lorekeeper-warcraft-tarihceleri-12-01

Warcraft Tarihçeleri – Bölüm 12: Arathor İmparatorluğu ve Trol Savaşları

Amani trolleri, elflere karşı aldıkları yenilgiden sonra Zul’Aman’a çekilmişler ve intikam planları yapmaya başlamışlardı. Sayıları hızla artsa ve yeterince güçlü olsalar da onlara liderlik yapabilecek birileri yoktu. İşte tam bu sırada kendilerini trollerin ruhani liderleri olarak gören Zandalari trollerinden yardım geldi. Büyük Bölünme sonucunda kadim toprakları okyanusun üzerinde küçük bir ada olarak kalmış olan Zandalariler, geçen sayısız yıl içerisinde voodoo büyüsünde ustalaşmışlardı. Aynı zamanda Quel’Thalas elflerinin ataları kadar güçlü olmadıklarına inanıyorlardı ve gereken destek sağlanırsa Amani trollerinin galip çıkabileceğini düşünüyorlardı. Bu yüzden Zul’Aman’a elçiler gönderdiler ve onlara yardım sözü verdiler. Loa ruhlarının da bu savaşta kendilerine yardım etmesini garanti altına alan Zandalariler, Amani savaşçıları arasından en korkusuz olan Jintha adındaki trolü de lider konumuna getirdiler.

Amani trolleri sabırlıydı; öncelikle düşmanlarının kuvvetini sınamak istiyorlardı. Bu amaçla elflere karşı akıncı birlikleri gönderdiler ve karşılaştıkları direnişi test ettiler. En sonunda intikam vaktinin geldiğine inanan troller, ilk yenilgilerinden dört bin yıl sonra (İlk Savaş’tan 2,800 yıl önce) güçlerini toplayıp gerçek anlamda saldırdıklarında sayıları muazzamdı. Yanlarında akın eden loa ruhları da trolleri kutsuyor ve olağanüstü güçler bahşediyorlardı. Trol Savaşları’nın başlangıcı olarak kabul edilen bu saldırıda elfler, kayıp üstüne kayıp verdiler ve geri çekilmek zorunda kaldılar. Quel’Thalas sınırlarının dışındaki bölgelerin troller tarafından ele geçirilmesi ise uzun sürmedi.

Trol Savaşları sırasında Doğu Krallıkları'nın kuzey toprakları

Trol Savaşları sırasında Doğu Krallıkları’nın kuzey toprakları

Elfler çaresizlik içerisinde saldırıları izliyorlardı. Hakim oldukları büyü gücü bile Amani trollerinin sayısı ve loalar tarafından bahşedilen güçleri karşısında onları koruyamıyordu. Ne yapmaları gerektiği konusunda tartışan elfler, Dath’Remar’ın soyundan gelen kralları Anasterian Sunstrider’ın aldığı karar ile son çare olarak insanlardan yardım istemeyi göze aldılar.

Troller aynı zamanda insanlar için de sorun teşkil ediyordu ancak Kral Thoradin, bir grup Quel’Thalas elçisi imparatorluğuna gelip yardım isteyene kadar durumun ne kadar vahim olduğunu anlamamıştı. Strom’a gelip huzuruna çıkan elf elçilerinin anlattığı hikâyeleri dehşet içerisinde dinleyen Thoradin, o ana kadar kendi halkını tehlikeye atmak istememişti; ancak Quel’Thalas kaybedilirse trollerin güney topraklarına ineceği ihtimalini düşünerek zaten büyük bir tehditle karşı karşıya olduklarını fark etti. Elçiler huzurundan çekildikten sonra generalleri ve danışmanları ile toplantılar yapıp durumu tartışan kral, trolleri yenebilecek askeri güce sahip olmadıklarını biliyordu. Başka bir yaklaşım denemeleri gerektiğini düşünen Thoradin, her ne kadar büyüden haz etmiyor olsa da trollere karşı avantaj sağlayacaklarını düşünerek elfler ile bir anlaşma yapmaya karar verdi: Ordularıyla elflerin yardımına koşacak olan insan krallığından seçilecek birkaç kişi, büyü kullanımını öğrenmek üzere yetiştirilecekti.

Elf büyüsü dillere destan bir güçtü ancak daha önce hiçbir insan bu sanatın inceliklerini öğrenmemişti. Elf elçiler Quel’Thalas’a dönerek durumu ve yapılan teklifi Anasterian’a bildirdiler. Anasterian, kontrol altında tutulmayan büyü gücünün nasıl bir felakete sebebiyet vereceğini gayet iyi biliyordu ve insanlara büyü öğretmenin ne kadar tehlikeli olduğunun farkındaydı; ancak halkı gözlerinin önünde katlediliyordu ve yardım alamazlarsa tamamen yok edileceklerdi. Çaresizlikle insanların teklifini kabul eden Anasterian’ın emriyle bir grup elf büyücüsü vakit kaybetmeden Strom’a doğru yola çıktı.

İnsan büyücü

İnsan büyücü

Elflerle yapılan anlaşma gereği yalnızca yüz insana büyü öğretilecekti ve vakitleri sınırlıydı. Hemen işe koyulan elf büyücüleri, ağır eğitim sürecinde insanların büyüye ne kadar yatkın olduklarını şaşkınlıkla fark ettiler. Öyle ki incelikten uzak olsalar da öğretilenleri çok kısa sürede hazmetmekle kalmıyor, aynı zamanda ustalaşıyorlardı. İnsan büyücülerin eğitimi devam ederken Arathor Kralı Thoradin, savaş süresince gereken stratejik korumayı sağlayabilmek için Alterac Dağları’nda bir kale inşa edilmesini emretti. Alterac Kalesi olarak adlandırılan bu yapı dışında Tirisfal Açıklıkları’nın doğusunda kalan ve Doğukırı olarak adlandırılan bölgeye de birçok kule dikildi. İnsan büyücülerinin eğitimi tamamlandığında ise savaş vakti gelmişti.