lorekeeper-pillars-of-eternity-1

Pillars of Eternity 101: Eora’ya Giriş

Elf

lorekeeper-pillars-of-eternity-elfler

Dyrwood ve Aedyr’de nüfus olarak yoğun olan elfler, aynı zamanda Eir Glanfath ve The White that Wends’te dominant ırktır. Hızları ve zekalarıyla da tanınan elfler, kendilerini genellikle diğer ırklardan izole etmeyi tercih ederler. İnsanlardan %10 civarı daha kısa ve incedirler. 200 ila 310 yıl arası yaşarlar ve iki önemli etnik gruba ayrılırlar.

“Soluk elfler” olarak anılan elf grubunun bu isimle anılmasının sebebi albino olmalarıdır. Glamfellen (“Şafak Gezginleri”) olarak da bilinirler ve orman elflerinden boyca daha uzundurlar. Tamamen sakalsız olan orman elflerinin aksine erkekleri sakal uzatabilirler(ki genellikle uzatırlar da). Dış dünyayla neredeyse hiç iletişim kurmazlar. Hatta kutup cüceleri veya evinden çok uzaklara açılmış olan bazı aumaualar haricinde çok az kişi Glamfellenlerle irtibat kurmuştur. Genellikle “The White that Wends” olarak anılan kutup buzulunda yaşarlar.  Çoğu akademisyen, Glamfellenlerin kuzey yarımküreyi en az 12,000 yıl önce terk ettiğini savunmaktadır. Bazılarıysa bu sürenin 50,000 yıla kadar çıkabileceğine dair teoriler sunmaktadır. Ancak bu elflerin neden tutup da onca yolu geçerek güney kutup noktasına kadar geldiğine dair kimsenin kesin bir bilgisi yoktur.

Sceltrfolc da denilen orman elfleri ise kökenlerini bugünün Aedyr’ine kadar sürebilmektedir ve buradan güneye doğru, denizi geçerek göç ettiklerine inanılmaktadır. Fizyolojik olarak birbirlerinden farkları olmasa da Aedyrli orman elfleriyle Eír Glanfathlı olanlar diye iki gruba ayrılırlar. İki grubun kültürleri ise birbirinden ciddi anlamda farklıdır. Aedyrli orman elflerinin kültürü büyük ölçüde bu bölgenin insanlarıyla ortaktır. Hatta o kadar ki iki tarafın da orijinal dilleri unutulmuş ve yerini ortak kullandıkları bir dil almıştır. Glanfathlı kuzenlerinden hoşlanmadıkları ve onları açıktan açığa hor gördükleri bilinen bir gerçektir. Glanfathlı Sceltrfolc ise daha göçebe bir yaşam tarzı benimseyerek yabancılara karşı kuşkuyla dolu bir bakış açısı geliştirmiştir. Kendilerini Eír Glanfath’ın harabelerinin bakıcı ve koruyucuları olarak belleyen Glanfathlılar, bu harabeleri kimin yarattığını bilmemektedir.

Orlan

lorekeeper-pillars-of-eternity-orlan

Koca kulakları, iki tonlu derileri, kıllı bedenleriyle dikkat çeken bir ırk olan orlanlar Eora’da bulunan en ufak tefek ırklardan biridir. Boyutları nedeniyle kendilerinden iri ve güçlü toplumlar tarafından sıkça sömürülüp suistimal edilen orlanlar, zaman içerisinde tuzaklar, zehir kullanımı ve acımasız gerilla taktikleri gibi konularda uzmanlaşmıştır. Bu da şöhretlerinin “savunmasız ve ufak”tan “küçük ve tehlikeli”ye kaymasına sebep olmuştur. Ancak Eír Glanfath’taki diğer ırklarla sosyal anlamda eşit sayılmaktadırlar, zira Glanfath efsanelerinde orlan ve elf kabilelerinin Engwithan harabelerini korumak için aynı yemini ettikleri söylenmektedir. O günden beri iki ırk birbirini eşit olarak görüp kollamaktadır. Diğer medeni ırklara göre daha kısa ömürlü olan orlanlar 50 ila 80 yıl arası yaşarlar.

Hearth Orlan olarak bilinen grup daha seyrek kürk ve nispeten daha az kıla sahiptir. Bu yüzden de çok daha vahşi gözüken diğer orlanlara göre kendilerini diğer halklara daha kolay kabul ettirebilirler. Çoğunun Readceras ve Vailia Cumhuriyetinde kölelik geçmişi vardır. Ancak Dyrwood ve Eír Glanfath arasındaki antlaşma sonucunda serbest kalmışlardır.

Wild Orlan denen diğer grup ise suratları da dahil olmak üzere bütün vücutlarını kaplayan daha sık ve gür tüylere sahiptir. “Orijinal” orlanların bu grup olduğu rivayet edilir. Genellikle Eír Glanfath’ın en derin ormanlarında bulunurlar ve Dyrwood, Readceras ya da Vailia Cumhuriyetinde pek görülmezler.

Godlike

lorekeeper-pillars-of-eternity-godlike

Eora’nın en aykırı ve gizemli türü olan godlike, herhangi bir insansı ırktan doğabilen bir nevi anomalidir. Doğumdan önce tanrıların dokunuşuyla kutsandığına ve tanrısal bazı özellikler taşıdığına inanılan godlike, genellikle bu ilahi tarafını fiziksel bir şekilde tezahür eder. Bazılarının kanatları, bazılarının ise boynuzları, garip doğum lekeleri, pençeleri ya da tuhaf gözleri vardır. Görünüşleri farklı farklı olsa da hepsinde ortak olan şey uhrevi bir yanları olmasıdır. Kimisi bu türün taşıdığı anomalileri kutsama olarak görse de kimisi de bunu bir lanet olarak görmektedir. Genellikle koruyucu miğfer benzeri ekipmanları kullanmaları neredeyse imkansızdır çünkü anomaliler yüzünden kafalarına uyan bir şey bulmakta zorlanırlar. Üreme kabiliyetine sahip olmadıkları için evlilik gibi konseptlere çok da aşina değillerdir. Hatta Vailia Cumhuriyetinde bu yüzden yasal olarak cinsiyetsiz sayılırlar. Yaşam süreleri anne ve babalarının ırklarınınkiyle aynıdır.

Güçlerine göre ayrılan beş farklı godlike grubu bilinmektedir. Bunlardan ilki “Nature” yani doğa güçleri gelişmiş olanlardır. Hayvan ve insan karışımı bir çehreye sahip bu türdeki godlikelar çoğu zaman çeşitli bitkiler, yosunlar ya da mantarlarla kaplıdır. Bu da yanlış bir şekilde onların hastalıklı olduğu algısının oluşmasına sebep olmuştur. Bu yüzden çoğu doğar doğmaz öldürülmektedir. Ancak Druid mezheplerinde genellikle ilgi ve merakla karşılanmaktadırlar.

En korkuyla ve güvensizlikle karşılananı, gözlerini kapatan garip uzantılarla ürkütücü bir görünüme sahip “Death” (Ölüm) güçlerini almış olan godlikelardır. Gözlerindeki uzantılar godlike için şeffaftır ancak dışarıdan bakıldığında opak olarak gözükür ve godlike bireyin suretini gizler. Death godlikeların neredeyse tamamı doğar doğmaz felaket habercisi oldukları inancıyla öldürülmektedir.

“Avian” (Kuşsal) godlikeların tanrıça Hylea tarafından kutsandığına inanılır ve kafalarında tüyleri, altından kuş gibi gözleri vardır.

En tahammül edilen godlike türü “Moon” (Ay) gücünü taşıyanlardır. Kafalarında genellikle ayın çeşitli evrelerine benzer bir uzantı bulunur ve diğer godlikelara göre görünümleri daha az korkutucudur. Özellikle denizcilerin Moon Godlikeların şans getirdiğine dair çeşitli inançları vardır. Sık sık su ve ayın tanrıçası olan Ondra’yla birlikte anılırlar.

Erimiş metal, yanmış odun ya da taşa benzer fiziksel özelliklere sahip godlike grubu ise ateş özellikleri taşıyan “Fire” godlike olarak anılır. Deadfire Takımadaları’nda bu türden godlikelara hem hürmet gösterilir hem de onlardan korkulur. Yerlilerin çoğu fire godlikeların volkanları aktif hale geçirme gücü olduğuna ya da içlerinden birini öldürmenin volkanı uyandıracağına inanır. Dyrwood’da fire godlike görmenin savaş ve ateş tanrıçası Magran’ın lütfu olduğu düşünülmektedir.