lorekeeper-sargerasin-kabri-bolum-1

Sargeras’ın Kabri – Bölüm 1: Bir Başkasının Kaderi

Geminin neredeyse tamamı gitmişti. Yanıp kül olmuştu.

Gövdenin uzun zaman önce Lordaeron’da dövülmüş metal kaburgaları okyanusun dibini boylamıştı. Aynı geminin yolcuları ve tayfası gibi… Yüzeyde sadece yanmış tahta ve kumaş parçaları akıntıyla sürükleniyordu. Hâlâ parıldıyorlardı; yeşil korları dalgaların altında cızırdıyordu.

Saatler boyunca için için yanacaklardı. Fel alevler sadece su ile söndürülemezdi.

Okumaya devam…

lorekeeper-warcraft-tarihceleri-8-01

Warcraft Tarihçeleri – Bölüm 8: Gece Elfleri ve Ebediyet Pınarı

Azeroth’un ana karası olan Kalimdor üzerinde düzenin sağlanmasından sonra beklenen huzur ve barış ortamı bir türlü gelmiyordu. Titan-yapımları, bir “hastalık” olarak gördükleri Tenin Laneti yüzünden bir bir ölümlü olmaya başlarken Azeroth’un yerli ırkları da evrim geçiriyorlardı. Kimi zaman savaşlarla kimi zamansa düpedüz katliamlarla çalkalanan Azeroth üzerinde farklı bir ırkın evriminin baş göstermesi ise an meseleseydi: Kıtanın ortasında yer alan Ebediyet Pınarı’nın yakınına yerleşecek olan bir grup kara trol, tüm dünyanın kaderini değiştirmek üzereydi.

Okumaya devam…

Lei Shen Gök Gürültüsü Kralı

Warcraft Tarihçeleri – Bölüm 6: Troller, Aqirlerin Parçalanışı ve Lei Shen’in Yükselişi

Titanlar Azeroth’u şekillendirmeleri ve korumaları için taştan ve metalden canlılar yaratmış olsalar da bu dünyanın kadim zamanlardan beri var olan yerlileri de bulunmaktaydı. Bekçiler Loken’ın ihaneti, titan-yapımları ise Tenin Laneti ile uğraşadursunlar bu diğer yerli ırklar zaman içerisinde kendilerini geliştirip kıta üzerinde yayılmayı başarmışlardı. Yaratımlarından ve getirdikleri düzenden memnun olan Titanlar Azeroth’u terk ederlerken bu dünya üzerinde yaşayan varlıkların da arzu ettikleri huzura sahip olacaklarına inanmışlardı. Ancak savaş, bu topraklara hiç umulmadık bir şekilde geri dönecekti.

Okumaya devam…

lorekeeper-warcraft-tarihceleri-5-01

Warcraft Tarihçeleri – Bölüm 5: Bekçiler, Tenin Laneti ve Tyr’in Düşüşü

Hiçlik Efendileri’nin planlarını öğrenip ilk defa gerçek anlamda korkunun ne demek olduğunu hissetmiş olan Sargeras, bu karanlığın gerçek anlamda önüne geçebilmenin tek yolunun evrendeki tüm yaşamın tamamen yok edilip baştan düzenlenmesi olduğuna inanmıştı. Bu amaca ulaşabilmek adına bir orduya ihtiyaç duyan Kara Titan, sayısız yıllar boyunca bizzat avladığı ve kendi yarattığı Mardum gezegenine hapsettiği iblisleri serbest bırakarak Yakan Lejyon’u kurmuş, hatta kendisini dinlemek istemeyen Panteon üyelerinin bedenlerini de fel fırtınalar kullanarak kül etmişti. Ordusunu düzgün şekilde komuta edebilecek varlıklar arayan Sargeras, Argus gezegeninde yaşayan eredar isimli ırkın liderlerinden Kil’jaeden ve Archimonde’u da saflarına katmayı başarmıştı. Ölmeden önce Azeroth hakkında bilgi veren titanlar sayesinde henüz doğmamış olan dünya-özünü barındıran gezegenden de haberdar olan Sargeras için geriye bu dünyayı bulmak kalmıştı. Ancak tüm bunlar olurken Azeroth’taki canlılar da yaşamlarına devam ediyorlardı.

Okumaya devam…

lorekeeper-warcraft-tarihceleri-bolum-4-01

Warcraft Tarihçeleri – Bölüm 4: Sargeras’ın İhaneti, Yakan Lejyon ve Argus

Aggramar’ın Azeroth’u bulmasının ardından titanlar, henüz olgunlaşmamış dünya-özünü evrene gözlerini açacağı vakte kadar hazır etmek amacıyla Bekçiler’i yaratmış ve onların gezegene düzeni sağlamalarını izlemişlerdi. Elementler ve Eski Tanrılar alt edilmiş, huzur ve barış ortamı nihayet sağlanmış gözüküyordu. Azeroth üzerinde hakim olan düzenden memnun kalan titanlar, en sonunda ırkdaşlarının uyanacağı günün gelmesini beklemek ve olası diğer dünya-özü barındıran dünyaları keşfetmek amacıyla evrendeki arayışlarına geri dönmüşlerdi. Aralarındaki en bilge ve güçlü savaşçının kendilerine nasıl büyük bir darbe vuracağından ise habersizlerdi.

Okumaya devam…

lorekeeper-warcraft-tarihceleri-3-01

Warcraft Tarihçeleri – Bölüm 3: Azeroth’ta Düzenin Sağlanması, İlk Ejderhalar ve Valarjar

Panteon’un çağlar boyunca kendi ırklarından henüz doğmamış bireylerin dünya-özünü barındıran gezegenleri bulma arayışı, her seferinde hüsranla sonuçlanıyordu; ta ki titanlardan Aggramar, Azeroth’un huzur dolu rüyalarının evrende yarattığı titreşimi hissedene kadar. Zaman kaybetmeden Panteon’a haber veren ve onların desteğini de arkasına alan Aggramar sayesinde Azeroth, uzun ve şiddetli çarpışmalar sonucunda topraklarını kasıp kavuran elementallerden ve kendisini yozlaştırmaya çalışan Eski Tanrılar’dan nihayet temizlenmişti. Ancak ilk titan ve Panteon’un efendisi olan Aman’Thul’un bu savaşta kendi eliyle Azeroth topraklarından çekip çıkardığı Eski Tanrı Y’Shaarj, gelişmekte olan titanın yüzeyinde kanayan büyük bir yara açılmasına sebep oldu. Okumaya devam…

Lorekeeper-Warcraft Tarihçeleri-Bölüm2-Kara İmparatorluk

Warcraft Tarihçeleri – Bölüm 2: Elementler, Eski Tanrılar ve İlkel Azeroth

Titanlardan oluşan Panteon, çağlar boyunca evrende dolaşıp henüz doğmamış diğer titanların dünya-özlerini barındıran gezegenleri bulma arayışlarına devam etti. Bu arayışları sırasında karşılarına çıkan her dünyaya da (dünya-özü barındırsın veya barındırmasın) yaşam ve düzen getirmeyi sürdürdüler. Ancak zaman içerisinde kendi ırklarından başka bir bireyin varlığına işaret eden herhangi bir gezegenle karşılaşmadıklarının farkına vardılar. Umudunu yitirmeyen Panteon üyeleri, henüz evrenin çok küçük bir bölümünü keşfettiklerini biliyor ve bir gün karşılarına başka bir titanın varlığının çıkacağını düşünüyorlardı. Bilmedikleri şey ise gayet haklı olduklarıydı: Evrenin uzak bir köşesinde daha önce görülmemiş bir güç barındıran, asil bir titan ruhunun dünya-özünü taşıyan bir gezegen vardı.

Bu gezegen çok sonraları Azeroth ismiyle bilinecekti.

Okumaya devam…

lorekeeper-heroes-of-the-storm-medivh-01

Kimdir, Nedir: Medivh

“Ve artık görevim tamamlandığına göre, geçmişin efsanelerinin arasındaki yerimi alacağım.”

Yakan Lejyon‘un iblislerine karşı tek başına savaşmak için kudretli güçler bahşedilmiş kadim Tirisfal Muhafızları’nın sonuncusu, destansı asa Atiesh’in taşıyıcısı, Azeroth’un koruyucusu ve aynı zamanda laneti. İsmi efsanelerle birlikte fısıldanan Magus Medivh…

Okumaya devam…

lorekeeper-warcraft-the beginning-02

Warcraft: Ana Hikâye ile Film Arasındaki Farklar

10 yıllık beklentimizin ve göstermiş olduğumuz sonsuz sabrın ardından nihayet kavuştuk Warcraft filmine. Duncan Jones tarafından yönetilen ve ön gösterimine de gitme şansı bulduğum filmi vizyona girdiği gün bir daha izledim, muhtemelen daha sonra tekrar izleyeceğim; ne de olsa Warcraft bu. Orkların Azeroth’a gelişi ve İlk Savaş dönemini anlatan filmde bazı sahneleri izlerken hafiften gerildiğimi, “Bunu neden böyle yapmışlar ki?” diye sorguladığımı ve orijinal hikâyede yaşananların daha güzel anlatılabileceği noktalarda yüzümü buruşturduğumu itiraf etmeliyim. Peki neydi bu farklılıklar? Orijinal hikâye ile film arasında hangi sahnelerde ve olaylarda değişiklik yapmışlardı? Gelin, beraber inceleyelim. Okumaya devam…

lorekeeper-warcraft-beginning-01

Warcraft: The Beginning – Beğendik Mi?

Son bir haftayı internetten uzak ve izole bir şekilde geçirmediyseniz muhtemelen gözünüze çarpmıştır: Warcraft filmi eleştirmenler tarafından yerden yere vuruluyor adeta. 10 senedir “Ha yapıldı, ha yapılıyor!” diye sürecini heyecanla takip ettiğimiz bir filmin bu kadar ağır eleştiriler alıyor olması, Azeroth’ta binlerce saatini geçirmiş bir oyuncu olarak ister istemez beni de endişelendirdi doğrusu. Ama aklıma düşen bütün şüphe tohumlarına rağmen üç beş eleştirmenin lafına bakıp filme gitmekten vazgeçecek de değildim. Ne de olsa bu Warcraft’tı. Film hakkında şu ana kadar gördüğüm her şey “Biz serinin hayranlarını tatmin etmek için yaptık bu filmi!” diye bağırıp duruyordu. Peki ya sahiden de öyle miydi? İşte onun cevabını da nihayet dün akşam itibariyle almış bulundum.

Okumaya devam…