lorekeeper-warcraft-tarihceleri-16-01

Warcraft Tarihçeleri – Bölüm 16: Muhafız Aegwynn, Gezgin Ada ve Üç Çekiçler Savaşı

Kadimler Savaşı ve ardından yaşanan Büyük Bölünme’nin üzerinden dokuz bin yılı aşkın bir süre geçmişti. Azeroth toprakları bu süre içerisinde gerçekleşen olaylar yüzünden Titanlar’ın bir zamanlar yapmak için uğraştıkları o huzurlu ortama bir türlü kavuşamamıştı.

Vrykul atalarından evrimleşen insanlar, zaman içerisinde Doğu Krallıkları’na yayılmışlar ve güç sahibi olmuşlardı. Ancak özellikle Dalaran şehir devletinin serbest büyü kullanımı konusundaki politikası sebebiyle iblislerin dikkati tekrar Azeroth’a dönmüştü. Bu durum kontrolden çıkmaya öylesine müsaitti ki insanlar, kuzeydeki komşuları asil elflerden yardım istemek zorunda kalmış ve Tirisfal Konseyi adıyla anılan bir topluluk oluşturmuşlardı. Aralarından bir kişiyi “Muhafız” olarak seçen bu topluluk, güçlerini kalıcı olarak bu kişiye aktarmanın yolunu da bulmuştu.

Okumaya devam…

lorekeeper-tomb-of-sargeras-part-3

Sargeras’ın Kabri – Bölüm 3: Kabrin Gazabı

Muazzam enerji dalgaları çarpıştı; gittikçe kabaran bir büyü ve fel girdabı haline geldi. Devasa oda bir alev seliyle dalgalanırken sarsıldı ve sallandı ancak ne Khadgar ne de Gul’dan duraksamadı, geri çekilmedi ve hatta gözlerini bile kırpmadı.

Onun yerine Khadgar gülümseyerek dişlerini gösterdi. Kolları ileriye doğru açılmış, çenesiyse yukarı doğru bakıyordu. Artık hilelere gerek yoktu, sadece saf ve ham büyü gücünün sonsuz akını vardı.

Gazaplarının çarpıştığı noktada alevler patladı. Havanın kendisi bile her an alev alabilecek gibiydi. Ve eğer alsaydı, kabrin içindeki her şeyi de yok ederdi. Khadgar dahil. Gul’dan da.

Ve ikisi de geri çekilmeye niyetli değildi.

Okumaya devam…

lorekeeper-tomb-of-sargeras-part-2

Sargeras’ın Kabri – Bölüm 2: Eski Dostlar

Maiev Shadowsong’un sesi buz gibiydi. “Bitirdin mi, Başbüyücü?” diye sordu.

“Neredeyse.” Zaman kısıtlıydı. Khadgar son elementali de basit talimatlarla yolladı: “Gul’dan’ı bul.” Damla şekilli ve tamamen mistik enerjiden oluşan yaratık süzülerek uzaklaştı. Onun gibi başka yaratılar da adayı karış karış geziyor ve gölgeleri araştırıyordu. Gerçek anlamda bir dövüş için yeterince güçlü olmamaları üzücüydü ancak en azından yok edildikleri anda Khadgar’ın haberi olacaktı.

Okumaya devam…

lorekeeper-sargerasin-kabri-bolum-1

Sargeras’ın Kabri – Bölüm 1: Bir Başkasının Kaderi

Geminin neredeyse tamamı gitmişti. Yanıp kül olmuştu.

Gövdenin uzun zaman önce Lordaeron’da dövülmüş metal kaburgaları okyanusun dibini boylamıştı. Aynı geminin yolcuları ve tayfası gibi… Yüzeyde sadece yanmış tahta ve kumaş parçaları akıntıyla sürükleniyordu. Hâlâ parıldıyorlardı; yeşil korları dalgaların altında cızırdıyordu.

Saatler boyunca için için yanacaklardı. Fel alevler sadece su ile söndürülemezdi.

Okumaya devam…

lorekeeper-warcraft-tarihceleri-8-01

Warcraft Tarihçeleri – Bölüm 8: Gece Elfleri ve Ebediyet Pınarı

Azeroth’un ana karası olan Kalimdor üzerinde düzenin sağlanmasından sonra beklenen huzur ve barış ortamı bir türlü gelmiyordu. Titan-yapımları, bir “hastalık” olarak gördükleri Tenin Laneti yüzünden bir bir ölümlü olmaya başlarken Azeroth’un yerli ırkları da evrim geçiriyorlardı. Kimi zaman savaşlarla kimi zamansa düpedüz katliamlarla çalkalanan Azeroth üzerinde farklı bir ırkın evriminin baş göstermesi ise an meseleseydi: Kıtanın ortasında yer alan Ebediyet Pınarı’nın yakınına yerleşecek olan bir grup kara trol, tüm dünyanın kaderini değiştirmek üzereydi.

Okumaya devam…

lorekeeper-warcraft-tarihceleri-bolum-4-01

Warcraft Tarihçeleri – Bölüm 4: Sargeras’ın İhaneti, Yakan Lejyon ve Argus

Aggramar’ın Azeroth’u bulmasının ardından titanlar, henüz olgunlaşmamış dünya-özünü evrene gözlerini açacağı vakte kadar hazır etmek amacıyla Bekçiler’i yaratmış ve onların gezegene düzeni sağlamalarını izlemişlerdi. Elementler ve Eski Tanrılar alt edilmiş, huzur ve barış ortamı nihayet sağlanmış gözüküyordu. Azeroth üzerinde hakim olan düzenden memnun kalan titanlar, en sonunda ırkdaşlarının uyanacağı günün gelmesini beklemek ve olası diğer dünya-özü barındıran dünyaları keşfetmek amacıyla evrendeki arayışlarına geri dönmüşlerdi. Aralarındaki en bilge ve güçlü savaşçının kendilerine nasıl büyük bir darbe vuracağından ise habersizlerdi.

Okumaya devam…

Lorekeeper-Warcraft Tarihçeleri-Bölüm2-Kara İmparatorluk

Warcraft Tarihçeleri – Bölüm 2: Elementler, Eski Tanrılar ve İlkel Azeroth

Titanlardan oluşan Panteon, çağlar boyunca evrende dolaşıp henüz doğmamış diğer titanların dünya-özlerini barındıran gezegenleri bulma arayışlarına devam etti. Bu arayışları sırasında karşılarına çıkan her dünyaya da (dünya-özü barındırsın veya barındırmasın) yaşam ve düzen getirmeyi sürdürdüler. Ancak zaman içerisinde kendi ırklarından başka bir bireyin varlığına işaret eden herhangi bir gezegenle karşılaşmadıklarının farkına vardılar. Umudunu yitirmeyen Panteon üyeleri, henüz evrenin çok küçük bir bölümünü keşfettiklerini biliyor ve bir gün karşılarına başka bir titanın varlığının çıkacağını düşünüyorlardı. Bilmedikleri şey ise gayet haklı olduklarıydı: Evrenin uzak bir köşesinde daha önce görülmemiş bir güç barındıran, asil bir titan ruhunun dünya-özünü taşıyan bir gezegen vardı.

Bu gezegen çok sonraları Azeroth ismiyle bilinecekti.

Okumaya devam…

lorekeeper-heroes-of-the-storm-medivh-01

Kimdir, Nedir: Medivh

“Ve artık görevim tamamlandığına göre, geçmişin efsanelerinin arasındaki yerimi alacağım.”

Yakan Lejyon‘un iblislerine karşı tek başına savaşmak için kudretli güçler bahşedilmiş kadim Tirisfal Muhafızları’nın sonuncusu, destansı asa Atiesh’in taşıyıcısı, Azeroth’un koruyucusu ve aynı zamanda laneti. İsmi efsanelerle birlikte fısıldanan Magus Medivh…

Okumaya devam…

Lorekeeper-Warcraft Tarihçeleri Özel Bölüm-Kapak

Warcraft Tarihçeleri – Özel Bölüm: Bildiğimiz Her Şey Yalanmış!

Belki biliyorsunuz belki bilmiyorsunuz ama Warcraft evreni ve tarihiyle ilgili tüm detayları barındıracak olan yepyeni kitap serisinin ilk bölümü yakın zamanda raflarda yerini alacak: Warcraft Chronicle: Volume I. Amerika’da 15 Mart, Avrupa’da ise 17 Mart tarihinde çıkacak kitapla ilgili olarak şimdiden çeşitli internet siteleri üzerinden yayınlanan bilgiler ise Lorekeeper ekibi olarak aklımızın başımızdan gitmesine, ufak çapta kalp krizleri geçirmemize ve kendimizden geçmemize sebep olmuş olabilir. Bugüne kadar Warcraft evreni, Titanlar, Sargeras ve Burning Legion ile ilgili her ne varsa hepsine hiç de farkında olmadığımız oldukça farklı bilgiler ekleyecek olan kitabın içeriği hakkında okuduklarımızdan sonra ancak şunu söyleyebilirim: Bildiklerinizi unutun! Her şey yalanmış!

Evet, bizler de “Nas— Nasıl ya?!” şeklinde bir tepki verdik bu yazıda paylaşacaklarımızı okurken. Ancak bu hayal kırıklığı veya tatminsizlik değil, daha çok Warcraft hikâyesinin tutkunları olarak tatlı bir inanmazlık, şaşkınlık ve tabiri caizse şoka girmişlik ifadesiydi. Okumaya devam…

lorekeeper-guldan-1

Kimdir, Nedir: Gul’dan

Gölge Konseyi’nin bilhassa üzerini kapatmasından mı, yoksa orijinal Draenor parçalanırken o döneme ait kayıtların da yitip gitmesinden mi bilinmez, ork tarihinin en karanlık büyücülerinden olan Gul’dan’ın geçmişiyle ilgili bildiklerimiz bir hayli sınırlı. Yine de bu amansız orkun bir zamanlar gelecek vaat eden sıra dışı bir şaman olduğunu, hatta Shadowmoon klanının lideri Ner’zhul’un çırağı ve sağ kolu olduğunu net bir şekilde biliyoruz. Ve her şeyin Ner’zhul’a yapılan bir teklifle başlayıp Draenor’un parçalanmasıyla sonuçlanacak olayları tetiklediğini de…

İblis Kil’jaeden, Draenor’daki ork klanlarının ruhani lideri olan Ner’zhul’u, ölmüş eşinin kılığına girerek verdiği nasihatler ve vaatlerle kandırmayı başarmıştı. Aslında kendi kuzenleri olan ve Draenor’a sığınarak güvenli bir yuva bulduklarına inanan draeneilerin tehlikeli olduğu konusunda Ner’zhul’u ikna etmiş, ork klanlarını sürgün kuzenleri üzerine salmayı başarmıştı. En azından bir süreliğine… Zira şamanistik kökenlerine çok ciddi bir şekilde bağlı olan Shadowmoon klanı, atalarının ruhları ve elementler onlara sırt çevirip de çağrılarına yanıt vermeyince aldatıldıklarını fark ettiler. Ner’zhul savaş hazırlıklarını sonlandırmaya çalıştıysa da Burning Legion’ı temsil eden Kil’jaeden bu kadar çabuk pes etmeye niyetli değildi. Daha çok güce açlık duyan Gul’dan’ı kendi kanatları altına çeken Kil’jaeden, şamanizmi terk etmesi ve elementlerle olan bağını kesmesi karşılığında Gul’dan’a iblislerin büyüsünü öğretmeye başladı. Yeni kazandığı güçlerle kendi klanı Stormreaver’ı kuran ve diğer ork klanlarını da arkasında toplamaya başlayan Gul’dan, böylece kana susamış, amansız bir Güruh‘un da temellerini atmış oldu.

Okumaya devam…