Lorekeeper

KİMDİR, NEDİR: REVOLVER OCELOT

Gerilime ihtiyacımız var… Ve çatışmaya. Bugünkü dünya oldukça kırılgan bir hâl almaya başladı. Gerçek duyguların bastırıldığı bir çağda yaşıyoruz. Bu yüzden bazı şeyleri değiştirecek, bizleri sarsıp kendimize getirecek adımlar atıyoruz. Gerilimin içinde boğulmuş bir dünya yaratacağız… Kuşku, açgözlülük, cesaret ve korkunun harmanlandığı bir dünya.
– Revolver Ocelot

İnsanoğlu, yaradılışından beri her zaman savaştı ve savaşmaya da devam edecekti. Hayatta kalmak için olsun, toprak elde etmek için olsun veya medeniyetlerinin ekonomilerini ayakta tutmak, coğrafyanın en güçlüsü olmak için olsun… İnsanoğlu, karşısındakinin insan olduğunu unutup kendi hayatını tehlikeye dahi atacak olsa da hep daha fazlasını isteyerek savaştı. Kimisi kendini savundu kimisi de hırsının kurbanı oldu. Bu savaş, bu hırs ve mücadele tutkusu insanoğlunun damarlarındaki kan aktığı sürece devam edecekti. Güçlü olmak ve diğerlerine hükmetmek için çarpışan insanoğlu, kendi soyuna karşı acımasızca savaşacak ve hırsına yenik düşecekti; bu kaderimizdi.

Sanayi devrimin gerçekleşmesi ve makinelerin gerek fabrikalardaki üretimde gerekse insan hayatında kullanılması ile ortaya çıkan petrol ve enerji açığı, gelişmiş ülkelerin sömürgecilikte hızlanmasına sebep olmuş, bu gelişme de farklı coğrafyalardaki ülkelerin arasında bir gerilim oluşturmuştu. Bu gerilim zamanla o kadar çok büyümüş ve tehlikeli bir durum almıştı ki güç peşinde olan ve diğer ülkelere hükmetmek isteyen bu medeniyetler, savaşmak ve yıkım yaratmak için bahane arar olmuşlardı. Süper güç olma sevdasıyla yanıp tutuşan ve savaşın ortaya çıkartacağını yıkımı umursamayan bu ülkelerin başında da Amerika Birleşik Devletleri, Rusya ve Çin geliyordu.

I. Dünya Savaşı’nın ayak seslerinin yankılandığı ve yeri titrettiği 1900’lerin başında bu üç büyük gücün başlıca komutanları, bilim adamları ve siyaset adamları bir araya gelerek Filozoflar isimli gizli bir örgüt oluşturdular. Üç büyük gücün birleşerek dünyanın üç yanına ‘kukla misali’ ağlar ve ipler ördüğü bu örgüt, en başta bilimsel araştırmalar yaparak gelişse de her zaman dünyayı tek bir çatı altında toplamayı ve yönetmeyi arzulamıştı. Hatta bu yönetimin dünya çapında birçok savaşa sebebiyet verdiği, bu savaşlarla birlikte kendi ekonomisini güçlendirdiği ve amaçlarına ulaştığı da tarihçiler tarafından belirtilir.

Bu amaçları için de kendi birliklerini, askerlerini, doğru söylemek gerekirse ‘piyonlarını’ yetiştiren Filozoflar, eğitimlerinde kendi çocuklarını dahi Filozoflar’a bahşetmişlerdi. Bu piyonların, Filozoflar için savaşan başlıca askeri ise yıllar sonra ‘The Joy’, ‘Özel Kuvvetlerin Annesi’, ‘Merkür Hanım’, ‘Voyevoda’ ve ‘The Boss’ olarak tanınacaktı. Küçük yaşta birçok dalda eğitim alarak bir süper asker, çoklu ajan ve lider olarak yaratılan ‘The Joy’, yıllar sonra Kobra Ekibi’nin başına geçirilerek kendi takımını yönetir oldu. ‘The Pain’, ‘The Fear’, ‘The End’, ‘The Fury’ ve ‘The Sorrow’ kod adlarına sahip beş farklı alanının uzmanı ile çalışan ‘Patron’, ekibi ve düşmanları tarafından o yıllarda ‘The Joy’ kod adıyla tanınmış ve cephelerde hem ün hem de korku salmıştı. II. Dünya Savaşı sırasında birçok cephede görev alan bu ekip, Filozoflar tarafından ‘Patron’un Oğulları’ olarak adlandırılmış ve örgütün en kıdemli birliği ilan edilmişti. Bu savaşlar, patlamalar ve ölümler arasında cephede pisliğin ve barutun altında filizlenen bir çiçek gibi ‘The Joy’ ile ‘The Sorrow’ birbirleri ile yakınlaştılar ve bu yakınlaşmayı, tutkuyu ve nihayetinde aşkı hem kendi ekiplerinden hem de Filozoflar’dan sakladılar. Sonuçta görev ve vatan her şeyden önemliydi.

Günler, aylar ve yıllar geçti; resmi olarak birbirlerine ‘evet’ diyememiş olsalar da ‘The Joy’ ve ‘The Sorrow’ bu savaş alanında birbirleri ile evlenmişlerdi. Her aşkın filizlenip bir ağaç gibi büyüdüğü bir dünyada bu ağacın da meyve vermesi elbette beklenmedik bir şey değildi. ‘The Sorrow’dan hamile kaldığını bilmeyen ‘The Joy’, Kobra Ekibi’ni gizli bir görev için Normandiya Çıkarması’na götürecekti. Binlerce askerin birbirleriyle çarpıştığı ve çoğunun daha kıyaya vuramadan sonsuza dek unutulacağı savaşa…

Normandiya cephesinde hamileliğinin ilk sancılarını yaşayan ve patlamaların arasında zorluk çeken ‘The Joy’, görevin her şeyden önemli olduğunu ve savaşın gidişatının onlara bağlı olduğunu kendine kabul ettirse de aşkının meyvesi vücudunda, barut ve is kokulu o havada gittikçe büyüyordu. Karnındaki sancılara daha fazla dayanamayan ‘The Joy’, kendisini kaybederek siperinden uzaklaştı. Bu sırada kendisine ateş açılmasıyla birlikte tam da karnından vurulan ‘The Joy’, yüzlerce askerin öldüğü toprak ve çamur parçalarına gömülerek bilincini kaybetti. ‘Annelerinin’ serseri bir mermi ile vurulduğunu gören Kobra Ekibi’nin o saatlerde bir yıkım gerçekleştirdiğinden ve ‘Annelerini’ kurtardıklarından, ardından da görevlerini tamamladıklarından tarih kitaplarında bahsedilmese de yaşananlar savaş gazileri tarafından bilinir ve hâlen hayretle anlatılır.

Savaş alanında ilk yardım ile iyileştirilmeye çalışılan ‘The Joy’un doğurması gerektiği o an anlaşılmıştı. Kör neşterler ve yetersiz ekipmanlarla yapılan bu sezaryenle birlikte ‘The Joy’un vücudundan hem serseri mermi hem de zarar görmemiş meyvesi çıkartıldı. ‘The Joy’un bir an bile başından ayrılmayan ‘The Sorrow’, ölümle yıkanmış bu cephede oğlunu kucaklasa da eşi ‘The Joy’ aldığı yaradan ötürü 3 aylık bir komaya girdi. Oğluna Adamska ismini veren ‘The Sorrow’, eşinin vücudundaki ‘yılan’ şeklindeki dikişlerine bakarak bu yaşamın, savaşın ve çatışmanın ne kadar önemsiz olduğunu fark etse de kaderinin bu şekilde olduğunu kendisine bir kez daha kabul ettirdi.

Gerçekleşen her olaydan haberleri olan ve süper askerlerini dikkatle izleyen Filozoflar’ın elbette bu bebekten de haberleri olacaktı; bu kaçınılmazdı. Daha ‘The Joy’ oğlunu kucağına alamadan Adamska, Filozoflar’ın himayesi altına alındı ve aynı annesi gibi özenle yetiştirildi. Kısacası, Filozoflar’ın bir piyonu olarak eğitim gördüğünü söyleyebiliriz. Daha çok küçük yaşta farklı diller öğrenmek üzere eğitim alan Adamska, Fransızca, Almanca, Portekizce, İspanyolca, İtalyanca, Rusça ve İngilizce öğrenip başarılı bir ‘çoklu ajan’ olabilmek için yoğun bir programdan geçirildi. II. Dünya Savaşı’nın sona ermesi ile iki farklı kutba ayrılan insanoğlu medeniyeti, Filozoflar’ın derinlerden yönetebilmeleri için çok daha elverişli bir ortam sağlamıştı. Adamska’ya Amerika Birleşik Devletleri, Rusya ve Çin yönetimi arasında ajanlık yapması söylendiğinde daha yaşı on altıydı. Bu dönemlerde kimi Rus tarihçeleri de Adamska’nın ‘Ocelot’ kod adı altında Sovyet Rusya’da yetiştirildiğinden bahseder. Rus ordusunun GRU birliğinin komutanı olan Albay Yevgeny Borisovitch Volgin tarafından bizzat eğitilen ve artık Ocelot olarak bilinen Adamska, Filozoflar’ın ipleri ile bir piyon gibi yönetilir.

Rus ordusunun Spetsnaz özel birliği altında silah kullanmayı ve savaş stratejilerini öğrenen Ocelot’un bu dönemde Albay Volgin tarafından işkence teknikleri üzerine eğitim aldığı da bazı kayıtlarda belirtilir.

Sovyet Rusya’daki eğitimini tamamlayan Ocelot, Amerika Birleşik Devletleri’ne gizli bir şekilde geri dönerek Ulusal Güvenlik Ajansı’na üye oldu. Tam da Filozoflar’ın istediği gibi bir ‘çoklu ajan’a dönüşme yolunda ilerleyen Ocelot, UGA’da ADAM kod adını alarak gelişmekte olan Soğuk Savaş için Amerika Birleşik Devletleri’ne bilgi ve istihbarat sağladı. Hem CIA hem de KGB için çalışmakta olan Ocelot’un, 1960 yılında EVA kod isimli başka bir ajanla Amerika Birleşik Devletleri’ni terk ederek Sovyet Rusya’ya geçtiği ve Albay Volgin’e yeniden katıldığı da söylenir. Kimi tarihçi bu durumu Ocelot’un ABD’ye ihanet etmesi olarak görse de aslında Filozoflar’ın kendisi için yazdığı senaryoyu başarılı bir şekilde gerçekleştirdiği gerçeği çok daha doğru bir bakış açısı olur. Kapitalizm ve Sosyalizm olarak iki kutba ayrılmış dünyanın tam da ortasında duran Ocelot’un görevi daha yeni başlamaktadır.

Ocelot’un gelişiminden memnun olan Filozoflar, efsanevi asker ‘The Boss’un oğlu olmasından dolayı Ocelot’a ‘Binbaşı’ rütbesini vererek kendi ekibini de kurmasına izin verdiler. Ocelot Ekibi olarak adlandırılan bu takım, Spetsnaz birliğinin bir parçası olmasıyla birlikte Ocelot’ın ‘kedi sesi’ çıkarması ile harekete geçerek görevi kusursuzca tamamlayan bir ekip olarak Sovyet Rusya’da tanınmaya başladı. Bu dönemlerde Ocelot’un izlediği ‘Spaghetti Western’ olarak bilinen Amerika yapımı kovboy filmlerinden fazlasıyla etkilendiğinden de bahsedilir. Kovboyların giydiği botlara ve kullandıkları altıpatlar silahlarına hevesle bakan Ocelot, kullanabileceği Rus yapımı tabancaları altıpatlar olarak kullanmaya çalıştı ve bu süre içerisinde kendini tekniğini de yarattı. Daha 18-19 yaşlarında olan bu genç, yarattığı bu teknik ve gelecekte karşılaşacağı Amerikan ajanı ile birlikte yavaşça Revolver Ocelot olarak kendi namını da şekillendirecekti.

1964 yılında CIA tarafından onay verilen ‘Erdemli Görev’ isimli operasyonun başladığı zamanlarda Sovyet Rusya’nın Rassvet isimli bölgesine doğru yola çıkan Ocelot ve ekibinin amacı, Nikolai Stepanovich Sokolov isimli Rus bilim adamını GRU için yakalamaktı. Albay Volgin’in Sovyet Rusya’nın başına geçerek Amerika Birleşik Devletleri’ni yıkma hayallerine geçici de olsa yardım eden ancak bir yandan da ikili oynayan Ocelot, Sokolov’un tutulduğu yere geldiğinde hayatını değiştirecek olan adamla da karşılaştı. Kendisini ‘Naked Snake’ kod ismiyle tanıtan bu CIA ajanı, dikkatlice Ocelot ve ekibini izliyordu. Ocelot’un silahının tutukluk yapması ile yakın mesafe dövüş tekniğini kullanarak Ocelot ve ekibini kolayca etkisiz hâle getiren ‘Snake’, Ocelot’un silah tutuşunun ‘altıpatlar’ silahlar için uygun olduğunu da tam o sırada söyledi. Ocelot her ne kadar bunu hatırlayacağını söylese de yaşadığı çarpışma sonucunda bayıldı ve Volgin’in adamları tarafından uyandırılana kadar da orada öylece kaldı.

Albay Volgin’in helikopterinde kendisine gelen Ocelot, Shagohod isimli uzun menzilli nükleer füze atabilen bir tankın ana üsse taşındığını öğrendi. Tüm dünya tarafından The Boss olarak bilinen efsanevi askerin Sovyet Rusya’ya geçtiğini ve ülkesine ihanet ederek Albay Volgin’e taşınabilir nükleer bomba verdiğini öğrenen Ocelot, bu helikopterde Volgin’in sevgilisi olan Tatyana isimli kadınla da ilk defa karşılaştı. Tatyana’ya güvenmeyen Ocelot, Albay’ı bu durum hakkında tam da uyaracakken Volgin’in taşınabilir nükleer bombayı Sokolov’un araştırma merkezine atacağını öğrendi. Albay’a karşı gelse de onu ikna edemeyen Ocelot, Volgin’in binlerce Rus yoldaşını gözü kırpmadan öldürdüğünü görünce bulunduğu tarafın gerçek yüzünü de görmüş oldu. Hakkında belgeler toplayan ve raporlar yazan tarihçilerin bulgularına göre Ocelot, üsse döndüğü zaman ilk iş olarak kendisine uygun bir altıpatlar aradı. Patlamayla birlikte öldüğünü düşündüğü Naked Snake’i dinleyerek kullanabileceği bir altıpatlar bulan Ocelot, zamanla Revolver Ocelot adıyla tanınmaya başlanacaktı.

The Boss’un Sovyet Rusya’ya geçerek kendi ülkesine ihanet etmesi Amerika Birleşik Devletleri’ni derinden sarstı. ABD’nin göğsünü kabartarak sözünü ettiği, savaşlarda ve cephelerde güvendiği o efsanevi asker en büyük düşmanları olan Sovyet Rusya’ya geçmişti; üstelik kendi öğrencisi Naked Snake’i de yaralayıp ölüme terk ederek. Erdemli Görev’in başarısız olduğu o gece, ABD Başkanı Lyndon B. Johnson hiç beklemediği birisinden ani bir telefon aldı. Hattın diğer ucundaki kişi o zamanın Sovyet Rusya Başkanı Nikita Khrushchev’di. The Boss’un Albay Volgin ile birlikte çalışarak Sovyet Rusya hükümetini düşürmek istediğini söyleyen Khrushchev, ABD’ye bu problemi çözmesi ve Shagohod, Albay Volgin ve The Boss tehdidine son vermesi için bir hafta süre verdi. Bir hafta içerisinde bu sorun çözülemediği hâlde Sovyet Rusya, ABD’ye savaş açacak ve dünya nükleer bir savaş ile sarsılacaktı.

Khrushchev’in tehdidinden sonra CIA’den ani bir karar alan Ocelot’tan, gerçekleştirilecek olan bu operasyonda Naked Snake’e yardım etmesi istenmişti. Kendine tavsiye veren ve aralarında tatlı bir rekabet oluşan bu ikili, nükleer savaşın önlenmesinde beraber çalışmalıydı; yoksa Albay Volgin, Shagohod’un geliştirilmesini tamamlayarak ABD’ye nükleer füze gönderecekti.

CIA’in ‘Yılan Yiyen Operasyonu’ olarak adlandırdığı bu görevde Ocelot’un desteğini alan Naked Snake, The Boss’u, Kobra Ekibi’ni, Albay Volgin’i ve en sonunda da Shagohod’u etkisiz hâle getirmeliydi. Ancak Ocelot’un amacı sadece bunlarla sınırlı da değildi. ‘Filozoflar’ın Mirası‘ isimli 1 milyar dolarlık fona da ulaşması gereken Ocelot, bu fonu Filozoflar’ın ABD kolu için ele geçirmeliydi. Aslında Ocelot, Naked Snake’e kendisini ADAM olarak tanıtıp CIA ajanıyla birebir konuşmak istiyordu; ancak ikilinin buluşma noktasında EVA isimli kadının Naked Snake’e yakınlaşmasını gördüğü anda işlerin çok daha karışık olduğunu anladı. Filozoflar’ın Çin Kolu’ndan olduğunu düşündüğü bu kadın ajan, EVA kimliğini alarak Naked Snake’e yardım etmek istiyordu. Beraber Sovyet Rusya’ya geçtiği EVA’ya ne olduğunu merak eden Ocelot, kendisini Filozof’ların Çin Kolu’na göstermemek için kimliğini tamamen sakladı ve Naked Snake’e karşı düşman tavrı göstererek kimseye belli etmeden Snake’e yardımcı oldu.

Yılan Yiyen Operasyonu devam ettiği sırada kendisini bir düşmandan daha çok bir rakip gibi gösteren Ocelot, gittikçe geliştirdiği altıpatlar tekniğini de ilk fırsatta Naked Snake’e bir düello ile göstermek istiyordu. Peki Naked Snake, Ocelot’u neden öldürmedi? Savaş alanında bir ajanın düşmanını öldürmesi kadar doğal bir şey yoktur diye düşünecek olsak da 20 yaşındaki Ocelot hem hevesli yapısıyla hem de ilginç kişiliği ile Naked Snake’in dikkatini çekmiş ve ona kendini sevdirmişti. Ancak birçok defa karşılaşan ikiliden Ocelot’un anlık hevesi yüzünden yaşanacak bir hata, Naked Snake’in hayatını tamamen değiştirecekti.

Tarihî kayıtlarda Naked Snake’e Groznyj Grad’da yapılanlardan pek de bahsedilmez. Shagohod’u imha etmek ve Sokolov’u kurtarmak için üsse sızan Big Boss’un Albay Volgin tarafından yakalandığı ve ölesiye dövüldüğü anlatılsa da Revolver Ocelot bizzat deneyim ettiği o işkenceyi Kazuhira Miller’e yıllar sonra apaçık anlatır.

Groznyj Grad’da yakalanan ve Albay Volgin tarafından korkunç bir işkence gören Naked Snake, garip de olsa Ocelot’u etkilemişti. İşkencenin etkisine kapılan Ocelot, bu durumu ‘ifadenin en yüksek mertebesi’ olarak belirtmişti. Albay Volgin’in uyguladığı işkenceden etkilenen Ocelot, o günden sonra işkence etmenin karşısındaki kişiden bilgi almanın en kolay yolu olduğunu kabullenecek ve düşmanlarına ağır işkenceler de uygulayacaktı.

İşkence sırasında Albay Volgin, The Boss’un sadık olup olmadığını öğrenmek için Naked Snake’in gözlerinin oyulmasını istedi. Tatyana’nın The Boss’u durdurmasının ardından Ocelot olaya karıştı ve kendi acemiliği ile EVA’ya psikolojik işkence etmeye çalıştı. Rus ruleti ile EVA’nın şansını ortaya çıkarmak isteyen Ocelot, son kez tetiği çektiğinde Naked Snake asılı olduğu iple kendisini salladı ve silahın karşısına geçerek sağ gözünden vuruldu. Bu hatası üzerine The Boss’tan tokat yiyen Ocelot, hatasını anlayarak işkence odasından çekildi. Düşman rolünü oynayan ve bir an olsun bile kendisini dostmuş gibi göstermeyen Ocelot, gerçekleşen bu olaydan dolayı pişmanlık duysa da duygularını bastırarak Naked Snake’nin peşinden gitmeye devam etti.

Bu olayın ertesi günü Naked Snake’in Albay Volgin ile karşılaştığı zamanda kendi tarafını belirleyen Ocelot, Albay Volgin’in verdiği ‘vur emri’ne karşı gelerek The Boss’a söz verdiğini belirtti. Snake’e karşı hayranlık duyduğundan ve ‘idol’ olarak görmeye başladığından ötürü Volgin’e karşı geldiğini söyleyen Ocelot, bu karşılaşma anında Snake’e destek vererek Albay’ın yaralanmasına da sebep oldu. Yine de The Boss’a verdiği sözden ötürü Snake’in bir an olsun peşinden ayrılmayarak düello yapmak isteyen Ocelot, bu isteğine EVA ve Snake’in kaçmak için kullandığı uçakta kavuşacaktı.

Kendisini Naked Snake’e kanıtlamak isteyen Ocelot, kimin daha hızlı silah çekeceğini ve ateşleyeceğini Rus ruleti ile belirlemek istediğini söylediğinde Big Boss, karşısındaki acemiyi kırmayarak bu teklifi kabul etti. Karşılaşma sona erdiğinde Big Boss’a karşı apayrı bir hayranlık duymaya başlayan Ocelot, karşılıklı olarak isim değişmeleri gerektiğini belirttiğinde Naked Snake’in ilk adının John olduğunu da öğrenmişti. Amacına ulaşan ve son bir düello ile kendisini Naked Snake’e kanıtladığını düşünen Ocelot, uçaktan atlayarak izini kaybettirdi.

Yılan Yiyen Operasyonu’nun tamamlaması ile Naked Snake ‘Big Boss’ ünvanını aldığında, o eski ajanın The Boss ile öldüğünü söylendi. Kendisini CIA’den tamamen soyutlayarak üyesi olduğu Tilki Ekibi‘ni de geride bırakan Big Boss, uzun bir süre boyunca Ocelot’tan haber alamayacaktı.

KGB Baş Yöneticisi’nden bizzat övgüler alan Ocelot, Sovyet Rusya Başkanı Khrushchev’in devrinin biteceğini de öğrenmişti. Operasyon sırasında elde ettikleri bu bilgiler ile Amerika Birleşik Devletleri’ne şantaj yapacaklarını belirten KGB Baş Yöneticisi Sovyet Rusya’nın yükseleceğini söylediğinde Ocelot, CIA Yöneticisi’nden bir arama bekliyordu. KGB Baş Yöneticisi’nin ardından CIA Yöneticisi ile görüşen Ocelot, Filozoflar’ın Mirası’nın yarısına sahip olduğunu söyleyerek KGB’nin diğer yarısını ele geçirdiğini belirtti. Aynı zamanda, Filozoflar’ın Çin Kolu’nun Miras’ın peşinde olduğunu belirten Ocelot, sahte bir mikrofilmi ajana sağladığını da belirterek EVA’nın Çin ajanı olduğunu CIA’e söylemişti.

Yıl 1970 olduğunda Filozoflar’ın Amerika Kolu’ndan memnun olmayan Ocelot, Miras’ın KGB’deki yarısını alarak planlarını gerçekleştirmeye çalıştı. San Hieronymo Yarımadası’nda ortaya çıkan olayları kendi yararı için kullanan Ocelot, CIA’de bulunan Miras’ı elde ederek örgütün yöneticisini de intihar süsü vererek öldürdü. Böylelikle hem KGB’den hem de CIA’den aldığı Miraslar ile 1 milyar dolarlık fona sahip olan Ocelot, Filozoflar’ın kimliklerini ve yerlerini öğrenmesiyle de birlikte bu köklü örgütün ağlarını kesmeyi hedefledi. Aynı annesi The Boss’un istediği şekilde dünyayı tek bir çatı altında ‘bir’ olarak görmek isteyen Ocelot, San Hieronymo olaylarının bitişinde Tilki Ekibi’nin asıl lideri olan ve Yılan Yiyen Operasyonu’nu yöneten Binbaşı Zero’dan bir teklif aldı.

Kusursuz Asker Projesi ve ‘Genome Projesi’nden bahseden Binbaşı Zero, oluşturduğu ‘Vatanseverler’ adındaki bu yeni örgüte Ocelot’un katılmasını istedi. Amaç olarak The Boss’un hayalini benimseyen bu örgüt, Filozoflar’ın daha önce yaptığı hatalardan kaçınmakla birlikte dünyayı bir kılmayı hedefliyordu. İlk önce bu tekliften rahatsız olan Ocelot, Vatanseverler’e katılmak için Binbaşı Zero’ya bir şart sundu: Ocelot, yıllar önce kendisine ilham veren adamı, yani Big Boss’u da yanında istiyordu.

Vatanseverler’i oluşturmak isteyen Zero, Ocelot’un isteği üzerine efsanevi asker olarak görülen Big Boss’u da ikna ederek yanı aldı. Ayrıca Yılan Yiyen Operasyonu’nda görev alan ve Tilki Ekibi’nde de Big Boss’a destek veren Para-Medic ve Sigint’i de yanına almayı başaran Zero, bu gizli projesi için en son olarak EVA’yı da ikna etti. Dünyanın yeniden bir olacağı ve kutuplaşmadan gelişebileceği bir ortam yaratmak üzerine kurulmuş olan Vatanseverler içerisinde çok zaman geçmeden fikir ayrılıkları baş gösterdi. Bu fikir ayrılıkları ve örgüt içerisindeki asıl kutuplaşma Big Boss ve Zero arasında oluştu.

Yılan Yiyen Operasyonu ve San Hieronymo Olayı’nda kendisini birçok kez gösteren Big Boss, gerek The Boss’u gerekse direnişte oluşturduğu askerlerini kaybetmesinden ötürü daha fazla ‘piyon’ rolü oynamak ve bir devletin, ordunun veya oluşumun parçası olmak istemiyordu. Öte yandan Zero ise Big Boss’un elde ettiği bu ünü ve şanı, onu bir mesih ve bir kurtarıcı olarak göstererek kullanıyordu. Big Boss’a hem bir arkadaş hem de bir asker olarak değer veren Zero, örgütün mesihinin ayrılmasına göz yumamadı ve ‘Korkunç Çocuklar Projesi’ni başlattı. Gizlice başlayan bu projede Para-Medic, Big Boss’un DNA’sından klonlar geliştirerek ‘sözde mesih’in hayatta kalmasını ve Vatanseverler için çalışmasını sağlayacaktı. Big Boss’a karşı hisler besleyen ancak görevini her zaman daha önemli gören EVA taşıyıcı anne olma rolünü üstlendiğinde yıl 1972’ydi ve Big Boss’un bu projeden haberi dahi yoktu. Birçok klon EVA’nın bedeninde yaşayamadı ve öldü, ta ki projenin son dölü planlanmadığı hâlde bir ikiz ve bu ikizler de ayrı bir klon ortaya çıkartana dek…

Eninde sonunda olan biteni öğrenen Big Boss, Vatanseverler’i terk etti ve kendi paralı asker ekibi olan ‘Sınırı Olmayan Ordu’yu oluşturdu. EVA’nın Big Boss’un DNA’larından hayat verdiği bu üç çocuk ise daha sonrasında Liquid Snake, Solid Snake ve Solidus Snake olarak tanınacak ve dünyanın değişiminde çok önemli roller oynayacaktı. Vatanseverler’in gerçekleştirdiği bu proje sırasında Ocelot’un nerede olduğu, ne yaptığı bilinmezken bu projeden haberi olmadığı birçok tarihçi tarafından da belirtilir. Big Boss her ne kadar giderek daha katı, daha sert birine dönüşse de Ocelot her zaman idolüne sadık kalarak kararlarını desteklemiştir.

Big Boss’un ‘Sınırı Olmayan Ordu’yu kurduğu süre içerisinde hem Vatanseverler hem de Spetsnaz GRU için çalışan Ocelot, 70’lerin sonlarına doğru birçok cephede ve coğrafyada ajanlık yaparak ‘baş sorgulayıcı’ rolünü üstlendi. Yılan Yiyen Operasyonu’ndan sonra işkence ve sorgulama yöntemleri üzerine birçok araştırma yaparak kendini geliştiren Ocelot, yaptıkları ve yöntemleri ile kendine has bir unvan dahi elde edecekti.

80’lerin başında Sovyet Rusya’nın Afganistan’ı işgal etmesinde görev alan Ocelot, kısa süre içerisinde Rus askerleri tarafından sevilip benimsendi. Tam da Sovyetler’in işgali sırasında Big Boss’un Karayipler’deki ana üssünün, Vatanseverler’in yeni yönetimi olan Cipher tarafından saldırıya uğradığını öğrenen Ocelot, Zero tarafından yeni bir görev aldı. Zero’yu koltuğundan indirip Vatanseverleri yönetmek isteyen Skull Face’in amacı bu saldırı sırasında komaya girmiş olan Big Boss’u öldürmek ve paralı asker örgütü olan Sınırı Olmayan Ordu’yu da yok etmekti. Big Boss’un sağ kolu olarak görev alan Kazuhira Miller ile tanışan Ocelot, her ne kadar Miller ile anlaşamasa da Big Boss ve idealleri için uyum sağlamaya ve istihbarat toplamaya çalıştı. Bu süre zarfında Big Boss’un Zero tarafından bilinmeyen bir yerde bakıma alındığı ve iyileştirildiğinden bahsedilse de ne Ocelot ne Miller Big Boss’un bulunduğu hastanenin yerini bilmiyordu.

Afganistan’da gerçekleşen savaş sırasında hem Sovyet Ordusu askerleri hem de kendilerine Elmas Köpekler adını veren Big Boss’un paralı ordusu ile iyi anlaşan Ocelot, Rus askerler tarafından ‘Sharashka’, yani ‘sorgulayan’ lakabını aldı. Öte yandan Ocelot’u sadist bir işkenceci olarak gören Afgan direnişçileri de kendisine Kafkasya’da yapılan ‘Shashka’ isimli keskin bir kılıcın adını verdiler. Afgan askerlerinin Rus aksanı bozuk olduğundan bu iki lakabı ‘Shalashaska’ olarak söylediklerinde ise Ocelot’un lakabı tam anlamıyla oluşmuş oldu.

Big Boss’un Kıbrıs’ta olduğunu öğrenen Ocelot, Elmas Köpekler için çalıştığının farkına varılmaması adına Spetsnaz için görevini yapmaya çalışırken Kazuhira Miller’ın yakalandığı bilgisini de edindi. Elmas Köpekler’in lidersiz kalıp dağılmasını önlemek için başlarına geçen Ocelot, bu süre içerisinde Sergei Gurlukovich isimli bir Spetsnaz üyesiyle de tanıştı. Her ne kadar Elmas Köpekler’ine liderlik edip Miller ile birlikte çalışmış olsa da Ocelot’un sadık olduğu asıl kişi Big Boss’un kendisiydi.

1975 yılında Zero’nun kendisine sunduğu planı Big Boss’un yararı için kabul eden Ocelot, Kıbrıs’ta gerçekleşen bir operasyonda büyük rol oynadı. Skull Face ile Cipher’i kandırmak ve Big Boss’u güvence altına almak için geliştirilen bu planda hâlen komada olan Big Boss’a bir vücut ikizi bulunması gerekiyordu. Big Boss’un en güvendiği adamlardan biri olan Medic, gerçekleştirilecek operasyon için en uygun aday olarak belirlendi ve suni bir komaya sokuldu; böylece Ocelot’un o yıllarda geliştirdiği, günümüzde ise hipnoterapi olarak bilinen teknikle Big Boss’un anıları, kişiliği ve deneyimleri Medic’e işlendi. Komadan uyanan Big Boss’un karşısında Ocelot’u görünce şaşırdığı söylense de asıl şoku Zero ve Ocelot’un uyguladıkları planı duyunca yaşadığı bir gerçekti. Cipher ve Skull Face’nin tam da enselerinde olduğunu ve bir yeme ihtiyaç duyduklarını öğrenen Big Boss, seçeneği olmadığından ötürü bu planı kabul etti. Skull Face’in hastaneyi bulmasının an meselesi olduğunu ve Big Boss’un yerine geçecek olan ‘hayaleti’ ‘Venom Snake’i bu savaşa karşı yönlendireceğini söyleyen Ocelot, her şeyin kusursuz ilerlemesi adına kendisine de hipnoterapi yaptı.

Yıl 1985 olduğunda Big Boss’un yerini alacak kişi olan Venom Snake, kendisinin Big Boss olduğuna inanarak uyandı. Uyanmasıyla birlikte hastanenin Cipher tarafından saldırı altında olduğunu öğrendi ve oda arkadaşı ‘Ishmael’ ile birlikte hastaneden kaçmaya çalıştı. O zamanlarda 40 yaşında olan Ocelot, kuşatılmış hastaneden Venom Snake’i kurtarmakla birlikte Elmas Köpekler’i yeniden kurması gerektiğini söylese de öncelikle sağ kolu olan Kazuhira Miller’ı kurtarması gerektiğini de ayrıca belirtti.

 

Aslında bu kaçış planı sadece Venom Snake için hazırlanmamıştı. O hastaneden o gece iki kişinin canlı olarak kaçtığı raporlarda belirtilmişti: Venom Snake ve Ishmael. Ocelot, Venom Snake ile birlikte Afganistan’a gitmeden önce Big Boss’u Ishmael takma adıyla hastaneden kaçırarak ‘Dış Cennet’ isimli örgütü kurmasına olanak vermiş oldu. Böylelikle asıl Big Boss, Cipher ve Vatanseverler’in dikkatini çekmeden Zanzibar Adası’na gidecek ve kendi direniş organizasyonunu kuracaktı. Bu sırada Ocelot’un ‘Filozoflar’ın Mirası’ ile Venom Snake ve Elmas Köpekler için yeni bir ana üs yaptırdı. Afrika’nın doğu kıyısında bulunan bu ana üs, coğrafik önemi açısından Elmas Köpekler’e iş sağlamasıyla birlikte Venom Snake’in kendi ordusunu kurması için de bir yuva olacaktı.

Venom Snake’in Big Boss olduğuna kendini inandıran Ocelot, ona eski ününü kazanması ve Big Boss’un hayatta olduğunu göstermesi gerektiğini söyledi. Venom Snake Miller’ı kurtarmak için görevine başladığında ise Ocelot, danışmanlık ve sorgucu rolünü üstlenip ana üsse dönmek için yola çıkmıştı bile.

Venom Snake’i Big Boss’un görünen yüzü hâline getiren Ocelot, bir süre sonunda Elmas Köpekler’den ayrıldı. Ocelot’un Elmas Köpekler’den ayrıldığı vakitlerde Miller’ın Venom Snake’in aslen Big Boss olmadığı gerçeğini ve Korkunç Çocuklar Projesi’ni öğrenmesiyle ikili arasında sürtüşme ve düşmanlaşma da başlamış oldu. Big Boss’un klonunu babasına karşı getireceğini ve Vatanseverler’in sonu olacağını söyleyen Miller, Ocelot’u yaptıklarının cezasını ödeyeceği yönünde tehdit etti. Miller’a karşılık olarak Ocelot ise ikizlerden diğerini yetiştireceğini ve Big Boss’tan çok daha başarılı yapacağının sözünü verdi. Böylelikle hem Miller hem de Ocelot Elmas Köpekler’den ayrılarak Venom Snake’i ana üste tek başına bıraktılar.

Sovyetler Birliği’ne geri dönen ve ajanlık kariyerine devam eden Ocelot, birliğin yıkılması ile Spetsnaz’dan ayrıldı. Arkadaşı Sergei Gurlukovich’ten Rusya’yı eski kudretine getirmek için bir teklif alsa da ilgisinin bu yönde olmadığını söyleyerek bu teklifi geri çevirdi.

90’lı yıllarda birçok farklı ordu ve Vatanseverler için görev ve ajanlık yapan Ocelot, 95 yılında Solid Snake’in Big Boss’un darbesini engellediğini öğrendi. Hayatını kaybeden bu Big Boss’un aslında Venom Snake olduğunu bilmesine rağmen bu sırrı saklayıp Vatanseverler için çalışmaya devam etti. Ancak 99 yılında Solid Snake’in Zanzibar Adası’nda gerçek Big Boss’u alt etmesiyle birlikte hem Ocelot hem de EVA için birçok şey de değişmiş oldu. Çarpışma sırasında yaralanan Big Boss’u ‘nano-makineler’ ile uyku durumuna sokan Zero’nun Big Boss’a sahip olma tutkusu bir türlü saplantıya dönüşmüştü. Big Boss’un bedenini Zero’nun pençelerinden kurtarmak isteyen Ocelot ve EVA, hem Zero’nun hem de Vatanseverler’in sistemlerinin artık çökmesi gerektiğine karar verdiler.

Zanzibar Adası’nda Big Boss’un çöküşü ile birlikte 99 yılında FOXHOUND isimli bir özel askeri örgüt tarafından keşfedilen Ocelot, Liquid Snake’in bu örgütte olduğunu öğrenir öğrenmez katılmayı kabul etti. Miller’a verdiği sözü unutmayan ve Liquid Snake’te Big Boss’un özelliklerini gören Ocelot, sözünü yerine getirmek için Liquid’i FOXHOUND’un lideri yapmaya çalışıp ona bizzat eğitim verdi. Revolver lakabını taşıyan ve ekibin sorgucu rolünü üstlenerek istihbarat toplamaya devam eden Ocelot, Liquid’in çocukluk arkadaşı olan Psycho Mantis ile de bu süre içerisinde tanıştı.

EVA ile hâlen gizlice görüşen Ocelot, Vatanseverler’in asıl üyelerini teker teker öldürmelerini gerektiğini kabullenip harekete koyuldu. 2003 yılında genetik nano-teknoloji profesörü olan Naomi Hunter ile bir anlaşma yapan EVA ve Ocelot, Naomi’nin ve manevi ağabeyi Gray Fox’un yardımı ile Para-Medic’i öldürttüler.

2005’in Şubat ayında, o zamanların Amerika Birleşik Devletleri Başkanı olan ve George Sears adını kullanan Solidus Snake ile gizli bir anlaşma yapan Ocelot, Liquid Snake’in öncülüğünü yapacağı bir isyanın hazırlığını başlattı. ‘Shadow Moses Olayı’ olarak bilinen bu olay, Amerika Birleşik Devletleri’nden Big Boss’un bedeni ile1 milyar dolar isteyen ve kendilerine ‘Big Boss’un Oğulları’ adını veren örgüt, bu taleplerinin karşılanmaması hâlinde 24 saat içerisinde Amerika Birleşik Devletleri’ne nükleer bomba atacaklarını söyledi. Sergei Gurlukovich’in desteğini alan Ocelot, böylece kendi ordusunu Liquid’in önderliğinde kurmuş oldu.

Vatanseverler’in ilk üyelerinden olan DARPA Şefi Sigint’i de Shadow Moses Adası’nda esir alan Ocelot, Amerika Birleşik Devletleri hükümetine yaptırım uygulamaya başladı. Sigint’in Revolver Ocelot’a terrörist olmadığını söylemesi ve kendini tanıtması ile Ocelot, planlarının bozulmaması için Darpa Şefi’ni orada öldürdü. Solid Snake’in Shadow Moses Adası’na geldiğini öğrenen Ocelot, aynı Big Boss’un 41 sene önce karşısına çıktığı zamanki gibialtıpatlar tabancalarını hazırlayarak Solid Snake’in karşısına çıktı.

Rakibiyle düelloya giren Ocelot, kendisini bir nevi Big Boss ile çarpışıyormuş gibi gördüğünden Solid Snake’i hiç hafife almadı. Ancak düellolarının tam ortasında Cyborg Ninja tarafından sağ elini kaybeden Ocelot kaçmak zorunda kalsa da Solid Snake’i öldüreceğine yemin etti. Yarasını iyileştirmek için Shadow Moses Adası’nın asıl üssüne geri dönen Ocelot, kısa bir süre sonra Snake’in Sniper Wolf tarafından yakalandığını duyunca onun işkence odasına götürülmesini emretti. Liquid’den Snake’i öldürmemesi gerektiği emrini alsa da Revolver Ocelot, efsanevi Big Boss’un oğlunu yakından görmek için çoktan yola çıkmıştı.

Snake’i elektrikli bir işkence cihazına bağlayıp sorgulayan Ocelot, aynı zamanda ufak bir oyun oynamak da istedi. Solid Snake’in acıya dayanamaması durumunda hayatının bağışlanacağını ama görev arkadaşı olan Meryl Silverburgh’un öleceğini söyleyen Ocelot, Snake’e işkenceye etmeye başladı. İşkence sırasında Afganistan ve Mozambik gibi farklı bölgelerde savaştığını söyleyen Ocelot, Sergei Gurlukovich ile Rusya’yı yeniden yükseltmeyi hedeflediğini de anlattı. Aynı Liquid gibi kendisinin de dünyayı mücadele dolu bir evrene çevirmeyi amaçladığını söyleyen Ocelot, ancak bu şekilde insanların tamamen özgür olacaklarını ve duygularını hür bir şekilde ifade edebileceklerini de belirtti.

Aslında Solid Snake’i her ne kadar öldürmek için ant içmiş olsa da Revolver Ocelot’un Big Boss’un oğullarına fazlasıyla değer verdiği kabul edilebilir bir gerçekti. Hatta Ocelot’un Shadow Moses Adası’nda tutulan Metal Gear REX anahtarlarından birinin Solid Snake’te olmadığı yalanını söylemesi dahi ilginç bir detay olarak tarihte yerini aldı. Her ne kadar Big Boss’un oğullarını içten içe sevse de Ocelot’un asıl bağlılığı Big Boss’un kendisineydi ve bu yoldaki herkes onun için satranç masasındaki birer piyondan ibaretti. Gerçek planı ise Amerika Birleşik Devletleri’ni bombalamak değildi. Metal Gear REX’in test bilgilerini Snake’ten alarak Amerika Başkanı’na ileten Ocelot, Shadow Moses Adası yok olmadan kaçmayı başardı.

Amerika Başkanı’nın emri ile güvenlik altında tutulan Ocelot, REX’in test bilgilerini birçok ülkeye satarak milyar dolarlar elde etti. Elde ettiği fon ile Naomi Hunter’ı hapishaneden çıkartan Ocelot, Liquid’in bedeninden aldığı sağ kolu Fransa’da geçirdiği bir ameliyat ile kendi vücuduna taktırdı. Vatanseverler’in Solidus’un peşinde olduğunu öğrenir öğrenmez kendisi için gizli bir üs inşa ettiren Ocelot, örgütü kandırmak için kafasında bir plan yarattı. Liquid’in kolunu kendi bedenine yerleştirmesiyle birlikte aynı zamanda psikoterapi, ilaçlar, hipnoz ve nano-makineler ile kendi kişiliğini giderek Liquid’in kişiliğine benzeten Ocelot, bedeninin Liquid tarafından ele geçirildiğini herkese inandırarak Vatanseverler’i kandırdı. Ocelot’un kendisine yaptığı bu hipnoz ve yapay ‘Liquid Sendromu’ olarak adlandırılabilecek durum, Solid Snake’in kendisine yakın olduğu durumlarda aktifleşecekti.

2007 yılında Vatanseverler tarafından Metal Gear RAY isimli iki pedallı robotu çalması istenen Ocelot, Sergei Gurlukovich’ten yardım istedi. Rusya için RAY’i ele geçireceklerini söyleyen Ocelot, bu operasyon sırasında Solid Snake’in de kendisini durdurmak için geleceğini adı gibi biliyordu. Amerika Birleşik Devletleri’ne ait bir tankerde bulunduğu söylenen Metal Gear RAY, o sırada donanmaya tanıtılıyordu. Her ne kadar bu operasyon sırasında kendisini göstermemesi gerekse de psikolojik olarak Liquid ve Ocelot arasında gidip gelen bedeni doğru kararlar vermesini engelledi. Amerikan Donanması’na ait olan RAY’i çaldıktan sonra ise yıllardır tanıdığı Sergei’ye de ihanet etti. Tam da bu sırada içindeki ikinci kişilik açığa çıkarak kendisini Liquid Ocelot adıyla tanıttı. Önündeki herkesi yok ederek tam anlamıyla bir kıyıma sebep olan Liquid Ocelot, Solid Snake’i de burada öldürdüğünü zannediyordu.

Bu olaydan kısa bir süre sonra kendisine gelen Ocelot, tankeri batırdığını fark etti. Vatanseverler, Ocelot’un kendilerine ihanet edeceğini düşünmeden plana devam ederken tankerin battığı noktanın tam da üstüne ‘Büyük Kabuk’ isimli tesisi kurmaya başlamışlardı. Bu olaydan tam iki sene sonra Solidus ile buluşan Ocelot, Arsenal Gear isimli bir mobil denizaltının burada bulunduğundan bahsetti. Ocelot’un bir Vatansever üyesi olduğunu bilmemesine rağmen Vatanseverler’i yok edeceğini söyleyen Solidus, aslında büyük bir oyunun içinde ufacık bir piyondu. Liderlik ettiği ve kendilerine ‘Özgürlük Çocukları’ ismini veren terörist grup, Arsenal Gear’ı ele geçirmeyi ve en sonunda da Vatanseverler’i yok etmeyi amaçlıyordu.

Vatanseverler’in gittikçe etkisini arttırarak George Washington isimli bir yapay zekâyı sisteme yerleştirdiğini belirten Ocelot, bu yapay zekânın insan ilişkilerini, medyayı, silahları, para akışını hatta dünyanın kontrolünü ele geçirdiğini de söyledi. Zero’nun kimseye güvenememesi ile birlikte kendi hayallerini yerine getirecek bir yapay zekâ yaratma isteğiyle ortaya çıkan George Washington yapay zeka sistemi, giderek yozlaşarak savaş ekonomisine dayalı bir sisteme dönüştü. Ocelot’un hedefi de bu sistemi kökten yok etmekti ve bu yüzden Solidus’a ihtiyacı vardı.

Arsenal Gear’dan Metal Gear RAY ile kaçan Ocelot, Liquid kişiliğinin fazlasıyla dengesiz olduğunu fark ettiğinde Liquid’in sağ kolu yerine sibernetik bir kol yerleştirdi. Artık Solidus’un DNA’sına da sahip olan Ocelot benliğini tamamen Liquid’e teslim ederek Vatanseverler’e karşı savaş ilan edebilirdi. 2014 yılında ‘Dış Cennet’ isimli ana şirketin CEO’su olarak kendini tanıtan Liquid Ocelot, Solidus’un DNA’sı ile Vatanseverler’in yapay zekâ ağına sızdı ve ‘Vatanseverler’in Oğulları’ sistemini ele geçirdi. Bu sistem ile Liquid Ocelot, dünyadaki bütün silahların hakimiyetine sahipti ve savaş ekonomisini kontrol edebilirdi.

Vatanseverler’e karşı tamamen savaş açan ve George Washington ile kontrolü sağlamayı hedefleyen Liquid Ocelot, kendi savaş gemisinde son bir kez daha Solid Snake ile karşılaştı ve sonucunda da Vatanseverler’in çöküşüne sebep oldu. Solid Snake ve ekibinin sisteme gönderdiği solucan ile Vatanseverler’in sistemi çöktü ancak Ocelot’un beklediği gibi bir kaosa sebep olmadı.

Doğduğu günden beri Filozoflar’ın piyonu olarak yetişen ancak Big Boss ile kaderin iplerini kendi eline alan Ocelot, kimi tarihçiler tarafından kötü biri olarak görülse de iyinin ve kötünün birbirine bulandığı bu dünyada özgürlük için savaşan bir kovboy hayranıydı. Annesini ve babasını hiçbir zaman tanımayan ancak kendisine hayatında ilk defa arkadaş gibi davranan bir askere tutunan bir ajandı Ocelot. Bu askeri kendi öz ağabeyi olarak gördü, sevdi ve bu efsaneden etkilenerek onun yolunda ilerledi, doğru olduğunu düşündüğü şeylere inandı ve en sonunda da dünyanın özgürleşmesindeki en büyük rollerden birisini oynadı.