Fırtınanın Kahramanları - Genn Greymane

Kimdir, Nedir: Genn Greymane

Gilneas’ın geri alınamayacağını iddia edenler vardı. İmkansız olduğunu söylüyorlardı. Ben ise korkularımızın bizi daha fazla yönetmesine izin vermememiz gerektiğini söylüyorum! Çok uzun bir süre boyunca korkularımın benliğimi alt etmesine izin verdim… Hep yanlış kararlar almış olabileceğimin korkusu… Ulusumuzun kimliğini kaybedeceği korkusu… Eğer gerçeği tam anlamıyla öğrenirseniz benim liderliğimi reddedeceğiniz korkusu. Ama artık korkularıma teslim olmayacağım. Bana bakın ve sakladığım gerçeği görün. Şimdi sırrımı bildiğinize göre hepinize sorarım… Kim benim yanımda olacak? Kim benimle birlikte savaşacak? Aranızdan kimler korkularını bir kenara bırakacak?

Okumaya devam…

lorekeeper-kayan-kumlar-savasi

Warcraft – Kısa Hikâye: Kayan Kumlar Savaşı

Öğlen güneşi sonu gelmez yakıcı bakışlarını Silithus’un kumlarından ayırmıyor, Skarabe Duvarı’nın dışında toplanıp hizaya giren kalabalığı sessizce gözlemliyordu.

Güneş, aşağıda toplanmış kalabalığın üzerinden geçişine devam etti; alevden küre bir an için açıkta kalan uçsuz bucaksız ordular amansız sıcak dalgalarına maruz kalarak çöksün diye tepede asılı kalmış gibiydi.

Rahatsız topluluğun arasında bir dişi elf, düşüncelere dalmış bir şekilde sessizce duruyordu. Yoldaşları ona hayranlıkla, bir kısmı ise açıkça hürmet göstererek bakıyorlardı. Dünyaları üzerinde yaşayan her ırktan gelen diğer temsilciler ise kendilerine has bir önyargı ile yaklaşıyorlardı. Ne de olsa elflerin troller ve taurenler ile olan kan davası yüzyıllar öncesine dayanıyordu.

Bağlılıkları her neye veya her kime olursa olsun o gün orada savaşmak için toplanan herkesin bu elfe karşı paylaştığı tek bir ortak his vardı: Saygı. Shiromar da gökteki güneş gibiydi — ifadesiz, sarsılmaz ve yılmaz. Bu özellikleri son birkaç aydır ayakta kalabilmesine yardımcı olmuştu; her şeyi kaybettiklerini sandıkları, görevlerinin asla bitmeyeceğini düşündükleri ve yoldaşlarının ümitsizliğe kapılıp pes ettikleri anlarda devam edebilmesini sağlayan gücü vermişti.

Okumaya devam…

lorekeeper-fırtınanın-kahramanları-chogall-1

Kimdir, Nedir: Cho’Gall

Cho: Bu diyarın acınası zavallıları benden korkmaya başladılar bile.

Gall: Korkmalılar da! Ele geçirebileceğim bir sürü ruh var…

Cho: Nexus ve tüm gücü… Hepsi BENİM olacak!

Gall: Bana karşı çıkanlar yalnızca kendi sonlarını getiriyorlar!

Cho: Daha önce bunlar gibi aptallarla savaşırken öğrendiğimiz bir şey varsa…

Gall: … o da beraberken HİÇ KİMSENİN BİZE KARŞI KOYAMAYACAĞIDIR!

Cho’Gall: İşte bu biziz… CHO’GALL!

Cho: Ya Nexus’u ele geçireceğiz…

Gall: … ya da onu yok edeceğiz!

Gorian İmparatorluğu’na nesiller sonra iki kafalı -ve çift kişilikli- doğan ilk ogre olan Cho’Gall, ırkının diğer bireylerinden üstündü -zira zekası, gücü ve büyüye olan yatkınlığı sebebiyle hepsinden bir adım öndeydi. Öyle ki kendi ırkı arasından bu üstün özellikleri ile sıyrılan Cho’Gall’ın Gul’dan tarafından keşfedilmesi uzun sürmedi. Henüz genç bir ogre iken Gul’dan tarafından eğitilmeye başlanan Cho’Gall, Twisting Nether’ın kendine has büyü güçlerini kullanabilmeyi öğrendi ve kısa zamanda Güruh içerisinde hem korkulan hem de saygı duyulan üyelerinden biri haline geldi. Okumaya devam…

Warcraft Film Afişi

Warcraft: İki Dünya. Tek Yuva.

Geçtiğimiz sene boyunca Blizzard öyle şeyler açıkladı ki, bu seneki BlizzCon’a fiziksel olarak gidemesem de canlı yayında izlememi sağlayacak sanal biletlerden almaya karar vermem çok uzun sürmedi. Hem Warcraft filminin hem de World of Warcraft’ın yeni ek paketi Legion’ın fragmanlarını yayınlayacakları bu etkinliği kaçıramazdım.

6-7 Kasım tarihlerinde Anaheim, Kaliforniya’da gerçekleşen BlizzCon 2015’in üzerinden birkaç gün geçti ancak şahsım adına söyleyebilirim ki üzerimde bıraktığı etki öyle kolayca geçebilecek türden değil, zira bir Warcraft hayranı ve World of Warcraft oyuncusu olarak bu kadar sevdiğim bir evrenin film fragmanını izlerken attığım küçük sevinç çığlıkları hâlâ evde yankılanıyor.

Peki bize neler gösterdiler? Warcraft fragmanında ne gibi sahneler sundular? Bu sahnelerde yer alan mekanların hikâyedeki önemi nedir? Orijinal hikâyeye ne kadar sadık kalınmış görünüyor veya neleri değiştirmişler? Bunlara ve benzer daha birçok soruya cevap arayalım diyerek normal formatımızın biraz dışında olan bu blog yazısını hazırladık. Okumaya devam…

lorekeeper-fırtınanın-kahramanları-rexxar-1

Kimdir, Nedir: Rexxar ve Misha

Diğer ırkları çok uzun süre uzaktan izledim. Birbirleriyle didişmelerini, diğerlerine karşı acımasızlıklarını gözlemledim. Gereksiz savaşları, bu toprakları kana bulamaktan ve doğayı yok olmanın eşiğine getirmekten başka bir şey başarmış değil. Bir süredir Nexus denen bu garip diyarı da bir zamanlar Kalimdor’u ve Desolace’ı gözlemlediğim gibi izlemeye devam ediyorum. Sanırım asıl ailemle, yani hayvan yoldaşlarımla avlanmaya devam etmek benim için en iyisi olacak.

Rexxar, Mok’Nathal’ın Son Evladı, Stonemaul Klanının Şefi veya Horde’un Şampiyonu… Siz onu hangi kalıba sokmaya çalışırsanız çalışın, o kendini yarı-ogre yarı-ork bir avcı olarak tanımlamayı tercih edecektir. Draenor’da, Bıçak Sırtı Dağları’ndaki pasifist bir yarı-ogre klanının mensubu olarak doğan Rexxar, babası Leoroxx’un uyarı ve ısrarlarının aksine Kara Geçit açılıp da Gul’dan’ın güçleri İlk Savaş’a katılmak için Azeroth’a geçtiğinde klanını geride bırakmayı tercih etti. Daha o zamandan hayvanlarla büyük bir bağ kurmuş olan genç avcının yanında büyük, kara bir kurt olan Haratha da vardı.

Okumaya devam…

lorekeeper-fırtınanın-kahramanları-kaelthas-2

Kimdir, Nedir: Kael’thas Sunstrider

Arthas hısımlarının önünde dikildi. İki dev, Arthas’ın boyunun iki katı olmalarına rağmen onun gücüne karşı koyamamışlardı. Bir tanesi yerde kıvranıyordu, diğerinin de ona katılması artık an meselesiydi. Arthas son hamlesini yapmadan önce tüm haşmetiyle rünkılıcını kaldırdı ve derinden gelen, yankılı sesiyle buyurdu:

“Artık Lich King’in iradesine boyun eğeceksiniz. Tek ve gerçek kralın-“

*Piuv!* “Aaarggh!”

C-20A’nın sesi ve yoktan ortaya çıkmış gibi görülen mermiyi acı içinde yere devrilen devin inlemesi takip etti.

“O miğferi arada çıkar da beynin havalansın, rakipler geri gelmeden bastırmamız lâzım. Ama yook, çene de çene!”

Nova, kostümü görünmezlikten çıkarken iki devin kendilerine gelip savaşa katılmaları için yanlarına gitti. Arthas daha cevap bile veremeden sarışın kadın tekrar kayıplara karışmıştı.

Beş dakika sonra savaş tamamlanmış ve Lich King bir galibiyet daha almıştı.

Birden artık tanıdık gelen, o alışıldık enerji dalgalanmasını hissetti. Birisi daha Nexus’a geliyordu!

Yine bu garip yaratıklar ya da “teknolojik” insanlardan biri miydi? Yoksa tanıdık biri mi olacaktı bu seferki? Belki buradaki hükmünü kurması için ihtiyacı olan sağ kollarından birisi… Belki Kel’thuzad!

Atıyla dört nala giriş bölgesine gitti ve diğerleriyle birlikte ağaçların arkasında gizlendi. Karşılama görevi Uther’indi ve Arthas, Nexus lordlarının iradesine karşı koymayacak kadar akıllıydı… En azından şimdilik.

Yanında garip şekilli zırhıyla Raynor duruyordu, karşısındaki ağaçların arasında “Protoss” Tassadar’ı görüyordu. Onun bitişiğindeki göz yanılması da Zeratul olmalıydı. Bir sarsıntı hissetti ve Anu’barak yerin altından çıkarken başını hafifçe eğerek onayladı.

Derken dalgalanma kuvvetlendi ve enerji bulutunun içinden bir silüet belirdi: Kendini büyüten geniş omuzlar, uzun kulaklar, büyüyle parlayan bir çift göz ve etrafında dönen üç yeşil küre.

Anu’barak, çok sayıda olan gözleri büyüyerek Lich King’e döndü. Arthas’ın ağzından küçümseme, öfke ve gelecek şiddeti hırsla bekleyen bir ses tonuyla tek bir kelime çıktı “Sen…”

Okumaya devam…