lorekeeper-firtinanin-kahramanlari-zuljin

Kimdir, Nedir: Zul’jin

“Burası bizim topraklarımızdı… Trol topraklarıydı. Biz Amaniler HERKESTEN önce buradaydık! Elfler ve onların İttifak’ı bizi buradan sürmek için geldiler. Ama vazgeçmedik. Unutmadık.
Elfler benden gözümü çaldılar. Onlardan kaçmak için kendi kolumu kestim! Ve şimdi Güruh’un yanında mı savaşıyorlar?! Güruhunuza tüküreyim! Nefret ediyorum… Hepinizden nefret ediyorum.”

– Zul’jin

Okumaya devam…

lorekeeper-warcraft-tarihceleri-13

Warcraft Tarihçeleri – Bölüm 13: Tirisfal Konseyi, İlk Muhafız ve Cücelerin Uyanışı

Doğu Krallıkları topraklarında yaşayan ve vrykulların soyundan gelen insan kavimleri, kral olarak seçtikleri Thoradin’in sancağı altında birleşmiş, Arathor İmparatorluğu’nu oluşturmuşlardı. Asil elflerle güçlerini birleştiren insanlar, böylece bölgede hüküm süren trol tehdidini de alt etmeyi başarmışlardı. Elflerle yapılan anlaşma sonucunda insanlar da büyü kullanımını öğrenmiş, zaman içerisinde ise bu büyücüler kendi şehir devletlerini kurmuşlardı: Dalaran. Ancak Azeroth topraklarında sorunlar bitecek gibi gözükmüyordu.

Okumaya devam…

lorekeeper-warcraft-tarihceleri-12-01

Warcraft Tarihçeleri – Bölüm 12: Arathor İmparatorluğu ve Trol Savaşları

Asil doğanların sayısız yıllar boyunca devam eden sürgünleri sonunda bitmiş ve kendilerine yuva kurabilecekleri yeni topraklara ulaşmışlardı. Quel’Thalas İmparatorluğu’nun kurulduğu ve Doğu Krallıkları’nın kuzeyinde yer alan Daimşarkı Ormanları’na varana kadar birçok zorlukla yüzleşen elflere ellerinden geldiğince yardımcı olanlar ise onların “ilkel varlıklar” olarak gördüğü insanlardı. Kadim zamanlarda Eski Tanrı Yogg-Saron’un titan-yapımlarını etkileyecek şekilde saldığı Tenin Laneti yüzünden değişim geçiren, zayıflayan ve fiziksel anlamda deforme olan vrykul çocuklarından gelen bu ırkın gelecekte Azeroth’un kaderini ne kadar değiştirecekleri ise henüz bilinmiyordu.

Okumaya devam…

lorekeeper-warcraft-tarihceleri-11-01

Warcraft Tarihçeleri – Bölüm 11: Quel’Thalas’ın Kuruluşu, Andrassil ve Büyük Göç

Kadimler Savaşı sona ererken Ebediyet Pınarı’nın yok oluşuyla parçalanan Azeroth toprakları artık birkaç kıtadan oluşuyordu. Batıdaki Kalimdor kıtası üzerinde yaşayan gece elfleri de hem geride kalan iblisler, hem satirler hem de büyüye karşı duydukları açlığı bastıramayan kendi ırklarının üyeleri ile baş etmek zorunda kalmışlardı. Illidan Stormrage tarafından yaratılan ikinci Ebediyet Pınarı’nı korumak isteyen ejdersürüsü liderlerinin Nordrassil ismini verdikleri ulu ağaca kendi güçlerinden bahşetmelerinin ardından, büyü kullanımı konusunda gece elfleriyle anlaşmazlık yaşayan Dath’Remar Sunstrider önderliğindeki bir grup Külvadi topraklarından sürgün edildi.

Okumaya devam…

Lorekeeper-Vereesa Windrunner

Kimdir, Nedir: Vereesa Windrunner

“Quel’Thalas, sizin olduğu kadar benim de yuvam. Ve yurdumun kadim düşmanlarımızın eline geçmesine izin vermeyeceğim.”

Windrunner kız kardeşlerin en küçüğü olan Vereesa, ablaları Alleria ve Sylvanas gibi bir korucuydu ancak yaşının nispeten küçük olması sebebiyle İlk Savaş sırasında henüz çıraklık eğitimini geçememişti. İkinci Savaş başlamadan yaklaşık bir sene önce Uzakgezerler saflarına kabul edilen Vereesa, savaşma şekli ve pervasız hareketleri yüzünden üstleri tarafından azarlanmaktan ve bir insan kadar sabırsız olmakla suçlanmaktan kurtulamıyordu. Okumaya devam…

Lorekeeper-Alleria Windrunner

Kimdir, Nedir: Alleria Windrunner

“Sorun değil. İttifak bütün orkların ölmesini istiyor. Ve ben de. Bunu başarmak için birlikte çalışabiliriz.”

Windrunner kardeşlerin en büyüğü… Hem Quel’Thalas hem de İttifak kuvvetleri adına gerçekleştirdiği kahramanlıklarla bilinen, Sylvanas’ın bile asil elflerin korucu birliğinin en parlak üyesi olduğunu söylediği büyük kız kardeşi… Sadece Stormwind’in girişindeki Kahramanlar Vadisi’ne heykelinin dikilmesiyle yetinilmeyecek, daha sonraları İttifak’ın Terokkar’daki komuta merkezine de adı verilecek olan isim… Alleria Windrunner. Okumaya devam…

lorekeeper-fırtınanın-kahramanları-kaelthas-2

Kimdir, Nedir: Kael’thas Sunstrider

Arthas hısımlarının önünde dikildi. İki dev, Arthas’ın boyunun iki katı olmalarına rağmen onun gücüne karşı koyamamışlardı. Bir tanesi yerde kıvranıyordu, diğerinin de ona katılması artık an meselesiydi. Arthas son hamlesini yapmadan önce tüm haşmetiyle rünkılıcını kaldırdı ve derinden gelen, yankılı sesiyle buyurdu:

“Artık Lich King’in iradesine boyun eğeceksiniz. Tek ve gerçek kralın-“

*Piuv!* “Aaarggh!”

C-20A’nın sesi ve yoktan ortaya çıkmış gibi görülen mermiyi acı içinde yere devrilen devin inlemesi takip etti.

“O miğferi arada çıkar da beynin havalansın, rakipler geri gelmeden bastırmamız lâzım. Ama yook, çene de çene!”

Nova, kostümü görünmezlikten çıkarken iki devin kendilerine gelip savaşa katılmaları için yanlarına gitti. Arthas daha cevap bile veremeden sarışın kadın tekrar kayıplara karışmıştı.

Beş dakika sonra savaş tamamlanmış ve Lich King bir galibiyet daha almıştı.

Birden artık tanıdık gelen, o alışıldık enerji dalgalanmasını hissetti. Birisi daha Nexus’a geliyordu!

Yine bu garip yaratıklar ya da “teknolojik” insanlardan biri miydi? Yoksa tanıdık biri mi olacaktı bu seferki? Belki buradaki hükmünü kurması için ihtiyacı olan sağ kollarından birisi… Belki Kel’thuzad!

Atıyla dört nala giriş bölgesine gitti ve diğerleriyle birlikte ağaçların arkasında gizlendi. Karşılama görevi Uther’indi ve Arthas, Nexus lordlarının iradesine karşı koymayacak kadar akıllıydı… En azından şimdilik.

Yanında garip şekilli zırhıyla Raynor duruyordu, karşısındaki ağaçların arasında “Protoss” Tassadar’ı görüyordu. Onun bitişiğindeki göz yanılması da Zeratul olmalıydı. Bir sarsıntı hissetti ve Anu’barak yerin altından çıkarken başını hafifçe eğerek onayladı.

Derken dalgalanma kuvvetlendi ve enerji bulutunun içinden bir silüet belirdi: Kendini büyüten geniş omuzlar, uzun kulaklar, büyüyle parlayan bir çift göz ve etrafında dönen üç yeşil küre.

Anu’barak, çok sayıda olan gözleri büyüyerek Lich King’e döndü. Arthas’ın ağzından küçümseme, öfke ve gelecek şiddeti hırsla bekleyen bir ses tonuyla tek bir kelime çıktı “Sen…”

Okumaya devam…