lorekeeper-warcraft-tarihceleri-8-01

Warcraft Tarihçeleri – Bölüm 8: Gece Elfleri ve Ebediyet Pınarı

Azeroth’un ana karası olan Kalimdor üzerinde düzenin sağlanmasından sonra beklenen huzur ve barış ortamı bir türlü gelmiyordu. Titan-yapımları, bir “hastalık” olarak gördükleri Tenin Laneti yüzünden bir bir ölümlü olmaya başlarken Azeroth’un yerli ırkları da evrim geçiriyorlardı. Kimi zaman savaşlarla kimi zamansa düpedüz katliamlarla çalkalanan Azeroth üzerinde farklı bir ırkın evriminin baş göstermesi ise an meseleseydi: Kıtanın ortasında yer alan Ebediyet Pınarı’nın yakınına yerleşecek olan bir grup kara trol, tüm dünyanın kaderini değiştirmek üzereydi.

Okumaya devam…

lorekeeper-heroes-of-the-storm-medivh-01

Kimdir, Nedir: Medivh

“Ve artık görevim tamamlandığına göre, geçmişin efsanelerinin arasındaki yerimi alacağım.”

Yakan Lejyon‘un iblislerine karşı tek başına savaşmak için kudretli güçler bahşedilmiş kadim Tirisfal Muhafızları’nın sonuncusu, destansı asa Atiesh’in taşıyıcısı, Azeroth’un koruyucusu ve aynı zamanda laneti. İsmi efsanelerle birlikte fısıldanan Magus Medivh…

Okumaya devam…

Lorekeeper-Warcraft Tarihçeleri Özel Bölüm-Kapak

Warcraft Tarihçeleri – Özel Bölüm: Bildiğimiz Her Şey Yalanmış!

Belki biliyorsunuz belki bilmiyorsunuz ama Warcraft evreni ve tarihiyle ilgili tüm detayları barındıracak olan yepyeni kitap serisinin ilk bölümü yakın zamanda raflarda yerini alacak: Warcraft Chronicle: Volume I. Amerika’da 15 Mart, Avrupa’da ise 17 Mart tarihinde çıkacak kitapla ilgili olarak şimdiden çeşitli internet siteleri üzerinden yayınlanan bilgiler ise Lorekeeper ekibi olarak aklımızın başımızdan gitmesine, ufak çapta kalp krizleri geçirmemize ve kendimizden geçmemize sebep olmuş olabilir. Bugüne kadar Warcraft evreni, Titanlar, Sargeras ve Burning Legion ile ilgili her ne varsa hepsine hiç de farkında olmadığımız oldukça farklı bilgiler ekleyecek olan kitabın içeriği hakkında okuduklarımızdan sonra ancak şunu söyleyebilirim: Bildiklerinizi unutun! Her şey yalanmış!

Evet, bizler de “Nas— Nasıl ya?!” şeklinde bir tepki verdik bu yazıda paylaşacaklarımızı okurken. Ancak bu hayal kırıklığı veya tatminsizlik değil, daha çok Warcraft hikâyesinin tutkunları olarak tatlı bir inanmazlık, şaşkınlık ve tabiri caizse şoka girmişlik ifadesiydi. Okumaya devam…

lorekeeper-kayan-kumlar-savasi

Warcraft – Kısa Hikâye: Kayan Kumlar Savaşı

Öğlen güneşi sonu gelmez yakıcı bakışlarını Silithus’un kumlarından ayırmıyor, Skarabe Duvarı’nın dışında toplanıp hizaya giren kalabalığı sessizce gözlemliyordu.

Güneş, aşağıda toplanmış kalabalığın üzerinden geçişine devam etti; alevden küre bir an için açıkta kalan uçsuz bucaksız ordular amansız sıcak dalgalarına maruz kalarak çöksün diye tepede asılı kalmış gibiydi.

Rahatsız topluluğun arasında bir dişi elf, düşüncelere dalmış bir şekilde sessizce duruyordu. Yoldaşları ona hayranlıkla, bir kısmı ise açıkça hürmet göstererek bakıyorlardı. Dünyaları üzerinde yaşayan her ırktan gelen diğer temsilciler ise kendilerine has bir önyargı ile yaklaşıyorlardı. Ne de olsa elflerin troller ve taurenler ile olan kan davası yüzyıllar öncesine dayanıyordu.

Bağlılıkları her neye veya her kime olursa olsun o gün orada savaşmak için toplanan herkesin bu elfe karşı paylaştığı tek bir ortak his vardı: Saygı. Shiromar da gökteki güneş gibiydi — ifadesiz, sarsılmaz ve yılmaz. Bu özellikleri son birkaç aydır ayakta kalabilmesine yardımcı olmuştu; her şeyi kaybettiklerini sandıkları, görevlerinin asla bitmeyeceğini düşündükleri ve yoldaşlarının ümitsizliğe kapılıp pes ettikleri anlarda devam edebilmesini sağlayan gücü vermişti.

Okumaya devam…

Lorekeeper - Fırtınanın Kahramanları - Lunara

Kimdir, Nedir: Lunara

Nexus’un dur durak bilmeyen ebedi mücadele döngüsünü çevreleyen birbirinden ilginç hikâyeleri dinlemiş miydiniz? Birdenbire ortadan kaybolan kudretli kahramanların başına ne geldiğini anlatan sayısız hikâye mevcut aslında. Kimisinde devasa bir iblisin yalnız yakaladığı kahramanları bir kasap edasıyla parçaladığını, kimisindeyse görünmez olabilen bir cadının elinde can veren kahramanları anlatır bu hikâyeler. Yeni yeni popüler olmaya başlamış bir başkası savaşın ortasında, göz ucuyla gördükleri geyiğin peşinde ormanın derinliklerine girip bir daha asla görülmeyen zavallılardan bahseder mesela. Tabii o geyik sandıkları şeyin aslında zeki ve ölümcül bir dryad olduğunu da ancak ölümlerinden saniyeler önce fark edebilirlermiş söylediklerine göre…

Azeroth’un iki yüce varlığı olan gece elflerinin tanrıçası Elune ve Kadim Muhafız Malorne’un birlikteliği sonucu yarı-elf, yarı-geyik görünümlü Cenarius dünyaya geldi. Cenarius, doğaya ve Zümrüt Rüya‘ya karşı gizemli bir bağ taşıyordu; aynı zamanda Azeroth üzerinde yaşayan canlılara da büyük sevgi duyuyordu. Yeşil endersürüsü lideri Ysera tarafından büyütülen Cenarius’un ise zaman içerisinde kendi çocukları olması uzun sürmedi: Kendisi gibi yarı-elf, yarı-geyik vücutlara sahip oğulları Koru Muhafızları ile kızları Dryadlar. Okumaya devam…

lorekeeper-fırtınanın-kahramanları-rexxar-1

Kimdir, Nedir: Rexxar ve Misha

Diğer ırkları çok uzun süre uzaktan izledim. Birbirleriyle didişmelerini, diğerlerine karşı acımasızlıklarını gözlemledim. Gereksiz savaşları, bu toprakları kana bulamaktan ve doğayı yok olmanın eşiğine getirmekten başka bir şey başarmış değil. Bir süredir Nexus denen bu garip diyarı da bir zamanlar Kalimdor’u ve Desolace’ı gözlemlediğim gibi izlemeye devam ediyorum. Sanırım asıl ailemle, yani hayvan yoldaşlarımla avlanmaya devam etmek benim için en iyisi olacak.

Rexxar, Mok’Nathal’ın Son Evladı, Stonemaul Klanının Şefi veya Horde’un Şampiyonu… Siz onu hangi kalıba sokmaya çalışırsanız çalışın, o kendini yarı-ogre yarı-ork bir avcı olarak tanımlamayı tercih edecektir. Draenor’da, Bıçak Sırtı Dağları’ndaki pasifist bir yarı-ogre klanının mensubu olarak doğan Rexxar, babası Leoroxx’un uyarı ve ısrarlarının aksine Kara Geçit açılıp da Gul’dan’ın güçleri İlk Savaş’a katılmak için Azeroth’a geçtiğinde klanını geride bırakmayı tercih etti. Daha o zamandan hayvanlarla büyük bir bağ kurmuş olan genç avcının yanında büyük, kara bir kurt olan Haratha da vardı.

Okumaya devam…