lorekeeper-guldan-1

Kimdir, Nedir: Gul’dan

Gölge Konseyi’nin bilhassa üzerini kapatmasından mı, yoksa orijinal Draenor parçalanırken o döneme ait kayıtların da yitip gitmesinden mi bilinmez, ork tarihinin en karanlık büyücülerinden olan Gul’dan’ın geçmişiyle ilgili bildiklerimiz bir hayli sınırlı. Yine de bu amansız orkun bir zamanlar gelecek vaat eden sıra dışı bir şaman olduğunu, hatta Shadowmoon klanının lideri Ner’zhul’un çırağı ve sağ kolu olduğunu net bir şekilde biliyoruz. Ve her şeyin Ner’zhul’a yapılan bir teklifle başlayıp Draenor’un parçalanmasıyla sonuçlanacak olayları tetiklediğini de…

İblis Kil’jaeden, Draenor’daki ork klanlarının ruhani lideri olan Ner’zhul’u, ölmüş eşinin kılığına girerek verdiği nasihatler ve vaatlerle kandırmayı başarmıştı. Aslında kendi kuzenleri olan ve Draenor’a sığınarak güvenli bir yuva bulduklarına inanan draeneilerin tehlikeli olduğu konusunda Ner’zhul’u ikna etmiş, ork klanlarını sürgün kuzenleri üzerine salmayı başarmıştı. En azından bir süreliğine… Zira şamanistik kökenlerine çok ciddi bir şekilde bağlı olan Shadowmoon klanı, atalarının ruhları ve elementler onlara sırt çevirip de çağrılarına yanıt vermeyince aldatıldıklarını fark ettiler. Ner’zhul savaş hazırlıklarını sonlandırmaya çalıştıysa da Burning Legion’ı temsil eden Kil’jaeden bu kadar çabuk pes etmeye niyetli değildi. Daha çok güce açlık duyan Gul’dan’ı kendi kanatları altına çeken Kil’jaeden, şamanizmi terk etmesi ve elementlerle olan bağını kesmesi karşılığında Gul’dan’a iblislerin büyüsünü öğretmeye başladı. Yeni kazandığı güçlerle kendi klanı Stormreaver’ı kuran ve diğer ork klanlarını da arkasında toplamaya başlayan Gul’dan, böylece kana susamış, amansız bir Güruh‘un da temellerini atmış oldu.

Okumaya devam…

lorekeeper-hots-butcher-0

Kimdir, Nedir: The Butcher

Cennet ve cehennemin bitmek bilmeyen savaşı, Ebedi Mücadele, sonunda Sanctuary’nin sınırlarını da aşarak Nexus’a kadar taştı. Sonsuzluğun bahçelerinde, cennetin uyum içinde tek bir nota gibi yankılanan şarkısı cehennemin kaotik kakofonisine karışırken bu sefer sadece melekler ve iblisler değil, başka dünyalardan gelen ve Nexus’ta yolları kesişmiş kahramanlar da bu savaşın içinde aktif olarak yer alıyordu. Ancak Nexus öyle bir yerdi ki, ışığın yanında yer alan meleklerden bazılarının karanlığa düştüğüne ya da en korkulan cehennem efendilerinin bile meleklerin yanında savaştığına şahitlik etmek mümkündü. Kısacası Ebedi Mücadele sürse de, dengeler tamamen alt üst oldu. Ve o alt üst olan dengelerin tam ortasında, elinde satır ve orağıyla yeni bir savaşçı Nexus’a giriş yaptı. Havayı kokladı, uzun dişlerin çerçevelediği dudaklarına geniş ve çarpık bir gülümseme yayıldı. “Ah, taze et!” diye haykırdı iblis. Ve elindeki satır ve orağı birbirine sürterek en yakındaki avın peşine düştü…

 

Okumaya devam…

lorekeeper-fırtınanın-kahramanları-kaelthas-2

Kimdir, Nedir: Kael’thas Sunstrider

Arthas hısımlarının önünde dikildi. İki dev, Arthas’ın boyunun iki katı olmalarına rağmen onun gücüne karşı koyamamışlardı. Bir tanesi yerde kıvranıyordu, diğerinin de ona katılması artık an meselesiydi. Arthas son hamlesini yapmadan önce tüm haşmetiyle rünkılıcını kaldırdı ve derinden gelen, yankılı sesiyle buyurdu:

“Artık Lich King’in iradesine boyun eğeceksiniz. Tek ve gerçek kralın-“

*Piuv!* “Aaarggh!”

C-20A’nın sesi ve yoktan ortaya çıkmış gibi görülen mermiyi acı içinde yere devrilen devin inlemesi takip etti.

“O miğferi arada çıkar da beynin havalansın, rakipler geri gelmeden bastırmamız lâzım. Ama yook, çene de çene!”

Nova, kostümü görünmezlikten çıkarken iki devin kendilerine gelip savaşa katılmaları için yanlarına gitti. Arthas daha cevap bile veremeden sarışın kadın tekrar kayıplara karışmıştı.

Beş dakika sonra savaş tamamlanmış ve Lich King bir galibiyet daha almıştı.

Birden artık tanıdık gelen, o alışıldık enerji dalgalanmasını hissetti. Birisi daha Nexus’a geliyordu!

Yine bu garip yaratıklar ya da “teknolojik” insanlardan biri miydi? Yoksa tanıdık biri mi olacaktı bu seferki? Belki buradaki hükmünü kurması için ihtiyacı olan sağ kollarından birisi… Belki Kel’thuzad!

Atıyla dört nala giriş bölgesine gitti ve diğerleriyle birlikte ağaçların arkasında gizlendi. Karşılama görevi Uther’indi ve Arthas, Nexus lordlarının iradesine karşı koymayacak kadar akıllıydı… En azından şimdilik.

Yanında garip şekilli zırhıyla Raynor duruyordu, karşısındaki ağaçların arasında “Protoss” Tassadar’ı görüyordu. Onun bitişiğindeki göz yanılması da Zeratul olmalıydı. Bir sarsıntı hissetti ve Anu’barak yerin altından çıkarken başını hafifçe eğerek onayladı.

Derken dalgalanma kuvvetlendi ve enerji bulutunun içinden bir silüet belirdi: Kendini büyüten geniş omuzlar, uzun kulaklar, büyüyle parlayan bir çift göz ve etrafında dönen üç yeşil küre.

Anu’barak, çok sayıda olan gözleri büyüyerek Lich King’e döndü. Arthas’ın ağzından küçümseme, öfke ve gelecek şiddeti hırsla bekleyen bir ses tonuyla tek bir kelime çıktı “Sen…”

Okumaya devam…

lorekeeper_kimdirnedir_ciri

Kimdir Nedir: Ciri – Bölüm 1

İnsanlığın kendisi kadar eski olan Sürpriz Yasası şöyledir: Kişi hayatını kurtardığı birinden bir bedel ödemesini ister. Bu bedel, kurtarılan kişi evine dönene kadar ne kendisinin ne de kurtarıcısının bilemeyeceği bir şeydir. “Evde seni bekleyen ama senin beklemediğin şey.” Bu bedelin karşılığı eşinin yatağında bulduğu başka bir adam da olabilir, uzun süredir evinden haber alamadığı için doğumundan haberdar olmadığı öz evladı da. Ya da yokluğundan istifade ederek eve yerleşen kayın validesi de…

Kendisi de Sürpriz Yasası’yla ailesinden alınıp bir Witcher olarak yetiştirilen Rivialı Geralt, gündüzleri kirpi gibi bir hayvana dönüşmesine sebep olan lanetini kaldırdığı Duny’den “sahip olduğunu bilmediği şey”i ister. Duny’nin sahip olduğunu bilmediği şey ise Cintra prensesi Pavetta’nın karnındaki kızı Cirilla ya da tam adıyla Cirilla Fiona Elen Riannon‘dur. Cirilla henüz bebekken annesiyle babası bir fırtınada kaybolur ve öldükleri kabul edilir. Bu olaydan sonra prenses, “Cintra’nın dişi aslanı” lakaplı büyükannesi Cintra kraliçesi Calanthe tarafından büyütülür. Bundan dolayı Cirilla’ya “Cintra’nın aslan yavrusu” adı takılır.

Okumaya devam…

lorekeeper-garona-1

Kimdir, Nedir: Garona – Bölüm 1

Hem Draenor’un, hem de Azeroth’un bilinen en tehlikeli suikastçilerinden biri olan Garona’nın ünü fazlasıyla hak edilmişti. İnsanlar ve Orklar arasındaki kanlı ilk savaşın gidişatına mührünü vuran hareketi sayesinde ününü kazanan yarı-ork suikastçi, her ne kadar Stormwind Kralı Llane’i öldüren hançeri tutan el olsa da, sahne arkasında asıl tebrikleri alan Gul’Dan ve Gölge Konseyi’ydi. Zira Garona’nın doğumu ve yetiştirilmesi, mükemmel suikastçi haline gelişi ve hayatındaki diğer her şey Gul’dan tarafından organize edilmiş bir olaylar silsilesiydi.

Okumaya devam…

lorekeeper-khadgar-5

Kimdir, Nedir: Khadgar – Bölüm 1

Azeroth’u canlı bir varlık sayacak olsaydık, büyü de muhtemelen Azeroth’un damarlarında kan yerine akan ve bu koca gezegene hayat veren şey olurdu. Bugüne kadar Azeroth’un yaşam damarı olan büyüyü kullanmakta ustalaşıp kendini “büyücü” olarak tanıtan pek çok isim tarih kitaplarında yerini aldıysa da, pek azı hala yaşayan ve nefes alan bir efsane statüsünü kazanmayı başarmıştır. Hele ki bu kümeyi Doğu Krallıkları’nın en önemli şehirlerinden birinin girişine heykeli dikilenleri de kapsayacak şekilde daraltacak olursak elimizde sadece tek bir isim kalır: Başbüyücü Khadgar.

Okumaya devam…

lorekeeper-celebrimbor-3

Kimdir, Nedir: Celebrimbor

Eğer Orta Dünya tarihiyle çok sıkı fıkı değilseniz Celebrimbor adını Shadow of Mordor’dan önce hiç duymamış olma ihtimaliniz bile mevcut. Ancak aslında Orta Dünya külliyatının arka planını ve geçmişini anlatan bir hayli önemli eserler olan “Silmarillion” ve “Güç Yüzüklerine Dair” kitaplarını okuduysanız Celebrimbor’un kim olduğunu gayet iyi biliyorsunuzdur. Yine de izin verin, öyle olsa bile bir hafızanızı tazeleyeyim.

Okumaya devam…