lorekeeper-kimdir-nedir-illidan

Kimdir, Nedir: Illidan Stormrage

“Hain… İhanete uğrayan asıl bendim! Yine de peşimden koşuluyor. Yine de benden nefret ediliyor. Ancak şimdi gözlerim diğerlerinin göremediklerini görüyor. Bazen kaderin eline hükmetmek gerektiğini biliyorum!”

Illidan Stormrage, ikiz kardeşi Malfurion ile birlikte on bin yıldan uzun bir süre önce -yani Azeroth henüz tek bir kıtadan oluşuyorken- Val’Sharah bölgesindeki Lorlathil kasabasında dünyaya geldi. Malfurion’un aksine Illidan, gece elfleri arasında gelecekte büyük işler başarılacağına işaret olduğuna inanılan altın rengi gözlere sahipti; doğumunu ilan eden Elune Rahibesi’ne göre şanlı ve refah dolu bir geleceğe sahip olacaktı. Fakat Illidan’ın geleceği aslında beklendiği gibi huzur ve şan dolu olmayacaktı.

Okumaya devam…

lorekeeper-warcraft-tarihceleri-13

Warcraft Tarihçeleri – Bölüm 13: Tirisfal Konseyi, İlk Muhafız ve Cücelerin Uyanışı

Doğu Krallıkları topraklarında yaşayan ve vrykulların soyundan gelen insan kavimleri, kral olarak seçtikleri Thoradin’in sancağı altında birleşmiş, Arathor İmparatorluğu’nu oluşturmuşlardı. Asil elflerle güçlerini birleştiren insanlar, böylece bölgede hüküm süren trol tehdidini de alt etmeyi başarmışlardı. Elflerle yapılan anlaşma sonucunda insanlar da büyü kullanımını öğrenmiş, zaman içerisinde ise bu büyücüler kendi şehir devletlerini kurmuşlardı: Dalaran. Ancak Azeroth topraklarında sorunlar bitecek gibi gözükmüyordu.

Okumaya devam…

lorekeeper-gamescom-wow-röportaj-980x500-2

Lorekeeper – Gamescom 2016: Tom Chilton Röportajı

Gamescom 2016 bitti; ancak Lorekeeper olarak fuardan alıp getirdiklerimizi size sunmayı henüz bitirmiş değiliz. (Hatta yeni başlıyoruz desek yeridir.) Eh, takipçilerimizin çok ciddi bir kısmı Warcraft hayranlarından oluştuğu için ta Almanya’ya kadar gitmişken Blizzard’ın kapısını çalıp “Sorularımız var!” demeden de dönemezdik. Haliyle Blizzard’ın bize ayarladığı grup röportajında aklımızdakileri Tom Chilton’a yönelttik. Sadece kendimizinkileri değil, basından başka insanların da sorduğu bazı önemli soruları derlediğimiz röportajı hemen aşağıdan okuyabilirsiniz.

Okumaya devam…

lorekeeper-warcraft-tarihceleri-9-01

Warcraft Tarihçeleri – Bölüm 9: Kadimler Savaşı ve Azeroth’un Bölünüşü

Asil doğanların Ebediyet Pınarı üzerinde çalışarak elde ettikleri olağanüstü büyü güçlerini yoğun bir şekilde kullanmaları, Çarpık Düzlem’de yaşayan kadim düşmanların dikkatlerini üzerlerine çekecek dalgalanmalara sebep olmuştu. Karanlık Titan Sargeras, Panteon’dan varlığını öğrendiği Azeroth’u nihayet bu şekilde bulmuş ve onu yok edebilmek için kendilerini tüm gece elfi ırkından üstün sayıp uzak tutan bu büyücü topluluğunu ve onların kraliçelerini kullanacak bir planı hayata geçirmişti. Kibirli Azshara ile temas kuran Sargeras, ona hayal bile edemeyeceği güçler vadetmiş ve bu sözünü yerine getirebilmesi için kendisinin Azeroth’a gelmesi gerektiği konusunda hem baş danışman Xavius’u hem de Kraliçe’yi kandırmıştı. Tüm Yaşamın Düşmanı‘nın dehşet verici planlarının farkında olmayıp ağına düşen asil doğanlar ise nasıl bir felakete sebep olacaklarını bilmeden Sargeras’ı ve ordusunu Kalimdor topraklarına sokacak geçidin açılması için ritüellerine başlamışlardı.

Okumaya devam…

lorekeeper-tomb-of-sargeras-part-4

Sargeras’ın Kabri – Bölüm 4: Tek Başına

Khadgar yavaşça ve titreyerek ayağa kalktı. Vücudunun her yanı ağrıyordu. Erimekte olan buz parçaları üzerinden kaydı ve tangırdayarak yere düştü. Ölüm böyle bir şey miydi? Uyuşturan soğuk ve başarısızlığın getirdiği perişanlık hissiyle mi gelirdi?

Koridor karanlıktı. Khadgar kayıtsız bir şekilde bir ışık küresi çağırdı ve devasa odanın girişini kapatan çökmüş duvarı gözler önüne serdi.

Gul’dan diğer taraftaydı ve Azeroth’un felaketi olacak gücü elinde tutuyordu.

Khadgar bütün korkusunu bir kenara itti. Gul’dan henüz Lejyon için yolu açmamıştı. Belki de başbüyücünün tarih dersi işe yaramıştı.

Başka bir mistik sarkıt çağırdı, taş yığınına doğru savurdu ve yığını biraz çentmeyi başardı. Hâlâ umut vardı. Her zaman bir umut olacaktı.

Buna inanmak zorundaydı.

Okumaya devam…

lorekeeper-tomb-of-sargeras-part-3

Sargeras’ın Kabri – Bölüm 3: Kabrin Gazabı

Muazzam enerji dalgaları çarpıştı; gittikçe kabaran bir büyü ve fel girdabı haline geldi. Devasa oda bir alev seliyle dalgalanırken sarsıldı ve sallandı ancak ne Khadgar ne de Gul’dan duraksamadı, geri çekilmedi ve hatta gözlerini bile kırpmadı.

Onun yerine Khadgar gülümseyerek dişlerini gösterdi. Kolları ileriye doğru açılmış, çenesiyse yukarı doğru bakıyordu. Artık hilelere gerek yoktu, sadece saf ve ham büyü gücünün sonsuz akını vardı.

Gazaplarının çarpıştığı noktada alevler patladı. Havanın kendisi bile her an alev alabilecek gibiydi. Ve eğer alsaydı, kabrin içindeki her şeyi de yok ederdi. Khadgar dahil. Gul’dan da.

Ve ikisi de geri çekilmeye niyetli değildi.

Okumaya devam…

lorekeeper-tomb-of-sargeras-part-2

Sargeras’ın Kabri – Bölüm 2: Eski Dostlar

Maiev Shadowsong’un sesi buz gibiydi. “Bitirdin mi, Başbüyücü?” diye sordu.

“Neredeyse.” Zaman kısıtlıydı. Khadgar son elementali de basit talimatlarla yolladı: “Gul’dan’ı bul.” Damla şekilli ve tamamen mistik enerjiden oluşan yaratık süzülerek uzaklaştı. Onun gibi başka yaratılar da adayı karış karış geziyor ve gölgeleri araştırıyordu. Gerçek anlamda bir dövüş için yeterince güçlü olmamaları üzücüydü ancak en azından yok edildikleri anda Khadgar’ın haberi olacaktı.

Okumaya devam…

lorekeeper-sargerasin-kabri-bolum-1

Sargeras’ın Kabri – Bölüm 1: Bir Başkasının Kaderi

Geminin neredeyse tamamı gitmişti. Yanıp kül olmuştu.

Gövdenin uzun zaman önce Lordaeron’da dövülmüş metal kaburgaları okyanusun dibini boylamıştı. Aynı geminin yolcuları ve tayfası gibi… Yüzeyde sadece yanmış tahta ve kumaş parçaları akıntıyla sürükleniyordu. Hâlâ parıldıyorlardı; yeşil korları dalgaların altında cızırdıyordu.

Saatler boyunca için için yanacaklardı. Fel alevler sadece su ile söndürülemezdi.

Okumaya devam…

lorekeeper-warcraft-tarihceleri-8-01

Warcraft Tarihçeleri – Bölüm 8: Gece Elfleri ve Ebediyet Pınarı

Azeroth’un ana karası olan Kalimdor üzerinde düzenin sağlanmasından sonra beklenen huzur ve barış ortamı bir türlü gelmiyordu. Titan-yapımları, bir “hastalık” olarak gördükleri Tenin Laneti yüzünden bir bir ölümlü olmaya başlarken Azeroth’un yerli ırkları da evrim geçiriyorlardı. Kimi zaman savaşlarla kimi zamansa düpedüz katliamlarla çalkalanan Azeroth üzerinde farklı bir ırkın evriminin baş göstermesi ise an meseleseydi: Kıtanın ortasında yer alan Ebediyet Pınarı’nın yakınına yerleşecek olan bir grup kara trol, tüm dünyanın kaderini değiştirmek üzereydi.

Okumaya devam…

lorekeeper-warcraft-tarihceleri-bolum-4-01

Warcraft Tarihçeleri – Bölüm 4: Sargeras’ın İhaneti, Yakan Lejyon ve Argus

Aggramar’ın Azeroth’u bulmasının ardından titanlar, henüz olgunlaşmamış dünya-özünü evrene gözlerini açacağı vakte kadar hazır etmek amacıyla Bekçiler’i yaratmış ve onların gezegene düzeni sağlamalarını izlemişlerdi. Elementler ve Eski Tanrılar alt edilmiş, huzur ve barış ortamı nihayet sağlanmış gözüküyordu. Azeroth üzerinde hakim olan düzenden memnun kalan titanlar, en sonunda ırkdaşlarının uyanacağı günün gelmesini beklemek ve olası diğer dünya-özü barındıran dünyaları keşfetmek amacıyla evrendeki arayışlarına geri dönmüşlerdi. Aralarındaki en bilge ve güçlü savaşçının kendilerine nasıl büyük bir darbe vuracağından ise habersizlerdi.

Okumaya devam…