lorekeeper-starocean-monster

Star Ocean Tarihçeleri – Bölüm 2: SRF-003 Calnus’un Seyir Defteri

Sene M.S. 2096.

Uzay Keşif Gücü, Aquila, Balena, Calnus, Dentdelion ve Eremia adlı uzay gemileriyle, ilk görevine başlamaya hazırlanıyor. Görevde ve sonrasında neler olduğunu, neler yaşadıklarını Calnus ve mürettebatının tuttuğu detaylı kayıtlardan derleyerek sizlere sunuyoruz.

Uzay Tarihi (UT) 10 – Calnus’un Kayıtları:

lorekeeper-starocean-calnus1

Uzay Keşif Gücünün (SRF*) ilk görevi için yapılacak törenden dolayı filonun diğer dört gemisi ile birlikte Ay üssündeyiz. Evrensel Bilim ve Teknoloji Yönetimi (USTA**) Başkan Yardımcısı Shimada’nın önderliğindeki tören son bulduktan sonra kaptanlar ve mürettebatları görev için gemilerine dağıldı. Calnus’a bu araştırma görevinde Kaptan Grafton liderlik edecek. Dünya haricinde ilk keşfedilen gezegen olan Aeos ise bu görevin ilk hedefi.

Yolculuğumuz, geminin çözgü alanına giren belirlenemeyen bir obje yüzünden sıkıntılı anlar yaşadı. Kaptan çözgünün bozulmasından dolayı oluşabilecek sorunları engellemek için çözgüden çıkış emri verdi. Çözgüden çıkılan yer, hedefimiz olan Aeos gezegeniydi, fakat kontrol sisteminin arızalanması yüzünden gezegene, hasar alarak mecburi bir iniş yaptık. Göstergelerden gelen veriler SRF-002 Balena, SRF-004 Dentdelion ve SRF-005 Eremia gemilerinin de bizimle aynı kaderi paylaştığını söylüyordu.

Mürettebat gemideki hasarı incelemek için gemiden ayrıldığında, böceğe benzeyen yaratıklar tarafından saldırıya uğradı. Teknolojik silahlarımız bu yaratıklara karşı etkisiz olurken, Edge Maverick kılıcıyla yaratıkları defetmeyi başardı. Kaptanın SRF Merkezi ile yaptığı bağlantıda, Kaptan, Müdür Yardımcısı Shimada’dan yardım almayı zor da olsa başardı. Bize en yakın gemi olan Eremia ile irtibat kurma çabaları ise sonuçsuz kaldı. Bunun üzerine kaptan Edge Maverick’i Eremia’yı kontrol etmesi için yolladı.

UT 10 – Edge Maverick’in Aeos Kayıtları:

Shimada bize birilerinin yardıma geleceğini söyledi, ancak bütün SRF gemileri buradayken kimin geleceğini bilmiyoruz. Kaptanın emirleri üzerine Eremia’yı kontrol etmek için tek başıma yola çıkacaktım fakat Reimi’nin bitmek bilmeyen ısrarları yüzünden, benimle gelme isteğini kabul etmek zorunda kaldım.

Yolda birkaç defa kaybolmamıza rağmen Eremia’yı bulmayı başardık. Fakat gemi harap olmuştu. Etrafı araştırırken zar zor nefes alan bir asker bulduk, kendisine yardım etmemize izin vermeden bizi deniz kıyısında buldukları bir göktaşına karşı uyarmaya başladı. Söylediğine göre, göktaşını incelemek için gemiye götürmüşler fakat bir canavar onlara saldırmış, canavarı yok etmek için de son çare olarak gemiyi patlatmışlar.

Bu sırada yakınımıza bir gemi iniş yaptı. İçinden inen kişi, kendisini Grafton’un yolladığını söyleyip, bize doğru yönelmeye başladı ama o sırada, ölen askerin bahsettiği canavar enkazın arasından çıkıp bize saldırdı. Zor olmuş olsa da, canavarı defetmeyi başardık. Sonrasında Grafton’un yolladığı kişi kendini Faize olarak tanıttı ve Eldar ırkına mensup olduğunu söyledi. Sanırım Shimada’nın bahsettiği yardım biz yokken ulaşmış. Faize geri dönmek için uzay aracını kullanmayı teklif etti ama uzun bir süreden sonra, her ne kadar tehlikeli olsa da, açık havada gezinmek güzel geldiği için reddettim. Gemiye geri döndüğümüzde ise bizi devasa bir üs karşıladı. Faize, bunun Eldar teknolojisi sayesinde kolayca yapıldığından bahsetti. Grafton’u bulduğumuzda yanında Eldarların komutanı Gaghan vardı. Olayları anlattıktan sonra Grafton apar topar bizi dinlenmemiz için en yakın yataklara yolladı.

UT 10 – Calnus’un Aeos Kayıtları:

lorekeeper-starocean-calnusoveraeos

Calnus Hasar Kontrolü…….. Hasar Bulunamadı.
Calnus Yaşam Destek Sistemleri……. Çalışıyor.
Calnus Uçuş Sistemleri…….. Çalışıyor.
Calnus Seyir Kayıtları…….. Başlatıldı.

Kaptan Grafton, Aeos gezegenindeki ihtiyaçtan dolayı görevden çekilerek yerini Edge Maverick’e bıraktı. Kaptan Edge’in yönetiminde mürettebata Faize Beleth katıldı. Faize Beleth’in araştırmaları sırasında bulunan Lemuris gezegeni ise yeni rotamız oldu.

UT 10 – Faize’in Lemuris Kayıtları:

Sorunsuz bir yolculuktan sonra gezegene inişimiz gerçekleşti. Gezegendeki gözlem çalışmalarında bir kasabaya denk geldik. Burada yaşayanlar, Calnus’u gördüklerinden dolayı bizi tanrıların yerine koymaya çalıştılar. Edge her ne kadar aksini söylemiş olsa da, bizim tanrı olmadığımıza inanmıyorlar. Bu sırada kasabanın ihtiyarı Ghimdo ile tanıştık. Ghimdo bize, insanları bir süre sonra taşa çeviren Bacculus diye bir hastalıktan bahsetti ve ona karşı dikkatli olmamızı söyledi.

Bu uzak gezegende semboloji gibi karmaşık bir şeyi yapabilen bir kişi bulacağımı hiç düşünmemiştim. Hem de bunun Lymle adındaki küçük bir kız tarafından yapılıyor olması çok daha ilginç. Lymle gezegendeki hastalığı yenebileceğini düşünüyor, fakat bunun için Kahin adı verilen bir sembologu bulması gerekiyormuş. Edge ise SRF’in ana görevlerinden birini öne sürerek kıza yardım etmeyi kabul etti. Hakkını vermeliyim ki güzel bir bahane…

Dağları ve tepeleri aşarak sonunda Kahin’i bulabileceğimiz yer olan Alanaire Hisarına vardık. Bizi Kahin’in yanı sıra devasa bir ejderha da karşıladı. Biz Kahin’e ulaşmaya çalışırken ejderhanın yaptığı yıkım, hisarı yerle bir etti. Biz sağ çıkmayı başarsak da Kahin için aynısını söyleyemeyeceğim. Buna rağmen Lymle umudunu kaybetmiş gibi görünmüyordu, Kahin ile daha önceden görüşmüş, Woodley kasabasında yaşayan, Lutea isimli bir sembolog olduğundan bahsetti. Sanırım sıradaki hedefimiz bu Lutea’yı bulmak.

lorekeeper-starocean-stoneplague

Tırmanışa göre daha sakin geçen bir yolculuktan sonra kasabaya ulaştığımızda Lutea bizi karşıladı. Kasabada yaşayan birçok insan taş eden hastalığa yakalanmış bile. Lymle lafı çok uzatmadan Lutea’ya, Kahin’den aldığı sembol hakkında sorular sormaya başladı. Lutea, gerçekten de sembolü almayı başarmış ama hastalığın neden çıktığı hakkında bir fikri olmadığı için sembol etkisiz kalmış. Buradan da bir sonuç alamayınca Ghimdo’ya geri döndük.

Hastalığın sebebinin ne olduğu hakkında Ghimdo’nun da bir fikri yoktu, fakat hastalığın başlangıcının birkaç ay önce Rinoa vadisine bir gemi iniş yaptıktan sonra olduğunu belirtti. Edge ve Reimi bu geminin Aquila olabileceğini düşündükleri için gidip kontrol etmemizi önerdi. Gemi kesinlikle Aquila değildi, hastalığı engelleyebilmek amacıyla gemiye giriş yaptık.

Geminin içindeki bir bilgisayardan, mürettebatın kaderini öğrendik. Gemi aslında bir Cardian gemisiymiş, mürettebatın bir kısmı bir şekilde mutasyona uğrayarak diğerlerini öldürmüş, bu yüzden de gemi gezegene çakılmış. Geminin merkezine ulaştığımızda, Aeos’ta saldırıya uğramamızın nedeni olan meteora benzer bir elmas bulduk. Lymle’ın Lutea’dan aldığı taş bu elmas ile bir anda etkileşime girdi ve geminin komutanını bir Grigori’ye dönüştürdü. Kendini Barachiel diye tanıtan bu şey, bizimle çok fazla konuşmaya gerek duymadan, bize saldırdı. Barachiel’i yenmeyi başardığımızda, elmas parçalandı ve bir anda bütün Cardianlar taşa dönüştü. Hastalığı engellemekte başarılı olduğumuzu düşünemiyorum, aksi olsaydı bu cesetlerin hepsi taş olmazdı.

Ghimdo’nun yanına geri döndüğümüzde onun da hastalığa yenik düşüp taşa dönüştüğünü gördük. Kasabadan ayrılacakken Lutea karşımıza çıktı. Edge’in halini gördükten sonra, az da olsa moral vermek için artık kimsenin hastalanmayacağını söyledi. SRF’in kendi görevinin yanında bu garip objeleri bulma fikrini de öne sürdüm, çünkü gittiğimiz yerlerde kesinlikle karşımıza çıkıyorlardı. Edge, kaptan olarak Lymle’a bize katılıp katılmak istemediğini sordu, ve o da kabul etti. Calnus mürettabatı büyüyor.