lorekeeper-zindanguncesi-shadowfangkeep-01

Zindan Günceleri #2 – Shadowfang Keep

Gümüşçam Ormanı’nın güneybatısında yer alan Shadowfang Kalesi, Definağacı Köyü’nün hemen dışında bulunmaktaydı. Definağacı Köyü’ne düşen gölgesi ile birlikte uzun bir geçmişi olan kalenin bilinen ilk sahibi Baron Silverlaine isimli bir Lordaeron zenginiydi. İkinci Savaş sonrasında Musibet’in etkisi kuzey topraklarında gün geçtikçe kendini hissettirmeye başladığında yapılan katliamlardan etkilenen şehirlerden biri de Dalaran olmuştu. Dalaran’da Kirin Tor büyücüler meclisine mensup çok sayıda büyücü, Musibet ile yapılan savaşta yenik düşmüş ve sayıları giderek azalmıştı. Bu gidişata bir dur demek ve Musibet’e karşı olan savaşta yanına yeni müttefikler katmak isteyen Başbüyücü Arugal, beklenmedik bir yol izlemeye karar verdi.

Okumaya devam…

lorekeeper-zindanguncesi-deadmines-01

Zindan Günceleri #1 – Deadmines

Batıyamaç’ın altından başlayıp Boğandiken Vadisi’nin kuzeybatısına kadar uzanan labirentimsi tünellerde bir hazine yatıyordu. İnsan topraklarındaki en muazzam altın rezervine sahip olan madenler, zaman içerisinde Deadmines adıyla bilinir olmuştu. İlk Savaş’ın öncesinde Stormwind krallığının en büyük geçim kaynaklarından birini sağlayan bu madenlerde toplam hazinenin üçte birine eş değer bir altın rezervi yattığı söylenirdi. Ancak krallık için fazlasıyla kıymetli olan bu maden ve civarındaki bölge, Güruh’un Azeroth’u istilası sırasında terk edilmek zorunda kalınmıştı.

Okumaya devam…

lorekeeper-xul-rehberi-01

Heroes of the Storm Rehberi – Xul

Necromancer Xul, yakın mesafeliler başta olmak üzere birçok rakibi alt edebilecek kapasitede bir dövüşçüdür. Ayrıca harika bir koridor itme gücüne de sahiptir. Fakat kontrol, ani hasar ve dürtme yeteneklerine sahip rakiplerine karşı da bir o kadar zayıftır.

Bu rehberde Xul’un oyun içerisinde doldurabileceği birbirinden farklı üç göreve değineceğiz.

Okumaya devam…

lorekeeper-malthael-01

Kimdir, Nedir: Malthael

“Başmelek Malthael’i büyük bir kararsızlık çevreliyor. Bir zamanlar bilgeliğin o sakin ve yönlendiren eli olan melek, Dünyataşı yok olduğu anda ortadan kayboldu. Gerçekleşen bu felaketin boyutunu anlamak için Cennet’i terk etti. Gidişi Konsey’de devasa bir çatlak yarattı ve bu çatlak bugün bile onarılabilmiş değildir.” –Selathiel, Angiris Kâtibi

Angiris Konseyi içerisindeki melekler arasında bile Malthael diğerlerine kıyasla ketumdu, gizemliydi. Kristal Kemer’’in şarkısının hâlâ Cennet’in salonlarında yankılandığı günlerde her türlü yaşama büyük kıymet verirdi. Çeşitli duyguları tecrübe etmeyi, evreni birbirine bağlayan sayısız noktayı gözlemleyip onları zihninde bir araya getirmeyi severdi. Zekiydi ve meraklıydı.

Okumaya devam…

lorekeeper-malthael-rehber

Heroes of the Storm Rehberi – Malthael

Bundan sonra Heroes of the Storm kahramanlarının hikâyelerini sunmanın yanında oyunda da işinize yarayabilecek talent dizilimleri ve taktikler de sunacağız. İlk rehberimiz Ölüm’ün Vekili Malthael için geliyor!

Malthael, yakın mesafe ve yüksek canlı düşmanlar başta olmak üzere birçok rakibi alt edebilecek kapasitede bir suikastçıdır. Fakat kontrol, ani hasar ve dürtme yeteneklerine sahip rakiplerine karşı da bir o kadar zayıftır.

Okumaya devam…

lorekeeper-ac-origins-teoriler-01

Assassin’s Creed: Origins – Tahminler ve Teoriler

“Biz ilktik. Tanrıları ilk görenler, onların hayvanlarını ilk evcilleştirenler, ruhu kötülükten ilk koruyanlardık. Bu toprakları fethettik ve bir imparatorluk kurduk.”

Assassin’s Creed serisinin hikâyesini ne kadar yakından takip ediyorsunuz bilmiyorum. Ubisoft’un bir ara senelik seri basıma geçirterek çoğu oyuncuyu usandırdığı serinin altında çok ciddi bir arka plan, üzerine ciddi kafa yorulmuş bir hikâye var. Muhtemelen tam olarak da bu yüzden oynanışı ve karakterleri ne kadar inişli çıkışlı olursa olsun bir sonraki adımın ne olacağını merak eder ve araştırırken buluyorum kendimi. Hâliyle sizi bilmiyorum ama yukarıda yazdığım repliği duymak bile benim tüylerimi diken diken etmeye etti doğrusu. Neden mi?

Okumaya devam…

lorekeeper-isimsiz-hikayeler-03

İsimsiz Hikâyeler: Yeniden Doğuş

“Anne, Argus nasıl bir yerdi?”

Yemek masasında yemeğin hazırlanmasını bekleyen kızına arkası dönük bir şekilde tezgâhta salata hazırlamakta olan annesinin yüzünde bir gülümseme oluştu.

“Benim minik kızım ne kadar da meraklı olmuş böyle.”

“Minik değilim ben tam beş yaşındayım artık! Ama evet anne, çok merak ediyorum. Anlatsana lütfen. Hep babamla konuştuğunuzu duyuyorum. Biz oradan gelmişiz değil mi? Nasıl bir yerdi? Buradaki gibi ormanlar var mıydı ya da büyük dev gibi yaratıklar?” Heyecandan sandalyede yere değmeyen ayaklarını hızlıca sallamaya başladı. “Lütfen, lütfen…”

“Tamam, tamam anlatırım.” Arkasını dönüp hazırladığı salatayı masaya koydu. “Ama önce yemeğini yiyeceksin. Bu gece seni uyuturken masal yerine Argus’u anlatacağım tamam mı?”

Okumaya devam…

lorekeeper-overwatch-01

Overwatch Arşivleri: Yükseliş ve Düşüş

Bundan yaklaşık 30 yıl kadar önce dünya büyük ve köklü bir değişimin kıyısında duruyordu. Omnica adındaki çok uluslu bir şirket robotikler konusunda yeni bir çağ başlatmıştı. Dünya çapında ekonomik eşitliği sağlamak ve üretimi artırmak adına omnium adı verilen devasa fabrikalarda, tamamen otonom şekilde çalışan makineler ve kendi kendini geliştiren yapay zeka algoritmalarıyla üretilen robotların patentini almışlardı. Omnikler olarak bilinen bu robotlar gerçekten de dünyayı ekonomik açıdan altın bir çağa doğru götürmeyi vaat ediyordu. Bir süre için her şey tasarlandığı ve Omnica’nın söz verdiği gibi gitti. Omnium fabrikaları başta Avustralya, Nijerya, Rusya ve Amerika olmak üzere dünyanın her yerine yayıldı; üretim maliyetleri azaldı, kalite ve miktarıysa arttı. Ancak bu altın çağ, artık bilinmeyen bir sebepten dolayı başladığı gibi ani bir şekilde sona erdi.

Okumaya devam…

lorekeeper-dva-01

Kimdir, Nedir: D.Va

Yaklaşık 20 yıl kadar önce, Omnik Krizi sırasında, Güney Kore’nin kıyı bölgeleri Doğu Çin Denizi’nin derinliklerinden yükselen devasa bir omnik tarafından yerle bir edilmişti. Hem yükselen dalgaların hem de omnik canavarın vurduğu bu kıyı şehirlerindeki kayıplar muazzamdı. Bu tehdide karşılık vermek isteyen Güney Kore hükümeti, bu yüzden mekanize bir zırhlı dron ünitesi geliştirdi. MEKA (Mobile Exo-Force of the Korean Army) adını verdikleri bu dronlarla omniklere karşı gelmeyi amaçlıyorlardı. Nitekim omnikler tekrar saldırdığında bu MEKA dronları sayesinde kıyı bölgelerini savunup, omnikleri geri püskürtmeye başladılar. Ancak omnikler bu kadar kolay pes etmeye niyetli değildi. Her birkaç yılda bir Çin Denizi’nin derinliklerinden gelen bir omnik canavar Güney Kore kıyılarına ve komşularına periyodik şekilde saldırıyordu; omnikler her saldırıda bir önceki karşılaşmadan elde ettikleri bilgilerle daha yeni ve tehlikeli taktikler deniyorlardı. İki güç arasındaki bu yenişememe durumu bu şekilde uzun bir süre devam etti.

Okumaya devam…

lorekeeper-horizon-zero-dawn

Horizon: Zero Dawn: Neler Hissettim?

Bu sıralar kıyamet sonrası bilimkurgu – fantezi konseptli senaryolarda bir artış var sanki. İyi ki de var. Zira insanlığın neden yok olduğunun gizemlerini çözmek beni elflerle barış yapıp ejderha dövmeye gitmekten çok daha fazla kendine çekiyor son zamanlarda. Lost’un Lost olduğu ve her şeyi bilimsel açıklamalara bağlamaya çalışan çılgın teoriler kasılan zamanları hatırlarsınız. İşte onun gibi bir keşif ve araştırma duygusundan bahsediyorum.

Okumaya devam…