Fallout 4 4K

Fallout Tarihçeleri – Bölüm 2: Büyük Savaş Sonrası ve Ardında Bıraktığı Yıkıma Karşı Bütünlük Oluşturmaya Çalışan İnsanoğlu

Caesar’s Legion

Sezar’ın Lejyonu Logosu

Sezar’ın Lejyonu

Tanım: Çorak Topraklar’ın otokratik ve aşırı hiyerarşik imparatorluğudur. Birçok yönüyle eski Roma İmparatorluğu’nun izinde giden organizasyon, adının hakkını başındaki kişinin de kendini Sezar olarak tanıtmasıyla pekiştirmiştir. Çorak Topraklar’daki çoğu kişi için kocaman bir yağmacılar imparatorluğu olsa da Kolorado ve Utah’ın bir kısmı, ve New Mexico ile Arizona’nın tamamını kapsayan oldukça geniş bir etki alanına sahiptir. Yeni Kaliforniya Cumhuriyeti ile bitmek bilmez bir husumetleri bulunmaktadır.

Sezar’ın Lejyonu, askeri rütbe ve hiyerarşi bakımından oldukça çeşitlidir. Bunlar sırasıyla şöyledir:

  • Acemi Lejyoner: Lejyonun acemi birliğidir ve hala eğitimde olan askerlerden oluşur.
  • Baş Lejyoner: Eğitimden çıkar çıkmaz alınan ilk rütbe olan Baş Lejyoner ünvanı, ordudaki en düşük rütbeye sahip subayları içerir.
  • Gazi Lejyoner: Standart lejyoner askerler içerisinde en iyi ekipmana ve en fazla savaş tecrübesine sahip üyelerin rütbesidir.
  • Lejyoner Şefi: Lejyoner Şefi olma onuru, savaşta liderlik potansiyelini kanıtlamış askerlere verilir. Küçük çaptaki bir kampı ve küçük bir birliği yönetebilme yetkisine sahip bir rütbedir.
  • Bölük Kumandanı: Ordunun albayı olarak da nitelendirebileceğimiz bu rütbe, büyük görevler ve savaşlarda bölüğün komutasını üstlenir.
  • Sefir: Sefirler, Sezar’dan direkt emir alan ve onun dışında kimseye hesap vermeyen üyelerdir. Bir nevi General pozisyonundadırlar. Sezar’ın Lejyonu’nda bu onura hak kazanmış insan sayısı iki tanedir: Joshua Graham ve (sonradan) Lanius.
  • Lejyoner Gözcü: Ordunun gözcü birliğindeki üyelerine verilen isim. Savaş sanatında fazla gelişmiş değillerdir ve en basit ekipmanlarla donatılmışlardır. Çoğunlukla koruyucu köpeklerle birlikte alan gözcülüğü yaparlar.
  • Lejyoner Keşif Eri: Tıpkı Lejyoner Gözcüler gibi, Keşif Erleri de standart ekipmanlara sahip, çatışmadan uzak duran üyelerdir. Gözcülerin bir üst rütbesidirler.
  • Lejyoner Suikastçi: Adından da anlaşılacağı üzere, Lejyoner Suikastçiler en özel görevler için çağrılıp, bizzat Sezar’ın en nefret ettiği kişilerin icabına bakması için yollanırlar.

İlkeleri: Eski Roma İmparatorluğu’nun Sezar rejimindeki düzenini Yeni Dünya’ya adapte etmeye çalışan bir gruptur. Sezar’a göre Yeni Kaliforniya Cumhuriyeti, kendini içten içe yiyip bitiren bir ulustur ve zamanla ölecektir. Bu kaçınılmaz sona inancı dolayısıyla Yeni Kaliforniya Cumhuriyeti’ni sık sık eski Roma Cumhuriyeti’yle karşılaştırır ve kendisini de onun kurtarıcısı “Sezar” ilan eder. Kendi otokratik anlayışıyla askeri darbe yaparak Yeni Kaliforniya Cumhuriyeti’ne savaş açan Sezar, kendisini Cumhuriyet’in sunduğu tezin karşısında duran bir antitez olarak düşünür. İki büyük ordunun çarpışmasıyla ortaya çıkan yeni düzenin de, bir nevi Neo-Roma İmparatorluğu olacak şekilde sentezleneceğine inanmaktadır.

Kuruluşu: Edward Sallow, 2226 yılında, Yeni Kaliforniya Cumhuriyeti’nin bir vatandaşı olarak doğmuştu. Babası Yağmacılar tarafından öldürülene kadar Mezarlık’ta yaşayan Edward, annesiyle birlikte kalıp da Kıyametin Havarileri’ne sığındığında sadece 2 yaşındaydı. Annesi Havariler’in yanında kalacak bir yer ve mutfakta çalışacak bir iş edinirken Edward da Havariler’in geniş kütüphanelerinden yararlanmakla meşguldü. 20 yaşına geldiğinde antropoloji ve dil bilim alanlarında artık uzman sayılırdı. Organizasyon için alan araştırma görevlerine çıkan Edward, böylece Calhoun adında bir doktorla birlikte doğuya, Büyük Kanyon’un olduğu bölgeye tayin edildi. Buradaki amacı bölge kabilelerinin dillerini ve törelerini inceleyerek araştırmalarını sürdürmekti.

Bölgede Joshua Graham adında bir Mormon misyonerle karşılaşan ikili, Graham’ın yerel kabilelerin diyalektlerini biliyor oluşundan yararlanmaya karar vermişti. Ancak bu konuda herhangi bir çalışma yapmaya fırsat bulamadan Karaayak kabilesi tarafından fidye için kaçırıldılar. Calhoun’un itirazlarına kulak asmayan Edward, bu durumu kendi lehlerine çevirmeye çalışarak kabileye savaş konusunda bildiklerini öğretmesi karşılığında serbest bırakılmayı talep etti. Teknolojik olarak oldukça zayıf olan kabile, Edward’ın öğrettiği silah kullanımı ve patlayıcı yapımı gibi bilgilerden sonra ona “büyücü” gözüyle bakmaya başlamıştı. Yine de Edward’ın öğretilerini çabucak benimsediler ve çok geçmeden diğer kabilelere karşı üstünlük kurdular.

Tek başlarına 7 kabileyle birden savaşta olan ve hepsine kafa tutmayı başaran Karaayak kabilesi, yendikleri diğer kabileleri kendi himayesi altına almaya uğraşıyordu. En zayıf düşmanlarından olan Ridget kabilesine saldırdıklarında, rakip kabile teslim olmayı reddetmişti. Bunun üzerine Ridget kabilesine mensup her kadın, çocuk ve yaşlıyı öldürmeleri emrini veren Edward, teslim olmayı reddeden diğer kabileler için de bu taktiği kullanmaya devam etti. Kabileler için nispeten yeni olan bu taktikler, bir zamanlar yağmalama, saldırı ve tecavüz girişimlerinden ibaret kabileler arası savaşları ateşli silahların ve roketlerin havada uçuştuğu topyekün bir savaş seviyesine çekmişti.

Kaibabs, Fredonian ve diğer birçok kabile artık bünyelerine katıldığında Karaayak kabilesi muazzam bir krallık haline gelmişti. Tek yumruk altında birleşmiş olan bunca kabileyi yekpare bir ulus haline getirmeyi kafaya koyan Edward, kendi tabiriyle bir Lejyon yaratarak kendini de bu organizasyonun Sezar’ı ilan etmişti.

Artık “Sezar” adını kullanan Edward, Doktor olan Calhoun’u batıya geri gönderip artık bağımsız bir güç olan Lejyon’a ve Lejyon’un işlerine karışmaması için herkesi uyarmasını tembih etmişti. Joshua Graham ise Sezar’ın ordu generali rolünü üstlenerek Legatus ünvanını almıştı.

Hızla gelişen ve büyük güce ulaşan Sezar’ın Lejyonu, genişleyen sınırlarıyla Kolorado ve Utah’ın bir kısmı ile New Mexico ve Arizona’nın tamamına yayılmayı başardı. Mojave Çölü’ne odaklanan cephesi ve New Vegas’ı işgal etme tutkusu da bilinen Sezar’ın Lejyonu, henüz bu amacına ulaşabilmiş değildir. Yine de Sezar’ın New Vegas’a karşı duyduğu bu saplantının, eski dünyanın Sezar’ının Roma’yı ele geçirme çabasıyla benzeştiği gerçeği de görmezden gelinecek gibi değil doğrusu…

Enclave

Teşkilat Logosu

Teşkilat

Tanım: Eski Dünya’nın son çırpınan gücü, aşırı düzenin bekçileri ve Çorak Topraklar’ın baş belaları… Kendilerinin Birleşik Devletler hükümetinin kalan üyeleri olduğunu iddia etmekteler (ki Çeliğin Kardeşliği’ne taş çıkartan teknolojileri ve hiç bitmeyecekmiş gibi görünen kaynakları ele alınırsa pek de yalan söylüyor gibi durmuyorlar doğrusu). Aşırı zenofobik ve ırkçı oldukları gözlemlenmiştir, nitekim bu da onların pek de cana yakın olmayan bir organizasyon olduğunu kanıtlamaktadır.

İlkeleri: Amerika Birleşik Devletleri’ni eskiden sahip olduğu ihtişama geri döndürmek, Eski Dünya’nın düzenini yeniden kurmak ve bu düzene — fiziksel ya da sosyal — uymayan herkesi elemek Teşkilat’ın ana ilkelerine dahildir. Bahsi geçen bu uyumsuzluklara dahil olan başlıca elementler sırasıyla mutantlar, anarşistler, radikaller ve savaştan herhangi bir şekilde fiziksel anlamda etkilenerek genleri bozulmuş insanlardır. Yani Çorak Topraklar’da var olan hemen hemen herkes…

Kuruluşu: Teşkilat’ın tam kuruluş tarihini kimse bilmiyor. Büyük Savaş’tan önce de bir derin devlet olarak var olup olmadıkları da bir merak konusu. Yine de kendilerini Birleşik Devletler hükümetinin kalan üyeleri olarak tanıtıyorlar — bu da eski devletin belirli anahtar üyelerinin savaş sırasında kendilerine sığınıp kendilerini toparlamalarına imkan sağladığı bir örgüt olduğuna dair spekülasyon yaratıyor. Bazılarına göre Büyük Savaş’ı onların başlattığı bile söz konusu.

Birleşik Devletler federal hükümeti artık bir nükleer yıkımın kaçınılmaz olduğunu fark edip de en kötüsünü beklemeye başladığında, ulusun büyük bir kısmının kurtarılamaz olduğuna karar vermiş ve sadece “önemli bireylerin” hayatta kalabilmesi için büyük çabalar sarf etmeye başlamıştı. Böylece bu sözüm ona önemli bireyler, ölü dünyanın küllerinden, komünizmin tehditlerinden muaf bir şekilde, Amerika’yı ve en nihayetinde gezegenin geri kalan yerlerini kendi istedikleri şekilde yenileyebileceklerdi.

Yıllar 2073’ü gösterdiğinde, yani gezegende ne kadar ulus varsa hepsinin son kalan enerji kaynakları için birbirleriyle sandalye kapmaca oynadığı sıralarda Birleşik Devletler, gezegenin var olan en büyük enerji kaynağını ele geçirmeye başlamıştı; Pasifik Okyanusu’nun derinliklerinde bulunan fosil kaynaklar. Hükümet, hiç vakit kaybetmeden gezegendeki kaynakların tekel şirketi olan Poseidon Oil ile bir anlaşma imzalayıp onlardan o bölgeye bir sondaj kulesi inşa etmelerini istemişti. 2077’nin baharında, yani gezegen gıdım gıdım kitlesel yıkıma doğru ilerlediği sıralarda, Birleşik Devletler başkanı ve onunla birlikte bulunan bir grup “önemli” federal üyeler, sessizce ve sinsice ülkenin her bir karışında bulunan hükümet sığınaklarına doğru çekilmiş ve artık planlanan sonun gelmesini beklemişti. 23 Ekim’in o uğursuz sabahı vardığında bu üyelerin hemen hepsi sığınaklarda bulunmaktaydı ancak örgütün ana merkezi olan Poseidon Sondaj Kulesi ile olan bağlantı kaybedilmiş, her bir sığınak artık kendi kaderine bırakılmıştı.

Birleşik Devletler toprağı ve gezegenin hemen hemen her yeri nükleer patlamaların ardında bıraktığı alevlerde yanarken kendilerine artık Teşkilat diyen eski federal hükümet, zamanla Eski Dünya’nın temsili haline gelmiş sayılı insanların bulunduğu örgütlerden biri rolünü üstlenmişti.

Uzun bir süre çıtını bile çıkartmadan sığınaklarında beklerken “Biz hükümetiz” diye sayıklayıp kendi güçlerini toparlayan örgüt, yüzeydeki arka plan ışıması değerlerinin normale döndüğünü fark eder etmez saklanmayı bırakıp işe koyulmaları gerektiğine karar verdi. Örgütün emri doğrultusunda Vertibird adlı helikopterimsi uçan araçlarından düzinelercesi çevreyi gözetlemeleri için sondaja en yakın eyalet olan Kaliforniya’ya yollandı. Bir müddet sonra devriyelerden biri eski ve terk edilmiş olan Mariposa Askeri Üssü’ne, yani savaştan önce FEV adlı bir virüsün çalışmalarının yapıldığı yere rastladı. Çevredeki yerleşkelerden topladıkları insanları çalıştırarak yarısı yıkılmış binanın içine bir tünel kazdıran örgüt, üssün içine girmeyi başardıktan sonra burada bulunan FEV örneklerini toplayıp Poseidon Sondajı’na yollayarak virüsü önleme çalışmalarına başladı. İş gücü niyetine kullandıkları yerliler, bir kısmı yerde bulunan örneklerden, bir kısmı da yanlışlıkla düşürülen tüplerden ötürü FEV’ye büyük oranda maruz kalıp zamanla İkinci Jenerasyon Super Mutantlar haline geldiler ve bunu takiben Teşkilat bireyleri olan eski önderlerine karşı gelmeyi başarıp onların silahlarını ele geçirdiler. Panikleyerek kaçmaya çalışan birkaç Teşkilat görevlisi ise binayı kilit altında tutmayı başarıp mutantların hepsini üs içerisine hapsederek bu isyanı bastırdı.

Mariposa’da işler her ne kadar arap saçına dönmüş olsa da ana üsse getirilen örneklerden yola çıkan Birleşik Devletler Kimyasal Heyeti, bunları kullanarak sadece mutantlara karşı ölümcül toksin içeren bir bileşim hazırlayabileceklerini açıklamış ve bunun pratikleştirilebilmesi için savaş sonrası mutasyona uğramış bir grup insan ile temiz kalmayı başarabilmiş insan deneklerine ihtiyaçları olduğunu belirtmişti. Kirlenmiş olarak nitelendirdikleri denekleri bulmak daha kolaydı ve bu amaçla Arroyo denen bir kabileye saldıran Teşkilat, oradaki insanların hepsini kaçırarak bunu kolaylıkla sağlamıştı. Temiz denek bulmak ise bundan biraz daha, hatta çok daha zordu. Zira Çorak Topraklar’da şu ya da bu şekilde radyasyondan ve belirli kimyasallardan etkilenmeden temiz kalmayı başarmış insan sayısı yok denecek kadar azdı; olanlar da çoğunlukla Sığınaklar içerisinde yaşayan sakinlerdi. Elbette ki bu durumdan haberdar olan Teşkilat ise bu yerleşkelerden biri olan 13. Sığınak’ın yerini öğrenir öğrenmez oraya bir devriye yollamış, “TEHLİKE GEÇTİ!” işareti yollayıp kapıların açılmasını sağlamış ve onlara karşı direnen birkaç kişiyi öldürdükten sonra içindeki insanların tamamını denek olarak kullanabilmek adına kaçırmışlardı.

Hiçbir şeyin ters gitmeyeceği varsayımıyla ilerleyen Teşkilat, herhangi bir kimyasal veya radyoaktif elementlerden muaf genlere sahip bir halk yaratma planlarını bir öncelik haline getirdi ve bu kategoriye uymayan herkesi öldürmeyi de görev bildi.

Raiders

Yağmacılar

Yağmacılar

Tanım: Herhangi bir ahlaki prensibe veya entelektüel amaca hizmet etmeksizin hayatını arzu ettiği gibi yaşamaya adamış, istediği her şeyi yapabileceğine inanan (ve çoğunlukla yapan), bunun sonucunda kendi gruplarına ait olmayan herkesi öldüren, işkence eden, ve hırsızlık yapan insan gruplarına denir. Bunlara bir istisna olarak Moğol-vari savaşçı kültürleri ve belirli medeni kuralları bulunan Büyük Hanlar kabilesi göz önünde bulundurulabilir. Yağmacılar, savaş sonrası Kuzey Amerikası’nın hemen her yerinde bulunurken nefes alan herkese ve her şeye tehlike teşkil ederler.

İlkeleri: İstediğin her şeyi (ama her şeyi) yapmakta özgürsün.

KuruluşuYağmacıların herhangi bir sabit tarihçesi bulunmuyor fakat Çorak Topraklar’ın tarihi boyunca farklı isimler ile anılıp farklı yönleriyle korkulan, kimi hiçbir amaca hizmet etmeksizin yaşayan, kimiyse belirli bir kültüre ve topluma sahip grupları mevcuttur. Bunlardan en belirgin olanları sırasıyla şunlardır:

  • Büyük Hanlar: Bir zamanların Hanlar olarak anılan ve kökleri 15. Sığınak’a dayanan sıradan bir yağmacı grubunun çöküşünden doğan Büyük Hanlar, zamanla Çorak Topraklar’ın belki de var olan en organize yağmacıları haline gelmiştir. Kültürleri ve savaş sanatları çoğunlukla Moğol-vari bir tarzda olduğundan, zaman içerisinde yağmacılıktan çıkıp yarı-medeni bir topluma doğru ilerleyen dönüşümleri de gözlemlenmiştir — en azından Mojave Çorak Toprakları’nda durum budur.
  • Çakallar: Hanlar ve Engerekler ile birlikte 15. Sığınak’ın kapılarından çıkıp Çorak Topraklar’a kendini tanıtan üç gruptan biri olan Çakallar, bilinen sıradan yağmacılardan pek de farklı değildi. Bir zamanların korkulan bir organizasyonu olan Çakallar, zamanla Yeni Kaliforniya Cumhuriyeti tarafından neredeyse tamamen yok edilip geri kalan üyeleri Mojave Çorak Toprakları’na kadar sürülünce bir grup cılız yağmacı grubuna dönüştüler. Oradan sonra yaptıkları ise çoğunlukla vadi aralarında güçsüz karavan tüccarlarına saldırmaktan öteye geçmedi.
  • Engerekler: Engerekler, her ne kadar diğer yağmacı grupları ile benzer gaddarlığa ve saldırganlığa sahip olsalar da bunları gizemli bir dinin prensipleri doğrultusunda uygulayan bir topluluktur. Başlangıçları, tıpkı Hanlar ve Çakallar gibi 15. Sığınak’ın sakinlerine dayanan Engerekler, Jonathan Faust adındaki liderlerinin önderliğinde 200 kişilik bir grup olarak ortaya çıktılar. Çakallar ile aynı kaderi paylaşan Engerekler, Yeni Kaliforniya Cumhuriyeti’nin çevredeki durmak bilmeyen etkisiyle neredeyse yok edilip Mojave’ye sürüldüler. Haklarında son bilinenler ise Mojave’de yer yer görüldükleri ve özellikle geceleri meydan çatışması yerine sinsice yaklaşıp saldırdıkları üzerinedir.