lorekeeper-starcraft-tarihceleri-terran-konfederasyonunun-kurulusu-1

StarCraft Tarihçeleri – Bölüm 3: Terran Konfederasyonu’nun Kuruluşu

Kendi dünyalarında, Xel’naga’nın herhangi bir müdahalesine maruz kalmadan evrimleşen insan ırkı, özellikle de 20. yüzyılda teknoloji ve kültürel açıdan inanılmaz bir gelişim gösterdiler. Ancak 21. yüzyıl, bu gelişimi daha da öteye taşıdı. Herkesin bilgiye kolay ve özgürce ulaşımını, batı ülkelerinde komünizmin çöküşü ve nükleer silahların ayağa düşüşü izledi. Daha önceden maddi ve askeri üstünlükle belirlenen uluslararası güç dengeleri de, üçüncü dünya ülkelerinin dünyanın süper güçlerine kafa tutmaya başlamasıyla alt üst olmuş oldu.

Okumaya devam…

lorekeeper-starcraft-tarihceleri-kusursuz-irk-2

StarCraft Tarihçeleri – Bölüm 2: Kusursuz Irk

Xel’Naga’nın müdahalesiyle saf formun özelliklerini kazanan Protoss, ne yazık ki hala özde saflığı yakalamaktan çok uzaktı. Protoss üzerindeki deneyleri başarısızlıkla sonuçlanan Xel’Naga da böylece Aiur’dan ayrılarak saf özün arayışıyla galaksiyi dolaşmaya devam etti. Nihayetinde Samanyolu’nun merkez sistemlerinden birinde yer alan Zerus gezegeninde orijinal Zerg ırkını da böyle buldular. Zerg’ün saf formu sağlamak için elverişli bir aday olduğuna karar verdikten sonra, aynen Protoss’ta olduğu gibi Zerg ırkının da genetik özelliklerine müdahalede bulunmaya başladılar. Önceden parazit bir yaşam formu olan Zerg, bu deneyler sonucunda hızla evrimleşerek gezegen üzerindeki dominant ırk haline geldi. Sadece birkaç jenerasyon içerisinde tanınamayacak kadar değişen, gelişim gösteren ve çevresine adapte olan bu parazitik ırk, bu özelliğiyle Xel’Naga’yı bile şaşırtmayı başardı.

Okumaya devam…

lorekeeper-starcraft-tarihceleri-ihtilaf-cagi-1

StarCraft Tarihçeleri – Bölüm 1: İhtilaf Çağı

Milyonlarca, hatta on milyonlarca yıl önce Xel’Naga adında gizemli, genetik bilimi konusunda inanılmaz gelişmiş bir ırk Samanyolu galaksisine ayak bastı. Yeni yaşam formlarının tohumlarını atma ve “kusursuz” ırkı oluşturma konusundaki takıntılarıyla elverişli buldukları dünyalara hayat getirmeye çalıştılar. Ancak bu çabaları uzun süre bir sonuç vermedi. Hayal kırıklığı içerisinde araştırmalarını galaksinin daha ücra köşelerine taşıyan Xel’Naga, aradığı cevabı Aiur adlı gezegende buldu: Telepatik açıdan gelişmiş, ancak oldukça primitif bir avcı kabilesi. Kendi hayat sürelerini uzatmak amacıyla özde ve formda saflığın arayışında olan Xel’Naga, keşfettikleri ırkın evrim sürecini yavaş bularak işleri hızlandırmak adına kabilenin gelişimine doğrudan müdahale etti. “İlk Doğanlar” yani Protoss adını verdikleri bu kabile de, yaratıcılarının müdahalesiyle hızla gelişim gösterdi ve onlara “Tanrı” gözüyle bakmaya başladı.

Okumaya devam…