KİMDİR, NEDİR: SYLVANAS WINDRUNNER

Orda maceracıları, Ghostlands’deki Musibet güçlerini temizlerken Windrunner Kulesi civarında üzerinde “-Sylvanas’a. Daima sevgiyle, Alleria,” yazan bir kolye buldular. Kolyeyi Undercity’ye götürüp Sylvanas’a verdiklerinde Sylvanas başta kolyenin kendisine bir şey ifade etmediğini söyleyip yere fırlatsa da sonrasında normalde hiç yapmadığı şekilde duygularını açığa vuracak bir şarkı söylemeye başladı. “Asildoğanların Ağıdı” adındaki bu şarkıyı söyledikten sonraysa kolyeyi yerden geri aldı ve saklamaya karar verdi.

Bu sırada Arthas, artık bir olduğu Ner’zhul ile girdiği irade savaşını kazanıp harekete geçti ve Orgrimmar ile Stormwind şehirlerine saldırı düzenledi. Sylvanas, ordusunu Orgrimmar’ı savunmaya yolladı ve Orda saldırıyı püskürtmeyi başardı. Savaşşefi Thrall, Ulu Kumandan Saurfang, Garrosh Hellscream, Sylvanas ve Undercity’nin Yüksek Eczacısı Putress böylece Orda’nın Kuzeyyarı seferini planladılar. Ana Orda kuvvetleri Kuzeyyarı’na çıkartma yapıp Liç Kral’a karşı ilk karşılıkları verirken bir yandan da Malygos ve mavi ejdersürüsüyle de savaşmak zorunda kaldılar. Daha çok destek kuvvete ihtiyaç duydukları için Sylvanas bizzat Quel’Thalas’a giderek Silvermoon’un Kral-Naibi olarak görev yapan Lor’themar Theron’a elindeki birlikleri Kuzeyyarı’na göndermesi için baskı yapmaya başladı. Kendilerini hâlâ Arthas’ın yaptığı saldırıdan sonra doğru düzgün toparlayamamış olan kan elfleri bu talebe başta karşı çıksalar da Sylvanas onlara Orda’nın bir parçası olduklarını ve kendi halkının desteği arkalarında olmazsa çok daha zor durumlara düşebileceklerini hatırlatarak ellerini zorladı. Yüce Büyühakimi Rommath, Sylvanas’ın bu ısrarını şantaj olarak görüp itiraz etmeye devam etti ancak Sylvanas tek amacının en büyük düşmanı olan Liç Kral’ı yenilgiye uğratmak olduğunu ve sin’dorei ile yaptığı bu görüşmelerin şantaj değil, sadece birer teklif olduğunu vurguladı. Böylece kan elfleri de ellerindeki birlikleri Orda’nın Kuzeyyarı seferine yollayarak desteklerini sundular.

Orda’nın ana kuvvetleri Garrosh Hellscream sancağı altında Borean Tundrası’nda dövüşürken Terkedilmişler’in “İntikamın Eli” olarak adlandırılmış bütün gücü ise Uluyan Fiyort’a çıkartma yapmıştı. Yanlarında Arthas’a karşı kullanabilecekleri tüm silahları da getirmişlerdi -ki buna yeni geliştirdikleri ve daha sonra büyük bir kıyıma sebep olacak olan veba da dâhildi. Yıllardır bu vebanın geliştirilmesini bizzat gözeten Sylvanas, bu silahın Liç Kral ve onun ölüler ordusuna karşı etkili olacağından emindi; ancak Yüksek Eczacı Putress ve Varimathras’ın bu veba için başka planları vardı. Putress önderliğindeki bir grup Terkedilmiş, Gazapkapısı Angrathar’da Arthas kendini gösterdiği anda savaş alanına tepeden bakan mancınıklarla vebayı hem Musibet, hem İttifak hem de Orda askerlerinin ortasına fırlatmaya başladı. Düştüğü alandaki kimseyi sağ bırakmayan veba, İttifak ve Orda güçlerinden binlerce askerin ölmesine ve Liç Kral’ın da kaçmasına sebep oldu. Ancak hem İttifak hem de Orda, Sylvanas ve Terkedilmişler’in kendilerine karşı döndüğünü düşündükleri için soluğu Undercity kapılarında aldılar. Sylvanas durumu Savaşşefi Thrall’a açıklamayı başardı: Varimathras tam Gazapkapısı’ndaki saldırı sırasında Undercity’de bir isyan başlatarak yönetimi ele geçirmişti ve Putress ile birlikte çalışıyordu. Bu uğurda şehrini geri almak ve Varimathras’ı cezalandırmak için Thrall ile kendiliğinden iş birliğine girişse de durumu İttifak Kralı Varian’a açıklamak daha zordu. Orda güçleri taht odasına önce varıp Varimathras’ı yenilgiye uğratmayı başardılar ancak tam bu sırada İttifak güçleri de Putress’i öldürüp taht odasına vardılar. Geçtikleri yolda üzerinde deney yapılmış insanları gören Varian çileden çıkmış bir şekilde Orda’ya savaş ilan etmek üzereydi ki Jaina Proudmoore araya girerek İttifak güçlerini durdurdu ve onları Stormwind’e ışınlayarak olası bir savaşı engellemiş oldu. Undercity isyanı bastırılmıştı ancak Sylvanas, Orda’nın gözündeki güvenilirliğini büyük ölçüde kaybetmişti. Thrall benzer bir olayın tekrarlanmaması için Undercity’nin Kor’kron korumalarıyla sürekli gözetim altında tutulmasını emretti.

Sylvanas ve Thrall, Undercity’yi geri almak için Orda kuvvetlerini yönetirken…

Angrathar faciasından sonra dikkatini yine Buztacı Hisarı’na yönelten Sylvanas, Kuzeyyarı seferine katılan maceracıların bir kısmını Liç Kral’ın kılıcı Frostmourne’u kilitli tuttuğu Yansıma Salonları’na yönlendirdi. Burada kılıcı çalarak Liç Kral’ın gücüne ciddi bir darbe vurmayı amaçlayan ekip, Arthas’ın ta kendisiyle karşılaşınca kaçmak zorunda kaldı. Liç Kral’ın güçlerinin tahmininin çok ötesinde arttığını fark eden Sylvanas ve maceracı grubu, canlarını zar zor kurtararak kaçmayı başardılar. Frostmourne’u alamasalar da Arthas’ı başka şekillerde zayıflatmayı kafaya koyan maceracılar, bu uğurda Arthas’ın kalbini bularak yok ettiler. Ancak Donmuş Taht’ta, Tirion Fordring’in önderliğinde yapılan savaş sonucu Arthas yenilgiye uğradıktan sonra Sylvanas Windrunner, oldukça değişik duygular içerisine girdi.

“Nihayet bitti. Liç Kral’ın beni aptal yerine koyduğu onca seferden sonra duyularıma bile güvenmeye çekiniyorum. Nihayet halkıma yaptığı zulmün hesabını verdi. Umarım Azeroth zayıflığımız ve onurumuzla ödediğimiz bu korkunç bedeli bir daha asla unutmaz. Fakat şimdi ne yapacağız? O’nun hükmünden kurtulmuş ama ölümle zincirlenmiş fâniler ne yapacaklar? Beni yalnız bırak, düşünecek çok şeyim var…”

Son birkaç yıldır kendisini hayatta tutan intikam hırsı yerini hiçliğe bıraktığında Sylvanas büyük bir boşluğa düştü. Donmuş Taht’ta, bir zamanlar can düşmanının hüküm sürdüğü yerde durdu ve metrelerce aşağıdaki saronit dikitlere doğru atladı. Düşüş onu öldürmediyse de saronit dikitler diriölülerin hem bedenini hem de ruhunu yok etme özelliğine sahip olduğundan Sylvanas’ı öldürmeyi başardı. Kendini sürekli acının ve karanlığın olduğu bir düzlemde bulan ve sonsuza kadar burada kalacağı ihtimalinden gözü korkan Sylvanas, Liç Kral’ın eski hizmetkârları olan val’kyr’lerin kendisi başlarında olmadan Terkedilmişler’in de Orda’nın dışına sürülüp zaman içerisinde tamamen tükeneceklerini hatırlatmasıyla kendine geldi. Annhylde adındaki val’kyr tarafından kendisine bir anlaşma sunulan Sylvanas, kalan sekiz val’kyr’in kaderini kendine bağlayarak onları Liç Kral’la olan bağlantılarından kurtardı ve yaşayanların düzlemine (hâlâ bir diriölü olarak) geri döndü.

Liç Kral’ın hizmetinden çıkıp Sylvanas’a bağlılık yemini eden bir val’kyr

Liç Kral’a karşı seferleri başarıya ulaşan Terkedilmişler, böylece Doğu Krallıkları’na geri döndüler. Burada bizzat yeni Savaşşefi Garrosh Hellscream tarafından Gilneas’ı fethetmeye yollanan Sylvanas, Angrathar’daki olaydan sonra vebayı kullanmaktan katiyetle men edildi. Gilneas’ı kuşatan ve şehre girmeyi başaran Sylvanas, Gilneas direniş güçleri ve Kral Genn Greymane ile karşı karşıya geldi. Genn’e attığı zehirli ok, Gilneas kralının oğlu Liam Greymane’in araya girmesiyle prense isabet etti ve ölümüne sebep oldu. İşlerin istediği gibi gitmemesine sinirlenen Sylvanas, Garrosh’un emirlerine rağmen şehrin vebayla temizlenmesini emretti. Bu sırada bir yandan da yeni “müttefikleri” olan val’kyr’ler sayesinde Gümüşçam Ormanı’nda öldürdükleri İttifak askerlerini diriölü olarak kaldırarak kendi saflarına katmaktaydı. Pek de hoşlaşmadıkları Garrosh’la bu konuda tartışan Sylvanas, sonuç olarak kendi bildiğini okumaya devam etti; ancak Orda’nın Terkedilmişler’e duyduğu güvensizlik bu yüzden daha da arttı.

Kategoriler
Yazarlardan İnciler
“Çünkü klasiklerin klasik olmasının bir sebebi vardır. Özellikle de üzerine tüm hasar modifikasyonlarını bastığınızda.”
-Burcu (Amansızca Horizon: Zero Dawn överken)