lorekeeper-artefakt-oykuleri-paladin

Artefakt Öyküleri: Paladin

Retribution – Ashbringer

Paladin - Retribution


Külgetiren

Şu an bugüne kadar yaratılmışlar arasında en çok iz bırakan ve en meşhur olan silahlardan birine sahipsin.

Bir zamanlar diriölülerin derdi (ve ardından bir süreliğine Musibet‘in en büyük değerlerinden biri) iken Külgetiren, -ister yaşayan ister diriölü olsun fark etmeksizin- lordların, imparatorlukların ve kralların yükseliş ve düşüşlerinde aracı olmuştur. Hem iyiliği hem de kötülüğü temsil etmiştir ve şu an senin ellerinde bulunuyor.

Onu iyi taşı.


Külgetiren, Bölüm Bir

Bilinen çok az sayıdaki artefakt veya yadigâr Külgetiren’in eriştiği efsanevi şecereye rakip olabilir.

Kökeni, orklar ve insanlar arasında yapılan İkinci Savaş’a kadar dayanmaktaydı. Meşhur Yücelord Alexandros Mograine, bu savaş meydanında karanlık bir küre edinmişti.

Alexandros bu artefaktın gölgenin vücut bulmuş bir hâli olduğunu düşünse de bir gün doğruluğun silahı olarak dövüleceğine inandı.

Alexandros’un ön görüsü gerçekleşecek ve bu silah da Külgetiren olacaktı.


Külgetiren, Bölüm İki

Söylenenlere göre Külgetiren, Ironforge’un geniş koridorlarının derinliklerinde, emsalsiz bir silah yapma ustası olan Kral Magni Bronzebeard tarafından dövüldü.

Kral Magni için zor zamanlardı; kardeşi Muradin’in taze kaybından ötürü yas tutuyordu.

Efsanelere bakıldığında Kral Magni, öfkesinin ve hüznünün tüm ağırlığını anlatılamaz bir intikam ve yıkım silahı hâline gelmesine sebep olacak şekilde Külgetiren’in dövülüşüne aktardı.


Külgetiren, Bölüm Üç

Yazılanlara göre Yücelord Alexandros Mograine, diriölü güçleriyle karşılaştığında onları kolaylıkla yok etmişti. Elinde tuttuğu ve saf yıkımın güzel olduğu kadar ölümcül aracı hâline gelmiş olan kılıç, sanki kendi etinden bir parçaymış gibi hissettirmişti.

Yücelord düşmanı olan Musibetleri savrulmuş bir orak gibi yarıp geçerken bu yeni silah, ardında yalnızca alazlanmış kemikler ve uçuşan küller bırakıyordu.

Bu yüzden Külgetiren olarak isimlendirildi.


Külgetiren, Bölüm Dört

Alexandros Mograine’in ellerindeyken Külgetiren, sayılamayacak kadar çok diriölü katletti ve yağmacı Musibet ordularının üzerine emsalsiz bir gazap yağdırdı.

Bu yüzden zaman içerisinde insan ile silah bir anılmaya başlandı. Sadece korku duyulan kılıç ile değil, aynı zamanda onu tutan amansız şövalye ile de özdeşleştirilen ‘Külgetiren’, bir efsanenin ismi oldu.


Külgetiren, Bölüm Beş

Yücelord Alexandros Mograine’in danışmanı Fairbanks’in, kendi infazının hemen öncesindeki ifadesinden bir alıntı:

“Etrafımız diriölülerle sarıldığında Stratholme’un hemen dışındaydık. Sayıları ölçülemeyecek kadar fazlaydı. Dalga dalga üzerimize geldiler… Yine de Alexandros eğilmeden, kırılmadan, adeta üzerine çarpıp parçalansınlar diye yapılmış bir kaya gibi dik durdu.

“Alexandros’un sonu diriölülerden değil kendi oğlundan, Külgetiren’i alan ve babasını sırtından bıçaklayan hain Renault’tan geldi.”


Külgetiren, Bölüm Altı

Darion Mograine tarafından Atticus Krohl’a aktarıldığı hâliyle Naxxramas’taki savaşın anlatımından:

“Havada asılı duran diriölü hisarı Naxxramas’ın derinliklerinde, babamın gerçekte neye dönüştüğünü keşfettim. Alexandros’un ruhu işkence görmüş ve yıkılmıştı; bir zamanlar yok etmeye uğraştığı Musibet’i savunmaya adanmış bir ölüm şövalyesi olarak kaldırılmıştı.

“Ondan iyiye dair ne varsa almışlar, sadece acı dolu ve çürümüş bir kabuk bırakmışlardı. Kendimi hayatımı müdafaa edebilmek için onun o lanetli varoluşunu sona erdirmek zorunda kaldım… Ya da yok ettiğimi düşündüm.

“Gördüğün bu kılıç, Külgetiren, benimle konuşurken babamın sesine sahipti.”


Külgetiren, Bölüm Yedi

Liber Monasterium’dan alıntı:

“Ve böylece babasının sesiyle hareket eden Darion Mograine, kardeşi Renault’un ihanetini öğrendiği Kızıl Manastır‘a giderken Külgetiren’i kuşandı.

“Alexandros Mograine’in intikam peşindeki hayaleti, Külgetiren’in içinden çıkarak kendini gösterdi. Renault affetmesi için yalvardı fakat yozlaşmış kılıcın vahşice savrulması ile kafası omuzlarından ayrıldı.

“Alexandros’un cevabı ‘Affedildin!’ oldu.”


Külgetiren, Bölüm Sekiz

Işık’ın Umudu Savaşı adlı eserden bir alıntı:

“Akın akın gelen Musibet yığınına karşı Gümüş ŞafakIşık’ın Umudu Şapeli’nde toplandı. Savaş başladı ve her birimiz cesurca savaşsak da zafer için hiçbir umut görünmüyordu.

“En karanlık anımızda Darion Mograine, babasının mahkum edilmiş ruhunu özgürlüğüne kavuşturmak için Külgetiren’i kendi göğsüne sapladı.

“Ansızın Işık’ın Umudu Şapeli altında gömülü sayısız şampiyonun ruhu, en saf Işık‘ın yok edici gücüyle patlayarak ortaya çıktı. O anda tüm düşmanlarımız perişan oldu.”


Külgetiren, Bölüm Dokuz

İkinci Işık’ın Umudu Şapeli Savaşı ile ilgili birinci elden anlatılan birçok hikâye vardır. Bazı yönlerden farklılık gösterseler birçok açıdan uyuşmaktadırlar. Bilinen şudur ki ilk Işık’ın Umudu Savaşı’nda kendini feda eden Darion Mograine geri dönmüştü… ancak bu sefer Lich Kral’ın emrindeki ölüm şövalyelerinden biri, sözde bir fatih olarak.

Bir zamanlar yan yana savaştığı Tirion Fordring’in, Gümüş El Şövalyeleri‘nin eski üyesinin karşısına çıktı. Nihayetinde Darion, tam da yüreklere korku salan Lich Kral Arthas’ın kendisi savaş meydanında belirirken zaptedildi.

Pişmanlığın getirdiği bir hareketle Darion, Külgetiren’i Tirion’a doğru fırlattı ve silah Tirion’ın dokunuşu ile arındı. Tirion sonra tüm dikkatini Lich Kral’ın üzerinde topladı; öyle ki Lich Kral, arınmış Külgetiren’in tek bir güçlü darbesi ile geri çekilmek zorunda kaldı.


Külgetiren, Bölüm On

İkinci Işık’ın Umudu Savaşı‘ndan sonra Külgetiren, Gümüş Sefer Yücelordu Tirion Fordring’in himayesinde kaldı. Tirion, Azeroth’taki en güçlü şampiyonları ortaya çıkarmak amacıyla gücün ve savaş maharetinin sınandığı Gümüş Turnuva’yı başlattı.

Zaman içerisinde Tirion’ın Gümüş Sefer’i, Lich Kral’ın kalesi olan Buztacı Hisarı‘nın ana kapısını başarıyla kırıp aştı. Buztacı’nın savunmalarına karşı kuşatma kurarlarken Yücelord, Darion Mograine ve onun Kara Kılıç Şövalyeleri ile bir anlaşma yaptı; neticesinde Lich Kral’ı yok etmek amacıyla bir araya gelen Kül Hüküm adındaki birlik oluşmuş oldu.


Külgetiren, Bölüm On Bir

Buztacı Hisarı’na yapılan son hücum, yakın tarihteki en efsanevi askerî hareketlerden biri olarak kabul edilmektedir.

Azeroth’un en güçlü şampiyonları ile birlikte ilerleyen Tirion Fordring, Musibet’e karşı yürüttüğü seferine devam etti ve Lich Kral’ın güç tahtına var gücüyle saldırdı.

Tirion orada bir kez daha Arthas ile yüzleşti; birbirine çarpan çeliğin sesi buzdan diyarlarda yankılanırken her şey sessizliğe gömüldü. Ateşli bir savaşın sonunda Külgetiren, Arthas’ın kötü şöhretli kılıcı Ayazmatemi‘ni tek bir hamlede parçaladı.

Arthas sonunda yenilmişti ve arınmış Külgetiren, tüm Azeroth tarihinin en çok methedilen ve en çok bilinen silahı olarak yerini aldı.