lorekeeper-kimdir-nedir-illidan

Kimdir, Nedir: Illidan Stormrage

“Hain… İhanete uğrayan asıl bendim! Yine de peşimden koşuluyor. Yine de benden nefret ediliyor. Ancak şimdi gözlerim diğerlerinin göremediklerini görüyor. Bazen kaderin eline hükmetmek gerektiğini biliyorum!”

Illidan Stormrage, ikiz kardeşi Malfurion ile birlikte on bin yıldan uzun bir süre önce -yani Azeroth henüz tek bir kıtadan oluşuyorken- Val’Sharah bölgesindeki Lorlathil kasabasında dünyaya geldi. Malfurion’un aksine Illidan, gece elfleri arasında gelecekte büyük işler başarılacağına işaret olduğuna inanılan altın rengi gözlere sahipti; doğumunu ilan eden Elune Rahibesi’ne göre şanlı ve refah dolu bir geleceğe sahip olacaktı. Fakat Illidan’ın geleceği aslında beklendiği gibi huzur ve şan dolu olmayacaktı.

Okumaya devam…

lorekeeper-kimdir-nedir-varian-wrynn-01

Kimdir, Nedir: Varian Wrynn

“Oğlum… Korkunç bir karanlık dünyamıza geri döndü. Daha önce de olduğu gibi değer verdiğimiz her şeyi yok etmeyi amaçlıyor. Bununla yüzleşmeye geri dönemeyeceğimi bilerek gidiyorum.

Bütün hayatım boyunca elimde kılıçla yaşadım. Krallıkların yandığını gördüm ve cesur kahramanların beyhude yere ölüşünü izledim. Benim için güvenmek zordu, özellikle de bu kadar çok şey kaybetmişken.

Ama senden sabretmeyi öğrendim; hoşgörüyü ve inanmayı.

Anduin… Artık ben de senin gibi barışın en asil amaç olduğuna inanıyorum. Ama o barışı korumak için savaşmayı göze almalısın!

AZEROTH İÇİN!”

Okumaya devam…

lorekeeper-tomb-of-sargeras-part-4

Sargeras’ın Kabri – Bölüm 4: Tek Başına

Khadgar yavaşça ve titreyerek ayağa kalktı. Vücudunun her yanı ağrıyordu. Erimekte olan buz parçaları üzerinden kaydı ve tangırdayarak yere düştü. Ölüm böyle bir şey miydi? Uyuşturan soğuk ve başarısızlığın getirdiği perişanlık hissiyle mi gelirdi?

Koridor karanlıktı. Khadgar kayıtsız bir şekilde bir ışık küresi çağırdı ve devasa odanın girişini kapatan çökmüş duvarı gözler önüne serdi.

Gul’dan diğer taraftaydı ve Azeroth’un felaketi olacak gücü elinde tutuyordu.

Khadgar bütün korkusunu bir kenara itti. Gul’dan henüz Lejyon için yolu açmamıştı. Belki de başbüyücünün tarih dersi işe yaramıştı.

Başka bir mistik sarkıt çağırdı, taş yığınına doğru savurdu ve yığını biraz çentmeyi başardı. Hâlâ umut vardı. Her zaman bir umut olacaktı.

Buna inanmak zorundaydı.

Okumaya devam…

lorekeeper-tomb-of-sargeras-part-3

Sargeras’ın Kabri – Bölüm 3: Kabrin Gazabı

Muazzam enerji dalgaları çarpıştı; gittikçe kabaran bir büyü ve fel girdabı haline geldi. Devasa oda bir alev seliyle dalgalanırken sarsıldı ve sallandı ancak ne Khadgar ne de Gul’dan duraksamadı, geri çekilmedi ve hatta gözlerini bile kırpmadı.

Onun yerine Khadgar gülümseyerek dişlerini gösterdi. Kolları ileriye doğru açılmış, çenesiyse yukarı doğru bakıyordu. Artık hilelere gerek yoktu, sadece saf ve ham büyü gücünün sonsuz akını vardı.

Gazaplarının çarpıştığı noktada alevler patladı. Havanın kendisi bile her an alev alabilecek gibiydi. Ve eğer alsaydı, kabrin içindeki her şeyi de yok ederdi. Khadgar dahil. Gul’dan da.

Ve ikisi de geri çekilmeye niyetli değildi.

Okumaya devam…

lorekeeper-tomb-of-sargeras-part-2

Sargeras’ın Kabri – Bölüm 2: Eski Dostlar

Maiev Shadowsong’un sesi buz gibiydi. “Bitirdin mi, Başbüyücü?” diye sordu.

“Neredeyse.” Zaman kısıtlıydı. Khadgar son elementali de basit talimatlarla yolladı: “Gul’dan’ı bul.” Damla şekilli ve tamamen mistik enerjiden oluşan yaratık süzülerek uzaklaştı. Onun gibi başka yaratılar da adayı karış karış geziyor ve gölgeleri araştırıyordu. Gerçek anlamda bir dövüş için yeterince güçlü olmamaları üzücüydü ancak en azından yok edildikleri anda Khadgar’ın haberi olacaktı.

Okumaya devam…

lorekeeper-sargerasin-kabri-bolum-1

Sargeras’ın Kabri – Bölüm 1: Bir Başkasının Kaderi

Geminin neredeyse tamamı gitmişti. Yanıp kül olmuştu.

Gövdenin uzun zaman önce Lordaeron’da dövülmüş metal kaburgaları okyanusun dibini boylamıştı. Aynı geminin yolcuları ve tayfası gibi… Yüzeyde sadece yanmış tahta ve kumaş parçaları akıntıyla sürükleniyordu. Hâlâ parıldıyorlardı; yeşil korları dalgaların altında cızırdıyordu.

Saatler boyunca için için yanacaklardı. Fel alevler sadece su ile söndürülemezdi.

Okumaya devam…

lorekeeper-warcraft-the beginning-02

Warcraft: Ana Hikâye ile Film Arasındaki Farklar

10 yıllık beklentimizin ve göstermiş olduğumuz sonsuz sabrın ardından nihayet kavuştuk Warcraft filmine. Duncan Jones tarafından yönetilen ve ön gösterimine de gitme şansı bulduğum filmi vizyona girdiği gün bir daha izledim, muhtemelen daha sonra tekrar izleyeceğim; ne de olsa Warcraft bu. Orkların Azeroth’a gelişi ve İlk Savaş dönemini anlatan filmde bazı sahneleri izlerken hafiften gerildiğimi, “Bunu neden böyle yapmışlar ki?” diye sorguladığımı ve orijinal hikâyede yaşananların daha güzel anlatılabileceği noktalarda yüzümü buruşturduğumu itiraf etmeliyim. Peki neydi bu farklılıklar? Orijinal hikâye ile film arasında hangi sahnelerde ve olaylarda değişiklik yapmışlardı? Gelin, beraber inceleyelim. Okumaya devam…

lorekeeper-warcraft-beginning-01

Warcraft: The Beginning – Beğendik Mi?

Son bir haftayı internetten uzak ve izole bir şekilde geçirmediyseniz muhtemelen gözünüze çarpmıştır: Warcraft filmi eleştirmenler tarafından yerden yere vuruluyor adeta. 10 senedir “Ha yapıldı, ha yapılıyor!” diye sürecini heyecanla takip ettiğimiz bir filmin bu kadar ağır eleştiriler alıyor olması, Azeroth’ta binlerce saatini geçirmiş bir oyuncu olarak ister istemez beni de endişelendirdi doğrusu. Ama aklıma düşen bütün şüphe tohumlarına rağmen üç beş eleştirmenin lafına bakıp filme gitmekten vazgeçecek de değildim. Ne de olsa bu Warcraft’tı. Film hakkında şu ana kadar gördüğüm her şey “Biz serinin hayranlarını tatmin etmek için yaptık bu filmi!” diye bağırıp duruyordu. Peki ya sahiden de öyle miydi? İşte onun cevabını da nihayet dün akşam itibariyle almış bulundum.

Okumaya devam…

lorekeeper-fırtınanın-kahramanları-chogall-1

Kimdir, Nedir: Cho’Gall

Cho: Bu diyarın acınası zavallıları benden korkmaya başladılar bile.

Gall: Korkmalılar da! Ele geçirebileceğim bir sürü ruh var…

Cho: Nexus ve tüm gücü… Hepsi BENİM olacak!

Gall: Bana karşı çıkanlar yalnızca kendi sonlarını getiriyorlar!

Cho: Daha önce bunlar gibi aptallarla savaşırken öğrendiğimiz bir şey varsa…

Gall: … o da beraberken HİÇ KİMSENİN BİZE KARŞI KOYAMAYACAĞIDIR!

Cho’Gall: İşte bu biziz… CHO’GALL!

Cho: Ya Nexus’u ele geçireceğiz…

Gall: … ya da onu yok edeceğiz!

Gorian İmparatorluğu’na nesiller sonra iki kafalı -ve çift kişilikli- doğan ilk ogre olan Cho’Gall, ırkının diğer bireylerinden üstündü -zira zekası, gücü ve büyüye olan yatkınlığı sebebiyle hepsinden bir adım öndeydi. Öyle ki kendi ırkı arasından bu üstün özellikleri ile sıyrılan Cho’Gall’ın Gul’dan tarafından keşfedilmesi uzun sürmedi. Henüz genç bir ogre iken Gul’dan tarafından eğitilmeye başlanan Cho’Gall, Twisting Nether’ın kendine has büyü güçlerini kullanabilmeyi öğrendi ve kısa zamanda Güruh içerisinde hem korkulan hem de saygı duyulan üyelerinden biri haline geldi. Okumaya devam…

Warcraft Film Afişi

Warcraft: İki Dünya. Tek Yuva.

Geçtiğimiz sene boyunca Blizzard öyle şeyler açıkladı ki, bu seneki BlizzCon’a fiziksel olarak gidemesem de canlı yayında izlememi sağlayacak sanal biletlerden almaya karar vermem çok uzun sürmedi. Hem Warcraft filminin hem de World of Warcraft’ın yeni ek paketi Legion’ın fragmanlarını yayınlayacakları bu etkinliği kaçıramazdım.

6-7 Kasım tarihlerinde Anaheim, Kaliforniya’da gerçekleşen BlizzCon 2015’in üzerinden birkaç gün geçti ancak şahsım adına söyleyebilirim ki üzerimde bıraktığı etki öyle kolayca geçebilecek türden değil, zira bir Warcraft hayranı ve World of Warcraft oyuncusu olarak bu kadar sevdiğim bir evrenin film fragmanını izlerken attığım küçük sevinç çığlıkları hâlâ evde yankılanıyor.

Peki bize neler gösterdiler? Warcraft fragmanında ne gibi sahneler sundular? Bu sahnelerde yer alan mekanların hikâyedeki önemi nedir? Orijinal hikâyeye ne kadar sadık kalınmış görünüyor veya neleri değiştirmişler? Bunlara ve benzer daha birçok soruya cevap arayalım diyerek normal formatımızın biraz dışında olan bu blog yazısını hazırladık. Okumaya devam…