Fırtınanın Kahramanları - Genn Greymane

Kimdir, Nedir: Genn Greymane

Gilneas’ın geri alınamayacağını iddia edenler vardı. İmkansız olduğunu söylüyorlardı. Ben ise korkularımızın bizi daha fazla yönetmesine izin vermememiz gerektiğini söylüyorum! Çok uzun bir süre boyunca korkularımın benliğimi alt etmesine izin verdim… Hep yanlış kararlar almış olabileceğimin korkusu… Ulusumuzun kimliğini kaybedeceği korkusu… Eğer gerçeği tam anlamıyla öğrenirseniz benim liderliğimi reddedeceğiniz korkusu. Ama artık korkularıma teslim olmayacağım. Bana bakın ve sakladığım gerçeği görün. Şimdi sırrımı bildiğinize göre hepinize sorarım… Kim benim yanımda olacak? Kim benimle birlikte savaşacak? Aranızdan kimler korkularını bir kenara bırakacak?

Okumaya devam…

Lorekeeper - Fırtınanın Kahramanları - Lunara

Kimdir, Nedir: Lunara

Nexus’un dur durak bilmeyen ebedi mücadele döngüsünü çevreleyen birbirinden ilginç hikâyeleri dinlemiş miydiniz? Birdenbire ortadan kaybolan kudretli kahramanların başına ne geldiğini anlatan sayısız hikâye mevcut aslında. Kimisinde devasa bir iblisin yalnız yakaladığı kahramanları bir kasap edasıyla parçaladığını, kimisindeyse görünmez olabilen bir cadının elinde can veren kahramanları anlatır bu hikâyeler. Yeni yeni popüler olmaya başlamış bir başkası savaşın ortasında, göz ucuyla gördükleri geyiğin peşinde ormanın derinliklerine girip bir daha asla görülmeyen zavallılardan bahseder mesela. Tabii o geyik sandıkları şeyin aslında zeki ve ölümcül bir dryad olduğunu da ancak ölümlerinden saniyeler önce fark edebilirlermiş söylediklerine göre…

Azeroth’un iki yüce varlığı olan gece elflerinin tanrıçası Elune ve Kadim Muhafız Malorne’un birlikteliği sonucu yarı-elf, yarı-geyik görünümlü Cenarius dünyaya geldi. Cenarius, doğaya ve Zümrüt Rüya‘ya karşı gizemli bir bağ taşıyordu; aynı zamanda Azeroth üzerinde yaşayan canlılara da büyük sevgi duyuyordu. Yeşil endersürüsü lideri Ysera tarafından büyütülen Cenarius’un ise zaman içerisinde kendi çocukları olması uzun sürmedi: Kendisi gibi yarı-elf, yarı-geyik vücutlara sahip oğulları Koru Muhafızları ile kızları Dryadlar. Okumaya devam…

lorekeeper-fırtınanın-kahramanları-chogall-1

Kimdir, Nedir: Cho’Gall

Cho: Bu diyarın acınası zavallıları benden korkmaya başladılar bile.

Gall: Korkmalılar da! Ele geçirebileceğim bir sürü ruh var…

Cho: Nexus ve tüm gücü… Hepsi BENİM olacak!

Gall: Bana karşı çıkanlar yalnızca kendi sonlarını getiriyorlar!

Cho: Daha önce bunlar gibi aptallarla savaşırken öğrendiğimiz bir şey varsa…

Gall: … o da beraberken HİÇ KİMSENİN BİZE KARŞI KOYAMAYACAĞIDIR!

Cho’Gall: İşte bu biziz… CHO’GALL!

Cho: Ya Nexus’u ele geçireceğiz…

Gall: … ya da onu yok edeceğiz!

Gorian İmparatorluğu’na nesiller sonra iki kafalı -ve çift kişilikli- doğan ilk ogre olan Cho’Gall, ırkının diğer bireylerinden üstündü -zira zekası, gücü ve büyüye olan yatkınlığı sebebiyle hepsinden bir adım öndeydi. Öyle ki kendi ırkı arasından bu üstün özellikleri ile sıyrılan Cho’Gall’ın Gul’dan tarafından keşfedilmesi uzun sürmedi. Henüz genç bir ogre iken Gul’dan tarafından eğitilmeye başlanan Cho’Gall, Twisting Nether’ın kendine has büyü güçlerini kullanabilmeyi öğrendi ve kısa zamanda Güruh içerisinde hem korkulan hem de saygı duyulan üyelerinden biri haline geldi. Okumaya devam…

lorekeeper-medic-1

Kimdir, Nedir: Lt. Morales

Terran Konfederasyonu’nun bel kemiği, devasa zırhları ve gaus tüfekleriyle düşmanının yüreğine korku salan Marine birimleriymiş gibi dursa da, aslında Marinelerin hayatta kalmasını ve savaşmaya devam etmesini sağlamakla görevli çok önemli bir birim daha vardır: Sıhhiye.

Sıhhiyecilerin Koloni Filolarında ön saflarda ilk görülüşü, Konfederasyon’un Lonca Savaşları sırasındaki deneylerine kadar uzanmaktaydı. İlk başta ana üsse gelen yaralıları tedavi etmekle hükümlü olan Sıhhiye birliğinin çok nadiren de olsa operasyonlara ve savaşlara katıldığı da görülmeye başlanmıştı. Ancak savaşa hazır, zırhlı Konfederasyon sıhhiyecilerinin asıl yaygınlaşması protoss ve zerglere karşı yapılan Büyük Savaş’ta gerçekleşti. Marinelerin bu savaşta çok ciddi zaiyat vermesi, Birleşmiş Dünya Direktörlüğü’nün uzlaşma filosuna Sıhhiye birliklerini katmasına neden oldu. İlginç bir şekilde, bu pozisyon için yapılan başvuruların ciddi bir kısmı kadınları içeriyordu.

Okumaya devam…

lorekeeper-fırtınanın-kahramanları-rexxar-1

Kimdir, Nedir: Rexxar ve Misha

Diğer ırkları çok uzun süre uzaktan izledim. Birbirleriyle didişmelerini, diğerlerine karşı acımasızlıklarını gözlemledim. Gereksiz savaşları, bu toprakları kana bulamaktan ve doğayı yok olmanın eşiğine getirmekten başka bir şey başarmış değil. Bir süredir Nexus denen bu garip diyarı da bir zamanlar Kalimdor’u ve Desolace’ı gözlemlediğim gibi izlemeye devam ediyorum. Sanırım asıl ailemle, yani hayvan yoldaşlarımla avlanmaya devam etmek benim için en iyisi olacak.

Rexxar, Mok’Nathal’ın Son Evladı, Stonemaul Klanının Şefi veya Horde’un Şampiyonu… Siz onu hangi kalıba sokmaya çalışırsanız çalışın, o kendini yarı-ogre yarı-ork bir avcı olarak tanımlamayı tercih edecektir. Draenor’da, Bıçak Sırtı Dağları’ndaki pasifist bir yarı-ogre klanının mensubu olarak doğan Rexxar, babası Leoroxx’un uyarı ve ısrarlarının aksine Kara Geçit açılıp da Gul’dan’ın güçleri İlk Savaş’a katılmak için Azeroth’a geçtiğinde klanını geride bırakmayı tercih etti. Daha o zamandan hayvanlarla büyük bir bağ kurmuş olan genç avcının yanında büyük, kara bir kurt olan Haratha da vardı.

Okumaya devam…

Lorekeeper-FirtinaninKahramanlari-Kharazim

Kimdir, Nedir: Kharazim

Rüzgar doğal olmayan bir ürperti taşıyor ve yoldaşlarım huzursuzlanıyor. Gökte yanan ateş, semayı aleve boğuyor. Bense sakince bekliyorum. Rüzgârda kulağıma fısıldayan, ateşte gürleyen 1000 ve 1 Tanrı’yı dinliyorum. Yumruklarımı onlar yönlendiriyor. Hakikatin ışığını yakmak istediklerinde, ben onların meşalesiyim. Zihnim berrak, kaslarım her an harekete geçmeye hazır. Ivgorod keşişleri olarak bizler ne yapıldığına değil, ne yapılması gerektiğine odaklanırız. Ve ben Nexus’u düşmanlarımdan arındırmaya hazırım. Tıpkı Tristram’ı ayaklarını sürüyen ölüler ordusundan arındırdığım gibi!

Sanctuary’nin en ölümcül güçlerinden biri olan Ivgorod keşişleri, hem bedenlerini hem de zihinlerini mükemmelliyete erişecek şekilde eğitmiş kutsal savaşçılardır. Aynı zamanda 1001 tanrı ve tanrıçayı sahiplenen Sahptev inancının da takipçileridir. Tanrı ve tanrıçaların akla gelebilecek her türlü şeyin içinde olduğunu savunan bu inanç, keşişlerin eğitimlerinin ve yaşam felsefelerinin de temelini oluşturur.

Okumaya devam…

lorekeeper-fırtınanın-kahramanları-leoric-3

Kimdir, Nedir: Leoric

“Doğudan bir hükümdar yükselecek; hükmü kanla başlayıp kemikle bitecek. Kayan bir yıldızın ışığında seçilmiş bir kadının ya da adamın ellerinde üçüncü ve nihai ölümüyle tanışacak…”

Böyle söylüyordu efsaneler… Lakin yanıldıkları bir nokta vardı: Yaşayanlara karşı olan nefreti ölümden bile güçlü olan bir varlığı nasıl öldürebilirdiniz ki? İskelet Kral Leoric, Tristram halkının kabuslarını çok uzun bir süre süsledi. Yeni Tristram şu günlerde biraz daha sakin ve Leoric’in kininden uzak kalsa da Nexus için kabus henüz yeni başlıyor. Kara Kral, Deli Kral, İskelet Kral geçitten adımını attı bir kere… Üstelik de bu sefer kendisine ihanet etmeyeceğinden emin olduğu, yeni askerleriyle birlikte!

Khanduras’ın kralı Leoric, bir zamanlar adil ve asil bir hükümdardı. Ailesine değer verir, karısı ve oğullarını yanından ayırmazdı. Zakarum dinine karşı da sarsılmaz bir inancı vardı. Bu yüzden Başpiskopos Lazarus kendisine Zakarum inancını yaymak için Tristram adındaki köhne ve kadim bir kasabaya yerleşmeyi teklif ettiğinde çok istekli olmadan bu teklifi kabul etmişti. Ancak bilmediği şey, bu hareketiyle kendini ve soyunu büyük bir lanetin içerisine sokmuş olduğuydu. Üç Baş İblis’in planı tıkır tıkır işlemeye devam ediyordu…

Okumaya devam…

lorekeeper-hots-butcher-0

Kimdir, Nedir: The Butcher

Cennet ve cehennemin bitmek bilmeyen savaşı, Ebedi Mücadele, sonunda Sanctuary’nin sınırlarını da aşarak Nexus’a kadar taştı. Sonsuzluğun bahçelerinde, cennetin uyum içinde tek bir nota gibi yankılanan şarkısı cehennemin kaotik kakofonisine karışırken bu sefer sadece melekler ve iblisler değil, başka dünyalardan gelen ve Nexus’ta yolları kesişmiş kahramanlar da bu savaşın içinde aktif olarak yer alıyordu. Ancak Nexus öyle bir yerdi ki, ışığın yanında yer alan meleklerden bazılarının karanlığa düştüğüne ya da en korkulan cehennem efendilerinin bile meleklerin yanında savaştığına şahitlik etmek mümkündü. Kısacası Ebedi Mücadele sürse de, dengeler tamamen alt üst oldu. Ve o alt üst olan dengelerin tam ortasında, elinde satır ve orağıyla yeni bir savaşçı Nexus’a giriş yaptı. Havayı kokladı, uzun dişlerin çerçevelediği dudaklarına geniş ve çarpık bir gülümseme yayıldı. “Ah, taze et!” diye haykırdı iblis. Ve elindeki satır ve orağı birbirine sürterek en yakındaki avın peşine düştü…

 

Okumaya devam…

lorekeeper-fırtınanın-kahramanları-kaelthas-2

Kimdir, Nedir: Kael’thas Sunstrider

Arthas hısımlarının önünde dikildi. İki dev, Arthas’ın boyunun iki katı olmalarına rağmen onun gücüne karşı koyamamışlardı. Bir tanesi yerde kıvranıyordu, diğerinin de ona katılması artık an meselesiydi. Arthas son hamlesini yapmadan önce tüm haşmetiyle rünkılıcını kaldırdı ve derinden gelen, yankılı sesiyle buyurdu:

“Artık Lich King’in iradesine boyun eğeceksiniz. Tek ve gerçek kralın-“

*Piuv!* “Aaarggh!”

C-20A’nın sesi ve yoktan ortaya çıkmış gibi görülen mermiyi acı içinde yere devrilen devin inlemesi takip etti.

“O miğferi arada çıkar da beynin havalansın, rakipler geri gelmeden bastırmamız lâzım. Ama yook, çene de çene!”

Nova, kostümü görünmezlikten çıkarken iki devin kendilerine gelip savaşa katılmaları için yanlarına gitti. Arthas daha cevap bile veremeden sarışın kadın tekrar kayıplara karışmıştı.

Beş dakika sonra savaş tamamlanmış ve Lich King bir galibiyet daha almıştı.

Birden artık tanıdık gelen, o alışıldık enerji dalgalanmasını hissetti. Birisi daha Nexus’a geliyordu!

Yine bu garip yaratıklar ya da “teknolojik” insanlardan biri miydi? Yoksa tanıdık biri mi olacaktı bu seferki? Belki buradaki hükmünü kurması için ihtiyacı olan sağ kollarından birisi… Belki Kel’thuzad!

Atıyla dört nala giriş bölgesine gitti ve diğerleriyle birlikte ağaçların arkasında gizlendi. Karşılama görevi Uther’indi ve Arthas, Nexus lordlarının iradesine karşı koymayacak kadar akıllıydı… En azından şimdilik.

Yanında garip şekilli zırhıyla Raynor duruyordu, karşısındaki ağaçların arasında “Protoss” Tassadar’ı görüyordu. Onun bitişiğindeki göz yanılması da Zeratul olmalıydı. Bir sarsıntı hissetti ve Anu’barak yerin altından çıkarken başını hafifçe eğerek onayladı.

Derken dalgalanma kuvvetlendi ve enerji bulutunun içinden bir silüet belirdi: Kendini büyüten geniş omuzlar, uzun kulaklar, büyüyle parlayan bir çift göz ve etrafında dönen üç yeşil küre.

Anu’barak, çok sayıda olan gözleri büyüyerek Lich King’e döndü. Arthas’ın ağzından küçümseme, öfke ve gelecek şiddeti hırsla bekleyen bir ses tonuyla tek bir kelime çıktı “Sen…”

Okumaya devam…