Lorekeeper-Vereesa Windrunner

Kimdir, Nedir: Vereesa Windrunner

“Quel’Thalas, sizin olduğu kadar benim de yuvam. Ve yurdumun kadim düşmanlarımızın eline geçmesine izin vermeyeceğim.”

Windrunner kız kardeşlerin en küçüğü olan Vereesa, ablaları Alleria ve Sylvanas gibi bir korucuydu ancak yaşının nispeten küçük olması sebebiyle İlk Savaş sırasında henüz çıraklık eğitimini geçememişti. İkinci Savaş başlamadan yaklaşık bir sene önce Uzakgezerler saflarına kabul edilen Vereesa, savaşma şekli ve pervasız hareketleri yüzünden üstleri tarafından azarlanmaktan ve bir insan kadar sabırsız olmakla suçlanmaktan kurtulamıyordu. Okumaya devam…

Lorekeeper-Alleria Windrunner

Kimdir, Nedir: Alleria Windrunner

“Sorun değil. İttifak bütün orkların ölmesini istiyor. Ve ben de. Bunu başarmak için birlikte çalışabiliriz.”

Windrunner kardeşlerin en büyüğü… Hem Quel’Thalas hem de İttifak kuvvetleri adına gerçekleştirdiği kahramanlıklarla bilinen, Sylvanas’ın bile asil elflerin korucu birliğinin en parlak üyesi olduğunu söylediği büyük kız kardeşi… Sadece Stormwind’in girişindeki Kahramanlar Vadisi’ne heykelinin dikilmesiyle yetinilmeyecek, daha sonraları İttifak’ın Terokkar’daki komuta merkezine de adı verilecek olan isim… Alleria Windrunner. Okumaya devam…

Lorekeeper-Warcraft Tarihçeleri Özel Bölüm-Kapak

Warcraft Tarihçeleri – Özel Bölüm: Bildiğimiz Her Şey Yalanmış!

Belki biliyorsunuz belki bilmiyorsunuz ama Warcraft evreni ve tarihiyle ilgili tüm detayları barındıracak olan yepyeni kitap serisinin ilk bölümü yakın zamanda raflarda yerini alacak: Warcraft Chronicle: Volume I. Amerika’da 15 Mart, Avrupa’da ise 17 Mart tarihinde çıkacak kitapla ilgili olarak şimdiden çeşitli internet siteleri üzerinden yayınlanan bilgiler ise Lorekeeper ekibi olarak aklımızın başımızdan gitmesine, ufak çapta kalp krizleri geçirmemize ve kendimizden geçmemize sebep olmuş olabilir. Bugüne kadar Warcraft evreni, Titanlar, Sargeras ve Burning Legion ile ilgili her ne varsa hepsine hiç de farkında olmadığımız oldukça farklı bilgiler ekleyecek olan kitabın içeriği hakkında okuduklarımızdan sonra ancak şunu söyleyebilirim: Bildiklerinizi unutun! Her şey yalanmış!

Evet, bizler de “Nas— Nasıl ya?!” şeklinde bir tepki verdik bu yazıda paylaşacaklarımızı okurken. Ancak bu hayal kırıklığı veya tatminsizlik değil, daha çok Warcraft hikâyesinin tutkunları olarak tatlı bir inanmazlık, şaşkınlık ve tabiri caizse şoka girmişlik ifadesiydi. Okumaya devam…

Lorekeeper - Artifacts - Main

Kimdir, Nedir: World of Warcraft – Artefakt Silahlar

“Kahraman…

Sana böyle hitap ediyorlar. Azeroth’un Kahramanı… Son umudu…”

Yaşlı bilge yavaşça yerinden kalktı ve peşi sıra gelen kahramana bakma gereği bile hissetmeden bulunduğu yapıdan dışarıya adım attı. “Seni en son gördüğümden beri değişmişsin. Güçlenmişsin,” dedi gözlerini gökteki uğursuz yeşil ışığın yarattığı yarıktan ayırmadan. “Bu iyi, ümidimizin ateşini körüklüyor; ama Yakan Lejyon’a ve onun meşum iblislerine karşı ne kadar ayakta durabileceksin? Daha da önemlisi: Durabilecek misin?”

Sorusuna bir cevap verilmesini bile beklemeden arkasında duran kahramana döndü ve taşıdığı silahı yaşından hiç beklenmedik bir çeviklikle elinden kaptı. Kahraman bir anlığına karşı çıkacak gibi olup ellerini istemdışı uzattıysa da yaşlı bilgenin delici bakışları onu yerine mıhlamış gibiydi.

“Şuna bir bak!” dedi silahı hayava kaldırarak. “Bir efsaneye sahipsin, evlat. Eğer gerçekten hak etmeseydin, eğer yüzleştiğimiz tehdide karşı koyacak gücün olduğundan bir an bile tereddüt etseydin, bu yüce silah şu anda senin olmazdı.” Elindekini yavaşça indirip karşısında duran kahramana geri verdi. “Ama yine de sana şunu sormak istiyorum: Gerçekten neye sahip olduğunun farkında mısın? Bu artefaktı bu kadar özel yapan şey nedir, biliyor musun?”

Ne diyeceğinden emin olamayan birinin bakışlarıyla karşılaşan yaşlı bilge, cevabını almıştı. Başını iki yana yavaşça sallarken belli belirsiz bir iç çekti. “Gel bakalım, evlat,” dedi karşısındaki kahramanın omzuna hafifçe vurup beraber yürümelerini işaret ederken. “Sana bir hikâye anlatacağım.” Okumaya devam…

Fırtınanın Kahramanları - Genn Greymane

Kimdir, Nedir: Genn Greymane

Gilneas’ın geri alınamayacağını iddia edenler vardı. İmkansız olduğunu söylüyorlardı. Ben ise korkularımızın bizi daha fazla yönetmesine izin vermememiz gerektiğini söylüyorum! Çok uzun bir süre boyunca korkularımın benliğimi alt etmesine izin verdim… Hep yanlış kararlar almış olabileceğimin korkusu… Ulusumuzun kimliğini kaybedeceği korkusu… Eğer gerçeği tam anlamıyla öğrenirseniz benim liderliğimi reddedeceğiniz korkusu. Ama artık korkularıma teslim olmayacağım. Bana bakın ve sakladığım gerçeği görün. Şimdi sırrımı bildiğinize göre hepinize sorarım… Kim benim yanımda olacak? Kim benimle birlikte savaşacak? Aranızdan kimler korkularını bir kenara bırakacak?

Okumaya devam…

lorekeeper-kayan-kumlar-savasi

Warcraft – Kısa Hikâye: Kayan Kumlar Savaşı

Öğlen güneşi sonu gelmez yakıcı bakışlarını Silithus’un kumlarından ayırmıyor, Skarabe Duvarı’nın dışında toplanıp hizaya giren kalabalığı sessizce gözlemliyordu.

Güneş, aşağıda toplanmış kalabalığın üzerinden geçişine devam etti; alevden küre bir an için açıkta kalan uçsuz bucaksız ordular amansız sıcak dalgalarına maruz kalarak çöksün diye tepede asılı kalmış gibiydi.

Rahatsız topluluğun arasında bir dişi elf, düşüncelere dalmış bir şekilde sessizce duruyordu. Yoldaşları ona hayranlıkla, bir kısmı ise açıkça hürmet göstererek bakıyorlardı. Dünyaları üzerinde yaşayan her ırktan gelen diğer temsilciler ise kendilerine has bir önyargı ile yaklaşıyorlardı. Ne de olsa elflerin troller ve taurenler ile olan kan davası yüzyıllar öncesine dayanıyordu.

Bağlılıkları her neye veya her kime olursa olsun o gün orada savaşmak için toplanan herkesin bu elfe karşı paylaştığı tek bir ortak his vardı: Saygı. Shiromar da gökteki güneş gibiydi — ifadesiz, sarsılmaz ve yılmaz. Bu özellikleri son birkaç aydır ayakta kalabilmesine yardımcı olmuştu; her şeyi kaybettiklerini sandıkları, görevlerinin asla bitmeyeceğini düşündükleri ve yoldaşlarının ümitsizliğe kapılıp pes ettikleri anlarda devam edebilmesini sağlayan gücü vermişti.

Okumaya devam…

Lorekeeper - Fırtınanın Kahramanları - Lunara

Kimdir, Nedir: Lunara

Nexus’un dur durak bilmeyen ebedi mücadele döngüsünü çevreleyen birbirinden ilginç hikâyeleri dinlemiş miydiniz? Birdenbire ortadan kaybolan kudretli kahramanların başına ne geldiğini anlatan sayısız hikâye mevcut aslında. Kimisinde devasa bir iblisin yalnız yakaladığı kahramanları bir kasap edasıyla parçaladığını, kimisindeyse görünmez olabilen bir cadının elinde can veren kahramanları anlatır bu hikâyeler. Yeni yeni popüler olmaya başlamış bir başkası savaşın ortasında, göz ucuyla gördükleri geyiğin peşinde ormanın derinliklerine girip bir daha asla görülmeyen zavallılardan bahseder mesela. Tabii o geyik sandıkları şeyin aslında zeki ve ölümcül bir dryad olduğunu da ancak ölümlerinden saniyeler önce fark edebilirlermiş söylediklerine göre…

Azeroth’un iki yüce varlığı olan gece elflerinin tanrıçası Elune ve Kadim Muhafız Malorne’un birlikteliği sonucu yarı-elf, yarı-geyik görünümlü Cenarius dünyaya geldi. Cenarius, doğaya ve Zümrüt Rüya‘ya karşı gizemli bir bağ taşıyordu; aynı zamanda Azeroth üzerinde yaşayan canlılara da büyük sevgi duyuyordu. Yeşil endersürüsü lideri Ysera tarafından büyütülen Cenarius’un ise zaman içerisinde kendi çocukları olması uzun sürmedi: Kendisi gibi yarı-elf, yarı-geyik vücutlara sahip oğulları Koru Muhafızları ile kızları Dryadlar. Okumaya devam…

Warcraft Film Afişi

Warcraft: İki Dünya. Tek Yuva.

Geçtiğimiz sene boyunca Blizzard öyle şeyler açıkladı ki, bu seneki BlizzCon’a fiziksel olarak gidemesem de canlı yayında izlememi sağlayacak sanal biletlerden almaya karar vermem çok uzun sürmedi. Hem Warcraft filminin hem de World of Warcraft’ın yeni ek paketi Legion’ın fragmanlarını yayınlayacakları bu etkinliği kaçıramazdım.

6-7 Kasım tarihlerinde Anaheim, Kaliforniya’da gerçekleşen BlizzCon 2015’in üzerinden birkaç gün geçti ancak şahsım adına söyleyebilirim ki üzerimde bıraktığı etki öyle kolayca geçebilecek türden değil, zira bir Warcraft hayranı ve World of Warcraft oyuncusu olarak bu kadar sevdiğim bir evrenin film fragmanını izlerken attığım küçük sevinç çığlıkları hâlâ evde yankılanıyor.

Peki bize neler gösterdiler? Warcraft fragmanında ne gibi sahneler sundular? Bu sahnelerde yer alan mekanların hikâyedeki önemi nedir? Orijinal hikâyeye ne kadar sadık kalınmış görünüyor veya neleri değiştirmişler? Bunlara ve benzer daha birçok soruya cevap arayalım diyerek normal formatımızın biraz dışında olan bu blog yazısını hazırladık. Okumaya devam…

İmparator Shaohao - Lorekeeper

Kimdir, Nedir: İmparator Shaohao

Azeroth’un en kadim ırklarından biri olan pandarenler, zorluklarla dolu yaşamları boyunca huzur bulabilmek için durmadan kendilerini savunmak zorunda kalmış bir halktı. Önce köle sistemiyle kendilerine büyük acılar çektiren mogulara, sonrasında ise topraklarına saldıran trollere karşı amansız savaşlar veren bu ırkın tarihi, birçok efsane isme ev sahipliği yapar hale gemişti. Ancak muazzam mücadeleler sonucunda özgürlüğünü kazanmış bu ırkın içinden yükselecek biri vardı ki sadece pandaren halkının değil, tüm Pandaria’nın kaderini değiştirecekti: İmparator Shaohao. Okumaya devam…

lorekeeper-guldan-1

Kimdir, Nedir: Gul’dan

Gölge Konseyi’nin bilhassa üzerini kapatmasından mı, yoksa orijinal Draenor parçalanırken o döneme ait kayıtların da yitip gitmesinden mi bilinmez, ork tarihinin en karanlık büyücülerinden olan Gul’dan’ın geçmişiyle ilgili bildiklerimiz bir hayli sınırlı. Yine de bu amansız orkun bir zamanlar gelecek vaat eden sıra dışı bir şaman olduğunu, hatta Shadowmoon klanının lideri Ner’zhul’un çırağı ve sağ kolu olduğunu net bir şekilde biliyoruz. Ve her şeyin Ner’zhul’a yapılan bir teklifle başlayıp Draenor’un parçalanmasıyla sonuçlanacak olayları tetiklediğini de…

İblis Kil’jaeden, Draenor’daki ork klanlarının ruhani lideri olan Ner’zhul’u, ölmüş eşinin kılığına girerek verdiği nasihatler ve vaatlerle kandırmayı başarmıştı. Aslında kendi kuzenleri olan ve Draenor’a sığınarak güvenli bir yuva bulduklarına inanan draeneilerin tehlikeli olduğu konusunda Ner’zhul’u ikna etmiş, ork klanlarını sürgün kuzenleri üzerine salmayı başarmıştı. En azından bir süreliğine… Zira şamanistik kökenlerine çok ciddi bir şekilde bağlı olan Shadowmoon klanı, atalarının ruhları ve elementler onlara sırt çevirip de çağrılarına yanıt vermeyince aldatıldıklarını fark ettiler. Ner’zhul savaş hazırlıklarını sonlandırmaya çalıştıysa da Burning Legion’ı temsil eden Kil’jaeden bu kadar çabuk pes etmeye niyetli değildi. Daha çok güce açlık duyan Gul’dan’ı kendi kanatları altına çeken Kil’jaeden, şamanizmi terk etmesi ve elementlerle olan bağını kesmesi karşılığında Gul’dan’a iblislerin büyüsünü öğretmeye başladı. Yeni kazandığı güçlerle kendi klanı Stormreaver’ı kuran ve diğer ork klanlarını da arkasında toplamaya başlayan Gul’dan, böylece kana susamış, amansız bir Güruh‘un da temellerini atmış oldu.

Okumaya devam…