lorekeeper-malthael-01

Kimdir, Nedir: Malthael

“Başmelek Malthael’i büyük bir kararsızlık çevreliyor. Bir zamanlar bilgeliğin o sakin ve yönlendiren eli olan melek, Dünyataşı yok olduğu anda ortadan kayboldu. Gerçekleşen bu felaketin boyutunu anlamak için Cennet’i terk etti. Gidişi Konsey’de devasa bir çatlak yarattı ve bu çatlak bugün bile onarılabilmiş değildir.” –Selathiel, Angiris Kâtibi

Angiris Konseyi içerisindeki melekler arasında bile Malthael diğerlerine kıyasla ketumdu, gizemliydi. Kristal Kemer’’in şarkısının hâlâ Cennet’in salonlarında yankılandığı günlerde her türlü yaşama büyük kıymet verirdi. Çeşitli duyguları tecrübe etmeyi, evreni birbirine bağlayan sayısız noktayı gözlemleyip onları zihninde bir araya getirmeyi severdi. Zekiydi ve meraklıydı.

Okumaya devam…

lorekeeper-izual

Kimdir, Nedir: Izual

Izual, Yüce Cennet‘in hizmetinde, Tyrael’in en güvendiği meleklerden biriydi. Ebedi Çatışma boyunca Tyrael’in sağ kolu olarak ona hizmet ederken en yakın dostlarından da biri haline gelmişti. Rünkılıcı Azurewrath’la katıldığı savaşlarda düşmanlarında açtığı yaralar ve yaptığı kahramanlıklarla kendine büyük bir ün edinmişti. Özellikle de Baş İblislerin Elmas Kapılar’a dayandığı ve daha sonra “Elmas Kapılar’ın Beşinci Savaşı” olarak anılacak savaşta iblisleri neredeyse tek başına püskürtüşüyle adını efsaneler arasına çoktan yazdırmıştı.  Okumaya devam…

lorekeeper-heroes-of-the-storm-xul-1

Kimdir, Nedir: Xul

Necromancerlar ya da kısıtlı bir kesim tarafından bilinen diğer adıyla Rathma Rahipleri, sıkça yanlış anlaşılan ve ölülerle olan iletişimleri nedeniyle sıradan halk tarafından korkuyla anılan bir gruptur. Kalan Kitapları‘nda yazana göre efsanevi nephalem Rathma tarafından ölümlülere hayat ile ölüm arasındaki ince çizgiyi bükme yetisi bahşedilmiş ve bu değerli yeteneği spesifik bir amaç için kullanmaları tembihlenmiştir: Işık ve Karanlık arasındaki hassas dengeyi korumak ve hem Cennet’in hem de Cehennem’in insanların dünyası üzerinde bir diğerinden fazla etkiye sahip olmasını engellemek. Rathma’nın öğretilerini bu uğurda ilk takip eden ölümlü de Günah Savaşı döneminde yaşamış olan ve daha sonraları “Kalan” adıyla bilinecek olan Mendeln Ul-Diomed’dir.

Okumaya devam…

Lorekeeper-FirtinaninKahramanlari-Kharazim

Kimdir, Nedir: Kharazim

Rüzgar doğal olmayan bir ürperti taşıyor ve yoldaşlarım huzursuzlanıyor. Gökte yanan ateş, semayı aleve boğuyor. Bense sakince bekliyorum. Rüzgârda kulağıma fısıldayan, ateşte gürleyen 1000 ve 1 Tanrı’yı dinliyorum. Yumruklarımı onlar yönlendiriyor. Hakikatin ışığını yakmak istediklerinde, ben onların meşalesiyim. Zihnim berrak, kaslarım her an harekete geçmeye hazır. Ivgorod keşişleri olarak bizler ne yapıldığına değil, ne yapılması gerektiğine odaklanırız. Ve ben Nexus’u düşmanlarımdan arındırmaya hazırım. Tıpkı Tristram’ı ayaklarını sürüyen ölüler ordusundan arındırdığım gibi!

Sanctuary’nin en ölümcül güçlerinden biri olan Ivgorod keşişleri, hem bedenlerini hem de zihinlerini mükemmelliyete erişecek şekilde eğitmiş kutsal savaşçılardır. Aynı zamanda 1001 tanrı ve tanrıçayı sahiplenen Sahptev inancının da takipçileridir. Tanrı ve tanrıçaların akla gelebilecek her türlü şeyin içinde olduğunu savunan bu inanç, keşişlerin eğitimlerinin ve yaşam felsefelerinin de temelini oluşturur.

Okumaya devam…

lorekeeper-fırtınanın-kahramanları-leoric-3

Kimdir, Nedir: Leoric

“Doğudan bir hükümdar yükselecek; hükmü kanla başlayıp kemikle bitecek. Kayan bir yıldızın ışığında seçilmiş bir kadının ya da adamın ellerinde üçüncü ve nihai ölümüyle tanışacak…”

Böyle söylüyordu efsaneler… Lakin yanıldıkları bir nokta vardı: Yaşayanlara karşı olan nefreti ölümden bile güçlü olan bir varlığı nasıl öldürebilirdiniz ki? İskelet Kral Leoric, Tristram halkının kabuslarını çok uzun bir süre süsledi. Yeni Tristram şu günlerde biraz daha sakin ve Leoric’in kininden uzak kalsa da Nexus için kabus henüz yeni başlıyor. Kara Kral, Deli Kral, İskelet Kral geçitten adımını attı bir kere… Üstelik de bu sefer kendisine ihanet etmeyeceğinden emin olduğu, yeni askerleriyle birlikte!

Khanduras’ın kralı Leoric, bir zamanlar adil ve asil bir hükümdardı. Ailesine değer verir, karısı ve oğullarını yanından ayırmazdı. Zakarum dinine karşı da sarsılmaz bir inancı vardı. Bu yüzden Başpiskopos Lazarus kendisine Zakarum inancını yaymak için Tristram adındaki köhne ve kadim bir kasabaya yerleşmeyi teklif ettiğinde çok istekli olmadan bu teklifi kabul etmişti. Ancak bilmediği şey, bu hareketiyle kendini ve soyunu büyük bir lanetin içerisine sokmuş olduğuydu. Üç Baş İblis’in planı tıkır tıkır işlemeye devam ediyordu…

Okumaya devam…

lorekeeper-hots-dances

Dans! Dans! Dans!

WarCraft III’ün üzerine çok tıklayınca patlayan koyunlara bir ayrı, ünitelerin üzerine tıklayınca söyledikleri ve verdikleri tepkilere zaten apayrı eğlenirim hep mesela.

Blizzard’ın oyunlarına sıkıştırdığı ufak ama eğlenceli detaylara bayılıyorum doğrusu… WarCraft III’ün üzerine çok tıklayınca patlayan koyunlarına bir ayrı, ünitelerin üzerine tıklayınca söyledikleri ve verdikleri tepkilere apayrı eğlenirim hep mesela. Bir de şimdilerde yeni yeni Blizzard’ın tutkusu haline gelmeye başlamış olan “/dance” komutu var ki, önce yamayla StarCraft II’ye eklenmişti, şimdiyse kendini Nexus’ta, yani tüm Blizzard evrenlerinin birleştiği oyun olan Heroes of the Storm’da bulmuş durumda.

Blizzard’ın Heroes of the Storm’a eklediği bu eğlenceli dansların her birinin ayrı bir kaynağı var elbette. BratwurstZ adlı Youtube kullanıcısı da oturmuş, bu danslardan tespit edebildiklerini karşılaştırmalı olarak video olarak sunmaya karar vermiş. Çok da iyi yapmış doğrusu, ben izlerken oldukça eğlendim zira. Eğer sizin de merak duygunuz kabardıysa mutlaka bir göz atın derim:

Okumaya devam…

lorekeeper-gunah-savasi-1

Diablo Tarihçeleri – Bölüm 3: Günah Savaşı

Lilith’in Nephalem’i korumak için göze aldığı katliamın sonuçları herkesin tahmininden büyük olmuştu. Inarius, suçları yüzünden Lilith’i Sanctuary’den sürgün etti. Beraber yaşamayı öğrenmeye başlamış olan melek ve iblisler arasında yine çatışmalar baş göstermişti. Ve hepsinden önemlisi, Nephalem o büyük potansiyelini, sınırsız gücünü kaybetmişti. Böylece Inarius ve onun takipçileri gölgelere çekildiler. Kimisi Sanctuary’yi terk ederken, kimisi ise kalıp gizlice insanlığın gelişimini gözlemledi. Efsanelerin söylediğine göre çeşitli zorluklarla yüzleşen ve mücadele eden insan ırkı, zamanla Inarius’un takdirini bile kazandı. İnsanlığın artık melek ve iblislere bir tehdit oluşturmadığını gören Inarius, Triune inancını da tam bu sırada keşfetti. Diablo, Mephisto ve Baal’ın etkisini derhal tanıyan Inarius bu sefer sadece kendisi ve takipçileri için değil, kendi kanını taşıyan çocuklarının geleceği için de endişe etti…

Okumaya devam…