanrısıdır. Bir zamanlar diğerleri gibi bir tanrıyken hikâyelere göre başka bir tanrının müdahalesi yüzünden hayatını kaybetmiş ve ölümsüz öz gücünün bir kısmını kaybettikten sonra kendine yeni, yapay bir beden yaratmıştır. Magran’ın yardımıyla endüstriyelliği, makineleri ve golemleri de kendi alanına katmıştır. Abydon bugün bile bu yüzden Magran’a bir bağlılık ve minnet duymakta, tanrıça için silah ve zırh dövülmesine yardım etmektedir.

Ölümünden sonra kendini yeniden yaratmış olan Abydon, inananlarına da aynısını yeni yetenekler, zanaatler öğrenerek yapmalarını ve kendilerini baştan keşfetmelerini salık verir. Son yıllarda takipçileri arasında Abydon’un ölümüne dair detayları hatırladığı ve bunu kendini yeniden yapılandırmak için kullandığına dair bazı söylentiler de fısıldanmaktadır.

SKAEN

Muhalefetin, gizli nefretin, kıskançlığın ve gizli kapaklı komploların tanrısıdır. “Sessiz köle” olarak da bilinir ve herhangi resmî bir tapınağı ya da ruhban topluluğu yoktur. Genellikle ufak tefek, vücudu kırbaç yaralarıyla kaplı, burnu ve kulakları kesilmiş kel bir adam olarak tasvir edilir.

Dostlarının yüzüne gülüp arkasından komplo kuranlar, politik oyunlar oynayanlar en favori inanları arasındadır. Ancak bir yandan kaprisli bir tanrı olduğu için elini erkenden açık edenler veya asıl planlarını belli edecek şekilde davrananları hızla terk ettiği de bilinir. Genellikle Woedica’yla müttefik olduğu bilindiği için bazen Woedica inananları tarafından da adının yakarıldığına rastlanır.

WAEL

Görülerin, rüyaların, illüzyonların, semboller ve kriptografinin, algının gizemli tanrısıdır. Wael’in düşünce yapısı ve amaçları çoğu zaman fâni ya da tanrı fark etmeksizin çoğu varlık tarafından anlaşılamayacak kadar karmaşıktır. Avam tabakası hem önlerinde gizli, akıllarının almadığı problemleri çözebilmek hem de korumak istedikleri sırlar için Wael’e sıklıkla dua ederler.

Wael’in fiziksel formu “Saklanmış” olarak bilinir ve sürekli cinsiyet, yaş, ırk, boyut, etnik köken değiştirdiği söylenir; bilinen ve bilinmeyen birçok dilde konuşup görenleri akıl sağlığından şüphe ettirirdiği fısıldanır. Bu formlarda değişmeyen tek şey Saklanmış’ın yüzünün olmaması ve etrafında dönen farklı boyutlarda birçok gözden oluşan bir bulut olmasıdır.

İnananları çoğunlukla kütüphanelerde bulunurlar ve ruhban sınıfı arasında takma isimlerle sıradışı gizemlerle ilgili makaleler yazıp sıradanın ötesinde olan bilginin akışını yönlendirirler. Bazı âlimler gerçek bilgiyi gizlemeye yönelik bu hareketi art niyetli görse de çoğunluk bunu komik ve tuhaf bulmaktadır.

Kategoriler
Yazarlardan İnciler
“Çünkü klasiklerin klasik olmasının bir sebebi vardır. Özellikle de üzerine tüm hasar modifikasyonlarını bastığınızda.”
-Burcu (Amansızca Horizon: Zero Dawn överken)