lorekeeper-warcraft-tarihceleri-12-01

Warcraft Tarihçeleri – Bölüm 12: Arathor İmparatorluğu ve Trol Savaşları

Asil doğanların sayısız yıllar boyunca devam eden sürgünleri sonunda bitmiş ve kendilerine yuva kurabilecekleri yeni topraklara ulaşmışlardı. Quel’Thalas İmparatorluğu’nun kurulduğu ve Doğu Krallıkları’nın kuzeyinde yer alan Daimşarkı Ormanları’na varana kadar birçok zorlukla yüzleşen elflere ellerinden geldiğince yardımcı olanlar ise onların “ilkel varlıklar” olarak gördüğü insanlardı. Kadim zamanlarda Eski Tanrı Yogg-Saron’un titan-yapımlarını etkileyecek şekilde saldığı Tenin Laneti yüzünden değişim geçiren, zayıflayan ve fiziksel anlamda deforme olan vrykul çocuklarından gelen bu ırkın gelecekte Azeroth’un kaderini ne kadar değiştirecekleri ise henüz bilinmiyordu.

Okumaya devam…

lorekeeper-warcraft-tarihceleri-11-01

Warcraft Tarihçeleri – Bölüm 11: Quel’Thalas’ın Kuruluşu, Andrassil ve Büyük Göç

Kadimler Savaşı sona ererken Ebediyet Pınarı’nın yok oluşuyla parçalanan Azeroth toprakları artık birkaç kıtadan oluşuyordu. Batıdaki Kalimdor kıtası üzerinde yaşayan gece elfleri de hem geride kalan iblisler, hem satirler hem de büyüye karşı duydukları açlığı bastıramayan kendi ırklarının üyeleri ile baş etmek zorunda kalmışlardı. Illidan Stormrage tarafından yaratılan ikinci Ebediyet Pınarı’nı korumak isteyen ejdersürüsü liderlerinin Nordrassil ismini verdikleri ulu ağaca kendi güçlerinden bahşetmelerinin ardından, büyü kullanımı konusunda gece elfleriyle anlaşmazlık yaşayan Dath’Remar Sunstrider önderliğindeki bir grup Külvadi topraklarından sürgün edildi.

Okumaya devam…

lorekeeper-warcraft-tarihceleri-10-01

Warcraft Tarihçeleri – Bölüm 10: Nordrassil, Satirler Savaşı, Worgen Laneti ve Asil Elflerin Sürgünü

Asil doğanlar ve kraliçeleri Azshara’nın Azeroth üzerinde tam hakimiyet kurma hayalleri ve bu hayallerine ulaşmak için açgözlülükle yaptıkları hareketlerin sonucunda yaşanan Kadimler Savaşı sonrasında Kalimdor parçalanarak birçok kıtaya bölünmüştü. Kraliçe Azshara ve takipçileri, Ebediyet Pınarı’nın kendi içine çökmesiyle birlikte dünyanın ortasında oluşan Girdap’ın içine çekilmiş ve okyanusun dibini boylamışlardı. Sargeras ve Yakan Lejyon’un Azeroth’a gelişini engelleyen diğer ırklar ise ağır kayıplar vermiş ve sonucunda da evleri bildikleri bu toprakların iyileşmeyecek bir şekilde yaralanışına şahit olmuşlardı. Bu yeni düzende yaşayabilecekleri uygun diyarları aramaktan başka çaresi kalmayan ırkların birbirleriyle ve kendi içlerinde yaşadıkları çatışmalar ise son bulacak gibi gözükmüyordu.

Okumaya devam…

lorekeeper-warcraft-tarihceleri-9-01

Warcraft Tarihçeleri – Bölüm 9: Kadimler Savaşı ve Azeroth’un Bölünüşü

Asil doğanların Ebediyet Pınarı üzerinde çalışarak elde ettikleri olağanüstü büyü güçlerini yoğun bir şekilde kullanmaları, Çarpık Düzlem’de yaşayan kadim düşmanların dikkatlerini üzerlerine çekecek dalgalanmalara sebep olmuştu. Karanlık Titan Sargeras, Panteon’dan varlığını öğrendiği Azeroth’u nihayet bu şekilde bulmuş ve onu yok edebilmek için kendilerini tüm gece elfi ırkından üstün sayıp uzak tutan bu büyücü topluluğunu ve onların kraliçelerini kullanacak bir planı hayata geçirmişti. Kibirli Azshara ile temas kuran Sargeras, ona hayal bile edemeyeceği güçler vadetmiş ve bu sözünü yerine getirebilmesi için kendisinin Azeroth’a gelmesi gerektiği konusunda hem baş danışman Xavius’u hem de Kraliçe’yi kandırmıştı. Tüm Yaşamın Düşmanı‘nın dehşet verici planlarının farkında olmayıp ağına düşen asil doğanlar ise nasıl bir felakete sebep olacaklarını bilmeden Sargeras’ı ve ordusunu Kalimdor topraklarına sokacak geçidin açılması için ritüellerine başlamışlardı.

Okumaya devam…

lorekeeper-tomb-of-sargeras-part-3

Sargeras’ın Kabri – Bölüm 3: Kabrin Gazabı

Muazzam enerji dalgaları çarpıştı; gittikçe kabaran bir büyü ve fel girdabı haline geldi. Devasa oda bir alev seliyle dalgalanırken sarsıldı ve sallandı ancak ne Khadgar ne de Gul’dan duraksamadı, geri çekilmedi ve hatta gözlerini bile kırpmadı.

Onun yerine Khadgar gülümseyerek dişlerini gösterdi. Kolları ileriye doğru açılmış, çenesiyse yukarı doğru bakıyordu. Artık hilelere gerek yoktu, sadece saf ve ham büyü gücünün sonsuz akını vardı.

Gazaplarının çarpıştığı noktada alevler patladı. Havanın kendisi bile her an alev alabilecek gibiydi. Ve eğer alsaydı, kabrin içindeki her şeyi de yok ederdi. Khadgar dahil. Gul’dan da.

Ve ikisi de geri çekilmeye niyetli değildi.

Okumaya devam…

lorekeeper-tomb-of-sargeras-part-2

Sargeras’ın Kabri – Bölüm 2: Eski Dostlar

Maiev Shadowsong’un sesi buz gibiydi. “Bitirdin mi, Başbüyücü?” diye sordu.

“Neredeyse.” Zaman kısıtlıydı. Khadgar son elementali de basit talimatlarla yolladı: “Gul’dan’ı bul.” Damla şekilli ve tamamen mistik enerjiden oluşan yaratık süzülerek uzaklaştı. Onun gibi başka yaratılar da adayı karış karış geziyor ve gölgeleri araştırıyordu. Gerçek anlamda bir dövüş için yeterince güçlü olmamaları üzücüydü ancak en azından yok edildikleri anda Khadgar’ın haberi olacaktı.

Okumaya devam…

lorekeeper-sargerasin-kabri-bolum-1

Sargeras’ın Kabri – Bölüm 1: Bir Başkasının Kaderi

Geminin neredeyse tamamı gitmişti. Yanıp kül olmuştu.

Gövdenin uzun zaman önce Lordaeron’da dövülmüş metal kaburgaları okyanusun dibini boylamıştı. Aynı geminin yolcuları ve tayfası gibi… Yüzeyde sadece yanmış tahta ve kumaş parçaları akıntıyla sürükleniyordu. Hâlâ parıldıyorlardı; yeşil korları dalgaların altında cızırdıyordu.

Saatler boyunca için için yanacaklardı. Fel alevler sadece su ile söndürülemezdi.

Okumaya devam…

lorekeeper-warcraft-tarihceleri-8-01

Warcraft Tarihçeleri – Bölüm 8: Gece Elfleri ve Ebediyet Pınarı

Azeroth’un ana karası olan Kalimdor üzerinde düzenin sağlanmasından sonra beklenen huzur ve barış ortamı bir türlü gelmiyordu. Titan-yapımları, bir “hastalık” olarak gördükleri Tenin Laneti yüzünden bir bir ölümlü olmaya başlarken Azeroth’un yerli ırkları da evrim geçiriyorlardı. Kimi zaman savaşlarla kimi zamansa düpedüz katliamlarla çalkalanan Azeroth üzerinde farklı bir ırkın evriminin baş göstermesi ise an meseleseydi: Kıtanın ortasında yer alan Ebediyet Pınarı’nın yakınına yerleşecek olan bir grup kara trol, tüm dünyanın kaderini değiştirmek üzereydi.

Okumaya devam…

Lei Shen Gök Gürültüsü Kralı

Warcraft Tarihçeleri – Bölüm 6: Troller, Aqirlerin Parçalanışı ve Lei Shen’in Yükselişi

Titanlar Azeroth’u şekillendirmeleri ve korumaları için taştan ve metalden canlılar yaratmış olsalar da bu dünyanın kadim zamanlardan beri var olan yerlileri de bulunmaktaydı. Bekçiler Loken’ın ihaneti, titan-yapımları ise Tenin Laneti ile uğraşadursunlar bu diğer yerli ırklar zaman içerisinde kendilerini geliştirip kıta üzerinde yayılmayı başarmışlardı. Yaratımlarından ve getirdikleri düzenden memnun olan Titanlar Azeroth’u terk ederlerken bu dünya üzerinde yaşayan varlıkların da arzu ettikleri huzura sahip olacaklarına inanmışlardı. Ancak savaş, bu topraklara hiç umulmadık bir şekilde geri dönecekti.

Okumaya devam…

lorekeeper-warcraft-tarihceleri-5-01

Warcraft Tarihçeleri – Bölüm 5: Bekçiler, Tenin Laneti ve Tyr’in Düşüşü

Hiçlik Efendileri’nin planlarını öğrenip ilk defa gerçek anlamda korkunun ne demek olduğunu hissetmiş olan Sargeras, bu karanlığın gerçek anlamda önüne geçebilmenin tek yolunun evrendeki tüm yaşamın tamamen yok edilip baştan düzenlenmesi olduğuna inanmıştı. Bu amaca ulaşabilmek adına bir orduya ihtiyaç duyan Kara Titan, sayısız yıllar boyunca bizzat avladığı ve kendi yarattığı Mardum gezegenine hapsettiği iblisleri serbest bırakarak Yakan Lejyon’u kurmuş, hatta kendisini dinlemek istemeyen Panteon üyelerinin bedenlerini de fel fırtınalar kullanarak kül etmişti. Ordusunu düzgün şekilde komuta edebilecek varlıklar arayan Sargeras, Argus gezegeninde yaşayan eredar isimli ırkın liderlerinden Kil’jaeden ve Archimonde’u da saflarına katmayı başarmıştı. Ölmeden önce Azeroth hakkında bilgi veren titanlar sayesinde henüz doğmamış olan dünya-özünü barındıran gezegenden de haberdar olan Sargeras için geriye bu dünyayı bulmak kalmıştı. Ancak tüm bunlar olurken Azeroth’taki canlılar da yaşamlarına devam ediyorlardı.

Okumaya devam…