lorekeeper-warcraft-tarihceleri-14-01

Warcraft Tarihçeleri – Bölüm 14: Gurubashi Sivil Savaşı, Eldre’Thalas ve Arathor’un Dağılışı

İnsanlar, cüceler ve gnomlar Azeroth topraklarında kendi imparatorluklarını kurup gelişmeye devam ederken dünyanın geri kalanındaki diğer ırklar için sıkıntılar sürmeye devam ediyordu. Büyük Bölünme birçok Azeroth ırkı için ciddi sorunlara sebep olmuş, altından kalkması zor problemlere yol açmıştı. Bu ırklar arasında troller ve elfler en zor durumda olanların başında geliyorlardı.

Okumaya devam…

lorekeeper-warcraft-tarihceleri-13

Warcraft Tarihçeleri – Bölüm 13: Tirisfal Konseyi, İlk Muhafız ve Cücelerin Uyanışı

Doğu Krallıkları topraklarında yaşayan ve vrykulların soyundan gelen insan kavimleri, kral olarak seçtikleri Thoradin’in sancağı altında birleşmiş, Arathor İmparatorluğu’nu oluşturmuşlardı. Asil elflerle güçlerini birleştiren insanlar, böylece bölgede hüküm süren trol tehdidini de alt etmeyi başarmışlardı. Elflerle yapılan anlaşma sonucunda insanlar da büyü kullanımını öğrenmiş, zaman içerisinde ise bu büyücüler kendi şehir devletlerini kurmuşlardı: Dalaran. Ancak Azeroth topraklarında sorunlar bitecek gibi gözükmüyordu.

Okumaya devam…

lorekeeper-kimdir-nedir-varian-wrynn-01

Kimdir, Nedir: Varian Wrynn

“Oğlum… Korkunç bir karanlık dünyamıza geri döndü. Daha önce de olduğu gibi değer verdiğimiz her şeyi yok etmeyi amaçlıyor. Bununla yüzleşmeye geri dönemeyeceğimi bilerek gidiyorum.

Bütün hayatım boyunca elimde kılıçla yaşadım. Krallıkların yandığını gördüm ve cesur kahramanların beyhude yere ölüşünü izledim. Benim için güvenmek zordu, özellikle de bu kadar çok şey kaybetmişken.

Ama senden sabretmeyi öğrendim; hoşgörüyü ve inanmayı.

Anduin… Artık ben de senin gibi barışın en asil amaç olduğuna inanıyorum. Ama o barışı korumak için savaşmayı göze almalısın!

AZEROTH İÇİN!”

Okumaya devam…

lorekeeper-firtinanin-kahramanlari-samuro-01

Kimdir, Nedir: Samuro

Throm-Ka, kardeşim. Benim adım Samuro. Naçizane yeteneklerim emrine amadedir.

Yanan Kılıç, Draenor’un Hallvalor kasabasında yetişen kılıç ustalarından oluşan bir ork klanıydı. Kılıç dövüşü ve teknikleri konusunda eşi benzeri olmayan bir ustalık gösteren bu klan, aynı zamanda silahlarına sürdükleri yanıcı yağlar ve maddelerle savaş sırasında arkalarında yanıp kavrulmuş düşmanlar bırakmalarıyla da meşhurdu. Ateşin ve kılıcın dansını bir araya getirmeleriyle ünlenen Yanan Kılıç klanı, düşmanlarına karşı büyük onur ve erdem göstermeleri sebebiyle rakipleri tarafından bile her daim saygıyla karşılanıyordu.

Okumaya devam…

lorekeeper-warcraft-tarihceleri-12-01

Warcraft Tarihçeleri – Bölüm 12: Arathor İmparatorluğu ve Trol Savaşları

Asil doğanların sayısız yıllar boyunca devam eden sürgünleri sonunda bitmiş ve kendilerine yuva kurabilecekleri yeni topraklara ulaşmışlardı. Quel’Thalas İmparatorluğu’nun kurulduğu ve Doğu Krallıkları’nın kuzeyinde yer alan Daimşarkı Ormanları’na varana kadar birçok zorlukla yüzleşen elflere ellerinden geldiğince yardımcı olanlar ise onların “ilkel varlıklar” olarak gördüğü insanlardı. Kadim zamanlarda Eski Tanrı Yogg-Saron’un titan-yapımlarını etkileyecek şekilde saldığı Tenin Laneti yüzünden değişim geçiren, zayıflayan ve fiziksel anlamda deforme olan vrykul çocuklarından gelen bu ırkın gelecekte Azeroth’un kaderini ne kadar değiştirecekleri ise henüz bilinmiyordu.

Okumaya devam…

lorekeeper-warcraft-tarihceleri-11-01

Warcraft Tarihçeleri – Bölüm 11: Quel’Thalas’ın Kuruluşu, Andrassil ve Büyük Göç

Kadimler Savaşı sona ererken Ebediyet Pınarı’nın yok oluşuyla parçalanan Azeroth toprakları artık birkaç kıtadan oluşuyordu. Batıdaki Kalimdor kıtası üzerinde yaşayan gece elfleri de hem geride kalan iblisler, hem satirler hem de büyüye karşı duydukları açlığı bastıramayan kendi ırklarının üyeleri ile baş etmek zorunda kalmışlardı. Illidan Stormrage tarafından yaratılan ikinci Ebediyet Pınarı’nı korumak isteyen ejdersürüsü liderlerinin Nordrassil ismini verdikleri ulu ağaca kendi güçlerinden bahşetmelerinin ardından, büyü kullanımı konusunda gece elfleriyle anlaşmazlık yaşayan Dath’Remar Sunstrider önderliğindeki bir grup Külvadi topraklarından sürgün edildi.

Okumaya devam…

lorekeeper-warcraft-tarihceleri-10-01

Warcraft Tarihçeleri – Bölüm 10: Nordrassil, Satirler Savaşı, Worgen Laneti ve Asil Elflerin Sürgünü

Asil doğanlar ve kraliçeleri Azshara’nın Azeroth üzerinde tam hakimiyet kurma hayalleri ve bu hayallerine ulaşmak için açgözlülükle yaptıkları hareketlerin sonucunda yaşanan Kadimler Savaşı sonrasında Kalimdor parçalanarak birçok kıtaya bölünmüştü. Kraliçe Azshara ve takipçileri, Ebediyet Pınarı’nın kendi içine çökmesiyle birlikte dünyanın ortasında oluşan Girdap’ın içine çekilmiş ve okyanusun dibini boylamışlardı. Sargeras ve Yakan Lejyon’un Azeroth’a gelişini engelleyen diğer ırklar ise ağır kayıplar vermiş ve sonucunda da evleri bildikleri bu toprakların iyileşmeyecek bir şekilde yaralanışına şahit olmuşlardı. Bu yeni düzende yaşayabilecekleri uygun diyarları aramaktan başka çaresi kalmayan ırkların birbirleriyle ve kendi içlerinde yaşadıkları çatışmalar ise son bulacak gibi gözükmüyordu.

Okumaya devam…

lorekeeper-warcraft-tarihceleri-9-01

Warcraft Tarihçeleri – Bölüm 9: Kadimler Savaşı ve Azeroth’un Bölünüşü

Asil doğanların Ebediyet Pınarı üzerinde çalışarak elde ettikleri olağanüstü büyü güçlerini yoğun bir şekilde kullanmaları, Çarpık Düzlem’de yaşayan kadim düşmanların dikkatlerini üzerlerine çekecek dalgalanmalara sebep olmuştu. Karanlık Titan Sargeras, Panteon’dan varlığını öğrendiği Azeroth’u nihayet bu şekilde bulmuş ve onu yok edebilmek için kendilerini tüm gece elfi ırkından üstün sayıp uzak tutan bu büyücü topluluğunu ve onların kraliçelerini kullanacak bir planı hayata geçirmişti. Kibirli Azshara ile temas kuran Sargeras, ona hayal bile edemeyeceği güçler vadetmiş ve bu sözünü yerine getirebilmesi için kendisinin Azeroth’a gelmesi gerektiği konusunda hem baş danışman Xavius’u hem de Kraliçe’yi kandırmıştı. Tüm Yaşamın Düşmanı‘nın dehşet verici planlarının farkında olmayıp ağına düşen asil doğanlar ise nasıl bir felakete sebep olacaklarını bilmeden Sargeras’ı ve ordusunu Kalimdor topraklarına sokacak geçidin açılması için ritüellerine başlamışlardı.

Okumaya devam…

lorekeeper-tomb-of-sargeras-part-3

Sargeras’ın Kabri – Bölüm 3: Kabrin Gazabı

Muazzam enerji dalgaları çarpıştı; gittikçe kabaran bir büyü ve fel girdabı haline geldi. Devasa oda bir alev seliyle dalgalanırken sarsıldı ve sallandı ancak ne Khadgar ne de Gul’dan duraksamadı, geri çekilmedi ve hatta gözlerini bile kırpmadı.

Onun yerine Khadgar gülümseyerek dişlerini gösterdi. Kolları ileriye doğru açılmış, çenesiyse yukarı doğru bakıyordu. Artık hilelere gerek yoktu, sadece saf ve ham büyü gücünün sonsuz akını vardı.

Gazaplarının çarpıştığı noktada alevler patladı. Havanın kendisi bile her an alev alabilecek gibiydi. Ve eğer alsaydı, kabrin içindeki her şeyi de yok ederdi. Khadgar dahil. Gul’dan da.

Ve ikisi de geri çekilmeye niyetli değildi.

Okumaya devam…

lorekeeper-tomb-of-sargeras-part-2

Sargeras’ın Kabri – Bölüm 2: Eski Dostlar

Maiev Shadowsong’un sesi buz gibiydi. “Bitirdin mi, Başbüyücü?” diye sordu.

“Neredeyse.” Zaman kısıtlıydı. Khadgar son elementali de basit talimatlarla yolladı: “Gul’dan’ı bul.” Damla şekilli ve tamamen mistik enerjiden oluşan yaratık süzülerek uzaklaştı. Onun gibi başka yaratılar da adayı karış karış geziyor ve gölgeleri araştırıyordu. Gerçek anlamda bir dövüş için yeterince güçlü olmamaları üzücüydü ancak en azından yok edildikleri anda Khadgar’ın haberi olacaktı.

Okumaya devam…