lorekeeper-artefakt-oykuleri-mage

Artefakt Öyküleri: Mage

Frost – Ebonchill

Mage - Frost


Kara Soğuk

Yarı-elf Alodi, Kara Soğuk’u ilk Tirisfal Muhafızı olarak görev yaptığı sırada uzun süre kullandı. Yüce asaya olağanüstü gücünden aşıladı ve silahın büyücüden büyücüye geçişine dair bir gelenek başlattı. Bu uygulama binlerce yıl boyunca kesintisiz olarak sürdü. Azeroth’un en kudretli büyü kullanıcılarından bazıları Kara Soğuk’u Yakan Lejyon’un aşağılık ajanlarının peşine düşüp onları haklamak için kullandı.

Lejyon Kara Soğuk’u çaldığında ise Alodi tarafından başlatılan gelenek bozuldu… Ama sadece bir süreliğine. Şimdi senin ellerinde bu yüce asa, bir kez daha Azeroth’un koruyucusu olma görevini yerine getirebilir.


Kara Soğuk, Bölüm Bir

Kara Soğuk’un hikâyesi, Alodi isimli bir yarı-elf büyücüyle başlamaktadır. Asayı yaratan o olmasa da bugünkü efsanevi silah hâline getiren kendisidir.

Alodi, ebeveynlerini hiç tanımadı. Bebekliğinden itibaren Dalaran’da büyüsel yeteneklere sahip çocuklar için yapılmış olan bir yetimhanede büyütüldü. Ebeveynleriyle olan tek bağlantısı, onu bu okula terk ettiklerinde beraberinde bıraktıkları Kara Soğuk’tu.

Şüpheli soyu ve melez ataları, Alodi için hayatı zor hâle getirdi. Birçok büyücü ona acıdı ama bazıları onu hor gördü. Kimse onun yüceliğe yükseleceğine inanmıyordu. Yanılmışlardı.

Zaman içinde bu yetim, ilk Tirisfal Muhafızı, yani gelmiş geçmiş en güçlü büyücülerden biri olacaktı.


Kara Soğuk, Bölüm İki

Alodi, Tirisfal Konseyi için vahim bir zamanda Muhafız oldu. Bu gizli büyücüler birliği, Azeroth’u iblislerden korumak için yaratılmıştı. Üyeleri, birçok yıl boyunca görevlerinde başarılı olmuşlardı.

Sonra Kathra’natir isimli bir dehşet efendisi her şeyi değiştirdi. İblis Dalaran’a sızdı ve konseyin kendini durdurma girişimlerini engelledi. Kathra’natir, şehri bir karmaşa girdabına sürüklenme tehdidi içinde bırakarak sokaklara huzursuzluk getirdi.

Tirisfal Konseyi’nin büyücüleri, Kathra’natir’i yenmek için sıkı önemler aldı. Karmaşık bir ritüel kanalıyla tüm güçlerini Alodi’ye aktardılar. Bu, büyük bir güven ve inançla yapılmış bir hareketti.

Kathra’natir, yeni güçlendirilmiş Alodi’nin dengi değildi. Muhafız akıllara durgunluk veren kudretini iblisin üzerine saldı ve onu hızlı bir şekilde dünyadan sürdü.


Kara Soğuk, Bölüm Üç

Dalaran yetimhanesindeki ilk günlerinden beri Alodi, ayaz büyüsüne hep hayran kalmıştı. Bunun nedeni kısmen Kara Soğuk’a dokunmuş buzdan efsunlardı. Asa ile birlikte Alodi, suyu nasıl donduracağını ve hava sıcaklığını nasıl değiştireceğini öğrenmişti, sıklıkla da yetimhane müdürünün canını sıkıyordu.

Alodi, Muhafız olmasından kısa süre sonra ayaz büyüsü ustalığını biledi ve Kara Soğuk’u kendi güçleriyle doldurdu. Kış soğuğunu aratmayan bir aura asayı kuşattı. Silah, Alodi’nin Tirisfal Konseyi’ndeki yoldaşlarını hayrete düşürecek şekilde dokunana asla soğuk gelmiyordu. Kara Soğuk, Alodi’nin kudretinin sadece bir zerresini barındırıyordu ancak bu bile birçok büyücünün kullanmayı umabileceğinden daha fazlasıydı.


Kara Soğuk, Bölüm Dört

Muhafız olduğu görev süresi boyunca Alodi, Kara Soğuk’u Azeroth topraklarında sinsice gezen her iblisin peşine düşüp onları avlamak için kullandı. Birçok kayıt, onun düşmanlarını ezip geçmek için şiddetli buz fırtınaları çağırdığını veya Lejyon’un ajanlarını dünyadan sürmeden önce katı buz bloklarına hapsettiğini söylemektedir.

Alodi, Muhafız olarak hizmet ettiği yüz yıllık sürenin sonuna doğru dikkatini çıraklarına çevirdi. Birçok genç büyücüyü mistik büyünün yolunda eğitti ve dersler verdi. Onlar, hiç sahip olmadığı ailesi hâline geldiler ve Muhafız da onlara kendi oğulları ve kızları gibi davrandı.

Alodi, Kara Soğuk’u bu bilge çıraklarından birine devretmeye karar verdi. En güçlü olanı seçmedi. Alodi için daha önemli olan merhamet, bilgelik ve yoldaşlıktı. Uzun değerlendirmelerden sonra yüce asayı bu özellikleri en çok taşıyan çırağa emanet etti.

Böylece bin yıl boyunca devam edecek olan Kara Soğuk’u miras bırakma geleneği başladı.


Kara Soğuk, Bölüm Beş

Muhafız Aegwynn’in yükselişine kadar her şey yolundaydı. Yetenekli büyücü, birliğe karşı şüphe duymaya başladı. Konseyin insan krallıklarındaki politikaları manipüle ederek gücünü kötüye kullandığına inanıyordu. Yüz yıllık hizmet süresinin sonunda Muhafızlık görevini bırakmayı reddetti.

Aegwynn’in itaatsizliği eninde sonunda konseyin elini zorladı. Muhafızın peşine düşüp onun asiliğini bastırmakla görevli bir grup yetenekli büyücünün oluşturduğu Tirisgarde kuruldu.

Tirisgardelar’ın arasında Tarthen isimli gelecek vaat eden ama kibirli genç bir büyü kullanıcısı vardı. Yaşlanan efendisi, uzun zaman önce Kara Soğuk’u miras almıştı ve asayı alacak sıradaki çırağın kim olacağını seçme sürecindeydi.

Tarthen hiç şüphesiz yüce asayı kendisinin almasını bekliyordu. Akranı olan çırakları saf güç ve potansiyelle gölgede bırakmıştı. Ama Tarthen’in efendisi bu tip şeylere çok az önem verirdi.

Seremoni günü geldiğinde yaşlı büyücü, Kara Soğuk’u merhamet, bilgelik ve yoldaşlık vasıflarını taşıyan başka bir çırağa verdi.


Kara Soğuk, Bölüm Altı

Efendisi Kara Soğuk’u başka bir çırağa verdikten sonra Tarthen, öfke ve acıdan küplere bindi. Kendisine haksızlık edildiğine inandı ve kendini kanıtlamaya karar verdi.

Tarthen, suçuna dair kanıtları saklamaya büyük özen göstererek Kara Soğuk’u yeni sahibinden çaldı. Yüce asa üzerinde gizlice çalıştı ve olağanüstü enerjilerini kullanmayı öğrendi.

Tarthen’in Tirisgarde yandaşlarının sadece en güvendiği birkaçı hırsızlığından haberdardı. Onlar, Kara Soğuk’un büyülerini iradesine göre büktüğüne tanık olmuşlardı ve parmak uçlarındaki güce karşı saygı ancak bir o kadar da korku dolu hisler besliyorlardı.

Kara Soğuk konusunda uzmanlaştığından emin olduktan sonra Tarthen, hiçbir Tirisgarde’ın o ana kadar başaramadığını yapmak üzere yola çıktı: Aegwynn’i yenecek ve ismini sonsuza dek tarihe kazıyacaktı.


Kara Soğuk, Bölüm Yedi

Tirisfal Konseyi’ne gönderilen bir mektuptan alıntı:

“Savaş mahalindeki büyü kalıntıları üzerinde çalıştık. Olanlara dair değerlendirmemiz şöyledir.

“Tarthen, Aegwynn ile Boğandiken Vadisi’nde yüzleşti. İki büyücü tarafından kullanılan güçler açısından değerlendirildiğinde meydana gelen düello, bir Tirisgarde ve kaçak Muhafız arasında gerçekleşen en büyük karşılaşmalardan biriydi. Ama aynı zamanda en kısalarıydı.

“Tarthen savaşta Kara Soğuk’u kuşanmıştı -yüce asanın birkaç ay önce çalındığı raporlanmıştı. Silahta saklanan gücü Aegwynn’in üzerinde serbest bıraktığında Muhafız, hemen bir karşı büyüyle enerjileri ona geri göndermişti. Ayaz büyüsünden bir fırtına, Tarthen’in üzerinde kabardı ve onu elmas kalınlığında bir buz tabakasının içine hapsetti.

“Bölgedeki sıcak havaya karşın Tarthen, onu bulduğumuzda hâlâ katı bir biçimde donuktu. Cesedini çözdürmek ve Kara Soğuk’u yaşamsız elinden almak kayda değer bir çaba gerektirdi.”


Kara Soğuk, Bölüm Sekiz

Kara Soğuk’u kurtaran Tirisfal Konseyi büyücüleri, yüce asayı sahibine geri verdiler. Takip eden yıllarda silahı efendiden çırağa devretme geleneği devam etti. Bu büyücülerin birçoğu, Kara Soğuk’u Azeroth’u iblislerden korumak için kullandı; Arrexis isimli insan hariç.

Arrexis ilmin aşığıydı. Günler boyunca kendini kişisel arşivlerine kilitleyip kadim kitaplar ve metinler üzerine odaklanırdı. Kara Soğuk kendisine geçtiğinde onu savaşta kullanmak yerine yüce asa üzerinde çalışmaya karar verdi. Arrexis silahın tarihini ve ölümcül potansiyelini iyi biliyordu.

İncelemeleri sırasında Arrexis, Kara Soğuk’u yüce büyü güçleri -normalde sadece bir Muhafızın yapabileceği büyü marifetleri- için bir katalizör olarak kullanabileceğinde inandı. Zamanla silahın enerjilerini kullanabilecek duruma geldi ve onları yeni türlerde koruyucu büyüler geliştirmek için kullandı.


Kara Soğuk, Bölüm Dokuz

Arrexis, Tirisfal Konseyi’nin değişim ve karmaşa dolu bir döneminde yaşadı. O sıralardaki Muhafız’ın adı Medivh’di ve Aegwynn’in oğluydu. Asi annesi gibi konseyi dışlamış ve büyük ölçüde kendi içine kapanmıştı.

Konseyin ve dünyanın geri kalanının haberdar olmadığı şey ise yüce bir kötülüğün Medivh’in ruhunda uyanmış olduğuydu. Yakan Lejyon’un lideri Sargeras, Muhafız’ı ele geçirmişti.

Sargeras’ın manipülasyonları sebebiyle Medivh, ork Güruh’uyla bir antlaşma yaptı ve Azeroth’un işgali için bir yol açmaya başladı. Karanlık Muhafız, Tirisfal Konseyi’nin işlerine karışmasına engel olmak için gizlice bazı üyelerine suikast düzenledi.

Medivh’in gözleri kısa süre sonra Arrexis ve Kara Soğuk’a dikildi.


Kara Soğuk, Bölüm On

Çalışmalarının peşindeki Arrexis, çırak büyücülerini topladı ve Medivh’in hüküm alanı olan Karazhan kulesinin yakınında bir araştırma kampı kurdu. Yapı, büyü etkili alan hatlarının bağlandığı bir noktanın üstüne inşa edilmişti. Karazhan’ın üzerinden geçen enerjiler, bazen bölgedeki gerçekliği saptırıyordu.

Arrexis ve takipçileri, kulenin tuhaf güçlerini etkisiz hâle getirmek için Karazhan’ın dışındaki koruyucu büyüler üzerinde deneyler yaptılar. Kayıtlar, Muhafız Medivh’in büyücüleri bu sırada ziyaret ettiğini ve tavsiyesini önerdiğini belirtmektedir. Arrexis’in koruyucu büyü çalışmalarını yeni yollarla, özellikle de iblislerin dünyaya pençelerini geçirmelerini önlemek için uygulayabileceğini iddia etti.

Bazı Tirisfal Konseyi üyeleri ona güvenmemiş olsa da Arrexis güvendi. Medivh’in desteğini hoş karşıladı.

Arrexis’in bu güven duyan tabiatı, onun çöküşü olacaktı.


Kara Soğuk, Bölüm On Bir

Kimse Medivh’in Arrexis’i ziyareti sırasında ne yaptığını kesin olarak bilmiyor. Detaylar, gizem ve söylentilerin içinde saklanmış durumda. Bazı söylentiler Muhafız’ın Kara Soğuk’u, Arrexis’in koruyucu büyülerini bozup saygın büyücüyü yok edecek şekilde değiştirdiğini iddia etmektedir.

Gerçek ne olursa olsun, Arrexis’in Medivh’in tavsiyesine kulak verdiği bilinmektedir. Yaşlı büyücü ve takipçileri, bir bölgeyi iblis akınlarından korumak için büyük bir ritüel gerçekleştirdiler. Büyü, sadece deneme amaçlıydı ama felaket sonuçları oldu.

Büyücüler büyüyü yapmaya başladıklarında, farkında olmadan Azeroth ve Çarpık Düzlem adındaki iblis diyarı arasında bir yol açtılar. Arrexis ve tüm takipçileri, geçit kapısını yarıp gittiler ve bir daha asla görülmediler. Bir rapora göre Çarpık Düzlem’in içindeki bir avuç iblis, şaşkınlık içindeki büyücülerin üstüne çökmüş ve onları son büyücüye kadar katletmişti.

Bu iblislere Balaadur isimli bir eredar liderlik ediyordu. Kara Soğuk’u kanlı zaferinin bir ganimeti olarak aldı ve böylece yüce asayı efendiden çırağa geçiren kadim gelenek, Arrexis ve koruması altında kaderi mühürlenen büyücülerle birlikte öldü.